Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nın 2016 yılına ait ilk olağan Meclis toplantısı ÇTSO Kongre Fuar Merkezi’nde yapıldı. Açılış konuşmasını yapan Meclis Başkanı Osman Okyay konuşmasına “Geçen hafta hepimiz önemli bir sanayicinin, memleket aşığı genç bir girişimcinin vefatı ile sarsıldık. Mustafa Vehbi Koç, 56 yaşında aramızdan ayrıldı. Yaptığı büyük işlerin yanında biliyorum ki ülkesi için kurduğu pek çok hayal vardı. İnşallah ondan sonra gelenler ve tüm Türk girişimciler bu hayallerin gerçekleşmesine vesile olur. Mustafa Vehbi Koç başta olmak üzere, Türkiye’de taş üstüne taş koymuş bütün geçmişlerimize rahmet diliyorum. Koç Ailesi’nin ve ülkemizin başı sağ olsun. Sevgili Mustafa Koç’un mekanı Cennet olsun.” sözlerine yer vererek başladı.


Ocak ayı Meclis toplantısı ÇTSO Meclis Başkanı Osman Okyay ise açılış konuşmasında şunları dile getirdi:
Tarihte Hiçbir Radikal Dönüşüm Kısa Vadeli Olmamıştır

“Rönesans, reform, Fransız Devrimi, sanayi devrimi, bilgi çağı gibi büyük kırılmaları bir düşünün. Bütün büyük değişimlerin, mental ve fiziki hazırlık dönemini içeren bir zaman sürecinde vücut bulduğunu göreceksiniz. Geçen hafta Davos’ta dünyanın önemli entelektüelleri Sanayi 4.0 denilen dördüncü sanayi devriminin boyutlarını ve etkilerini tartıştılar. Evet, 1784’te buhar teknolojisiyle patlayan mekanik tesislerle başlayan ilk sanayi devrimi, 1870’de elektrikle çalışan ve iş bölümüne dayalı seri üretimi getiren ikinci sanayi devrimine dönüştü. Üçüncü sanayi devrimi 1960’larda elektronik ve IT teknolojilerinin entegre edildiği ileri otomasyonlu yeni nesil fabrikalarla elde edildi.
 Bugün ilk adımlarını yaşadığımız dördüncü sanayi devriminde ise;
 Birbirleriyle haberleşen siber-fiziksel sistemleri,
 Akıllı robot ve makineleri,
 Big data ile entegrasyonu,
 Makinelerin, iş bileşenlerinin, sistemlerin ve insanların birbirine bağlanabilirliğini,
 Ve süreçlerin realize olmadan sanal simülasyonla doğrulandığı dijital sanayiciliği göreceğiz.

Bütün bunları şunun için anlatıyorum: Bizim bugün ekonomideki temel vizyonumuz, doğrudan dördüncü sanayi devrimine entegre olmaya odaklanmalı. Bu yeni dönemin bütün dünya için elbette pek çok zorluğu var.
 Sanayi 4.0 büyük yatırım gerektiriyor ve bu yatırımın geri dönüşü konusu büyük bir soru işareti.
 Bilişim güvenliği, istikrarlı üretim için hayati öneme sahip hale geliyor ve bu konuda küresel tereddütler var.
 Ve son olarak, bugünkü düzeyinden çok daha nitelikli çalışma arkadaşlarına ihtiyaç var ve bu mesele, yani eğitimin yönetimi herkesi çok düşündürüyor.

“Bu girişten sonra varmak istediğim yer, sormak istediğim soru şu: Çanakkale yeni dönemde bu yeni dünyanın neresinde olacak? ”
Geçen ayın sonunda Güney Marmara Kalkınma Ajansı’nın organizasyonuyla Çanakkale’de yapılan Çalıştay’da bu sorunun cevabı arandı. Biliyorsunuz GMKA tarafından Çanakkale ve Balıkesir için hazırlanan 2014-2023 bölge planı bugünlerde yeni verilerle derinleştiriliyor.
Bu plan kapsamında ortaya konan 3 Gelişme Ekseni, 18 Öncelik Alanı, 119 Hedef ve 125 tedbirle kentimizin 2023 yolculuğu rotalanıyor. Bölgenin 2023 vizyonu “Nitelikli insan yetiştiren, rekabet edebilen, yaşanabilir Güney Marmara” olarak belirlendi. Bunun için Çanakkale’nin Balıkesir’le birlikte Türkiye ortalamasının üzerinde bir kaliteyle büyümesi gerekiyor. Ben bu alanda Çanakkale için büyük bir fırsat olduğunu düşünüyorum.”

İstanbul’un Yanına En Az Dört Yeni Cazibe Merkezi Koyabilmesi Lazım

“Ankara da artık böyle düşünüyor. Yakın bir gelecekte solda Çanakkale Köprüsü ve sağda İzmit Körfezi Geçişi ile İstanbul ve İzmir birbirine iki önemli hatla bağlanacak. Bu iki hattın içinde kalan bölgede, cazibe merkezi olma potansiyeli en yüksek kentlerin başında şüphesiz ki Çanakkale geliyor. Lojistik avantaj, Güney Marmara ve Ege’yi ihracata dayalı yatırımların alternatifsiz lokasyonu kılıyor. Bu gelişme elbette fırsatlar kadar riskler de barındırıyor.
Bugüne kadar çarpık yapılaşmadan, düzensiz sanayileşmeden çok büyük yaralar alan Türkiye’nin böylesine değerli bir bölgede yanlış yapma lüksü yok.
Bu nedenle;
Bölgedeki tarım havzasına zarar vermeden, planlı bir yapılaşma bu bölge için elzemdir.
Bir kere, artık hiçbir işi konvansiyonel yapma, devam ettirme lüksümüz yok.
Tarımda, sanayide, yenilenebilir enerjide, insan kaynağında ve turizmde Türkiye’nin ve hatta Avrasya’nın silikon vadisi olma iddiasını taşımamız lazım.

 Yeşil devrimden sonra bugün ayak sesleri duyulan dördüncü tarım devriminin laboratuvarı Çanakkale olmalı.
 Yenilenebilir enerjide sadece üretici değil, tüm gelişmiş rüzgar türbini ve güneş panellerinin sanayicisi, yazılımcısı ve hatta tasarımcısı olmalıyız.
 Turizmde sadece mavi bayrağın, Kazdağı’nın ve termalin gücüyle geleneksele sığınmayıp, sağlık turizminin kapılarını aralamalıyız.
 Kentimizde tek üniversiteyle yetinmeyip, ilk kez kurulacak bölümlerle yeni nesil üretken üniversite anlayışını bu coğrafyaya taşıyacak girişimleri kovalamalıyız. Bu kentin parlak bir geleceği var, bu şüphesiz. Ama bu mesafeyi kısaltmamız için bir ve birlik olmamız lazım. TÜİK geçen hafta illerde yaşam endeksini açıkladı. Çanakkale, sıralamada İzmir, Çankırı ve Kocaeli’nin ardından 24’üncü oldu. Eğitimde Türkiye genelinde 8’inciyiz ve en güçlü olduğumuz alan burası, bu sevindirici. Ancak sivil katılımda ülke genelinde 42’nci sıradayız ve en kötü notumuz burada. Hedeflerimize ulaşmak için kentin, her hücresiyle daha fazla katılımcı olmasına ihtiyacımız var. İnşallah Çanakkale Zaferi’nin 100. Yılı ile başlayan iklim, bunu başarmamıza vesile olur.”

Ocak ayı Meclis toplantısına, Hesap İnceleme Komisyonu’nun 2015 Aralık ayı mizanı ile ilgili raporu Meclis Katip Üye Orçun Oktay tarafından okunup onaylanmasıyla devam edildi. Azami ücret tarifesi onayının ardından Meclis oturumu sona erdi.