Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
16.03.2009

16.03.2009

16.03.2009 tarihinde kentimizde işlenen bir kadın cinayetiyle ilgili yazı yazmışım. Aradan 16 ay geçmiş ve yine bir kadın cinayetini yazacağım. İsmi Gülizar Ağcalı? 22 yaşında? Sarıçay’ın kenarında… Hayatı sona erdi…

Birçok insana göre belki hayatı daha başlamamıştı bile. Bugünün büyükleri tarafından bir konu hakkında yorum yaptığında adam yerine konulmuyordu belki de. Belki de daha oy bile kullanmamıştı. Kimse onun oyuna göz dikmemişti belki de, seçmen bile değildi.

Biri veya birileri acımadılar ona döverek öldürdüler. Kadın olmanın zaten zor olduğu bir ülkede daha çocukken var olmamıştı. İstenmeyen bir çocuktu o. Çocuk esirgeme kurumunda esirgemişti hayat onu kendinden.
Sevgilisi ya da nişanlısı diye bildiği biri ile korunma ve sahiplenme duygusu yaşamıştı belki de. Birlikte 3 sene geçirdiği adam “ben öldürdüm” diyordu. “stemedi beni, kaldıramadım”.

Halbuki Gülizar?ı bütün bir hayat ?istenmeyen bir çocuk? ilan etmişti ama o birini istemediği zaman bunun bedelini hayatıyla ödeyebiliyordu.

Çocuktu Gülizar, büyümesine izin vermediler onun…
Tıpkı Güldünya gibi, Selin Ayla gibi? ve daha niceleri gibi.

Filtreler:
Görüntülenme: 359
Google Analytics verileri olup, manipüle edilemez bir kaynak kullanılmıştır. Günde bir kere güncellenmektedir.

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir