“Anayasayı, Parlamenter Sisteme Uygun Hale Getirmeliyiz!”

“Anayasayı, Parlamenter Sisteme Uygun Hale Getirmeliyiz!”
27 Kasım 2016

Önce Demokrasi Girişimi, Anayasa Hukuku Araştırmaları Derneği, Çanakkale Sivil Toplum Örgütleri ve Çanakkale Belediyesi desteğiyle 13. etkinliğini Çanakkale’de gerçekleştirdi.

Çanakkale Anayasa Tartışıyor etkinliği, 26 Kasım 2016 Cumartesi 14.00’de Çanakkale Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Belediye Sosyal Tesisleri’nde düzenlendi. Etkinlikte, “ANAYASAL KAZANIMLAR VE DEMOKRASİNİN ASGARİ STANDARTLARI” oturum başkanı SODEV Onursal Başkanı, Kültür Eski Bakanı Ercan Karakaş oldu. Oturumun açılış konuşmasını Eğitim Sen Çanakkale Şube Başkanı Prof. Dr. Telat Koç yaptı.

“Bir Anayasa Hangi Ortamda Sağlıklı Bir Şekilde Yapılır?”

“Anayasa nasıl ve hangi ortamlarda sağlıklı bir şekilde yapılır” tartışmalarının yapıldığı oturumda konuşan Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Doç. Dr. Abdullah Sezer, “Anayasayı her zorunluğun çaresi olarak göremeye çalışıyoruz. Anayasa esasında diğer araçlar ile desteklenmezse ve uyma iradesi belirtmezse, herhangi bir şeye çare olacak bir metin değildir.” diyerek başladığı konuşmasında anayasayı örnekler üzerinden anlatmaya çalıştı. Türkiye’de yıl yıl anayasa çalışmaları hakkında konuşan Sezer; “2007 yılında dönemin başbakanı geldi bir profesöre ve anayasa yap dedi. Olabilir, onursal görev olarak profesör bu görevi aldı. Anayasa metninin kabulünü istedi fakat olmadı, çöpe gitti. Neden çok açık Tayyip Erdoğan, bırakın halkı kendi partisinden hicaz almadı, meclisten onay almadı, meclis halktan izin almadı. Hayatı boyunca mili iradeyi savunan, her yaptığına doğru diyen bir profesör bir anda milli iradeyi unutursa bunun sonucu olmaz. 2011’de ise bu kez meclis kurucu meclisi saf dışı bıraktı. 12 tane milletvekili seçildi, 4 parti vardı. Neden olmadı kadınlar hak sağlayalım diyoruz ya, işte o komisyonda seçilenlerin hepsi erkekti. Son dakikada tesadüf oldu sonra bir kadın milletvekili olarak komisyona girdi. Bir diğeri ise toplantılar, basına kapalı yapılıyor. Ve komisyonun şeffaf olduğu belirtiliyor. Yani komisyonu kapayıp neyin şeffaflığı soruluyor. Sordum bir toplantıda, bana açıklayın dedim. Sonuç olarak her şeyi kapatıp şeffaflık sağlanmaz. Olmadı,olmuyor” dedi.
1
Erkek, Demokrasi ve Anayasa İlişkisi Üzerine Konuştu

Sezer’den sonra konuşmacı olarak söz alan CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, Freedom House’un 2015 yılı demokrasi ölçümleri rakamlarını katılımcılar ile paylaştı. Parlamenter sistemin sağlıklı olduğunu, fakat anayasanın bu sisteme uygun hale getirilemediğini belirten Erkek; “Freedom House’un 2015 yılı demokrasi ölçümlerine baktık; dünyada devletleri dörde ayırıyorlar; tam demokratik devletler, kusurlu demokratik devletler, ‘hibrit demokrasi’ dediğimiz, yarı otoriter devletler ve otoriter devletler. Freedom House’un 2015 yılı demokrasi ölçümlerine göre dünyada tam demokratik kabul edilen 49 ülkeden 6’sı yarı başkanlık, 5’i başkanlık, 3’ü meclis hükümeti, 35’i parlamenter sistem ile yönetiliyor. Hukukun üstünlüğü endeksine baktık; biz maalesef 99’uncu sıradayız… Malezya, İran, Myanmar gibi ülkeler üzerimizde. Hukukun üstünlüğünün olduğu ilk 15 ülkeye baktık, adaletin son derece bağımsız işlediği, yargının bağımsız olduğu, dünyanın en gelişmiş ülkeleri bunlar. İlk 15 ülkenin tamamı parlamenter sistem ile yönetiliyor. Türkiye’de şuanda uygulanan sistem, ne başkanlık, ne yarı başkanlık, tam bir otoriter sistem, tek adam yönetimi ile karşı karşıyayız. Başkanlık sistemi ile yönetilen Latin Amerika ülkelerine bakın; onlar da bugün parlamenter sisteme geçmeyi tartışıyorlar. Çünkü başkanlık sisteminde çok ciddi sıkıntılar var. Sahra altı Afrika’sı dediğimiz başkanlık sistemleri otoriterleşti. Bu ülkelerde seçim var, muhalefet partileri de var. Örneğin; Kongo’da etnik ayrışmaya dayalı siyasi rekabet var. Bizde de var maalesef. Bu durum iç savaşa sürüklemiş Kongo’yu ve demokrasi dışına savrulup gitmiş. Türkiye de belki bu süreçlere doğru hızla yaklaşıyor. Halbuki, bizim yapmamız gereken, anayasayı parlamenter sisteme uygun hale getirmek ve Cumhurbaşkanının anayasal sınırlar içine çekilmesi. Biz Anayasada cumhurbaşkanının yetkilerini azaltmalıyız. Bugün bizim anayasamıza göre, Cumhurbaşkanı seçilen kışının parti ile ilişkisi kesilir. Ama adam, seçimlerde partisine oy istiyor, milletvekillerini masa başında kendisi belirliyor, başbakanı değiştiriyor, sürekli muhalefet partilerine hakaretler ediyor. Yani anayasaya tamamen aykırı hareket eden bir cumhurbaşkanı var. Yarattıkları hukuksuzluk durumunu anayasal zemine oturtmaya çalışıyorlar. Türkiye’nin sorunu sistem sorunu değil; bizim sorunumuz demokrasi sorunu. 12 Eylül darbe hukuku mevzuatını düzeltelim, siyasi partiler kanununu, seçim kanununu değiştirelim, yüzde 10 barajını olması gereken bir orana getirelim, temsilde adaleti sağlayalım. Siyaseti beraber demokratikleştirelim” dedi.

“Roman Kardeşlerimizi Kullandılar”

Ayrıca Türkiye’de ve Çanakkale’de önceki günlerde tartışmalara neden olan “cinsel istismar” yasa önergesi hakkında konuşan Erkek, “Üzücü olan, bizzat Cumhurbaşkanının, başbakanının, AKP milletvekillerinin, milletin gözünün içine baka baka yalan söylemeleridir. Dediler ki, “Bu önerge kesinlikle tacizcileri, tecavüzcüleri affetmiyor, nereden çıkarıyorsunuz bunu?” . Bu salonda hukukçular var, ceza kanunumuzda cinsel istismarın tanımı açık bir şekilde yapılmıştır. Şöyle der; “15 yaşını doldurmamış çocuklara yönelik her türlü cinsel eylem, cinsel istismardır.” Bu önerge yasallaşsaydı ne olacaktı, örneğin 60 yaşındaki bir adam, 13-14 yaşındaki bir kıza tecavüz etmiş ve cezaevine girmiş. Bu önergeyle, adam çocuğun 16 yaşını bitirmesini bekleyecekti. Yargıç kararı ile evlenebilmek için. 17 yaşını bitirince de aile rızası ile evlenebilecekti ve cezaevinden çıkacaktı. Veya on kişi küçük bir çocuğa cinsel istismarda ya da tacizde bulunduysa, biri evlenecekti hepsi kurtulacaktı. Böyle bir önerge ile karşılaştık. Çok üzücü ki, Çanakkale’de Roman kardeşlerimizi de kullandılar. Ben 20 yıl ceza avukatlığı yapmış birisi olarak, onların yaşadığı sorunları biliyorum. Ama sanki Roman kardeşlerimiz çocuk tacizsiymiş, istismarcısıymış gibi gösterildi. Bu da çok acı vericiydi. Fakat bu önergeyi tekrar gündeme getirecekler, zaten bunu söylüyorlar.Buna hazırlıklı olun” diye konuştu.
3
Forum ve tartışma şeklinde devam eden etkinlikte, tüm katılmacılar uzman ve siyasetçilere sorular yöneltti ve konuşmaları ile etkinliğe katkı sağladılar. Etkinlikte, son olarak “Türkiye’nin Anayasa Gündemi” adlı kitabın imza ve söyleşisi gerçekleştirildi.

Yorumlar...

    Henüz yorum yok...

Sizin Yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir