Çevre İşi & Ah Şu Manşetler!

“Bir roman okudum hayatım değişti” derler ya hani. Ben bir Dut Ağacının ölümünü yazdım ve “Çevreciler Ayağa Kalktı” Çanakkale’de.
Manşet şöyle: “Sosyal Medyadan Köyünü Anlattı / Çevreciler Ayağa Kalktı”

Çanakkale’de (Ece Ayhan’ın tabiriyle Çanakköy), kışın soğuk eser karayel, lodos / akyel yağmuru getirir. Son günlerde sıcaklık mevsim normalleri üzerindeydi epey ve “Çanakkaleliler kordona hücum etti”. “Boğazdan dev bir tanker geçti”
“Yaz gasteci yaz”…
Çanakkale’de yıllardır Kazdağları için çetin bir mücadele veren Çanakkale Çevre Platformu ortalıkta / çevrede görünmüyor artık. Adı var, kendisi yok. Sanırım vefat etti. Veya yoğun bakımda…
Üstelik “meşhur” Çanakkale Kent Konseyi Çevre Meclisi, 2016 sonbaharında Çevre Platformu’nu “canlandırma” amacıyla iddialı bir seminer düzenlemişti…
“Çevreciler Ayağa Kalktı”…

Çevre İşi & Ah Şu Manşetler!

Eğer ayağa kalkabilselerdi çevreciler, (Çanakkale Merkezi kastediyorum, başkaları alınmasın) Çan hava kirliliği için kalkarlardı, diyesim geliyor.
Çünkü bilindiği üzre hava kirliliği Çan’da had safhada…
T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI/ HAVA KALİTESİ İZLEME İSTASYONU Çanakkale – Çan-MTHM Hava Kalitesi İndeksine göre ki,
PM10 (Partikül Madde): Ulusal Sınır Değeri: (24 Sa. Ort.) 80 µg/m3
AB Üye Ülkeleri Sınır Değeri: (24 Sa. Ort.) 50 µg/m3
Ulusal Sınır Değeri ve AB Üye Ülkeleri Sınır Değeri arasındaki 30 µg/m3 farkı doğrusu pek anlamadım ya neyse…
Şu anlarda Çan’da PM10: 100/200/300 µg/m3 civarında…
Çan ilçe nüfusu: 29.536, nüfusun % kaçı çocuktur acaba? Vay haline bebelerin, eyvah!
– Var mıdır, Çan / Çanakkale’de bebeler için herhangi bir ses / seda?

“bak şu bebelerin güzelliğine
kaşı destan
gözü destan
elleri kan içinde
kör olasın demiyorum
kör olma da
gör beni”
– Hasan Hüseyin

***

Çevre İşi & Ah Şu Manşetler!

Ve Odaş Enerji tarafından inşa edilmekte olan Çan 2. Termik Santrali: “Mart 2016 itibariyle santralin fiziksel tamamlanma oranı %48 olarak gerçekleşmiştir.” Ve/de 2017’nin ikinci yarısında “hizmete” girecekmiş.
İÇDAŞ’ın Helvacı Termik Santrali ÇED toplantısı yaptırılmamış olmasına rağmen yolda… Yerli ve milli kömür/zehir…
“Patron Baba”nın Çan kasabası yoğun/kesif bir sisin altında kaybolmuş…
Tabela reklamları:

“geleceğin ÇAN’ına doğru/GELECEĞE HAMLENİ YAP”
– Dr. Abdurrahman Kuzu, Çan Bel. Bşk.

– “Pomak demek altın demek!”

***

Çevre İşi & Ah Şu Manşetler!

Gelelim, Lâpseki, Çan, Yenice ve Biga’yı, hemen hemen tüm Biga Yarımadasını kapsayan ve ilgilendiren 1915 Çanakkale Köprüsü ve Oto Yol Projesine.
Ziraat Mühendisleri Odası Çanakkale Şube Yönetim Kurulu’ndan yapılan açıklamaya göre: “Çanakkale Köprüsü 50 Bin dekar tarım alanını yok edecek!”
Çan, Yayaköy ve Bahadırlı tarım arazilerinde Sanayi Bölgesi yapılması var planlamada.
Tarım arazileri, ormanlar, su, hava ve köyler/köylülük sistematik bir şekilde yok oluyor/ediliyor; sararıyor yeşil…
“Hayal-i emlakçılar”, dağda-kırda-bayırda, her yerde iş başındaydılar 2016 yazı ve sonbaharında, Karadağ’a bile eriştiler…
Talan var, talan… Talan yeni başlıyor ağa/bey!
“Çevreciler Ayakta…” değiller henüz…
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, 26 Kasım 2016 tarihinde “Çanakkale Boğaz Köprüsü’nü Tartışıyoruz” adlı bir panel düzenledi Küçükkuyu Dernek binasında. Ve panele Çanakkale merkezden sadece iki kişi katıldı.
17 Aralık 2016 tarihinde ise Çanakkale merkezde “Çanakkale Boğaz Köprüsünü ve Otoyol Projesini Tartışıyoruz” konulu bir panel düzenlendi, TMMOB (Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği) tarafından.
Adı geçen panellerle bile gir(e)medi gündemimize, 18 Mart Boğaz Köprüsü ve Otoyol Projesi; “sosyal demokrat” belediyeli Çanakkale’de…
Ocak ayı içindeyiz ve 18 Mart 2017 temel atma töreni var…

“Çanakkale’de Arazi Yağması/ Sabancı’dan, Sönmezler Holdinge, Ali Ağaoğlu’ndan, Murat Türker’e, Nihat Özdemir’den Aziz Yıldırım’a, Doğan Holdingden, Tüya Holding’e Çanakkale’de arazi almak için kuyruğa girdi.”
– (06.02.2017-Aynalı Pazar)

***

Çanakköy’de
Yazın tatildeyizdir
Güzelyalı güzeldir, deniz kıyısı, sahil
İda Dağı serin olur, gezelim gel
Kışın soğuk eser karayel, aman
“Notos” yağmur getirir…
Öfkelenir Poseidon
Ah, keşke bahar gelse;
Kordonda ayaklanırız hemen!

***

Hal böyle böyle, Çanakköy’lüm!
Ve eğer, “zülf-ü yâre dokunduysak” af/ola/özür dile(ni)rim.

“gocunmayın güzel beyler hanımlar/ alınıp incinmeyin/ silah çatmayın o güzel kaşlarınızı/ imdatlara saldırmayın/ basmayın düğmelere/ yürekleri hoplatmayın/ güzel beyler/ hanımlar/ alınıp incinmeyin!”
– Hasan Hüseyin

05 Şubat 2016/Çanakköy

***

Söz sona ererken, Yağmacı/Alavcı Sermayeye atfen, Teyfik Fikret ustanın Yağma Sofrasından gelsin ses:

Bu sofracık, efendiler -ki bekler yutulmayı
Önünüzde titriyor -şu ulusun hayatıdır
Ulusun ki acılı, ulusun ki eşiğinde ölümün!
Ama sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır…
Yiyin, efendiler yiyin; bu doyumsuz sofra sizin;
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Efendiler pek açsınız besbelli yüzünüzden;
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?
– Tevfik FİKRET

Filtreler: