Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Çanakkaleli Gazeteci Mustafa Sezek, Kalp Krizi Sonucu Hayatını Kaybetti

Çanakkaleli Gazeteci Mustafa Sezek, Kalp Krizi Sonucu Hayatını Kaybetti

Çanakkale’nin Ayvacık ve Ezine ilçelerinde yıllarca muhabirlik yapan Mustafa Sezek (53) geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

Ayvacık’ta bir dönem İhlas Haber Ajansı (İHA) Muhabirliğini de yapan Mustafa Sezek, gece aniden rahatsızlandı. Ezine Devlet Hastanesi’ne giderek tedavisini yaptıran Mustafa Sezek’e doktorlar bronşit teşhisi koyarak evine gönderdi. Ancak eve döndüğünde gece 04.30 sıralarında yeniden fenalaşan Mustafa Sezek, eşinin ambulans çağırması üzerine hastaneye kaldırıldı. Hastaneye götürülürken yolda hayatını kaybeden Mustafa Sezek’in evli ve İpek ile Denizce isimli 2 kızının olduğu öğrenildi.

Çanakkale Gazeteciler Cemiyeti tarafından 2012 yılında düzenlenen başarılı gazeteciler yarışmasında dereceye girerek ödül de alan Mustafa Sezek, bir dönem İhlas Haber Ajansı Ayvacık muhabirliği görevinde de bulunmuştu. Sezek, uzun süreden buyana da Ezine ilçesinde Doğan Haber Ajansı muhabirliğini yapıyordu. Sezek’in cenazesi ikindi namazına müteakip Ayvacık Pazaryeri Camiinden kaldırılarak ilçe mezarlığında toprağa verilecek.

ÇANAKKALELİ GAZETECİ SEZEK GÖZ YAŞLARI ARASINDA TOPRAĞA VERİLDİ
Çanakkale’nin Ezine ilçesinde kalp krizi neticesinde vefat eden gazeteci Mustafa Sezek, Ayvacık’ta göz yaşları içinde toprağa verildi.

Ayvacık’ta bir dönem İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirliğini de yapan Mustafa Sezek (53), gece aniden rahatsızlanmış, Ezine Devlet Hastanesi’ne giderek tedavisini yaptırmıştı. Doktorların bronşit teşhisi koyarak evine gönderdiği Mustafa Sezek, sabaha karşı 04.30 sıralarında fenalaşınca yeniden ambulansla hastaneye kaldırılmıştı. Ancak kalp krizi geçirdiği belirlenen Mustafa Sezek, hastaneye götürülürken yolda hayatını kaybetmişti.

53 yaşındaki Mustafa Sezek, bugün ikindi namazını müteakip doğum yeri olan Ayvacık ilçesinde, Pazaryeri Camii’nde kılınan cenaze namazını müteakip toprağa verildi. Cenazeye Ezine Kaymakamı Cengiz Karabulut, Ayvacık Kaymakamı Necmi Akman, Ayvacık Belediye Başkanı Ünal Şahin, Ezine Belediye Başkanı Halil Büyükerol, Çanakkale Emniyet Müdürü Ali Ekber Bektaş ile çok sayıda basın mensubu ve vatandaş katıldı.

Eşi Arzu Bartın ve kızları İpek ile Denizce Sezek göz yaşlarına boğuldu. İpek Sezek, babasının tabutuna sarılarak, “Sen bu zamana kadar hep korkmadan doğruları yazdın. Ben de senin yolundan gideceğim” dedi.

Çanakkale Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen 2011 yılının başarılı gazetecileri yarışmasında dereceye girerek ödül de alan Mustafa Sezek, bir dönem İhlas Haber Ajansı Ayvacık muhabirliği görevinde de bulunmuştu. Sezek, uzun süreden buyana da Ezine ilçesinde Doğan Haber Ajansı muhabirliğini yapıyordu.

İHA

Filtreler:
Görüntülenme: 1.374
Google Analytics verileri olup, manipüle edilemez bir kaynak kullanılmıştır. Günde bir kere güncellenmektedir.

Yorumlar

AYHAN KOPAN (03/03/2012 23:05)

DOSTUMA SON GÖREV... SAYGIDEĞER DOSTUM MUSTAFA SEZEK'E SON GÖREV... Ne çare; ölüm ve yokluğun anlatılmaz haldan anlamayana... Filizlenen acılarda, boy verir hüsran. Yanık bir türkü çalınır, bağrında şafağın ! Parsellenen yarınlara gebedir; Umutsuzluğun lal dili… Yarasalarla izlenir, yasaklanan doğuşu güneşin şehr-i nuhta Ne kalır geriye, yoksa bu kente -nefes verişin, """Ey dost yüzlü Can !!!""" Hüzün alır kaldırımlarda, yürür yetimliği dostların... İzleri de silinir bütün aşkların ketumluğu Bir militan olur, ihanetlere uğrar bu yürek ! Bileti kesilir bir hayatın, bir baharın, bir yarının... Yoksan bu kentte kar düşer saçlarına çocukların ( MUSTAFA SEZEK ) Rengârenge çiçekler açılmıştı, yapraklar taptaze dallarında... Berfinler, papatyalar, nergisler, kardelenler boy vermişti... Nehirler dereler ve yol kenarında... Nevroz ateşi gürlemişti, güvercinler özgürlüğe kanat çırpmıştı. Kuşlar taptaze yaprakların dallarında sevişiyorlardı, dağlardaki karlar da erimişti, beyazlar yerini yemyeşil bir cennet vadisine bırakmıştı... Ülkeme, memleketime şehit haberleri gelmemişti, anaların gözyaşların çığlıkları susmuştu. Bacıların feryat u figanları susmuştu, silah sesleri artık bu şehirden ıraktı. Davul, zurnalar çalınıyordu. Halaylar çekiliyordu, düğünler dernekler kuruluyor ve sen böyle bir baharda merhaba dedin bu yalan dünyaya..... Gururlu bir yaşam, onurlu bir direniş verdin hayatında. Hiçbir kuldan bahsetmedin, bir kul hakkı yemedin, haram lokmaya el atmadın. Bir karıncayı incitmedin, her lafa verecek bir cevabın vardı, ama sen hep lafa baktın laf mıdır diye... Bir hümanist yürek, bir temiz kalp taşıdın bu yalan dünyada... Hep iyimser bir insan oldun, hep yürekli bir keke oldun. Ciğeri beş kuruş etmez insanlar ile ne bir selamın, ne bir kelamın olmadı yaşamın boyunca... Faşistler, fedolizm kahrolsun, töre denen şeyi hiç, ama hiç bilmedin, alakan olmadı... Hep bir çocuk yüreği ile bir anne, bir baba şefkatli eli gibi dört elle şefkatle merhametle sarıldın tanıyana tanımayana... Hep yardımsever bir insan oldun, mazlumların yoldaşı, fakirlerin sırdaşı oldun ve Dicle suyu, Kızılırmak, Menderes, Fırat, Susurluk aktıkça sen de yüreğimizde akacaksın bilesin keke... Ve böyle bir baharda gitmeliydin, elveda demeliydin, o sırma saçları olan iki yavruna, nasırlı elleri olan anaya, hayat arkadaşın Arzu'ya öyle bir günde, böylesine bir baharda hoşça kal demeliydin ve onurlu gururlu bir ölümle sonuçlandırmalıydın... ...Ve sen bunu çok isterdin, öyle bir anda elveda demeyi... Ne çare ! Ölüm öyle bir günde yakalamadı seni... Soğuk bir Mart gecesinde yakaladı Azrail... Öyle bir günde sana merhaba dedi... Öyle bir gecede ölümün soğuk ve keskin nefesinin misafiri oldun... Ve sen yüreğimizde öyle bir yaşam sürdürdün ve öyle bir elveda dedin... Yüreğimizde unutulmayacak bir insan ruhu bıraktın !!! Biz seni Ege'nin, İda'nın, Kaz Dağları'nın heybetli bakışı ile yaşatacağız. Seni DENİZ GEZMİŞ'lerin, YUSUF ASLAN'ların ve HÜSEYİN İNAN'ların yüce davalarına olan aşkıyla ve hep yüreklerde yaşatacağız... Ant olsunki ismini yürekten yüreğe yazdığın gibi senin ismini Botan'a, Smyrna'ya, Konstantinapolis'e yazacağız... Seni yüreklerde şehri Nuh'ta yüreği yaralı gözleri yaşlı anların yüreğinde yaşatacağız... AGIR BIKEVE NAV DILE ZALIMA (Zalimlerin yüreğine ateş düşsün...) EM TE JI BIR NAKİN HEWALE DELAL (Biz seni unutmacağız Güzel Dost !!!) TOPRAĞIN BOL, MEKANIN CENNET OLSUN """YÜREĞİ GÜZEL DOST..."""

begüm kuran (03/03/2012 16:51)

çok iyi bir insandı çok üzgünüzz herkese sabır diliyorum

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir