Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Çanakkale Vali Yardımcısı Dağ’dan “Yuhalanma” Tepkisi

Çanakkale Vali Yardımcısı Dağ’dan “Yuhalanma” Tepkisi

Çanakkale Kent Konseyi’nce 4 Mayıs Pazar günü Kocadere Köyü Atikhisar Barajı Mevkii’nde düzenlenen 4’ncü Atikhisar Kır Şenliği’ne bisikletiyle katılan Vali Yardımcısı Bekir Sıtkı Dağ, çevrecilerin tepkisine maruz kaldığını söyleyerek etkinlikte yaşananları kınadı.

Vali Yardımcısı Bekir Sıtkı Dağ açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Kocadere Köyü Atikhisar Barajı mevkiinde Çanakkale Kent Konseyi tarafından, 4 Mayıs 2014 tarihinde düzenlenen, Atikhisar Barajını koruma amaçlı 4. Atikhisar Kır Şenliği etkinliğinize, Çevre ve Şehircilikten sorumlu Vali Yardımcısı olmam ve çevrenin korunmasına olan duyarlılıklarım dolayısıyla faaliyetlerinizi desteklemek amacıyla bisikletimle katıldım.
25 yıllık Mülki İdare Amirliği hayatım boyunca pek çok şehirde görev yaptım ve çok sayıda etkinliğe katıldım. Lakin bu derece rencide edici ve onur kırıcı bir muameleye tabi tutulmadım.
Çanakkale Vali Yardımcısı olarak göreve başladığım Eylül 2012 tarihinden bu yana ciddi bir öz veriyle Çanakkale kenti ve Çanakkale halkı için hizmet ediyorum ve edeceğim; görevlerimi yerine getirirken hiç kimsenin kalbini kırmadan dertlerine çare olmaya çalışıyorum ve çalışacağım. Yaklaşık 9 aydır yürütmeye çalıştığım Çevre ve Şehircilikten sorumlu Vali Yardımcılığı görevimi de çevrenin korunması konusunda yine aynı duyarlılık ve hassasiyetle yerine getirmeye çalıştığımı düşünüyorum. Zira; Çanakkale tarihinde bir ilk olan ve il hudutlarının özellikle Kazdağları ve kıyılarını içine alan çok büyük bir bölümünün 1. sınıf gayrisıhhi müesseselerin inşasına kapatılmasına dair Mahalli Çevre Kurulu kararının altında benim de imzam vardır.
Öte yandan; görev yaptığım süre zarfında tek bir altın şirketine bile ne arama konusunda ne de işletme konusunda tek bir ruhsat verilmiş olmamasına rağmen etkinlik alanında bulunan kalabalığa hitaben “altın şirketleri tarafından satın alınmış bürokrat” gibi takdim edilerek yuhalattırılmamı ve bu hakaretamiz tavrın şenliği onurlandırdığı düşünülmesi gereken bir Vali Yardımcısına karşı yapılmış olmasına vesile olan veya buna engel olmakta aciz kalan konuşmacılar ve organizasyon komitesini şiddetle kınıyorum.
Yaşanan tatsız olayların ilgililerine nasıl anlatıldığını bilmiyorum ama benim tarafımdan görülen ve algılanan olayların akış ve gelişimi şu şekilde olmuştur:
Şenlik kendi insicamı içinde devam ederken, orta yerde kurulu bulunan platforma konuşmacı olarak Cumhuriyet Halk Partisinden İl Genel Meclisi üyesi seçilen Hicri NALBANT davet edildi. Sayın Nalbant’ın konuşmasının içinde “Aramızda bisikletli gruplar görüyorum. Bunlar Şehitlere Saygı Turu adı altında karşı tarafta bisiklet turu düzenlediler. Bisikletleriyle şehitlerimizin kemiklerini çiğnediler. Atalarımızın kemiklerini sızlattılar. Altın şirketlerinin reklamını taşıyorlar tişörtlerinde?” sözleri ve devamında alanda bulunan halkı bisikletleriyle şenliği renklendiren gruplara karşı kışkırtmıştır. Bunun üzerine platformun önüne gelerek “Hicri Bey çok ayıp oluyor, insanları yanlış bilgilendiriyorsun, müsaade ederseniz ben de iki çift laf etmek istiyorum” dedim.
Ancak; organizasyonda görevli oldukları kıyafetlerinden anlaşılan bazı kişiler bir anda etrafımı çevirdiler ve üzerime yürüdüler. Vali Yardımcısı olduğumu ve konuşmak istediğimi söylediğim halde önce kendileri sloganlar eşliğinde yuhaladılar, bilahare de kalabalığa yuhalatıp, sanki çevre düşmanıymışım gibi göstererek aleyhimde sloganlar attırdılar.
Olayların daha fazla büyümemesi ve gerginliğin artmaması için bisikletimi alarak alandan çıkmaya başladım. Ben alandan çıkarken dahi yuhalamalar ve aleyhimde tezahüratlar devam ediyordu. Hatta organizasyonda görevli kişilerden bir kaçı yanıma gelerek “sizi burada istemiyoruz, defolup gidin buradan” dediler. Ben de “Misafirlerinize bu şekil mi davranırsınız hep? Sizi esefle kınıyorum” dedim ve alandan ayrıldım.
Öncelikle bilinmelidir ki; konuşmacı Hicri Nalbant tarafından gündeme getirilen ve benim de yanlış bilgilendirme dolayısıyla itirazımın nedeni olan Şehitlere Saygı Bisiklet Turu Çanakkale Valiliği tarafından organize edilmekte olup en başta Çanakkale Belediyesi olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşları tarafından da desteklenmektedir. Organizasyona Salcano, Truva Seyahat, Akçansa, Uysal Market, Kale Gıda, Miller Oto, Akarsu Grup, Merkez Optik gibi ilimizin marka değerleri sponsor olmaktadır. İddia edilenlerin aksine hiç bir maden şirketi bu organizasyona davet edilmemiş veya destekleri talep edilmemiştir.
Bu yıl Üçüncüsü yapılan Şehitlere Saygı Bisiklet Turuna yurt içinden ve dışından yaklaşık 1800 civarında bisikletli katılmış; katılan herkes şehitliklerde durarak dualar etmiş; iki gün süren etkinlik İlimiz turizmine ve tanıtımına çok ciddi katkı sağlamıştır.
Katılımcı sayısı ile Türkiye’nin en büyük bisiklet organizasyonu olma özelliğine sahip olan Şehitlere Saygı Bisiklet Turunun ve bu turu yapan Valiliğin, bir çevre şenliği kapsamında yapılan konuşma sırasında, nasıl bir zihniyet ve kafa yapısı içinde olumsuz eleştirilere tabi tutulduğunu, bu yanlışı düzeltmek için söz isteyen Vali Yardımcısının, bir eşkıya tavrı içinde, kalabalıklar kışkırtılarak ve yuh çektirilerek aşağılandığını anlamakta zorluk çekiyorum.
Ancak benim kabullenmekte zorlandığım asıl konu; çevreden sorumlu bir Vali Yardımcısının, Kent Konseyi Çevre Platformu tarafından düzenlenen bir etkinlikte, özellikle organizasyon komitesi tarafından linç girişimine maruz bırakılmasıdır. Bırakın unvanları, sıradan katılımcılara bile böyle bir muamele yapılması kabul edilebilir bir durum değildir.
Açıklanan nedenlerle Çanakkale Kent Konseyini, şahsıma karşı yapılan bu çirkin saldırıyı gerçekleştiren ve gerçekleşmesine sebep olan kişileri kınamadığı ve sessiz kaldığı sürece, “Onur konuğu olması gereken bir Vali Yardımcısını yaka paça ve yuhalayarak etkinlikten kovma” ayıbıyla baş başa bırakıyorum. Bu vesileyle Çanakkale’de görev yaptığım süre boyunca Kent Konseyinizin hiçbir etkinliğine katılmama kararı aldığımı, bu yüzden de ne suretle olursa olsun tarafıma artık davetiye gönderilmemesini önemle rica ederim.”

[Fotoğraf: canakkalehabercisi.com]

Filtreler:

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir