Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Çanakkale’de “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü”

Çanakkale’de “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü”

Çanakkale’de, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Çanakkale Gazeteciler Cemiyeti (ÇGC), Cumhuriyet Meydanı’nda çelenk sunum töreni düzenledi. Törenin ardından hayatlarını kaybeden duayen gazetecilerin mezarları ziyaret edildi.

Törende bir konuşma yapan Çanakkale Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Burak Gezen şu ifadeleri kullandı:

Değerli meslektaşlarım;
Gazetecilerin, 10 Ocak 1961 tarihinde çalışma koşullarına iyileştirmeler getiren 212 sayılı yasaya kavuştuğu ve 53 yıl önce kabul edilen bu yasayla çalışma yaşamında yıpranma hakkını kazandığı gün nedeniyle toplanmış bulunmaktayız. Bildiğiniz üzere, 1971 askeri darbesiyle hak ve özgürlüklerimize bazı kısıtlamalar getirilinceye kadar 10 Ocak tarihlerini Bayram olarak kutlamaktaydık. O tarihten sonra 10 Ocaklar bayram olarak kutlanmak yerine, Çalışan Gazeteciler Günü olarak anılmaya başlandı. Bugün de 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün 53’ncü yıldönümünü anıyoruz.

Değerli meslektaşlarım;
1 Ekim 2008 günü yürürlüğe giren Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile gazetecilerin yıpranma hakları bir kez daha gasp edilmişti. Neyse ki, geçtiğimiz yıl bu yanlıştan dönüldü. Ancak gasp edilen haklarımızın tamamı geri verilmedi. Bildiğiniz üzere, gazeteciler çalıştıkları her 4 yıla karşılık 1 yıl yıpranma hak ederken, bu süre çalışılan 4 yıl için 6 ayla sınırlı bırakıldı. Bu konunun bir kez daha gözden geçirilerek hakkımızın tam olarak geri verilmesi için yetkililere buradan seslenmek istiyorum. Çünkü gazeteciler sürekli stres altında, hatta can güvenliği tehdidi altında görev yapmaktadır. Meslekleri uğruna canlarını yitiren meslektaşlarımızın olduğu gerçeği de göz ardı edilmemeli.

Değerli meslektaşlarım;
Basın demokrasinin vazgeçilmez kurumlarından birisidir. Basın tarih boyunca sürekli demokrasinin teminatı olmuştur. Güçlü bir demokrasi kuşkusuz basın özgürlüğünden geçer. Medyanın güçlü olması, gerek ifade özgürlüğünün temini, gerek kamuoyunun istek ve taleplerinin doğru yansıtılması bakımından hayati önemdedir. Basın, halkın haber alma hakkının teminatıdır. Halkın denetim ve kontrol sigortasıdır. Bu yüzden de basın özgürlüğü kesinlikle zedelenmemelidir. Hiçbir gazeteci, yazdıklarından dolayı tutuklanmamalıdır.

Bu düşüncelerle, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

KUTLAMIYORUZ…
Çanakkale Aktif Gazeteciler Derneği Başkanı Gökhan Kökçak ise 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

Bugün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü ancak biz Aktif Gazeteciler Derneği olarak 10 Ocak’ı kutlama yapılan bir gün olmaktan çıktığını ve kamu imkânlarıyla gazetecilerin lüks otellerde ‘yedirilip içirilme’ gününe dönüştürüldüğünü içimize sindiremediğimiz için KUTLAMIYORUZ…
Biz Aktif Gazeteciler Derneği olarak; gazeteciler arasında ‘muhalif’, ‘yandaş’ ve de ‘candaş’ ayrımı yapıldığı, muhalif gazetecilere mobbing, hatta çalıştıkları gazetelere ekonomik ambargoya varan yaptırımlar uygulayan yerel yönetimin bu tutumunu protesto etmek için KUTLAMIYORUZ…
KUTLAMIYORUZ, Çünkü biz Aktif Gazeteciler Derneği olarak; kalemlerin hür, vicdanların özgür bir ortamda gazetecilik mesleğinin sürdürülmesinden yanayız…
Gazetecilik mesleğinin onurunu koruma adına her türlü baskı, mobbing ve ekonomik ambargolara DİRENİYORUZ…

“Kutlayacak Günümüz Yok, Mücadele Çağrımız Var; Diren Gazeteci”
Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Çanakkale Şubesi, “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” nedeniyle bir basın açıklaması yayınladı. “Diren Gazeteci” başlığı altında verilen açıklamada “Kutlayacak günümüz yok, mücadele çağrımız var” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Kutlayacak günümüz yok, mücadele çağrımız var; Diren Gazeteci”
Ülkemizin içine bulunduğu günler demokrasi adına önemli sıkıntıların olduğu koşulları içermektedir.
Özellikle son yaşanılan devlet kriziyle dengeler çok farklılaşmış, AKP hükümetinin 11 yıllık iktidarı sonrasında sistemin çürümüşlüğü artık gizlenemez noktaya ulaşmıştır.
Böylesi koşullarda gazetecilik yapmak her yönüyle zor, fakat bir o kadar da önemli ve gerekli hale gelmiştir.
Bu gelişmelere bağlı olarak bir gerçek daha var ki; halkımız gazetecilik anlamında, gerçek gazeteciler ile yandaş gazeteciler arasındaki farkı kendi deneyimleri ile ayırt etmenin bilincine varmış durumda.
Bugün basın, toplumun diğer kesimleri gibi çok ciddi boyutta sistemin baskı şiddet ve engellemeleri ile karşı karşıya.
Gazetecilik ilkelerinin hayata geçirilmesi, halkın haber alma hakkının savunulması toplumun diğer kesimlerinin talebi gibi demokrasi ve özgürlüklerin savunulmasından geçmektedir.
Devlet krizi ile birlikte yaşanılan gelişmeler ve buna bağlı olarak alınacak tavır; gazetecilik mesleği açısından da turnusol kağıdı gibi ayırt edici bir nitelik kazanmıştır.
Onca yolsuzluk ve rüşvet olayını gizlemek üzere çeşitli tertip baskı ve planlar içersinde olan siyasal erk yaşanılan hassasiyete bağlı olarak, basını da susturmak konusunda bundan böyle daha şiddetli baskılar içersinde olacaktır.
Bu gelişmeler gerçek gazetecilerin sorumluluklarını arttırmaktadır.
AKP iktidarının 11 yıllık dönemi gazeteciler, yazarlar, aydınlar için baskıcı, sansürlü bir dönemin adıdır.
Bu dönemde Türkiye ne yazık ki tutuklu gazeteci sayısında dünya birincisi olmuştur.
Türkiye’de ne yazık ki, Başbakan gazetecileri bir savcı gibi açıktan suçlamakta, işten atılmaları için talimatlar verebilmektedir.
Ülkemizde medya kurumlarının ezici çoğunluğu artık iktidarın denetimine sokulmuştur.
Ülkemizde hala kitaplar ve gazetelerin dergilerin yayını yasaklanmaktadır.
Tekçilik mantığı ile basın üzerinde tasarrufta bulunan Başbakan kendisi gibi düşünmeyen basın kuruluşlarını yok saymakta ve ötekileştirmektedir.
Haber peşinde koşan, mesleklerinin gereğini yerine getiren basın mensubu arkadaşlarımız demokratik haklarını kullanan diğer insanlar gibi sokaklarda, meydanlarda polis şiddetine maruz kalmakta, yaralanmakta gözaltına alınmaktadır.
Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), 10 Ocak vesilesiyle bir kez daha, haksız ve hukuksuz şekilde tutuklu bulunan tüm gazeteci arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını talep etmektedir.
Ayrıca, güvencesiz çalıştırmanın yasaklanması, sendikal örgütlenmenin önündeki fiili engellerin kaldırılması ve gazetecilerin gasp edilen haklarının geri verilmesi de Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin (ÇGD) talepleri arasındadır.
ÇGD olarak iktidarı, düşünce ve ifade özgürlüğüne ve örgütlenme hakkına saygılı olmaya, bunun gereğini yerine getirmeye davet ediyoruz.
İktidarın yanında olmayı, özgür gazeteciliğe tercih eden gazetecilere de bir mesajımız var. Sizleri de, haksızlığa uğrayan, mesleklerinden ve ailelerinden uzaklaştırılan cezaevlerindeki arkadaşlarımıza; işten atılan, güvencesiz çalıştırılan meslektaşlarımıza sahip çıkmaya, düşünce ve ifade özgürlüğünü savunmaya çağırıyoruz.
Gün gazetecilik mesleğine sahip çıkmak günüdür.
Gazeteciler, bunca anti demokratik saldırı karşısında örgütlenerek demokrasi mücadelesinin bir parçası olmadıkça; bundan böyle gerçek anlamda mesleklerini yerine getirmenin koşullarından uzak kalacaklarının bilincini kendilerine ilke edinmelidirler.
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü bundan böyle bu bilincin ete kemiğe bürünmesi için bir mücadele günü olmalıdır.
Gerçek anlamda gazetecilik yapacağımız demokratik koşuların hayat bulduğu, oto sansür, işten atılma tehdidinin ortadan kalktığı, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle gazetecilerin tutuklanmadığı, meydanlarda saldırılara uğramadığı, halkın haber alma hakkının her koşulda güvence altına alındığı, ekonomik ve diğer çalışma şartları itibarıyla nitelikli koşulların tesis edildiği koşullarda mesleğimizi sürdürmek adına gazetecileri mücadeleye davet ediyoruz.
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü bundan böyle bir mücadele günüdür; taleplerimizi daha güçlü bir şekilde seslendireceğimiz, demokrasi ve emek güçleriyle dayanışmamızı geliştireceğimiz birlik ve örgütlüğümüzü güçlendireceğimiz bir gündür,gerisi boştur, hamasettir.
Basın emekçileri üzerinden kimseye prim yaptırmayacağız.
Basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü, halkın haber alma hakkı, gerçeklerin halka ulaştırılması için sorumluluklarımızın bilincindeyiz…
Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Çanakkale Şubesi

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan Gazetecilerle Buluştu
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” kapsamında gazetecilerle kahvaltıda bir araya geldi. Marina Restoran’da düzenlenen kahvaltına gazeteciler ile bir arada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti diye getirilen Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, basın mensuplarının 24 saat görev süren zorlu mesleği yaptıklarını belirterek; “Basın mensuplarının çok amaçlı toplumsal işlevleri var. Sizler toplumun haber alma kaynağısınız. Gazetecilerin özellikle Türkiye’de siyasi iktidarın güdümünde olması isteniyor. Bu ulusal bazda olduğu kadar yerel bazsa da aynı oluyor. Yaptıkları haberlerden dolayı da maalesef günah keçisi ilan ediliyorlar. İşlerine son verildiği gibi hayatlarını kaybedenler bile oluyor. Bunun en önemli örneği de Hrant Dink cinayetidir. Türkiye’de 40’a yakın gazeteci üzülerek söylemek isterim ki cezaevlerinde tutuklu bulunuyor. Gazetecilerin işsizlik oranı ise ülkemizde yüzde 20’ler seviyesinde. Bizler her zaman haklı mücadelelerinde gazetecilerimizin yanındayız” dedi.

“Basın Taraf Olamaz.Tarafsız Haber Yapmak Zorundadır”
Başkan Gökhan konuşmasında basın mensuplarının doğru haber yapma zorunluluğu olduğunu da belirterek; “Kamuoyunu yanıltıcı haberler yapmak vatandaşlara yapılan haksızlıktır. Basın taraf olamaz. Tarafsız haber yapmak zorundadır. Çanakkale’de de bu tür haberleri görüyoruz. Bunun tek olduğunu söyleyebilirim. Bunlar yaptıkları aslı astarı olmayan haberlerle kamuoyunun kafasını karıştırmak istiyorlar. Bu yazıları ben muhatap almıyorum ve bunlara cevap dahi vermek istemiyorum. Susuyorum. Bu tür haber yapanlara pirim vermemek gerekir” dedi.

Gazetecilerden ve Çanakkalelilerden Helallik İstedi
Konuşmasında Çanakkale’de hayatını kaybeden gazetecilere rahmet de dileyen Başkan Gökhan, “Bu 5 yıllık görev sürem içinde bilmeyerek kırdığım gazeteci arkadaşlarım olabilir. Bu konuda onlardan helallik istiyorum. Ben kendi açımdan haklarımı helal ediyorum. Onların da haklarını helal etmesini istiyorum. Ben kul hakkına çok önem veren birisiyim. Bu sebeple sadece basın mensuplarından değil, Çanakkalelilerden de bu 5 yılık görev süremde helallik almak istiyorum. Burada bu sözleri söylerken bazı kesimler şimdi ‘Başkan seçimi kaybedeceğini anladı. Helallik istiyor’ diyebilirler. Bu doğru değil. Ben inanışım gereği kul hakkına önem veren birisiyim. Bu sebeple bunu istiyorum” dedi.

[canakkaletravel.com & Ç! – Fotoğraf: Burak Gezen / Facebook]

Filtreler:

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir