Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Aktif Tektonik Araştırma Grubu 13. Çalıştayı Başladı

Aktif Tektonik Araştırma Grubu 13. Çalıştayı Başladı

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Mühendislik Mimarlık Fakültesi Jeoloji Mühendisliği bölümü tarafından düzenlenen Aktif Tektonik Araştırma Grubu (ATAG) 13. Çalıştay?ı Troia Kültür Merkezi?nde başladı.

Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Zeki Tutkun ve ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Ali Akdemir?in açılış konuşmaları ile başlayan çalıştayda bir konuşma yapan Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Koçyiğit, herkesin 10 yıldır konuştuğu İstanbul depremine değinerek, ?İstanbul depreminin kaynağına baktığımız zaman, doğu tarafındaki hatta birikmiş enerji 1999 depremiyle serbest bırakılmıştır. Artık 200-250 yıl büyük bir deprem oluşturmayacak” dedi.

Prof. Dr. Koçyiğit, Türkiye’de yer bilimlerinin 60 yıllık geçmişe sahip olduğunu da belirterek, ?Jeolojik olarak geçmişte ne gibi olaylar olmuşsa bugün de aynı olaylar devam ediyor. Jeolojik veriler 80 milyon yıl önce Biga Yarımadası’nın Sakarya’nın bir parçası olduğunu ortaya koyuyor. Geçmiş değişmezlik prensibinden yola çıkılarak çözülebilir? dedi.

Prof. Dr. Koçyiğit, 40 milyon yıl öncesinde Ankara ve Doğu Anadolu’ya doğru sürekli bir alçalma ve denizsel koşulların olduğunu, bugünkünün tersi bir coğrafyanın bulunduğunu belirterek, Ankara ve Doğu Anadolu’nun daha aşağılarda, deniz seviyesinde bulunduğunu, Sakarya bölgesinin ise bugünkü Doğu Anadolu’nun konumunda olduğunu söyledi. Yaklaşık 3 milyon yıl öncesine gelindiğinde bu kez Doğu Anadolu’nun yükselmeye başladığını ve bugün yaklaşık deniz seviyesinden 2 kilometre yükseğe çıktığını kaydeden Koçyiğit, batıya doğru ise bu sefer alçalma ve çökme meydana geldiğini belirtti. Jeolojide zaman diliminin uzun olduğunu, Yenice-Gönen uzantısının 1953 yılında büyük bir depreme neden olan yapı olduğunu kaydeden Koçyiğit, bu yapının üzerinde 1 santimetrelik hareketlilik olduğunu, bunun 100 yılda 1 metre, 500 yılda 5 metre olduğunu söyledi. Bu hattın 5 metrelik enerji birikimi yaratacak bir fay olduğunu ifade eden Koçyiğit, “Ortalama 400 veya 500 yılda burada 7 büyüklüğünde bir deprem yaratabilecek potansiyel bulunmaktadır” şeklinde konuştu.

Marmara, Biga ve Gelibolu Yarımadası’nda son 100 yılda yaşanan yaklaşık 30 depremle ilgili de bilgi veren Prof. Dr. Koçyiğit, ?1855’te Ulubat Gölü’nden İnegöl’e kadar devam eden bir alanda büyük bir deprem olduğunu ifade ederek, ?Bursa’nın o dönemde yerle bir olmuştu. Harita üzerinde baktığımızda Marmara Bölgesi’nde 1999 depremi, 1963 depremi gibi depremlerin faylarını gösteren hatlar, enerji biriktiren hatlardır. Bu hatlarda 245 yıldır enerji birikiyor. Herkesin 10 yıldır konuştuğu İstanbul depreminin kaynağına baktığımız zaman, doğu tarafındaki hatta birikmiş olan enerji 1999 depreminde serbest bırakılmıştır. Artık 200-250 yıl büyük bir deprem oluşturmayacaktır. Batısına baktığımız zaman ise bu hatta yani Saros Körfezi’ne doğru bir durgunluk var. Burada bir başka hat var. Buna baktığımızda da bu hatta en son deprem 1766 yılında olmuş. Demek ki 15 yıl içinde bu 3 segmentte 7 büyüklüğünde deprem bekleniyor” dedi.

Koçyiğit, İznik, Bandırma, Edremit Körfezi ve Sarıköy’de de önemli hatlar bulunduğunu, bunların 500 yıldır ciddi deprem oluşturmayacağına da dikkat çekerek, “Enerji birikimi 500 yıldır var. Bu nedenle burası da bu enerji birikimi nedeniyle büyük bir deprem oluşturabilir. Barbaros ile Kumbağ arasında ise bilinmeyen bir hat var. Burada 1542 yılında deprem olmuştu. Bu hatta da yaklaşık 400 yıldır enerji birikmiş durumda. Bu nedenle bu hattın yakın zamanda 7 büyüklüğünde deprem oluşturma potansiyelinin yüksek? dedi.

İHA

Filtreler:

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir