Çanakkale Firma Rehberi
Çanakkale İçinde Anzac Hotels
Hakkında: Mehmet Atakan Foça doksanbir yılının beş mayıs sabahı Gelibolu'da doğdu. Mülkiye öğrencisi. Gelibolu Haber Gazetesi'nde köşe yazarlığı yapıyor ve bu zamana dek Önsöz Fanzin, Düşünkara fanzin, Alternatif Fanzin, Zifir Fanzin, Prematüre Fanzin, Draje Dergi, Koza Dergi, Futuristika! ve YeniHarman'da yazıları, şiirleri yayımlandı.

Altın Sardalya Festivali İzlenimleri


Bu yıl 17.si düzenlenen Uluslararası Altın Sardalya Festivali; festivali geçen sene yapamayan belediyenin inanılmaz performansıyla harika bir şenliğe dönüştü. Sergiler, konserler, festival süresinin uzun tutulması, çeşitli ülkelerin halk oyunları; şehir içindeki “çarşıyı trafiğe kapama”gibi değişikliklerle de buluşunca, Gelibolu bu sene gerçekten her zaman olmasını istediğimiz bir eğlence ortamına dönüştü. Festival öncesi çıkan terör saldırısı dedikodularına da belediyenin taviz vermeyip festivali iptal etmemesi halka “korkulacak bir şey yok” imajı verdi ve bu sayede dedikoduların şenliği bölmesine izin verilmedi.

Linet, Yeni Türkü ve Volkan Konak yeni Gelibolu belediyesinin ilk festivalinde getirebileceği en iyi konuklardandı. Gerçekten bu da konser alanlarının dolup taşmasıyla ispatlandı. Sahnenin bu festivaldeki konumu çok daha güzel ve yararlı oldu ayrıca.

Festivalin tüm bu güzelliklerinin yanında biraz sönük de kalıyor olsa dikkatimi çeken bir olayı da aktarmak istiyorum. Yeni Türkü’nün çıktığı 24 Temmuz akşamı sunucu Cenk Oygur’un referanduma gönderme yaparak “bazen her şeye evet dememeliyiz” ve “12 Eylül’e hayır diyoruz” demesi şenlik ortamına yakışmadı.

Anayasa değişikliği konusu, sunucu biri tarafından “hazır halkı da toplamışken bir toplumsal mesaj veriyim” algısının dışında, üstünde uzunca düşünülmesi, konuşulması gereken bir konudur. Sadece ortalara çıkıp “Anayasa Değişikliğine HAYIR” demek, ne inandırıcı ne de mantıklı bir çözüm olanağı sunmadan, nedenini nasılını nasıl olabilirini sorgulamadan, insanlara “hayır”ı hap gibi yutturmaya çalışmak, – iktidar partisi başkanının ağlaması gibi – halkı saf yerine koymaktan başka bir şey değildir.

Hazır yeri gelmişken Orhan Karaveli ve Ali Ekber Ataş’ın katılımıyla Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından düzenlenen “Tanıdığım Nazım Hikmet” konferansı, ADD’nin yaptığı diğer her iş gibi beyaz saçlı ağabeylerimizin dışında her hangi ilgi çekici bir katılım almadı. Konuşmayı dinleyen genç sayısı bir elin beş parmağını da geçmiyordu. Orada dinleyici olarak bulunanlar ise zaten Karaveli’nin anlattığı her şeyi bilen ama sadece bildiklerini tazeleyip gaza gelme ihtiyacı duyan amcalar teyzelerdi. İşin ilginç yanı ise Orhan Karaveli’nin anlattığı Nazım Hikmet’i dinlediğimde az daha Nâzım’ı Atatürkçü sanıyordum!

Anlatılan ve yutturulmaya çalışılan şey hep aynı; Nâzım’ı Atatürkçüler huzurunda “kendi ideolojilerine yakın” göstermeye çalışmak. Bunun dışında ne Nâzım’ın şiirinin farklılıklarından ne de komünistliğinden bahsedildi. Sadece yurtsever olduğu yinelendi sürekli. Elbette Nâzım yurtseverdi. Ama bunun yanında “sevdalınız komünisttir” abiler, bunu da unutmayın.

Festivale dönecek olursak, başta da belirttiğim gibi belediye gerçekten kendine yakışan bir programla bu sene bu işi kotardı. Umarım seneye de festival, belediyenin bu güzel icraatlarının devamıyla adına ve Gelibolu’ya yakışan şekliyle tekrar, ilçeyi renklendirecek.

Etiketler Etiketler: , , , ,

Yorum Formu

Sonraki Önceki