Yrd. Doç. Dr. Halil Fatih Aşgün: “Varis Hastalığı İhmale Gelmez”

Yrd. Doç. Dr. Halil Fatih Aşgün: “Varis Hastalığı İhmale Gelmez”

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Halil Fatih Aşgün, uygun şekilde tedavi edilmeyen hastalarda varisin ilerleyici olduğunu belirterek, “Bu tür hastalar mümkün olduğunca yüksek topuklu ayakkabı giymekten kaçınılmalı” dedi.

Yrd. Doç. Dr. Halil Fatih Aşgün, kadınların, yakın akrabasında varis olanların, hamileliği esnasında varis gelişenlerin ve aşırı kiloluların varis gelişme riskindeki gruplar olduğuna dikkat çekti. Derin toplardamar içinde kan pıhtılaşması geçirmiş olanlarla uzun süre ayakta duran kişilerde de bu hastalığın olabileceğini belirten Yrd. Doç. Dr. Halil Fatih Aşgün, “Bunun dışında uzun süre oturarak yapılan ağır yük kaldırmayı veya çok sıcak ortamlarda bulunmayı gerektiren işlerde çalışanlar, sürekli yüksek topuklu ayakkabı giyenler, damar yaralanması olanlar da risk grubunda yer alıyor. Uygun şekilde tedavi edilmeyen ve uygun önlemler alınmayan hastalarda varis maalesef ilerleyici oluyor” dedi.

Varisin pek çok tedavi alternatifi olduğunu belirten Aşgün, “Hastalarımız tıbbi, ameliyatsız ve cerrahi tedavilerle bu rahatsızlıktan kurtulabilir. Tıbbi tedavi ilaç, varis çorabı, elastik bandaj ve önerilerden oluşuyor. Mevcut varisin ortadan kaldırılmasından çok varisin ilerlemesine engel olmayı ve varisle ilgili ağrı, şişme gibi şikayetleri azaltmayı amaçlıyor. Kronik venöz yetmezliği olanlarda, cerrahi tedavinin uygun olmadığı hastalarda, girişimsel ve cerrahi tedaviye destek amacıyla veya koruyucu önlem olarak önerilebilir. Ameliyatsız tedaviler ise skleroterapi (iğne tedavisi), radyofrekans termokoagülasyon, ışık tedavisi ve lazer yöntemlerini kapsıyor. Cerrahi tedavi ise flebektomi, varis ameliyatı, EVLT ve VNUS yöntemlerini içeriyor. Varisin tipine ve yaygınlığına göre uygun seçenek tercih edilirken, beraberinde tıbbi tedavi de öneriliyor” ifadelerini kaydetti.

Hastanın varis çorabı kullanıp kullanmayacağına hekimin karar vermesi gerektiğinin önemine değinen Aşgün, varis çorabının oluşmuş varisleri ortadan kaldırmaktan çok varisin gelişmesine ve ilerlemesine engel olmak, varise bağlı şikayetleri azaltmak amacıyla önerildiğini hatırlattı.

“VARİSİ BULUNANLAR BAZI KURALLARA MUTLAKA UYMALI”

Yrd. Doç. Dr. Halil Fatih Aşgün, varisi bulunanların bazı kurallara mutlaka uymaları gerektiğini de belirterek, “Her şeyden önce uzun süre hareketsiz ayakta kalınmamalı, bu yapılamıyorsa ayağın bilekten ileri geri hareketi, ayak uçlarında yükselme gibi basit hareketlerle egzersiz uygulanmalı, mümkün olduğunca bacaklar uzatılmalı, hatta bir tabure, sehpa, masa, sandalye üzerinde yükseltilmelidir. Bunun dışında ise düzenli olarak günlük normal tempo yürüyüşler yapılmalıdır. Bisiklet binmek ve yüzmek yürüyüş
yerine önerilen diğer egzersizlerdir. Yoğun kas faaliyetini veya ağırlık kaldırmayı gerektiren egzersizlerden kaçınılmalıdır” şeklinde konuştu.

Varis hastalarının dar, eklem yerlerini sıkan pantolon giymekten kaçınılmaları gerektiğini de belirten Aşgün, “Bu hastalarımız mümkün olduğunca yüksek topuklu ayakkabı giymekten kaçınılmalıdır. Banyo, duş esnasında bacaklar soğuk suyla yıkanmalı, sıcak sudan uzak tutulmalıdır. Bacaklarda ağrı, ağırlık, dolgunluk hissi, gerginlik, kramplar hissedildiğinde bacaklar soğuk suyla yıkanmalı ve ardından uzanılarak bacaklar kalp seviyesinin üzerinde yükseltilmelidir. Bu şikayetlerin büyük oranda azalmasını sağlar. Ayrıca yatılan yatağın ayak kısmı bir miktar yükseltilmeli, sıcak ortamlardan mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Hekimin varis çorabı önerdiği hastalar mutlaka çoraplarını doğru şekilde ve düzenli olarak kullanmalıdır. Varis üzerinde şiddetli ağrı, kızarıklık, hassasiyet ve varis içinde sertlik oluştuğunda hekime başvurulmalıdır. Varisten kanama oluştuğunda kanayan damara dışardan baskı uygulanarak kanama durdurulmalı ve hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” dedi.

Ayak bileği içinde oluşan küçük kabarcık veya yaralara dokunulmaması gerektiğini de belirten Aşgün, “Bu gibi durumda mutlaka hekime danışılmalıdır. Epilasyon, LPG, mezoterapi, karboksiterapi gibi estetik işlemlerin varis bulunan bacakta uygulanması sorunlara yol açabilir. Bu sebeple öncelikle varisin tedavi edilmesi gereklidir. Varisi bulunan bayanlar, hamileliklerinde ve önceki hamileliği döneminde varis gelişip doğum sonrasında kaybolan bayanlar sonraki hamileliklerinde mutlaka hekime danışarak koruyucu önlem almalıdır. Kendinde varis bulunan kişiler, kan bağı olan yakın akrabalarını (anne, baba, kardeş, çocuk vb.) ileride varis gelişimi açısından risk altında olabilecekleri konusunda uyarmalıdırlar” açıklamasını yaptı.
İHA

Filtreler:

Yorumunuz