Prof. Dr. Ali İşmen: ?Türkiye?de Balık Nesli Yok Oluyor?

24 Aralık 2010

Türkiye’de balıkların bir kısmının standartların altındaki boyutlarda yakalandığı belirtilerek, gelecekte balık neslinin yok olmaması için en kısa sürede önlem alınması istendi.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali İşmen, özellikle son günlerde Greenpeace tarafından yürütülen “Seninki Kaç Santim?” isimli kampanya ile denizlerde yakalanan balık neslinin tükenmemesi için vatandaşların dikkatinin çekilmeye çalışıldığını belirterek, “Bu etkinlik balık stoklarını koruma yönünde yapılan sivil toplum hareketlerinden birisi. Toplumu bilinçlendirme anlamında yapılmış bir çalışma. Bu tip çalışmalar gerçekten toplumu bilinçlendirme anlamında önemli. Burada tüketici ayağında da bir yaptırım düzenlenirse, vatandaşlar küçük balıkları satın almayıp tüketmezse bu da balıkçıya bir yaptırım şeklinde dönecektir. Bu anlamda bu kampanya çok önemli” dedi.

“LÜFER İÇİN AVLANMA BOYU 25 SANTİM VE ÜZERİ OLMALI”

Prof. Dr. Ali İşmen, sektörün içinde tüm bireylerin balık stoklarının korunması ve gelecek nesillere aktarılması konusunda sorumluluk sahibi olması gerektiğini de belirterek, “Sektör içinde üreticiden tüketiciye kadar yer alan kişilerin birbirini suçlaması, olayı çözümsüzlüğe götürmekten başka bir şey değil. Herkes bu aşamada sorumlu. Tebliğlerde yer alan avlanma boyları ile ilgili uygulamalar tamamen balık stoklarını korumaya yönelik tedbirlerden birisi. Bunlardaki sınır üniversitelerde yapılan araştırmalar sonunda belirlenmiş ve bunlar minimum boylar. Kesinlikle bunun altındaki boylarda balıkların avlanması, alınan koruma tedbirlerine zarar verir. Bu yüzden mutlaka yapılan araştırma sonuçlarının bu tebliğlerde yer alması gerekir. Lüfer uygulaması buna bir örnek. Lüfer için yapılmış çalışmalarda avlanma boyunun minimum 25 santimetre ve üzeri olarak belirlenmesine rağmen, tebliğde bu daha küçük boylarda çinakop boyu dediğimiz 14-16 santimetrelerde yer almaktadır. Eğer gelecekte lüfer yemek istiyorsak bunun mutlaka 25 santimetre ve üzerine çıkarılması gerekiyor” ifadelerini kaydetti.

Türkiye’de balık neslinin yok olmaması için koruma tedbirleri altında farklı uygulamalar yapıldığını da ifade eden Prof. Dr. Ali İşmen, “Bunlardan birisi de ilk av boyunun üreme boyuna göre ayarlanması. Yani üreme boyunun altındaki balıkların avlanmasına yasak getirilmesi. Hangi balık türü olursa olsun balık stoklarını korumak için bu tedbirler maalesef yeterli olmuyor. Bunun dışında av araçlarının seçiciliği ve av ağ göz açıklıklarının düzenlenmesi dışında kota uygulaması da yapılabilir. Bu kapsamda yılda avlanacak balık miktarlarına da dikkat edilmesi gerekiyor” açıklamasını yaptı.

“BALIKÇILAR DENETİMSİZLİKTEN ŞİKAYETÇİ”

Öte yandan balıkçılarla satıcılar ise Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın Su Ürünleri Tebliği’nde yakalanacak balıkların boyutları ile ilgili bilgilerin yazılı olmasına rağmen buna uyulmadığını iddia ederek, “Gelecekte balık neslinin yok olmaması için belirtilen yasaklara uyulması gerekiyor. Aksi halde ileriki yıllarda çocuklarımız ve torunlarımız balık çiftliklerinde yetiştirilen balıkları yiyecek. Bizler özellikle balık satıcıları olarak gerekli denetimin yeterli şekilde yapılmadığına inanıyoruz. Bugün il
merkezinde bütün satıcıları tek tek dolaşın, bu tebliğ dışında balık satılan yerleri görebilirsiniz. Bizler de bunları satmak istemiyoruz. Tüketicilere de burada büyük görev düşüyor. Küçük balıkları almasınlar. Bazı vatandaşlarımız bu konuda çok duyarlı. Özellikle çinakop ve lüfer konusunda şikayetleri oluyor. Küçük boydaki çinakopların yakalanmasına tepki gösteren vatandaşlarımızı biz de haklı buluyoruz. Bu konuya en kısas sürede çözüm bulunmazsa gelecekte lüfer balığını yiyemeyeceğiz” şeklinde konuştu.

İHA

Yorumlar...

    Henüz yorum yok...

Sizin Yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir