Baro Başkanı Ömercioğlu: “Başsavcının Gözaltına Alınması Yargı Bağımsızlığına Bir Darbe”

Baro Başkanı Ömercioğlu: “Başsavcının Gözaltına Alınması Yargı Bağımsızlığına Bir Darbe”

Çanakkale Barosu Başkanı Avukat Tülay Ömercioğlu, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı’nın gözaltına alınması ve tutuklanmasının, hukuk devletine ve onun en önemli özelliği olan yargı bağımsızlığına son zamanlarda vurulan darbelerin yeni bir örneği olduğunu söyledi.

Hukuk devletinde hakimler ve savcılar dahil hiç kimsenin hukuka aykırı işlem ve kararları sebebiyle sorumsuz olamayacağının açık olduğunu belirten Ömercioğlu, “Yargının kurucu unsurlarının temsilcilerinin de gerektiğinde soruşturulmalarının ve kovuşturulmalarının usul ve esasları, Anayasa ve diğer yasalarda düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını amaçlamaktadır. Yaşanan son örneklerle hukuk bilimi, yasalar ve hukukun kuralları pervasızca aşındırılmakta, hukuka ve yargıya olan güven sarsılmakta ve toplum güvenceden yoksun bırakılarak korku ortamına itilmektedir. Hukuk devletinde hukuk kuralları, herkes bakımından eşitlik içinde doğru ve dürüstçe uygulanmalıdır. Aksine davranışlar hukuk ihlali niteliği taşır. Halkımızın hukuk ihlallerini görmeye değil, hukuk düzeni içinde yaşamaya ihtiyacı vardır. Daha da ilginç olan, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığına ağır darbe vuran bu gelişmelerin, siyasal iktidarın, yargı reformu çalışmalarını sürdürdüğü bir dönemde hız kazanmış olmasıdır. Siyasal iktidarın birey hakkının güvencesi olan yargı bağımsızlığını ortadan kaldırmayı hedefleyen keyfi uygulamalarının en büyük zararı demokrasiye, hukuk devletine, onun en önemli özelliği yargı bağımsızlığına, halkın hak arama özgürlüğünün sesi olan savunmaya ve en önemlisi halkımıza yansımaktadır” dedi.

Toplumun, “yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi” ve “yargının tarafsızlığının geliştirilmesi”ne bugün her zamankinden daha çok ihtiyacı olduğunu ifade eden Tülay Ömercioğlu, “Bu tür hukuka aykırılıklar düzeltilse bile, bugün için yarası bir hayli ağırlaşan hukuk devletine ve yargı bağımsızlığına verilen zararlar hiçbir şekilde telafi edilemeyecektir. İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin başlangıç bölümünde, çağdaş anlamda özgür bir toplumdan söz edebilmek için, en başta o toplumu oluşturan insanların korkudan kurtulmuş olmaları gerektiği vurgulanmaktadır. Ortaya çıkarılmaya çalışılan korku toplumu, hukuk devleti ve insan hakları gibi kavramlar için değil, totaliter ve otoriter yönetimler için elverişli bir zemin oluşturur. Sağlıklı ve huzurlu bir yargı düzeni, çağdaş demokrasinin de ön koşuludur. Böyle bir yargı düzeni kurulmamışsa, hukuk devleti, insan hakları ve demokrasi gibi kavramlar, güvenceden yoksun, boş laflar olmaktan ileri geçemez. Çanakkale Barosu, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hukukun üstünlüğünden, hukuk devletinden, yargı bağımsızlığından, savunma özgürlüğünden, ülkemizde demokrasinin eksiksiz uygulanmasından yana olan ve taviz vermeyen anlayışıyla mücadelesini sürdürmeye devam edecektir” ifadelerini kullandı.

İHA

Filtreler:

Yorumunuz