Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Adli Yıl Resepsiyonunda Ömercioğlu’ndan Duygusal Veda

Adli Yıl Resepsiyonunda Ömercioğlu’ndan Duygusal Veda

Çanakkale’de adli yıl açılış etkinlikleri düzenlenen resepsiyon ile sona erdi.

Adli yıl açılış törenleri duygusal veda resepsiyonuna sahne oldu. 3 dönemdir Baro Başkanlığı görevini yürüten Avukat Tülay Ömercioğlu yaptığı veda konuşmasıyla herkesi duygulandırdı. Truva Otelinde düzenlenen kokteylde konuşan Baro Başkanı Tülay Ömercioğlu ülkenin gerçek manada hukuk devleti yolunda ilerleyebilmesi, yargı alanında yıllardan bu yana hasıl olmuş kronikleşmiş sorunların ortadan kalkması ile gerçekleşebileceğini belirterek; “Bir takım sorunları bir kenara bıraksak dahi, Yargının geç neticelenmesi ve mahkemelerin ağır iş yükü en büyük sorunlardır. Bu sorunların meydana gelmesindeki etken ise, Nüfusumuzun hızla artışı, sosyal ve ekonomik ilişkilerin artması, ilişkilerin yanı sıra, sosyal ve ekonomik ilişkilerdeki çeşitliliğin de artması, yeni yasaların uygulamaya girmesi, uygulamada sorunlarla karşı karşıya kalınmasıdır. Bir ülkede adaletin geç neticelenmesi, adalete olan güveni azalttığı gibi, devlete olan güven ve saygıyı da azaltır. Adaletin, adil olması kadar, süratli de olması gerekir. Yargı; sav, savunma ve yargıdan oluşan bir bütündür. Son yıllarda yargı kısmında iyileştirme çabaları izlenmektedir. Dünyada, ekonomide ? ticarette – siyasette gelişmeler yaşandığı gibi, hukuk alanında da bu gelişmeler devam etmektedir. Ülkemizde de bu bağlamda geri kalınmamak için, iç hukuk da bir takım çalışmalara başlanılmıştır. Adalet Bakanlığı tarafından, Adalete hızlı erişim amacı ile proje hazırlamış, Bakanlar Kuruluna sunulmuş, daha sonra bu proje Avrupa komisyonuna sunulmuştur. 2010-2014 yılları arasında projenin tamamlanması kararına varılmıştır. 5982 Sayılı Kanunla, 12 Eylül 2010 tarihinde Anayasada yargı bölümünde yapılmış olan değişiklikle, yargıda reform başlamıştır. Bu tarihten itibaren; değişik kanunlar, yargı paketleri hazırlanmıştır. Bunların alelacele hazırlanmış olması, bir pakette birbiriyle bağlantısı olmayan çok değişik konuların yer alması, kargaşa yaşatmakta olup, neyin ne zaman çıktığı dahi anlaşılamamaktadır. Savcılarımız, Mahkeme salonunda yerlerini almışken, paket geçer geçmez salondan odalarına çekilmiştirler, yarattığı kargaşa, bir konunun muhteviyatına dahil olunmaması, kopukluklar doğurması sebebi ile yaşanılan bu dönemi eleştirsek de iyi niyetle yapılan geç kalınmış çalışmalar olması sebebi ile memnuniyetle müşahede edilmesi gerektiği düşüncesindeyiz. Adaletin hızlanabilmesi için; uyuşmazlıklarda alternatif çözümlerin oluşturulması, UYAP dediğimiz programın, tüm ayrıntıları ile beraber işlevsel hale gelmesi, Bilirkişilik müessesinin yeniden yapılandırılması, Adli Tıp müessesinin hızlanabilmesi için gerekli çalışmaların yapılması, yürürlükte olan Ombudsmanlık sisteminin bir an evvel işlevsel hale getirilmesi, temyiz, yasa koyucunun konuluş amacını aşan başvuruların varlığı sebebi ile müessesenin aşırı yoğunlaşması sebebi ile, Hukuk davalarında temyiz sınırının miktarda üste alınması, ceza davalarında ise kesinlik sınırının arttırılması gerektiği inancındayız. Ceza davalarının temyizinde, aleyhe bozma yasağının kaldırılması, Yargının hızlanmasına yardımcı olacak tedbirler olarak sıralayabiliriz. Yargıda iyileşmeler ve iyileşme yönünde yapılacakların yanı sıra bir de yapılmış olan tarafımızca olumsuzluk mevcuttur. 5982 sayılı Kanun’la Anayasa’da yapılan değişiklikle, herkese Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine “bireysel başvuru hakkı” tanınmıştır. Anayasa değişikliğinin gerekçesinde, Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine her yıl binlerce başvuru yapıldığı ve bu başvuruların iç hukuk yollarında çözüme bağlanması amacıyla bireysel başvuru hakkının getirildiği belirtilmiştir. Başka bir anlatımla, gerekçeye göre bireysel başvurunun temel amacı, ülkemiz aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuruları azaltmaktır. Bu amaca ulaşılabilmesi için, bireysel başvurunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince “etkili bir başvuru yolu” olarak kabul görmesi gerekmektedir. Anılan Mahkemenin yaklaşımı ise ülkemizdeki uygulamaya bakarak bu niteliği belirlemek şeklindedir. Bu bağlamda, 23 Eylül 2012 tarihinde uygulamaya başlandığında, ilk anda ve yılda ne kadar başvuru olabileceğini tahmin etmek zor olmakla birlikte, toplumumuzdaki dava açma ve tanınan tüm yasal yolları tüketme eğilimi de gözetildiğinde, bu sayının yüz binleri bulması durumunda böyle bir iş yüküyle nasıl baş edilebileceği, üzerinde durulması gereken çok önemli bir husustur. Özellikle yaşanabilecek olası gecikmeler, bireysel başvuru yolunu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde ileri sürülebilecek ayrı bir ihlâl nedeni haline getirmemelidir. Diğer bir husus ise yıllardan bu yana silahların eşitliği ilkesine aykırı ihtisas mahkemesi niteliğinde olmayan özel yetkili mahkemelerin kaldırılması, Ağır Ceza Merkezlerine bağlanması, avukatların bilgiye erişimlerinin engellenmemesi güzel olgular olmakla beraber. Özel yetkilerin mevcudiyeti Demokrasiye bir tırpandır Bu husus daha sonraları yine sorunlar yaratacaktır. AYRICA YASAMA DA SON YARGI PAKETLERİ İLE YARGIYA BAZI KONULARDA UYARILARDA BULUNMUŞ YASAMA- YÜRÜTME- YARGININ AYRI ERKLER OLDUĞUNU, ALANLARINI AŞMAMASINI-ERKLERİNİ SINIRLARININ İÇİNDE KULLANMASINI uyarmıştır. Dünyanın en onurlu ve fakat zor mesleklerinden birisi Avukatlık mesleğidir. Bu zorluk avukatlık mesleğinin statüko ile sorununun olmasından kaynaklanmaktadır. Bu zorluk bizim gibi hukuka aidiyet bilincinin yeterli gelişmediği ülkelerde daha da artmaktadır. Bu zorluk savunmanın yargılama faaliyetlerini demokratikleştiren ve meşrulaştıranın savunma olduğunu bilincine erişilerek aşılabilecektir. Avukatlık mesleği-adli yardım CMK ile ilgili sorunlarımızı ben 6 yıldan bu yana aktardım, sizler de bizim kadar sorunlarımızı öğrendiniz. Bunları sıralamayacağım, avukatlık mesleğinin sorunları çok, umudumuz 2001 yılında yürürlüğe giren, ancak, günümüzde var olmasına rağmen, hükmen kalmamış Avukatlık Kanununun ,yeni düzenlediğimiz tasarı şeklinde ivedilikle Meclisten geçerek, yürürlüğe girmesidir” dedi.

“Duygusal veda”
Ömercioğlu konuşmasında 3 dönemlik başkanlık dönemine konuşmasında son noktayı koyarak; “Bugün 6 yıldan bu yana yaptığım konuşmaların en kısasını gerçekleştirmeye kendi kendime söz verdim. Çünkü bu konuşmam bir anlamda sizlere veda konuşmam da. Çanakkale Barosu, ilk defa şahsımda 3 dönem Baro Başkanlığı yetkisini tarafıma verdi. Bu benim için çok büyük bir onur. Yeni seçim sürecine girdik ki Ekim ayında seçimlerimiz var. Bu dönemde de aday olmam için birçok arkadaşımdan destek gördüysem de hepsine teşekkür ediyorum. Ben Mayıs ayında aday olmayacağım, kim başkan çıkarsa yanında ardında bilgi ve birikimimle destek olacağım sözünü vermiştim. 315 kişilik Baromuzda, 315 i de en iyi şekilde başkanlık yapacak özelliklere haiz. 3 dönem yani altı yılın birikimini bir abla olarak onurla saklamak, bilgi olarak aktarmak istiyorum. Bu dönem içersinde tüm kamu kurumlarımızdan tüm sivil toplum kuruluşlarımızdan Çanakkale Barosu olarak destek aldığımız gibi, Çanakkaleli hemşerilerimizin daimi hoşgörülü yaklaşımları bize katkıda bulundu. Bu 6 yıllık dönem içersinde, görev yapanları kapsayarak, çalışmalarımızda daimi destekçi olan, Baromuzun ufkunu açan, olumlu ve uyumlu çalışmalarımızdan dolayı Sayın Valim ,Sayın Milletvekillerimiz, Sayın Boğaz Garnizon Komutanım , Sayın Belediye Başkanım, Sayın Cumhuriyet Başsavcım, Sayın Adalet Komisyonu Başkanım, Sayın İdare Mahkemesi Başkanım , Sayın Rektörüm, Sayın Emniyet Müdürüm, Sayın Jandarma Komutanım, Sayın Defterdarım sizlere, tüm Kamu Kuruluşu ve Sivil toplum mensuplarına, Baromuza daimi içtenlik ve samimiyetle yaklaşan Çanakkaleli hemşerilerime huzurunuzda teşekkür ediyorum. Hepiniz hakkınızı helal edin. Adli Yılın bizlere, Çanakkale’mize, Türkiye’mize aydınlık günler getirmesi dileğimle, sözlerime son verirken, bugün Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde PKK’lı teröristlerin düzenlediği hain saldırıda 10 askerimizin daha şehit olduğunu milletçe üzüntüyle öğrendik. Gerçekten çok zor bir gün yaşıyoruz. Şehitlerimize Allahtan rahmet, milletimize başsağlığı diliyor, saygılar sunuyorum” diye konuştu.

Cumhuriyet Başsavcısı Salih Çokal da adli yol açılışı nedeniyle yaptığı açıklamada Barı Başkanı Tülay Ömercioğlu’na görevinde teşekkür ederek bundan sonra gelecek barı başkanı ile de iç içe çalışma içinde olacaklarını söyledi.

[Medya Hedef]

Filtreler:
Görüntülenme: 50
Google Analytics verileri olup, manipüle edilemez bir kaynak kullanılmıştır. Günde bir kere güncellenmektedir.

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir