<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çanakkale İçinde &#187; Yazılar</title>
	<atom:link href="http://www.canakkaleicinde.com/yazilar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.canakkaleicinde.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 22:55:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Ağlatan Fotoğraflar</title>
		<link>http://www.canakkaleicinde.com/aglatan-fotograflar.html</link>
		<comments>http://www.canakkaleicinde.com/aglatan-fotograflar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 14:12:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Şuayip Odabaşı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[a]]></category>
		<category><![CDATA[Merkez]]></category>
		<category><![CDATA[Yenice]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.canakkaleicinde.com/?p=26029</guid>
		<description><![CDATA[Geri dönüp baktığımda, hayatın ne kadar hızlı tükendiğini görüyorum.
Görüyorum da bakmakta istemiyorum.
Yine de bakıyorum.
Hayat bana hiçbir şeyi hazır sunmadı.
Kolayca, bazı şeyler avucumun içine bırakılmadı.
Hep koştum birçok şeyin peşinden.
Tutabildim mi?
Hayır.
Tuttuklarımı da kuyruğundan yakaladığımdan elimde birkaç tüy kaldı.
O tüylerden de bir şey olmadı.
&#8220;Al bu parayı istediğini al&#8221; diyen bir büyüğüm hiç olmadı.
İstediğim zaman, bir pantolon gömlek alamadım.
Bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geri dönüp baktığımda, hayatın ne kadar hızlı tükendiğini görüyorum.</p>
<p>Görüyorum da bakmakta istemiyorum.</p>
<p>Yine de bakıyorum.</p>
<p>Hayat bana hiçbir şeyi hazır sunmadı.</p>
<p>Kolayca, bazı şeyler avucumun içine bırakılmadı.</p>
<p>Hep koştum birçok şeyin peşinden.</p>
<p>Tutabildim mi?</p>
<p>Hayır.</p>
<p>Tuttuklarımı da kuyruğundan yakaladığımdan elimde birkaç tüy kaldı.</p>
<p>O tüylerden de bir şey olmadı.</p>
<p><strong>&#8220;Al bu parayı istediğini al&#8221;</strong> diyen bir büyüğüm hiç olmadı.</p>
<p>İstediğim zaman, bir pantolon gömlek alamadım.</p>
<p>Bir lokantaya girip de, istediğim kadar yemek yiyemedim.</p>
<p>Eğitim enstitüsünde okurken bile, dokuz kişi bir odada yattık. Her gün salçalı ekmek yedik.</p>
<p>Hatırlarım. Bir sıcak ekmek alırdım, içine de margarin yağı sürerdim. İçecek sokak çeşmesinden. 24 saat idare ederdim yerine göre. <strong>&#8220;Aç mısın?&#8221;</strong> diye soranlara da <strong>&#8220;tokum&#8221;</strong> derdim.</p>
<p>Birinin ekmeğini yiyip de, kendimi ezik hissetmedim hiç.</p>
<p>Bir bağlama sahibi olamadım ortaokul yıllarımda. Bağlama çalmak isteğim hep, içinde asılı kaldı bağlama, telleri kopuk, gövdesi çatlak. Otuz beş yaşımda bağlama çalma hevesime <strong>&#8220;kırkından sonra saza başlayan, mezarda çalar&#8221;</strong> sözleri takıldı.</p>
<p>Kırkından sonra saz çalınır. Elli yaşından sonra, zurnada çalınır, klarnette.</p>
<p>Şimdi her yerde bir sazım var. Evde, okulda, köyde…</p>
<p>Doğayı çok sevdiğim halde, küçüklüğümde bir fotoğraf makinem olmadı, olamazdı da. Çok pahalıydı, fotoğraf makineleri. Zaten para hiç yoktu.</p>
<p>Siyah beyaz fotoğraf çekmek, çektirmek benim gibi züğürtlerin işi değildi.</p>
<p>Çocukluğuma ait fotoğraflar, kendi gayretlerimle çekindiğim fotoğraflardır.</p>
<p>Ya İstanbul&#8217;dan ya da Almanya&#8217;dan gelen bir Almancının fotoğraf makinesi içine girmişimdir hep.</p>
<p>Bakıyorum da o fotoğraflara, hatırlıyorum o yılları.</p>
<p>Bazı fotoğraflar ağlatıyor beni.</p>
<p>*</p>
<p>Çocukluğumun geçtiği Sofular Köyü fotoğrafları.</p>
<p>İskender öğretmenimin çektiği toplu okul fotoğrafları. Bizi öyle bir dizmişti ki öğretmenimiz. Kendine de bir yer ayarlamıştı. Üçayak üstüne yerleştirdiği makinesini kurdu. Cırrrr diye bir ses devam ederken yerine koşarak geldi. Makine fotoğrafı çektiğini belli eden sesini bize duyurdu. İşte 1968 yılında bir anlık zaman, dondu kaldı. Herkes şimdi, o fotoğrafla anıyor o çocukluk günlerini.</p>
<p>Okul fotoğrafları ya da düğün fotoğraflar veya bayramlarda çekilen fotoğraflar.</p>
<p>Bir de asker uğurlama fotoğrafları.</p>
<p>Küçük radyoların çıktığı yıllarda, köyün govalak gençleri kucaklarına küçük radyoyu alıp, antenini de uzatıp poz verirlerdi.</p>
<p>Ne günlerdi o günler.</p>
<p>Birde eller bele konulup, fotoğraf çektiren efeler vardı.</p>
<p>Genç kızların örtünme takıntıları yoktu, saçlarını açıp öyle poz verirlerdi.</p>
<p>Şimdi bakıyorum böyle fotoğraflara, hüzün doluyor içim.</p>
<p>Bakıyorum, suretiyle bir fotoğrafta kıpırtısız duran bir çocuk, 25 yaşına gelmeden göçüp gitmiş dünyadan.</p>
<p>Bir fotoğrafta hatırası; hem tatlı hem acı.</p>
<p>*</p>
<p>Öğretmenliğe başladığım Ermenek&#8217;te, ilk göz ağrım olan öğrencilerimle çekindiğimiz iki toplu fotoğraf var. Siyah beyaz, iki fotoğraf. Sonraları bir arkadaşın abisinin, Fransa&#8217;dan getirdiği bir makine. Çekilen fotoğraflar. Beş yılda on fotoğraf, hepsi bu kadar.</p>
<p>Yinede, insanı alıp götürüyor bu fotoğraflar.</p>
<p>İnsanı koparan, koy veren fotoğraflar.</p>
<p><strong>&#8220;Ne günlermiş&#8221;</strong> dedirtiyor insana.</p>
<p>*</p>
<p>İlk fotoğraf makinemi aldığımda çok sevinmiştim.</p>
<p>Bir gün evime bir genç geldi.</p>
<p><strong>&#8220;Hocam ben bir ay sonra askere gideceğim. Bana fotoğraf çeker misin?&#8221;</strong></p>
<p>Bu gencin boy fotoğraflarını çektim. Portre resimlerini çektim.</p>
<p>Makinemin içindeki pozları karta bastırmaya fırsat bile olmadı. Bir hafta sonra çocuk trafik kazasında öldü.</p>
<p>Ne yaparsın şimdi?</p>
<p>Bu genç sevdiğine verecekti o fotoğrafları, öyle gidecekti askere. Olmadı. Hayat devam etmedi. O gencin hayatı devam etmedi.</p>
<p>Bu fotoğraf çekme olayı, hayatımın en acı olayıdır.</p>
<p>*</p>
<p>Gençliğinde çok fakirlik çeken, daha sonra azmiyle zengin olan birisi şöyle demişti bana.</p>
<p><strong>&#8220;Gençliğimde sağlıklıydım, bulup yiyemedim. Şimdi param pulum var, her şeyi buluyorum. Sağlığım gitti yine yiyemiyorum.&#8221;</strong></p>
<p>Kapısının önünde mersedesi bırakıp gitti adam, giderken parasına puluna bile yiyemedi.</p>
<p>*</p>
<p>Şimdi benim, çok iyi olmasa da bir fotoğraf makinem var. Şimdiki güne şahitlik edecek fotoğraflar çekiyorum.</p>
<p>Bana yoldaşlık edecek bağlamam var. Öyle çok pahalı cafcaflı olmasa da, benimle sohbet edebiliyor. Benim duygularıma yol gösteriyor. Benimle birlikte ağlamasını gülmesini çok iyi biliyor.</p>
<p>*</p>
<p>Şimdiki fotoğraflara bakıp iç geçirmiyorum.</p>
<p>Geri dönüp baktığımda; çocukluğumun gençliğimin fotoğrafları elime geçtiğinde her şeye rağmen huzur buluyorum.</p>
<p>Lise yıllarındaki bir fotoğrafa bakıp; <strong>&#8220;kız hâlâ saçların özgür bir şekilde dalgalanıyor mu?&#8221;</strong> diye sormak hoşuma gidiyor.</p>
<p>Bir arkadaşın, önü yırtık kazağına takılmak bir fotoğrafta, hoşuma gidiyor.</p>
<p>Hoşuma gidiyor, bir fotoğrafın arkasındaki mekânları yeniden keşfetmek, gezmek, görmek…</p>
<p>Ağlatıyor beni eski fotoğraflar.</p>
<p>Ağlamakta hoşuma gidiyor.</p>
<p>&copy;2012 Bir <a href="http://www.canakkaleicinde.com">Çanakkale İçinde</a> icerigi.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.canakkaleicinde.com/aglatan-fotograflar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çanakkale Yat Limanı / Marina</title>
		<link>http://www.canakkaleicinde.com/canakkale-yat-limani-marina.html</link>
		<comments>http://www.canakkaleicinde.com/canakkale-yat-limani-marina.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 15:10:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mimar İsmail Erten</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Erten]]></category>
		<category><![CDATA[Merkez]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.canakkaleicinde.com/?p=25946</guid>
		<description><![CDATA[Bir süredir kentin gündeminde Çanakkale Marina Projesi. Proje sahibi şimdilik Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası olarak görülüyor. Yani fikir babası da denilebilir. Hedef 4 ortaklığa dönüşmesiymiş; Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası, H. A. Terzioğlu Vakfı, Çanakkale Belediyesi ve Gestaş&#8230;
Bir yıldan bu yana tartışılan bu proje hakkında biraz daha ayrıntılı bilgileri, Kent Konseyi&#8217;nin yaptığı 26 Ocak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir süredir kentin gündeminde Çanakkale Marina Projesi. Proje sahibi şimdilik Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası olarak görülüyor. Yani fikir babası da denilebilir. Hedef 4 ortaklığa dönüşmesiymiş; Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası, H. A. Terzioğlu Vakfı, Çanakkale Belediyesi ve Gestaş&#8230;</p>
<p>Bir yıldan bu yana tartışılan bu proje hakkında biraz daha ayrıntılı bilgileri, Kent Konseyi&#8217;nin yaptığı 26 Ocak 2012 tarihli toplantıda edinebildik. Teknik bir toplantıydı, projenin hazırlayıcısı olan uzmanlar bilgi verdiler, salonda bulunan bazı STK temsilcileri kısmen çekince içeren görüşlerini sunarak, bu bilgileri tartıştı.</p>
<p>İncelediğim kadarıyla bu projede benim de 3-5 çekincem vardır. Paylaşmak isterim.</p>
<p>-Söz konusu proje kentin bütünselliği ile ilişkisizdir. Birilerinin burada olsa iyi olur mantığıyla montajladığı bir önermedir. Kent bir organizmaya benzer. Müdahaleniz bir başka noktadan karşınıza olumsuz bir durum olarak çıkıverir. Çanakkale Belediyesi esas olarak bu tür yatırım ve önermeleri irdelemeli ve kent bütünlüğü çerçevesinde ortaya çıkan sakıncaları ve durumları kamuoyuyla paylaşmalıdır.</p>
<p>-Kentin güneyinde, sörf-yelken kulübü olarak bilinen yere düşünülen bu proje, kentin sahilini kamusal alan ve kentli tarafından kullanılamaz hale getiriyor. Mevcut imar planlarında bu bölgenin sahilden karaya doğru ilk 20 metresine hiçbir yapı yapılamayacağı gibi, belediyeye terk edilip kentli yurttaşların rahatça girebileceği bir alanıdır. Sonraki alanlar da kısıtlı yapılaşmaya açık, kamusal alan ve mekan işlevi önde işlevlerle yapılaşmaya açılabilmektedir. Marina ile yapılacak imar plan tadilatı bu bölgeyi girilemez, geçilemez, sahilde yürünemez hale getirecektir.</p>
<p>-Bu bölge, 2005 yılından bu yana Çanakkale Belediyesi, Çanakkale Belediye Spor ile Sörf-Yelken-Balıkadamlar-Yüzme alanındaki çeşitli Sivil Toplum Kuruluşları tarafından ÇADERÜS (Çanakkale Deniz ve Rüzgar Sporları Merkezi) olarak kullanılmaktadır. 6 yıldır fiili olarak geliştirilen bu politika çok önemli sonuçlar yaratmıştır. Örneğin her yıl 80 civarında kentli sörf eğitimi almakta, 200&#8242;ü aşkın kentli ise sörf alanını fiili olarak kullanmaktadır. Yeni marina projesi  bu tür eylemlerin hiçbir şekilde yapılmasına olanak sağlamayacaktır. (İÇDAŞ Yelken kulübünün orada kalması da yelken sporlarının devam etmesi anlamı taşımaz, rüzgar yönü ve su ilişkisi mendirek ve diğer yapılı çevrede yelken sporu yapılmasını engelleyecektir.) Ayrıca deniz ve rüzgar sporlu kullanım işlevi bölgeyi hareketlendirmiştir. Kentlinin kumsal, kıyı ve denizle direk temasının olduğu, dinlence ve eğlence işlevinin geliştiği bir alanın öncüsü ÇADERÜS olmuştur. Yat limanı-marina işlevi tüm bunların da kalkması ve özel alan olarak bu alanın dönüşmesinin önünü açmaktadır.</p>
<p>-Ayrıca, çok büyük bir alanın deniz dolgusuyla kaplanması, kayalardan mendirek dolgu yapılması ve diğer fiziki müdahaleler alanda ciddi çevre sorunları yaratacaktır.</p>
<p>-Bölge sığ bir alandır, deniz zemini (sörf yaptığımdan dolayı biliyorum) özel bitkilerle kaplı bir ekosisteme sahiptir. Bu bölgedeki deniz dibinin tıraşlanarak temizlenmesi öngörüldüğünden, bir başka çevre felaketi kaçınılmazdır.</p>
<p>&#8230;vb.</p>
<p>Şimdi efendim, kentin bazı ileri gelenleri uygun görmüşler bu projeyi, bizim gibi naif düşüncelere kulak asarlar mı?</p>
<p>Belli mi olur?</p>
<p>&copy;2012 Bir <a href="http://www.canakkaleicinde.com">Çanakkale İçinde</a> icerigi.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.canakkaleicinde.com/canakkale-yat-limani-marina.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Babasını Kaybeden Kitap</title>
		<link>http://www.canakkaleicinde.com/babasini-kaybeden-kitap.html</link>
		<comments>http://www.canakkaleicinde.com/babasini-kaybeden-kitap.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 15:20:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Şuayip Odabaşı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Nizamettin GÖÇMEN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.canakkaleicinde.com/?p=25871</guid>
		<description><![CDATA[Başlık nasıl?
İlginç değil mi?
Hep çocuklar babasını kaybetmez.
Kitaplarda babasını kaybeder.
Çocuklar ağlar, babalarının ardından.
Kitap ağlamaz, sadece okurla buluşup babasına olan borcunu ödemek ister.
Elimde böyle bir kitap var.
Adı, &#8220;Direniş&#8221;
Kitabın önsözünde bir sunuş yazan, emekli öğretmen Nizamettin GÖÇMEN, kitaba &#8220;Babasını Kaybeden Kitap&#8221; adını yakıştırmış. Bu isim yerini de bulmuş. Zira kitap basıma girmeden, kitabın yazarı bu dünyadan ayrılmış gitmiş.
Giderken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başlık nasıl?</p>
<p>İlginç değil mi?</p>
<p>Hep çocuklar babasını kaybetmez.</p>
<p>Kitaplarda babasını kaybeder.</p>
<p>Çocuklar ağlar, babalarının ardından.</p>
<p>Kitap ağlamaz, sadece okurla buluşup babasına olan borcunu ödemek ister.</p>
<p>Elimde böyle bir kitap var.</p>
<p>Adı, <strong>&#8220;Direniş&#8221;</strong></p>
<p>Kitabın önsözünde bir sunuş yazan, emekli öğretmen Nizamettin GÖÇMEN, kitaba <strong>&#8220;Babasını Kaybeden Kitap&#8221;</strong> adını yakıştırmış. Bu isim yerini de bulmuş. Zira kitap basıma girmeden, kitabın yazarı bu dünyadan ayrılmış gitmiş.</p>
<p>Giderken anılarını bırakmış. Öyle anılar ki o anılar; <strong>&#8220;hayata tutunuşun, ölüme direnmenin, yaşama sarılmanın&#8221;</strong> en güzel örneği. En zor şartlarda yılgınlığa fırsat vermeyen, zor bir hayatın özeti.</p>
<p>Kitabın yazarı, kitabına <strong>&#8220;Direniş&#8221;</strong> adını vermiş.</p>
<p>Marjinal bir söylemle, kuru gürültüye gösterilen, bir direniş değil bu.</p>
<p>Yazar çocukluğunda yaşadığı acıları ve sevinçleri harmanlamış, olumsuz gördüğü her şeyi kafasının içine not etmiş. Eğitimin önemini özümsemiş. Eğitimle her şey değişir ilkesiyle, düşmüş yollara.</p>
<p>Zor şartlarda, <strong>&#8220;köy enstitüsünü&#8221;</strong> bitirmiş.</p>
<p>Anadolu&#8217;da aydınlanmanın sembolü olmuş. Kendisini hep yenilemiş. Öğretmenlikten müfettişliğe, müfettişlikten il milli eğitim müdürlüğüne kadar ilerlemiş. Balıkesir Milli Eğitim Müdürlüğü yaparken emekli olmuş.</p>
<p>Doğumundan ölümüne kadar geçen sürede, yaşadıklarını anlatmış kitabında.</p>
<p>Okunduğunda anlaşılıyor ki; gerçekten bir <strong>&#8220;direnişin&#8221;</strong> kitabı bu.</p>
<p>Okumak gerekiyor, anlamak için.</p>
<p>Anlatmak, yetersiz kalıyor.</p>
<p>*</p>
<p>Kitabın önsözünü, köy enstitülü şair ve yazarlarımızdan Mehmet BAŞARAN yazmış.</p>
<p>Tonguç&#8217;un bir sözüyle başlamış yazısına;</p>
<p><strong><em>&#8220;Enstitülü haksızlığa, kötülüğe boyun eğmez, bunları gidermek için gerekirse savaşır. Bir parazit gibi başkalarının sırtından geçinmek isteyenlerden iğrenir. Yalnız emeğine güvenir. Açık yürekli olmayı, mertliği ilke bilir. Modern yaşayışın zorluklarıyla uyuşmayan davranışlarla, bunların eski kuşaklar üstündeki etkileriyle çarpışır.&#8221;</em></strong></p>
<p>Direnen adam, işte bu ilkelere yüzde yüz uyan bir eğitimciydi.</p>
<p>Emekli olduklarında eşiyle birlikte, ikramiyeleri bir ev almaya yetmemişti.</p>
<p>Diyor ki BAŞARAN;</p>
<p>Başı dik, karanlığı yara yara yürüyen bir aydının kitabıdır, <strong>&#8220;DİRENİŞ.&#8221;</strong></p>
<p><strong>Doğruya doğru, eğriye eğri.</strong></p>
<p>*</p>
<p>Yoklukların, imkânsızlıkların içinde 1930 yılında Balıkesir&#8217;in fakir bir köyünde doğan öğretmenimizin kitabından aldığım bir kaç küçük bölümü aktarayım sizlere.<strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>&#8220;Üvey anamın oğlu Halil, bir gece Bili Ömer&#8217;in dükkânına girer, suçüstü yakalanır. Bil Ömer&#8217;in evine götürülür. Cezası dövülerek verilecektir. Fakat dövüldüğünde herhangi bir iz kalmamalıdır. Bir çuvala kum doldurulur. Halil&#8217;in karnının ve göğsünün konur. Çıkarlar çuvalların üstüne ezerler…(s.14)</em></strong></p>
<p>Yargısız infaz buna denir.</p>
<p>…</p>
<p><strong><em>&#8220;Daha on yaşlarında bir çocuğum. Dişim çok ağrıyor, dayanamıyorum. Köyde diş çeken iki kişi var. Nalbant Yusuf ve babamın eniştesi Hatip Mehmet.(s.27)&#8221;</em></strong></p>
<p>Nalbant bırakır mı dişi?</p>
<p>…</p>
<p><strong><em>Ağabeyim askere alınınca, ilkokul üçüncü sınıftan itibaren başta çiftçilik ve odunculuk olmak üzere tüm işler bana kaldı. O nedenle sonbahar ve ilkbahar aylarında, devamsızlığım olur, öğretmenler idare ederdi.(s.55)</em></strong></p>
<p>…</p>
<p>Öğretmenimiz Çanakkale&#8217;de de müfettişlik yapmış.</p>
<p>Gökçeada&#8217;ya teftişe göndermişler.</p>
<p>Gökçeada ilçe Milli Eğitim Müdürünü görevden almak istiyorlarmış. Bir arkadaşıyla adaya giden öğretmenimiz, İlçe Milli Eğitim Müdürüne bir katakulli yapıldığını anlamış ve işi çözmüş. Bu olayı kitabın 280.sayfasından itibaren okumak ilgi çekici.</p>
<p>…</p>
<p>Kitabın içinde öyle ilginç yaşanmışlıklar var ki; insan okudukça bu direnişin gücünü daha iyi anlıyor.</p>
<p>522 sayfalık <strong>&#8220;Direniş&#8221;</strong> kitabını okumanızı tavsiye ediyorum.</p>
<p>*</p>
<p>Yenice&#8217;de çalıştığı yıllarda, Davutköy&#8217;de sınava girmekten mahrum bırakılan zeki bir çocuğun sınavlara girmesini sağlayan öğretmenimiz, bu çocuğun ünlü bir matematik öğretmeni olacağını nerden bilebilirdi?</p>
<p>Bilmesine gerek yoktu aslında.</p>
<p>Önemli olan bir çocuğun eğitim almasıydı.</p>
<p>O çocuk bu gün, ödül almış <strong><em>(Necati Ünsal&#8217;a MATDER tarafından &#8216;Ömür Boyu Matematiğe Hizmet Ödülü verilmiştir)</em></strong> bir Matematikçi. Sıra dışı ders anlatımıyla, matematiği öcü olmaktan çıkarıp, sevimli bir tavşana dönüştüren bu öğretmen, Davutköylü Necati ÜNSAL&#8217;dır. (Kitabın 197.sayfası)</p>
<p>1930&#8242;lu yıllarda doğup, bir aydınlanma meşalesi olup kervana katılan öğretmeniz, ülkemizin birçok yöresinde göğsünü gere gere, onurlu bir şekilde her kademede çalışmış.</p>
<p>Çanakkale&#8217;de müfettişlik yapmadan önce, Yenice&#8217;de ve köylerinde öğretmenlik yapmış.</p>
<p>O&#8217;nun ölüm tarihi önemli değil.</p>
<p>Ölüm, iz bırakanlar için zor bir şey değildir.</p>
<p>O büyük insan, bir köy öğretmeni, öğretmenimiz; <strong>&#8220;Yusuf Ziya ÖZDEMİR&#8221;</strong></p>
<p>O Balıkesir&#8217;de doğdu. Anadolu&#8217;da büyüdü.</p>
<p>Yürüyor.</p>
<p><strong>&#8220;Kitap babasını kaybetmiş&#8221;</strong> olabilir.</p>
<p>Biz evlatlar, kitabı yere düşürmeyiz.</p>
<p>&copy;2012 Bir <a href="http://www.canakkaleicinde.com">Çanakkale İçinde</a> icerigi.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.canakkaleicinde.com/babasini-kaybeden-kitap.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Koza Gençlik Derneği&#8217;nin &#8220;Seni Tanırsam, Nefret Edemem&#8221; Projesi Sona Erdi</title>
		<link>http://www.canakkaleicinde.com/koza-genclik-derneginin-seni-tanirsam-nefret-edemem-projesi-sona-erdi.html</link>
		<comments>http://www.canakkaleicinde.com/koza-genclik-derneginin-seni-tanirsam-nefret-edemem-projesi-sona-erdi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2012 12:12:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Koza Gençlik Derneği</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Koza Gençlik Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Merkez]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.canakkaleicinde.com/?p=25816</guid>
		<description><![CDATA[Çanakkale Koza Gençlik Derneği&#8217;nin &#8220;Seni Tanırsam, Nefret Edemem&#8221; projesi sona erdi. AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı&#8217;nca desteklenen projede Türkiye, Ermenistan ve Romanya&#8217;dan toplam 27 genç yer aldı. Tanışmanın ve arkadaşlığın bütün toplumsal önyargıları aştığını ve farklılıklara saygıyı geliştirdiğini deneyimleyen Çanakkaleli gençler bu konuda proje hazırlayarak bu etkiyi çoğaltmayı hedeflemişlerdir. Yapılan atölyelerde tiyatro, seramik, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Koza Gençlik Derneği&#8217;nin &#8220;Seni Tanırsam, Nefret Edemem&#8221; projesi sona erdi. AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı&#8217;nca desteklenen projede Türkiye, Ermenistan ve Romanya&#8217;dan toplam 27 genç yer aldı. Tanışmanın ve arkadaşlığın bütün toplumsal önyargıları aştığını ve farklılıklara saygıyı geliştirdiğini deneyimleyen Çanakkaleli gençler bu konuda proje hazırlayarak bu etkiyi çoğaltmayı hedeflemişlerdir. Yapılan atölyelerde tiyatro, seramik, ritm, resim gibi çalışmaları araç olarak kullanarak; özgürlük, demokrasi, insan hakları, ayrımcılıkla mücadele gibi konular gençlerin aktif katılımlarıyla irdelenerek ve kendi hayatlarına uygulamanın yollarını tartışıp geliştirmişlerdir. Projede gençlerin yeni arkadaşlıklar kurması, yeni kültürler tanıması, sanatsal ve teatral becerilerini geliştirmesi, yaratıcılık ve aktif katılımcılıklarını arttırmayı öngören metodolojileri ve çalışmaları yapılmıştır.</p>
<div style="margin: 7px 0px 0px 7px; float: right; display: block; width: 56px; border-left: 1px solid rgb(239, 239, 239); border-bottom: 1px solid rgb(239, 239, 239); padding: 3px;">
<div id="thumbs-pic">
<p>	                                               <a title="Koza Gençlik Derneği'nin "Seni Tanırsam, Nefret Edemem" Projesi Sona Erdi" class="ad-gallery" href="http://www.canakkaleicinde.com/gorsel/2012/01/seni-tanirsam-nefret-edemem-6.jpg" rel="fancy_group"><br />
											<img width="50" alt="seni tanirsam nefret edemem 6 Koza Gençlik Derneğinin Seni Tanırsam, Nefret Edemem Projesi Sona Erdi" src="http://www.canakkaleicinde.com/gorsel/2012/01/seni-tanirsam-nefret-edemem-6.jpg" title="Koza Gençlik Derneğinin Seni Tanırsam, Nefret Edemem Projesi Sona Erdi" /></a></p>
<p>	                                            <a title="Koza Gençlik Derneği'nin "Seni Tanırsam, Nefret Edemem" Projesi Sona Erdi" class="ad-gallery" href="http://www.canakkaleicinde.com/gorsel/2012/01/seni-tanirsam-nefret-edemem-7.jpg" rel="fancy_group"><br />
											<img width="50" alt="seni tanirsam nefret edemem 7 Koza Gençlik Derneğinin Seni Tanırsam, Nefret Edemem Projesi Sona Erdi" src="http://www.canakkaleicinde.com/gorsel/2012/01/seni-tanirsam-nefret-edemem-7.jpg" title="Koza Gençlik Derneğinin Seni Tanırsam, Nefret Edemem Projesi Sona Erdi" /></a></p>
<p>	                                            <a title="Koza Gençlik Derneği'nin "Seni Tanırsam, Nefret Edemem" Projesi Sona Erdi" class="ad-gallery" href="http://www.canakkaleicinde.com/gorsel/2012/01/seni-tanirsam-nefret-edemem-8.jpg" rel="fancy_group"><br />
											<img width="50" alt="seni tanirsam nefret edemem 8 Koza Gençlik Derneğinin Seni Tanırsam, Nefret Edemem Projesi Sona Erdi" src="http://www.canakkaleicinde.com/gorsel/2012/01/seni-tanirsam-nefret-edemem-8.jpg" title="Koza Gençlik Derneğinin Seni Tanırsam, Nefret Edemem Projesi Sona Erdi" /></a></p>
<p>				                                            <a title="Koza Gençlik Derneği'nin "Seni Tanırsam, Nefret Edemem" Projesi Sona Erdi" class="ad-gallery" href="http://www.canakkaleicinde.com/gorsel/2012/01/seni-tanirsam-nefret-edemem-9.jpg" rel="fancy_group"><br />
											<img width="50" alt="seni tanirsam nefret edemem 9 Koza Gençlik Derneğinin Seni Tanırsam, Nefret Edemem Projesi Sona Erdi" src="http://www.canakkaleicinde.com/gorsel/2012/01/seni-tanirsam-nefret-edemem-9.jpg" title="Koza Gençlik Derneğinin Seni Tanırsam, Nefret Edemem Projesi Sona Erdi" /></a></p></div>
</div>
<p>Projenin uygulanmasında başarıyı sağlamak ve proje sonrasında etki ve çarpan etkiyi katlamak için proje 3 temel hedef (3 basamak) olarak hazırlanmıştır. Bu hedeflerimiz; gençlerin tanışması ve kaynaşması, farklı kültürleri tanımasını sağlamak ve hoşgörüyü geliştirmek son olarak da gençlerin öğrenecekleri bilgi ve deneyim paylaşımlarını aktif bir biçimde kendi günlük yaşantılarına uygulayabilecekleri yöntemler geliştirmek olmuştur. Projenin ortakları Türkiye, Ermenistan ve Romanya&#8217;da dezavantajlı gençlerle faaliyetlerini sürdüren sivil toplum kuruluşlarıdır.</p>
<p>Bunun yanı sıra Proje Çalışmaları içerisinde; Kültürler arası gece ile gençlerin farklı kültürleri tanımaları hedeflenmiş ve buna yönelik sunum, dans, yemek gibi kültürel özellikler sergilenmiştir. Türk Kültürü Gecesi&#8217;nde Çanakkale Koza Gençlik Derneği gençleri tarafından kına gecesi hazırlanmış, yöresel danslar katılımcılara basit olarak öğretilmiştir.</p>
<p>Çalışmalar Akol Akademi ve Mavitay Çocukların Kültür Evi&#8217;nin salon ve teknik desteğiyle gerçekleşmiştir.</p>
<p>&copy;2012 Bir <a href="http://www.canakkaleicinde.com">Çanakkale İçinde</a> icerigi.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.canakkaleicinde.com/koza-genclik-derneginin-seni-tanirsam-nefret-edemem-projesi-sona-erdi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstiklal ve Cumhuriyet İlköğretim Okulları Arkadaşım Bienal&#8217;de!</title>
		<link>http://www.canakkaleicinde.com/istiklal-ve-cumhuriyet-ilkogretim-okullari-arkadasim-bienalde.html</link>
		<comments>http://www.canakkaleicinde.com/istiklal-ve-cumhuriyet-ilkogretim-okullari-arkadasim-bienalde.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2012 17:56:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Arkadaşım Bienal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[bienal]]></category>
		<category><![CDATA[Erdinç Alnıak]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem Alnıak]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Bulut]]></category>
		<category><![CDATA[Kadriye Güner]]></category>
		<category><![CDATA[Merkez]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Horasan]]></category>
		<category><![CDATA[Nermin Ertürk]]></category>
		<category><![CDATA[Nurcan Ceyhan]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Çanakkale Çocuk Bienali]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.canakkaleicinde.com/?p=25664</guid>
		<description><![CDATA[Uluslararası Çanakkale Çocuk Bienali kapsamında İstiklal İlköğretim Okulu 5-A sınıfı ile 17 Ocak 2012, Cumhuriyet İlköğretim Okulu 5-A sınıfı ile 18 Ocak 2012 tarihinde atölye çalışmaları gerçekleştirildi.

Atölyelere öğretmenleri İslam Bulut, Nermin Ertürk, Nurcan Ceyhan eşliğinde iki okuldan toplam 56 çocuk katıldı. Öncelikle Arkadaşım Bienal Projesi&#8217;nin tanıtıldığı buluşmada Erdinç Alnıak ve Gizem Alnıak rehberliğinde atölye çalışmaları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Çanakkale Çocuk Bienali kapsamında İstiklal İlköğretim Okulu 5-A sınıfı ile 17 Ocak 2012, Cumhuriyet İlköğretim Okulu 5-A sınıfı ile 18 Ocak 2012 tarihinde atölye çalışmaları gerçekleştirildi.<br />
<span id="more-25664"></span><br />
Atölyelere öğretmenleri İslam Bulut, Nermin Ertürk, Nurcan Ceyhan eşliğinde iki okuldan toplam 56 çocuk katıldı. Öncelikle Arkadaşım Bienal Projesi&#8217;nin tanıtıldığı buluşmada Erdinç Alnıak ve Gizem Alnıak rehberliğinde atölye çalışmaları gerçekleştirildi. Çeşitli sanatçıların işlerinden yola çıkarak sanat üzerine yapılan sohbetle başlayan etkinlik çocukların bienal için kendi özgün işlerini üretmesiyle son buldu. </p>
<p>Çanakkale Belediyesi, Mavitay Çocukların Kültür Evi ana ortaklığında yürütülen Uluslararası Çanakkale Çocuk Bienali&#8217;nin programları ve çalışmaları; bienal küratörü Mustafa Horasan, ressam Kadriye Güner, Pace Çocuk Sanat Merkezi, CABININ ve Çanakkale İçinde&#8217;nin destekleriyle yürütülüyor. &#8220;Benimle Oynar Mısın?&#8221; konseptiyle yola çıkan bienale katılmak ve destek olmak isteyenler Mavitay&#8217;dan ve <a rel="nofollow" title="Uluslararası Çanakkale Çocuk Bienali" target="_blank" href="http://www.arkadasimbienal.com">www.arkadasimbienal.com</a> adresinden detaylı bilgi edinebilirler.</p>
<p>&copy;2012 Bir <a href="http://www.canakkaleicinde.com">Çanakkale İçinde</a> icerigi.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.canakkaleicinde.com/istiklal-ve-cumhuriyet-ilkogretim-okullari-arkadasim-bienalde.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hrant, Çanakkale&#8217;de</title>
		<link>http://www.canakkaleicinde.com/hrant-canakkalede.html</link>
		<comments>http://www.canakkaleicinde.com/hrant-canakkalede.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Jan 2012 09:46:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ragıp Duran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Hrant Dink]]></category>
		<category><![CDATA[Merkez]]></category>
		<category><![CDATA[Ragıp Duran]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.canakkaleicinde.com/?p=25588</guid>
		<description><![CDATA[19 Ocak, 1915 üzerindeki kara yalanların çatırdamaya başladığı kanlı tarih. Hrant&#8217;ı vurdular, ondan sonra Özür Dilerim Kampanyası başladı, ardından 24 Nisan Anması&#8230; Hrant&#8217;ın Arkadaşları adalet istiyor ve suçun (1915) cezalandırılmasını talep ediyor, onlarsa eski düzenin devamını&#8230; Biraz zor!
15 Ocak Pazar günü öğleden sonra 50-60 kişi, buz gibi havada, Çanakkale kent merkezinde, şimdiki adı Zafer Meydanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>19 Ocak, 1915 üzerindeki kara yalanların çatırdamaya başladığı kanlı tarih. Hrant&#8217;ı vurdular, ondan sonra Özür Dilerim Kampanyası başladı, ardından 24 Nisan Anması&#8230; Hrant&#8217;ın Arkadaşları adalet istiyor ve suçun (1915) cezalandırılmasını talep ediyor, onlarsa eski düzenin devamını&#8230; Biraz zor!</strong></p>
<p>15 Ocak Pazar günü öğleden sonra 50-60 kişi, buz gibi havada, Çanakkale kent merkezinde, şimdiki adı Zafer Meydanı olan eski Kilise meydanındaki Ermeni Kilisesi&#8217;nde bir araya geldi. &#8216;Vicdan sahibi insanlar, Hrant&#8217;ı hatırlamak için bir araya geldik burada&#8217; dedi  toplantıyı açan arkadaş. &#8216;Hrant&#8217;ın Arkadaşları&#8217; adlı kolektif geçen yıl da Saat Kulesi Meydanında, ki bir başka adı da Şair Ece Ayhan Meydanı, 19 Ocak&#8217;ta bir anma töreni düzenlemişti. Bu yıl da düzenlenecek.</p>
<p>Çanakkale, bir çok insan tarafından  1915 Anafartalar Savunması, Şehitlikler ve Mustafa Kemal&#8217;in askeri başarıları ile bilinir, anılır. Oysa ki burası, özellikle yakın geçmişinde çok dinli, çok kültürlü, çok milliyet ve etnikli bir liman kenti. 6 Gün Savaşına kadar kentte nufusu 30 bine yaklaşan bir Yahudi topluluğu yaşarmış. Fatih Sultan Mehmet zamanında inşa edilen Çimenlik kalesi döneminden bu yana kentte önemli bir Çingene nufusu var. İki Ermeni kilisesi olduğuna göre nispeten önemli bir Ermeni cemaati yaşamış burada. Trakya, Marmara ve Ege&#8217;de olduğu gibi  yörede Rum varlığının silik izlerine rastlamak da mümkün. 20. Yüzyılın başında Çanakkale&#8217;de 15 kadar konsolosluğun faaliyet gösterdiğini yazıyor kayıtlar.</p>
<p>Pazar günkü toplantının konuğu  Garo Paylan&#8217;dı. Garogiller Dink ailesinin taa Malatya&#8217;dan komşusu, dostu. Garo, şimdilerde  Istanbul&#8217;da Ermeni  okulları ve Vakıflarıyla uğraşıyor.  Yaklaşık 35-40 dakikalık fevkalade sürükleyici, sakin konuşmasında, kişisel, ailesel boyutlardan yola çıkıp, bu ulus-devletin Ermenilere reva gördüğü muameleyi anlattı.  Dillerinin nasıl yasaklanıp inkar edildiğini, vakıf mallarına nasıl el konulduğunu bir bir anlattı. Ermeni kimliğini nasıl gizlemek zorunda olduğunu, bunun yarattığı kişilik kırılmasını, anne ve  babaannesiyle ilişkilerinden örneklerle sergiledi. Solculuk döneminde, sosyalistlerin etnik sorunu küçümsemelerini de alaycı bir dille eleştirdi: &#8216;Girme bu etnik meselelere, yoksa devrim  perspektifi zayıflar&#8217;mış!  Garo&#8217;nun önemli tespitlerinden biri de soykırımın faili idi: &#8216;Ben Türkler soykırım yaptı, demem. Çünkü mesela benim dedemi kurtaran Mustafa amcadır. Mustafa amca da Türktür. Soykırımı yapan devlettir, çetedir. Ve bu suç halen cezalandırılmadığı için bu çete hala işbaşında. Soykırım cezalandırılmadığı için 38&#8242;de Dersim oldu, sonra Maraş, Çorum Katliamları oldu, Uludere&#8217;de 35 Kürt çocuğunu da yine bu soykırımcı çete bombaladı&#8217;.  </p>
<p>Soru-cevap bölümünde bir dinleyici bu &#8216;soykırım&#8217; sözcüğüne takıldı ve bunun &#8216;Teknik bir  deyim&#8217; olduğunu öne sürdü. Garo, son derece sakin ve olgun bir şekilde, 1915&#8242;in Büyük Felaket, Kırım, Katliam gibi farklı sözcüklerle tanımlandığını, bunun önemli olmadığını söyledi. &#8216;Mesele, büyük bir suç işlendi ve bu suç 97 yıldır cezalandırılmadı&#8217; dedi.</p>
<p>Soru-cevap bölümünde, ilginçtir, salonda söz alan insanlar ya Balkan muhaciri ya da Kürttü, onlar da kendi başlarından geçen kimliksizleştirme öyküleri anlattılar. Zaten Garo da, kişisel ve ailesel güçlüklerini anlatırken  daha önce dinlediğim Kürt dostların anlattıkları aklıma gelmişti: &#8216;Ben Kürt olduğumu Lise 2. Sınıfta öğrendim&#8217; ya da &#8216;Bizim evde Kürtçe hep alçak sesle konuşulurdu&#8217;. &#8216;Benim esas adım Welat ama okulda ve sokakta Vedat derlerdi&#8217;&#8230;vs&#8230;</p>
<p>Garo&#8217;nun üzerinde durduğu önemli bir konu da millet ya da halk ile devlet arasındaki ayırımdı. Çünkü resmi ideoloji mecburiyetinden biz &#8216;devlet ve millet olarak bir bütündük&#8217; ya,  ama soykırım sözkonusu olduğunda  onu ne millet yapmıştı ne de devlet. Çünkü zaten Erdoğan da açıklamıştı: Benim atalarım soykırım yapmaz! Benzeri bir açıklamayı Onur Öymen de yapmıştı. Garo, dedesini soykırımdan kurtaran Türk Mustafa amca ve diğer Türkleri suçlamadığını tekrar edip, Lice Kaymakamı ile Diyarbakır Valisinin de  Ermenilere farklı davranmış olduğunu anlattı. Lice kaymakamı Ermeni sakinlerinin başına geleceği sezmiş olmalı ki, onları bizzat Diyarbakır&#8217;a götürmeyi denerken, yolda Diyarbakır Valisinin adamlarınca katlediliyor. Bu durumda bizim atamız kim? Vali mi, kaymakam mı? Ya da Boğazlıyan kaymakamı ile Boğazlıyan müftüsü de  Ermeni meselesinde zıt tutumlar takınmış vakti zamanında. Atamızı seçerken de sınıfsal davranmıyor muyuz?</p>
<div style="float: right; padding: 5px; width: 65px; border-left: 1px dotted rgb(204, 204, 204); border-bottom: 1px dotted rgb(204, 204, 204);">
<a rel="fancy_group" href="http://www.canakkaleicinde.com/gorsel/2012/01/hrant-icin-adalet-icin-soylesi-film-gosterimi.jpg" title="Hrant, Çanakkale'de"><img src="http://www.canakkaleicinde.com/gorsel/2012/01/hrant-icin-adalet-icin-soylesi-film-gosterimi.jpg" alt="hrant icin adalet icin soylesi film gosterimi Hrant, Çanakkalede" title="Hrant, Çanakkale'de" width="50" /><br />
</a></p>
<p><a rel="fancy_group" href="http://www.canakkaleicinde.com/gorsel/2012/01/hrant-dink-canakkale-5.jpg" title="Hrant, Çanakkale'de"><img src="http://www.canakkaleicinde.com/gorsel/2012/01/hrant-dink-canakkale-5.jpg" alt="hrant dink canakkale 5 Hrant, Çanakkalede" title="Hrant, Çanakkale'de" width="50" /><br />
</a></p>
<p><a rel="fancy_group" href="http://www.canakkaleicinde.com/gorsel/2012/01/hrant-dink-canakkale-6.jpg" title="Hrant, Çanakkale'de"><img src="http://www.canakkaleicinde.com/gorsel/2012/01/hrant-dink-canakkale-6.jpg" alt="hrant dink canakkale 6 Hrant, Çanakkalede" title="Hrant, Çanakkale'de" width="50" /><br />
</a></p>
<p><a rel="fancy_group" href="http://www.canakkaleicinde.com/gorsel/2012/01/hrant-dink-canakkale-7.jpg" title="Hrant, Çanakkale'de"><img src="http://www.canakkaleicinde.com/gorsel/2012/01/hrant-dink-canakkale-7.jpg" alt="hrant dink canakkale 7 Hrant, Çanakkalede" title="Hrant, Çanakkale'de" width="50" /><br />
</a></p>
<p><a rel="fancy_group" href="http://www.canakkaleicinde.com/gorsel/2012/01/hrant-dink-canakkale-8.jpg" title="Hrant, Çanakkale'de"><img src="http://www.canakkaleicinde.com/gorsel/2012/01/hrant-dink-canakkale-8.jpg" alt="hrant dink canakkale 8 Hrant, Çanakkalede" title="Hrant, Çanakkale'de" width="50" /><br />
</a></p>
</div>
<p>Garo, Istanbul&#8217;da süren Dink&#8217;in katilleri davasını izlemeye devam edeceklerini de söyledi ama şimdiye kadar mağdur avukatlarının tüm çabalarına rağmen, mahkemenin tetikçi ve yakın çevresi dışında resmi yetkilileri sorgulamaktan bile kaçındığını hatırlattı.</p>
<p>Garo meseleyi doğru bir şekilde ortaya koydu. ABD ve Fransa&#8217;daki Ermeni girişimlerinin anlamsızlığına değindi. Ve meselenin burada, Türk halkıyla, Türk devletiyle çözülmesi gerektiğini söyledi. Hrant da böyle düşünürdü. Bu açıdan bakılınca, Ermeni sorunu ya da 1915 belki de ne kadar Ermeni Sorunu ise bir o kadar da Türk Sorunu olarak algılanmalı, kavranmalı. Çünkü Türklerin de  üstelik bugün çoğunluk olarak yaşadığı bu ülkede, 1915&#8242;de, nitelemesi/isimlendirmesi  başka bir tartışma, korkunç bir kırım yaşandı ve Türklerin büyük bir kısmı, (Millet, halk, Türk kökenli yurttaşlar) aradan 97 yıl geçmiş olmasına rağmen hala resmi ideolojinin yalanlarını yinelemekte beis görmüyor. Resmi Türk bir yana, bütün dünya başka bir yana&#8230;</p>
<p>Garo, 19 Ocak&#8217;ta düşürülen Hrant&#8217;ın 23 Ocak&#8217;daki cenaze törenine 200 bin insanın katılmış olduğunu hatırlattı. Ki bu gerçekten önemli bir dönüm noktası. Türk, Kürt, Ermeni, Musevi  binlerce insanın, hatta genç çiftlerin bebek arabalarıyla katıldığı sessiz yürüyüş, dünyaya özellikle de Ermeni diasporasına çok önemli bir mesaj verdi: Türklerin hepsi Türk devleti gibi düşünmüyor. &#8216;Hepimiz Hrant&#8217;ız! &#8216;, &#8216;Hepimiz Ermeniyiz!&#8217; diyen onbinlerce Türkiyeli de vardı. O tarihten sonra Kaliforniya ve Marsilya Ermenileri ile Türkiye&#8217;nin, bizim Türkiye&#8217;nin temasları arttı. Gerçi devlet, 23 Ocak&#8217;ın rövanşını çok feci bir şekilde aldı: Katili zanlısı Ogün Samast&#8217;ın Samsun Emniyet&#8217;inde jandarma ve polis eşliğinde Türk bayrağı ile poster pozu verdiği fotografla fail hakkında bir ipucu verdi.  Garo, Trabzon&#8217;da bir albay&#8217;ın, cinayetten sonra,  Yasin Hayal&#8217;in babasını arayıp  &#8216;Beyefendi tebrik ederim çok hayırlı bir evlat yetiştirmişsiniz&#8217; demiş olduğunu da  aktardı.</p>
<p>19 Ocak&#8217;tan sonra aslında iki önemli gelişme daha oldu. Bizim Cengiz  Aktar, Ahmet İnsel, Baskın Oran ve arkadaşlarının düzenlediği Özür Diliyorum kampanyası çok ses getirdi. Son iki yıldır da 24 Nisan,  artık Istanbul ve diğer kentlerde de anılıyor.</p>
<p>Osmanlının son dönemlerinden itibaren tasarlanan ulus-devlet, yaklaşık 100 yıldır bu memlekete fevkalade büyük kötülükler getirdi. 1984&#8242;de Kürtlerin farklı alanlarda mücadeleye başlaması sayesinde  Kürt meselesi üzerindeki ırkçı/devletçi tabular kırılmaya başladı. Hrant hayatta iken Ermeni meselesini Türklere, Türk kamuoyuna en iyi, en ikna edici, en dostça anlatan insandı. Ulus-devletin resmi ideolojisi ve tarihinin gizlediği/bastırdığı/tahrif ettiği Ermeni gerçeği de Hrant&#8217;ın girişimleriyle  su yüzüne çıkmaya başlamıştı.</p>
<p>Uzun bir yol. Güçlü direnişler hala var. Üstelik bu aralar  ulus-devleti kırdığını sananların ulus-devlet gibi tabuları olması, meseleyi daha çetrefil hale getiriyor. Mesela Erdoğan da &#8216;Tek Millet/Tek Dil/Tek Bayrak&#8217; sloganını bir süredir ağzından düşürmüyor.  Ama cin artık şişeden çıkmaya başladı. Kürtlerin ve Ermenilerin Tek Bayrak ilkesine itirazları yok. Ama burası Tek Millet/Tek Dil kalıbına uymuyor işte&#8230;</p>
<p>Yeni ulus-devletçilerin Tek Din/Tek Mezhep/Tek Cemaat gibi niyetleri de sırıtıyor.</p>
<p>Yürü bre Hızır Paşa/Senin de çarkın kırılır!</p>
<p>Pazar günü Garo&#8217;yu dinledikten ve biraz tartıştıktan sonra &#8216;Su Çatlağını Buldu!&#8217;, &#8216;Ahparink!&#8217; ve Vicdan filmlerini izledik. Anuş-abur (Aşure) yedik . Sonra vurduk kendimizi yine Çanakkale&#8217;nin buz gibi sokaklarına. İçimiz aslında biraz olsun ısınmıştı. </p>
<p>Sonuç olarak, Hrant, aslında artık bir sembol. Özgürlüğün, bağımsızlığın sembolü. Farklı millet, din ve kültürlerin barış içinde bir arada yaşamasının  sembolü. Hiçbir suçun cezasız kalmaması gerektiğinin sembolü&#8230;Bu sembolün Çanakkale&#8217;ye gelmesi de iyi oldu. Çok iyi oldu. Çünkü Çanakkale zaten yapısı, nufusu, tarihi itibarıyla bu tür sembolleri iyi karşılayan, iyi ağırlayan bir kent&#8230;</p>
<p><span style="font-size:11px;">&#8216;ÇANAKKALE İÇİNDE&#8217; Notu:<br />
Bu yazı Ragıp Duran&#8217;ın izniyle, <a rel="nofollow" title="apoletli medya" target="_blank" href="http://apoletlimedya.blogspot.com">http://apoletlimedya.blogspot.com</a> adresli blogundan alınmıştır.<br />
Fotoğraflar için Mustafa Önder&#8217;e teşekkür ederiz.</span></p>
<p>&copy;2012 Bir <a href="http://www.canakkaleicinde.com">Çanakkale İçinde</a> icerigi.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.canakkaleicinde.com/hrant-canakkalede.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güllü Ebe&#8217;nin Gülücükleri</title>
		<link>http://www.canakkaleicinde.com/gullu-ebenin-gulucukleri.html</link>
		<comments>http://www.canakkaleicinde.com/gullu-ebenin-gulucukleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Jan 2012 17:26:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Şuayip Odabaşı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Merkez]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.canakkaleicinde.com/?p=25515</guid>
		<description><![CDATA[Adı Güllü olmuş, ne fark eder?
Ömrüne gülmemiş bir kadının adı &#8220;GÜLLÜ&#8221; olsa ne değişir?
Derler ki &#8220;fakir adamın soyadı zengin olmuş,&#8221; ne olacak sanki?
Adamın adı &#8220;Fakir,&#8221; soyadı &#8220;Sefil&#8221; olsun. Yeter ki insan gibi yaşasın.
Sayın &#8220;Fakir Sefil,&#8221; insan olduğunu anlasın her zaman.
Ne yazık ki, gerçekler hiçte öyle değil.
Yenice&#8217;den hatırlarım. Yaşları seksene dayanmış, iki yaşlı insan bir dükkânın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Adı Güllü olmuş, ne fark eder?</p>
<p>Ömrüne gülmemiş bir kadının adı <strong>&#8220;GÜLLÜ&#8221;</strong> olsa ne değişir?</p>
<p>Derler ki <strong>&#8220;fakir adamın soyadı zengin olmuş,&#8221;</strong> ne olacak sanki?</p>
<p>Adamın adı <strong>&#8220;Fakir,&#8221;</strong> soyadı <strong>&#8220;Sefil&#8221;</strong> olsun. Yeter ki insan gibi yaşasın.</p>
<p>Sayın <strong>&#8220;Fakir Sefil,&#8221;</strong> insan olduğunu anlasın her zaman.</p>
<p>Ne yazık ki, gerçekler hiçte öyle değil.</p>
<p>Yenice&#8217;den hatırlarım. Yaşları seksene dayanmış, iki yaşlı insan bir dükkânın önünde bekliyordu. Bende <strong>dükkâna </strong>girdim. Dedem de girdi. Dedem sordu.</p>
<p><strong>&#8220;Bir kasa lokum kaç lira?&#8221;</strong></p>
<p>Süleyman Abi, 15 lira olduğunu söyledi.</p>
<p>Dedem parasını saydı. Para yetersizdi.</p>
<p>Ninem, dedeme sordu.</p>
<p><strong>&#8220;Şinci biz lokum alamiciz mi? Yumşak yumşak yiyemiciz mi?&#8221;</strong></p>
<p>Hadi buyur!</p>
<p>Ne olacak şimdi?</p>
<p>Bu kadar fakirdir, Yenice&#8217;de birçok insan.</p>
<p>Gıkları çıkmaz.</p>
<p>Yaşayıp giderler.</p>
<p>Ben bakkala göz edip aldırmıştım lokumu.</p>
<p>Süleyman Abi almadı bir kısmını paranın. Verdik lokumu, nineyle dedeye.</p>
<p>Sevinçlerini görmeliydiniz.</p>
<p>Ya başka nineler dedeler, yaşlı insanlar.</p>
<p>Gebermiştim o gün.</p>
<p>*</p>
<p>Çanakkale.</p>
<p>Kuzeybatıda herkesin bildiği bir yer.</p>
<p>Gelişmiş.</p>
<p>Sosyal yapısı güzel.</p>
<p>Sözde zengin memleket.</p>
<p>Falan filan.</p>
<p>Çanakkale&#8217;nin merkez köylerine gidip görün, öyle istediğiniz gibi bir yaşantı göremezsiniz.</p>
<p>Serçeler Köyü&#8217;nün içinden asfalt geçer, Çan&#8217;a doğru gidersiniz. Yol boyunca insanların nelerle uğraştıklarını gözleyin.</p>
<p>Kazdağları&#8217;nın içine doğru gidin, farklı bir yaşam kültürüyle karşılaşırsınız.</p>
<p>Köylerde, yalnız yaşayan yaşlı insanları görmek mümkün.</p>
<p>Tek başına yaşam savaşı veren insanları görürsünüz.</p>
<p>Güneydoğu&#8217;ya yüzünüzü dönüp sefalet aramayın.</p>
<p>Burnumuzun ucunda sefaletin alası var. Hem de çok var.</p>
<p>*</p>
<p>Güllü Ebe, sırtına pırnar çalılarını yüklemiş, baltasını da asmış. Asfaltın kenarından köyüne doğru yol alıyor. Ayağında şalvarı dizlerine kadar ıslanmış. Sırtında eski bir kışlık kazak. Başörtüsü emaneten durmakta, saçlarına kar yağmış. Karda yağmakta, soğuk insanı buruşturacak kadar etkili. Elindeki bastonu, ona yardım eden, onu anlayan tek varlık.</p>
<p>Bütün bu zahmet, dört keçi için. Keçiler yerse ninemde yiyecek. Yiyecekte. Ninem keçilerini daha çok düşünüyor. <strong>&#8220;Biz yiyoruz ya, onlarda yiyecek,&#8221;</strong> diye ne güzel söylüyor. Ninemin bir şeyler yediğine, emin değilim. Aslında ninem de aç.</p>
<p>Atikhisar Barajı&#8217;nın yanındaki köydenmiş. Çanakkale&#8217;nin içi sayılır. Şu sefalete bakın. Kızları kocaya gitmiş. Erkek evlatları başka yere. Tek başına gülü solmuş bir kadın. Güllü Nine ya da Güllü ebe.</p>
<p>Yoldan geçen araçlardan birisinde, tesadüfen giden bir gazeteci yada vatandaş fark etmiş Güllü Ebe&#8217;yi. Küçük bir sohbet gerçekleştirmiş. Ağır yükün altında, ağır sözler söylemiş ninem. Anlayana.</p>
<p>Hele o konuştuğu kişiden bir kazak istemesi yok mu ya. Geberdim vallahi.</p>
<p>Van&#8217;daki depremden daha büyük bir depremdi benim için.</p>
<p>Güllü Ebe&#8217;nin azmine, kar kış engel değil de, engeller çok farklı.</p>
<p>72 yaşında bir kadın, elinde bastonla sırtında çalı taşıyor.</p>
<p>Bu bizim utancımızdır.</p>
<p>Sırtında torunlarını taşısa olmaz mı?</p>
<p>O köyün muhtarı ya da ileri gelen kişileri yok mu acaba?</p>
<p>Kış günü, niye çile çektirirsiniz bu anneye?</p>
<p>Komşuluk bu kadar mı öldü?</p>
<p>İnsanlığı, Atikhisar Barajı&#8217;nın içine mi attınız?</p>
<p>*</p>
<p><strong>&#8220;Çocuğum sen iyi bir insana benziyorsun.</strong></p>
<p><strong>Yolun açık olsun.</strong></p>
<p><strong>Tutuğun aldın bastığın topraklar altın olsun.&#8221;</strong></p>
<p>Güllü Ebe&#8217;nin dört keçisi varmış.</p>
<p>Derme çatma bir kulübesi.</p>
<p>Dedesi (kocası) ölmüş.</p>
<p>Kızlar evlenip gitmişler.</p>
<p>Oğullar da firar etmişler.</p>
<p>Asfaltın yanında yürüyen kaç Güllü Ebe var?</p>
<p>O kadar çok Güllü Ebe var ki, şaşarsınız.</p>
<p>Kepez&#8217;de çöpten yiyecek toplayan Güllü Kadınlar&#8230;</p>
<p>Çanakkale&#8217;de eski Fen Lisesi&#8217;nin arkasında yüzlerini saklayıp, <strong>&#8220;Allah Rızası için&#8221;</strong> diye inleyen Güllüler&#8230;</p>
<p>Bizim içinde yaşadığımız toplum, nasıl bir toplum?</p>
<p>Sosyal yapımız ne kadar sağlam?</p>
<p>Ramazan Ayı dışında sosyal yardımlaşma aklımıza niye fazla takılmaz?</p>
<p>Geberiyorum.</p>
<p>Lokum parasını denkleştiremeyen dedemden beri geberiyorum.</p>
<p>Ben, her gün birkaç Güllü kadın görüyorum.</p>
<p>Güllü Ebe&#8217;yi görünce, iyice geberdim.</p>
<p><strong>&#8220;Geberik geberik&#8221;</strong> yaşarım artık.</p>
<p>Güllü Ebe&#8217;nin <strong>&#8220;tutuğun altın olsun sen iyi bir insansın&#8221;</strong> dediği arkadaş kazak gönderdi mi acaba?</p>
<p>Ne yazık ki, iki kazak beş çorapta sorunların çözümü değil.</p>
<p>Bu edebiyattan, sınıfta kaldık arkadaş.</p>
<p>Sınıf tekrarı da yok bunun.</p>
<p>Güllü Ebe&#8217;nin gülücükleri kayıp.</p>
<p>Güllü Ebe, affedebilecek misin bizi?</p>
<p><small><em>[Görsel Kaynak: <a rel="nofollow" href="http://www.canakkaleninrehberi.com/">canakkaleninrehberi.com</a>]</em> </small></p>
<p>&copy;2012 Bir <a href="http://www.canakkaleicinde.com">Çanakkale İçinde</a> icerigi.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.canakkaleicinde.com/gullu-ebenin-gulucukleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mavitay Kütüphanesi Yeni Kitaplarıyla Sizleri Bekliyor</title>
		<link>http://www.canakkaleicinde.com/mavitay-kutuphanesi-yeni-kitaplariyla-sizleri-bekliyor.html</link>
		<comments>http://www.canakkaleicinde.com/mavitay-kutuphanesi-yeni-kitaplariyla-sizleri-bekliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Jan 2012 14:21:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mavitay Çocukların Kültür Evi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Mavitay Çocukların Kültür Evi]]></category>
		<category><![CDATA[Merkez]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.canakkaleicinde.com/?p=25503</guid>
		<description><![CDATA[Mavitay Çocukların Kültür Evi&#8217;nin her ay alınan nitelikli kitaplarla zenginleşen kütüphanesi sizleri bekliyor. Kütüphanemizde yer alan kitapları Mavitay&#8217;ta okuyabileceğiniz gibi, ödünç alarak evinize de götürebilirsiniz. İşte kütüphanemize bu ay eklenen yeni kitaplarımızdan bir kaçı;
Ağaçlar Ülkesine Yolculuk
 Ağaçların kör, dilsiz, sağır olduğunu sanırsanız, aldanırsınız. Aslında onlar çok konuşkan ve her şeyden haberdardır. Tabii bunu anlamak için ağaçların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mavitay Çocukların Kültür Evi&#8217;nin her ay alınan nitelikli kitaplarla zenginleşen kütüphanesi sizleri bekliyor.<span id="more-25503"></span> Kütüphanemizde yer alan kitapları Mavitay&#8217;ta okuyabileceğiniz gibi, ödünç alarak evinize de götürebilirsiniz. İşte kütüphanemize bu ay eklenen yeni kitaplarımızdan bir kaçı;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Ağaçlar Ülkesine Yolculuk</span></strong></p>
<p><img class="alignleft" src="http://www.canakkaleicinde.com/gorsel/2012/01/agaclar-ulkesine-yolculuk.jpg" alt="agaclar ulkesine yolculuk Mavitay Kütüphanesi Yeni Kitaplarıyla Sizleri Bekliyor" width="100" title="Mavitay Kütüphanesi Yeni Kitaplarıyla Sizleri Bekliyor" /> Ağaçların kör, dilsiz, sağır olduğunu sanırsanız, aldanırsınız. Aslında onlar çok konuşkan ve her şeyden haberdardır. Tabii bunu anlamak için ağaçların çekingenliğini kırmayı, onlarla dostluk bağı kurmayı öğrenmek gerekir.</p>
<p>2008 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Le Clezio&#8217;nun büyüleyici ve şiirsel hikayesi <em>Ağaçlar Ülkesine Yolculuk,</em> çocukları doğanın kendi sesini duymaya çağırıyor.Henri Galeron&#8217;un etkileyici desenleriyle daha da renklenen masalda, aslında hiç tanımadığımız ağaçları yakından tanıyacağımız gibi, onların gizemli ve bir o kadar da eğlenceli dünyasını yakından göreceğiz.</p>
<p><em>Ağaçlar Ülkesine Yolculuk</em> ,ormanın derinliklerine doğru yolculuğa çıkan bir çocuğun ağaçlarla tanışıp dost olmasının hikayesi&#8230;</p>
<p><strong>Yazarı: J.M. G. Le Clezio</strong><br />
<strong>Resimleyen: Henri Galeron</strong><br />
<strong>Çeviren.: Orçun Türkay</strong><br />
<strong>Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları</strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Memo ve Ay</span></strong></p>
<p><img class="alignleft" src="http://www.canakkaleicinde.com/gorsel/2012/01/memo-ve-ay.jpg" alt="memo ve ay Mavitay Kütüphanesi Yeni Kitaplarıyla Sizleri Bekliyor" width="100" title="Mavitay Kütüphanesi Yeni Kitaplarıyla Sizleri Bekliyor" /> Sevdiklerimize neler verebiliriz? Onlar için neleri göze alabiliriz? Sevdiklerimizi kucaklamak için açtığımız kollarımız nereye kadar uzanabilir?</p>
<p>Memo ufak tefek bir oğlancık. Annesine sevgisini ifade edebilmek için ona büyük bir şey vermek istedi. Tüm isteği, annesine onun kadar güzel bir hediye verebilmek: Gökteki Ay&#8217;ı&#8230;</p>
<p>Ama, Ay öyle yüksekte ki&#8230; O halde, bizim Memo kimden yardım isteyecek? Üstelik karşılığında hepsine Ay&#8217;dan bir parça verecek&#8230; Ama ya annesine kalmazsa, küçük Memo ne yapacak?</p>
<p><em>Memo ve Ay</em> hem metni, hem resimleriyle oldukça etkileyici bir kitap. Kitabı Alice Brière-Haquet yazmış, enfes resimler ise Celia Chauffrey&#8217;e ait&#8230;</p>
<p><strong>Yazan : </strong><a rel="nofollow" href="http://www.kipitap.com/yazar/Alice--Briere-Haquet/1580/" target="_blank"><strong>Alice Briere Haquet</strong></a><strong> </strong><br />
<strong>Resimleyen : Celia Chauffrey </strong><br />
<strong>Çevirmen : Sumru Ağıryürüyen </strong><br />
<strong>Yayınevi: Mavibulut</strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Joel ve Kazu&#8217;nun Dostluğu</span></strong></p>
<p><img class="alignleft" src="http://www.canakkaleicinde.com/gorsel/2012/01/joel-ve-kazunun-dostlugu.jpg" alt="joel ve kazunun dostlugu Mavitay Kütüphanesi Yeni Kitaplarıyla Sizleri Bekliyor" width="100" title="Mavitay Kütüphanesi Yeni Kitaplarıyla Sizleri Bekliyor" /> Siz hiç Noel Baba&#8217;ya mektup yazdınız mı?<br />
Peki, yazsaydınız, ondan ne isterdiniz?<br />
Japonya&#8217;da yaşayan Kazu, o yılbaşı Noel Baba&#8217;ya bir mektup yazdı ve evinin yakınındaki kütüphanedeyken, dünyanın öte ucundan, hiç beklemediği, sımsıcak, sürpriz bir karşılık geldi bu mektuba!</p>
<p>Sevgi, dostluk, sahip olduklarımızın değerini bilmek, dilekler ve kütüphaneler hakkında yazılmış, düşsel güzellikte bir öykü.</p>
<p><strong>Yazan : </strong><a rel="nofollow" href="http://www.kipitap.com/yazar/Alice--Briere-Haquet/1580/" target="_blank"><strong>Şebnem Gürsoy</strong></a><br />
<strong>Resimleyen : Beyza Tükel </strong><br />
<strong>Yayınevi: Kelime Yayınları</strong></p>
<p>&copy;2012 Bir <a href="http://www.canakkaleicinde.com">Çanakkale İçinde</a> icerigi.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.canakkaleicinde.com/mavitay-kutuphanesi-yeni-kitaplariyla-sizleri-bekliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arkadaşım Bienal&#8217;in İlk Atölye Çalışması Gerçekleştirildi</title>
		<link>http://www.canakkaleicinde.com/arkadasim-bienalin-ilk-atolye-calismasi-gerceklestirildi.html</link>
		<comments>http://www.canakkaleicinde.com/arkadasim-bienalin-ilk-atolye-calismasi-gerceklestirildi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Jan 2012 12:54:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Arkadaşım Bienal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[bienal]]></category>
		<category><![CDATA[Cindy Sherman]]></category>
		<category><![CDATA[Erdinç Alnıak]]></category>
		<category><![CDATA[Evren Aldoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Merkez]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Çanakkale Çocuk Bienali]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.canakkaleicinde.com/?p=25363</guid>
		<description><![CDATA[Mavitay Çocukların Kültür Evi, Çanakkale Belediyesi ana ortaklığında sürdürülen ARKADAŞIM BİENAL Uluslararası Çanakkale Çocuk Bienali kapsamında ilk atölye çalışması 7 Ocak 2012 Cumartesi günü gerçekleştirildi.

Evren Aldoğan ve Erdinç Alnıak rehberliğinde gerçekleştirilen &#8220;Cindy Sherman Uyarlamaları&#8221; adlı atölye, fotoğraf sanatçısı Cindy Sherman hakkındaki sohbetle başladı. Çocuklarla Yem Yayın&#8217;dan çıkan Çocuklar İçin Sanat Kitabı&#8217;nda Cindy Sherman&#8217;la ilgili Kılık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mavitay Çocukların Kültür Evi, Çanakkale Belediyesi ana ortaklığında sürdürülen ARKADAŞIM BİENAL Uluslararası Çanakkale Çocuk Bienali kapsamında ilk atölye çalışması 7 Ocak 2012 Cumartesi günü gerçekleştirildi.<br />
<span id="more-25363"></span><br />
Evren Aldoğan ve Erdinç Alnıak rehberliğinde gerçekleştirilen &#8220;Cindy Sherman Uyarlamaları&#8221; adlı atölye, fotoğraf sanatçısı Cindy Sherman hakkındaki sohbetle başladı. Çocuklarla Yem Yayın&#8217;dan çıkan Çocuklar İçin Sanat Kitabı&#8217;nda Cindy Sherman&#8217;la ilgili Kılık Değiştirme bölümü ve Cindy  Sherman&#8217;ın farklı dönemlerdeki işleri incelendi. Atölyenin uygulama aşmasına geçmeden önce çocuklarla kitaptaki &#8220;kılık değiştirirsen yalnızca giysilerini değiştirip yüzünü mü boyarsın, yoksa davranışların da değişir mi sorusuna cevap arandı. Aynı zamanda Cindy Sherman&#8217;ın fotoğraflarındaki feminizm vurgusu örnek birkaç iş üzerinden çocuklarla tartışıldı. Atölye çocukların mekandaki çeşitli obje ve araç-gereçlerden yola çıkarak kendi fotoğraflarını kurguladıkları drama ve fotoğraf çalışmalarıyla sona erdi. Cindy Sherman Uyarlamaları Atölyesi &#8220;yetişkinlerin gözünden oyun oynayan çocuk&#8221; temalı çalışmasıyla devam edecek. Atölye fotoğraflarına <a style="text-decoration:underline;" rel="nofollow" target="_blank" href="http://www.facebook.com/media/set/?set=a.124942117625288.22249.100003285002458&#038;type=3">Facebook linki</a>ne tıklayarak ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Bu, ve Bienal kapsamındaki diğer atölyelere katılmak için Mavitay&#8217;a başvurmanız yeterli. Bienal hakkında detaylı bilgi için <a rel="nofollow" style="text-decoration:underline;" target="_blank" href="http://www.arkadasimbienal.com">www.arkadasimbienal.com</a></p>
<p>&copy;2012 Bir <a href="http://www.canakkaleicinde.com">Çanakkale İçinde</a> icerigi.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.canakkaleicinde.com/arkadasim-bienalin-ilk-atolye-calismasi-gerceklestirildi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Koza Gençlik Derneği Yüzme Kursu Kayıtları Devam Ediyor</title>
		<link>http://www.canakkaleicinde.com/koza-genclik-dernegi-yuzme-kursu-kayitlari-devam-ediyor.html</link>
		<comments>http://www.canakkaleicinde.com/koza-genclik-dernegi-yuzme-kursu-kayitlari-devam-ediyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jan 2012 12:03:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Koza Gençlik Derneği</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Koza Gençlik Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Merkez]]></category>
		<category><![CDATA[yüzme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.canakkaleicinde.com/?p=25274</guid>
		<description><![CDATA[Çanakkale Koza Gençlik Derneği olarak &#8220;Çocuklar ve Yetişkinler&#8221; için açtığımız yüzme kursumuzun kayıtları devam etmektedir.
Fazla kilolarınızdan kurtulmak mı istiyorsunuz ??
Yoksa çocuğunuzun yüzmeyle tanışmasını mı istiyorsunuz ??
Cevabınız evet ise, sizleri ofisimize bekliyoruz.
Derslerimiz cumartesi ve pazar günleri 13:00-14:00 saatleri arasında Anafartalar Kapalı Yüzme Havuzunda gerçekleşmektedir.
Antrenörlerimiz:
Celil KANKAYA
Mustafa Emir CİLASIN
Kayıt ve detaylı bilgi için:
Çanakkale Koza Gençlik Derneği
Tel &#38; Fax: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Koza Gençlik Derneği olarak &#8220;Çocuklar ve Yetişkinler&#8221; için açtığımız yüzme kursumuzun kayıtları devam etmektedir.<br />
Fazla kilolarınızdan kurtulmak mı istiyorsunuz ??<br />
Yoksa çocuğunuzun yüzmeyle tanışmasını mı istiyorsunuz ??<br />
Cevabınız evet ise, sizleri ofisimize bekliyoruz.<br />
Derslerimiz cumartesi ve pazar günleri 13:00-14:00 saatleri arasında Anafartalar Kapalı Yüzme Havuzunda gerçekleşmektedir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Antrenörlerimiz:</span><br />
Celil KANKAYA<br />
Mustafa Emir CİLASIN</p>
<p>Kayıt ve detaylı bilgi için:<br />
Çanakkale Koza Gençlik Derneği</p>
<p>Tel &amp; Fax: 0286 213 56 55</p>
<p>e-mail :kozagenclikdernegi@hotmail.com</p>
<p>Celil KANKAYA &#8211; 0554 261 90 23</p>
<p>www.kozagenclikdernegi.org</p>
<p>&copy;2012 Bir <a href="http://www.canakkaleicinde.com">Çanakkale İçinde</a> icerigi.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.canakkaleicinde.com/koza-genclik-dernegi-yuzme-kursu-kayitlari-devam-ediyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

