ÇOMÜ’de Sosyal Medya ve Yeni Politikalar Konuşuldu

ÇOMÜ’de Sosyal Medya ve Yeni Politikalar Konuşuldu

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) ve T.C. Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü işbirliği ile gerçekleştirilen “Uluslararası Yeni Medya Yeni Yaklaşımlar – Sosyal Medya ve Yeni Politikalar” başlıklı konferans Terzioğlu Kampüsü Troia Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

İki gün süren konferansın açılış törenine, Belediye Başkan Vekili Rebiye Ünüvar, Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Aydın Şirin, T.C. Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Murat Karakaya, Rektör Prof. Dr. Sedat Laçiner, Gresec Üniversitesi Stendal Grenoble III Bilgi ve İletişim Bölümü Öğretim Üyesi ve UNESCO Uluslararası İletişim Grubu Başkanı Prof. Dr. Bertrand Cabedoche, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükriye Aras Hisar, İletişim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Tevhid Ayengin çok sayısı öğretim üyesi ve öğrenci katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından açılış konuşmasını gerçekleştiren Dekan Prof. Dr. Tevhit Ayengin yeni medyanın çok geniş bir alan olduğunu; gazetecilikten reklama, sanattan etiğe, mahremiyetten dine, eğitimden siyasete, hayatın her alanıyla ilgili bir konu ve çok hızla gelişen bir alan olduğunu ifade ederek iki gün boyunca çok yoğun geçecek olan bilimsel toplantılarda sunulacak bildirilerle ufkumuzun açılacağını söyledi.

Rektör Prof. Dr. Sedat Laçiner, bu konferansın hazırlanmasında paydaşımız olan T.C. Başbakanlık Basın Yayın ve Enfermasyon Genel Müdürlüğüne ve onun Genel Müdürü Murat Karakaya’ya, İl Müdürü Murat Dereli’ye teşekkürlerini ileterek Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün son yıllarda ciddi atılımlar yaptığını, çok çeşitli alanlarda ve dillerde Türkiye’ye hizmetler, katkılar sağladığını, bu toplantının da o gayretlerin, çabaların bir parçası olduğunu vurguladı.

“Tarihin Kırılma Anlarını Yakalayamazsanız Tarihin, Gelişimin Gerisinde Kalırsınız”
Rektör Laçiner, tarihsel süreçlerde zamanın kırılma anları olduğunu, toplumların bu kırılma anlarını yakalayamazsa tarihin, gelişimin gerisinde kalacağının altını çizerek sözlerine şöyle devam etti:

“Zamanın kırılma anları vardır. Mesela yazının bulunması böyle bir andır. İnsanlık tarihini Sümerlerin yazıyı bulması ile başlatıyoruz. Bunun gibi kırılma anları vardır. O, zaman dilimlerini kaçırırsanız, yakalayamazsanız tarihin, gelişimin gerisinde kalırsınız. Kanaatim odur ki bugünlerde hepimizin yaşamı içerisinde birçok değişiklik, kırılma anlarından bir tanesi gerçekleşiyor. Sanal, elektronik, dijital bir dünyaya geçiş yaptık. Bu 1990’lı yıllarda oldu. Hepimiz bunu yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz. Eğer bu sanal dünya dediğimiz yani dokunabildiğimiz dünyanın dışında elektronik alana giriş yapamazsak burada geride kalırsak hayatın her noktasını etkileyecektir. Elektronik, sanal dünya hayatın her alanını etkiliyor. Örneğin sanal dünya üniversiteleri etkilemeye başladı. Bildiğimiz üniversitelerin sonumu geldi tartışmaları yapılmaya başlandı. Online olarak internet üzerinden eğitim programları gerçekleştiriliyor. Bu eğitim programları da dünyanın en saygın hocaları tarafından veriliyor. Binlerce, on binlerce, yüzbinlerce insan bir anda eğitimden geçmiş oluyor. Diğer bir tartışma ise acaba bu elektronik dünya geleneksel gazetecilik anlayışının da sonunu mu getiriyor? Basılı kitapların sonumu geliyor? Gelişimleri yakalayamazsak twitter, fecebook gibi sosyal medya alanlarındaki sorunlara takılıp kalırsak tarihin akışının gerisinde kalırız. Bugün akıllı telefonlar, akılı elektronik aletler sayesinde herkes gazeteci oldu. Bunu bir lise öğrencisi, ortaokul öğrencisi de yapabiliyor. Bugün internete girebilen herkes bir bakan kadar, bir parti başkanı kadar siyasete dahil olabiliyor. İyi fikirleri varsa taraftar toplayabiliyor. Bunun demokrasiye, siyasete, devlet-vatandaş, vatandaş-vatandaş ilişkilerine çok büyük etkileri oluyor. Kısacası inanılmaz bir değişimin, yeniden yapılandırıcı bir değişimin hemen başlangıcındayız. Yakaladık yakaladık. Yakalayamadık bunun esiri, bunun kölesi oluruz. Bunun bütün dünya ülkeleri farkında. Mesela twitter, fecebook gibi buna benzer sosyal medya kuruluşlarının Amerikan menşeli olması yani bir ülkeden sadece yayın yapıyor olması sahiplerinin sadece bir ülkede olması herkesi rahatsız etmeye başladı. Dünya yeniden şekilleniyor ve bu şekillenmede herkes payını almaya çalışıyor. Bu çerçevede bugün düzenlenen “Sosyal Medya ve Yeni Politikalar” konferansı bizlerin ufkunu açacak. Türkiye’nin bu husustaki bilgi birikimini ve vizyonunu genişletecek. İki gün sürecek toplantının çıktıları bir kitap halinde sizlere ulaştırılacak. Bununla da kalmayacağız elbette yeni medyada bunları paylaşacağız. Bu kapsamda, Türkiye’deki ilk toplantıyı ÇOMÜ’de gerçekleştiriyoruz. Ümit ederim bu toplantıların sayısı ve niteliği daha da artar. Aksi takdirde Türkiye olarak çok şeyi kaybetmiş oluruz.”

“Yeni Medya Gazetecilik Anlayışını Kökten Değiştiriyor”
Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Murat Karakaya yaptığı konuşmada, küreselleşmeyi etkileyen en önemli faktörlerden birinin iletişim alanında meydana gelen değişiklikler olduğunu bildirerek, dünyada 1960’lardan sonra başlayan teknolojik gelişmelerle medya ve iletişimin yapısının tamamen farklı bir boyuta taşındığını belirtti ve şunları söyledi:

“Tarihsel arka planda ‘dördüncü güç’ ve ‘kamunun sesi’ olma iddiasıyla faaliyet gösteren geleneksel medya, insanların ihtiyaç duydukları bilgiyi neredeyse tek başına sağlamaktaydı ancak son yıllarda ortaya çıkan yeni iletişim pratikleri, zaman, mekân ve coğrafi uzaklık faktörlerinin yarattığı sınırlılıkları ortadan kaldırmış, birey odaklı, çok yönlülüğü mümkün kılacak bir formata bürünmüştür. Yaşanan bu dönüşüm sonucunda ‘yeni medya’ olarak adlandırdığımız yeni bir iletişim kavramı ortaya çıkmıştır. ‘Yerel ağ’ da denilen internet, zaman içinde gelişen ve neredeyse bütün dünyayı saran bir iletişim ağı haline gelmiştir. Bugün neredeyse dünyanın bütün coğrafyalarında devlet hizmetleri, güvenlik birimleri, okul ve hastane gibi kurumlar, şirketler ve medya alanındaki kişisel bilgisayarlar birbirlerine bağlanmış durumdadır. Günlük yaşantımızın hemen hemen her alanında giderek yaygın bir şekilde kendisine yer bulan, neredeyse insan vücudunun bir uzantısı haline gelen, cep telefonları, tablet bilgisayarlar ve taşınabilir belleklerle gelişen yeni medya, dünyada olduğu gibi ülkemizde de gazetecilik anlayışını kökten değiştiriyor. Bugün artık sadece okuyan değil okuduğunu paylaşan, yorum yapan, beğenisini ve hoşnutsuzluğunu dile getiren bir okuyucu kitlesine haber yapılmaktadır. Bu da iletişimin, eğitimin, gazetecilik pratiklerinin ve bu konuda yapılan çalışmaların tekrar gözden geçirilmesini ve yeni medya anlayışına nasıl uyum sağlanabileceğinin anlaşılmasını gerekli kılmaktadır. Yeni medya mecrası, sayısız enformasyon akışı sağladığı gibi ne yazık ki spekülatif ve doğruluğu araştırılmamış gerçek dışı fikirlerin de dolaşıma girmesine, insanların özel hayatlarının gereğinden fazla deşifre edilmesine ve bilgi kirliliğine neden olmaktadır. Bu anlamda yeni medya olanaklarının bilinçli kullanılması ve bilgi kirliliğinin en aza indirilmesi için konu hakkında araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürüten iletişim fakülteleri ve basın mensuplarına önemli görevler düşmektedir”

Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Karakaya, bu anlamda müdürlük olarak yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi vererek, konferansın alana katkı sunmasını umduğunu belirtti.

Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Bertrand Cabedoche, “Social Media and Social Change: The Construction of Myths in Mainstream Western Media başlıklı konuşmasını yaptı.

Konferansta iki gün boyunca 13 oturumda 53 bildiri sunuldu.

[Eylem Tuna / comu.edu.tr]

Filtreler:

Yorumunuz