Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Doç. Dr. Emine Çoşar: “Polikistik Over Sendromu’nu Hafife Almayın”

Doç. Dr. Emine Çoşar: “Polikistik Over Sendromu’nu Hafife Almayın”

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emine Çoşar, Üniversite Radyosu Kampüs FM’de Dr. Sibel Cevizci’nin hazırlayıp sunduğu ‘Sağlık Saati’ adlı programa konuk oldu. Programda “Polikistik Over Sendromu” konuşuldu. Hastalığın toplumda sıklıkla görüldüğünü belirten Çoşar, hastalığın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.

Dr. Sibel Cevizci: Hocam, Polikistik Over Sendromu nedir? Kimlerde görülür?

Doç. Dr. Emine Coşar: Polikistik Over Sendromu özellikle genç bayanların hastalığıdır. Hastalık, özellikle genç nüfusta kendini daha fazla gösterir. Hastalık belirtileri adet düzensizliği, adet aralarının açılması, bayanlarda erkeksi tipte kılların çıkması, kıllanma, tüylenme artışıdır. Normalde yüzde, göğüs aralarında bayanlarda kıllanma yoktur. Bayanlarda da bu tür bölgelerde erkeklere özgü olan bu kılların çıkmasına yine “hirstuzim” denir.

Polikistik over, yumurtalıklarda içi su dolu küçük baloncuklar şeklinde kistlerin bulunmasıdır. Yumurtalıklarda poli dediğimiz yani birden fazla sayıda küçük kistlerin olması. Bu tür kistler, yumurtalıkların dış kısmına dizilmiş 10 mm’den küçük, yine 9-10 taneden fazla, inci tanesi gibi perifere dizilmiş küçük küçük yumurtacıklar şeklinde görünür. Bunların birlikte görüldüğü hastalık klinik bilgiler topluluğuna biz Polikistik Over Sendromu diyoruz.

Dr. Sibel Cevizci: Hocam peki, hastalık belirti göstermeyebilir mi? Yani bir hastada polikistik over sendromu şüphesi için sadece adet düzensizliği yeterli mi?

Doç. Dr. Emine Coşar: Adetler düzenli de olabilir; düzensiz olacak diye bir şey yok, fakat genellikle adetler düzensizdir. Bunlar mutlaka olması gereken bulgulardır. Zaten polikistik over hastalığının tanısını koyarken belli kriterlerimiz bulunmaktadır. O kriterlere göre tanıyı koyuyoruz. Bir hastaya sizde “Polikistik over sendromu” var diyorsunuz. Bunu söyleyebilmeniz için hastanın belli kriterleri taşıması gerekiyor. Diyelim, hastanın polikistik overleri var. Kistleri var ama hastanın adetleri düzenli ve biyokimyasal bir hastalık bulgusu yok. Bu hastaya polikistik over sendromu etiketi yapıştıramıyoruz.

Dr. Sibel Cevizci: Hocam, bu hastalığın toplumumuzda görülme sıklığı nedir?

Doç. Dr. Emine Coşar: Literatüre göre görülme sıklığı yaklaşık %8-10 civarındadır. Her 10 bayandan birinde görülebilmektedir. Ancak bu oran, tanı kriterlerine göre değişebilmektedir. Sendrom olduğu için tek tip hastalıktan ve belirtilerden bahsetmiyoruz. Tanımlanması kolay bir hastalık değil. Tanı kriterlerini geniş tutarsanız, hastalığın görülme sıklığı %15-20’ye kadar çıkabilir.

Dr. Sibel Cevizci: Hocam, hastalıkta tanı kriterleri nelerdir?

Doç. Dr. Emine Coşar: Bu kriterler, adetlerin düzensizliği veya yumurtlamanın düzensizliği, testesteron dediğimiz hormonların yüksek olması ve periferik dizilimli kistlerin olmasıdır. Özellikle bu 3 kriterden 2’si mevcutsa polikistik over sendromu var diyebiliriz.

Dr. Sibel Cevizci: Hocam ergenlerde ayrı tanı kriteri var mı? Onlara özel başka durumlar var mı?

Doç. Dr. Emine Coşar: Ergenlerde gördüğümüz genellikle adet düzensizliği, 2-3 ay adet olmama gibi belirtilerdir. Ancak, sadece bu bulgularla gelen genç kızlara sizde “polikistik over sendromu” var dememek gerekir.

Dr. Sibel Cevizci: Hocam peki PKOS’lu bir hastayı nasıl takip ediyoruz? Tanı sonrası hastaları bekleyen süreç nasıl oluyor?

Doç. Dr. Emine Coşar: Burada, hastanın hangi şikayeti olduğu önemli. Eğer hasta bize adet düzensizliği veya kıllanma şikayetiyle geliyorsa, biz genellikle adet düzenleyici ilaçlar veriyoruz. Adet düzenleyici ilaçlar, yumurtalıkların çalışmasını durduruyorlar. Yumurtalıklar baskılandığı için çalışmıyorlar. Verdiğmiz ilaçlarla kişinin menstruyel siklusunu düzenlemeye çalışıyoruz.

Bu ilaçlarla normal kıllanma dışında çıkmış olan tüyleri 6 ay gibi bir sürede sert yapısını ve erkeksi tüy özelliğini azaltıyoruz. İlaçlarla yapısı değişen kıllar yumuşak bir yapıya kavuşuyor ancak tamamen kaybolmuyor. Biz daha sonra, hastalara epilasyonu öneriyoruz kalıcı çözüm olarak.

Dr. Sibel Cevizci: Hocam PKOS’lu kadınlar çocuk sahibi olabilirler mi?

Doç. Dr. Emine Coşar: Polikistik over sendromu olan hastalar, kesinlikle çocuk sahibi olamazlar diyemeyiz. Yumurtlama oluyor. Eğer bu döneme denk gelirse gebelik de olabilir. Sağlıklı, normal bir fizyolojiye sahip olan bayanlara göre gebe kalma biraz daha zor olabilir. Tabi bu durum, bütün hastalarda olacak diye bir şey yok. Bu tür bayanlarda da çeşitli tedavi yöntemleri var. Oral tabletlerle veya iğnelerle yumurta geliştirici tedaviler uyguluyoruz.

Dr. Sibel Cevizci: Hocam, peki bu kistler tamamen yok edilebiliyor mu? Cerrahi bir tedavisi var mı?

Doç. Dr. Emine Coşar: Diyelim ki, yumurtalıklar da bir kistiniz var. Ameliyat olursunuz, o kist biter. Şöyle örnek verelim, bademciğiniz iltihaplanır. Antbiyotik kullanırsınız, o hastalık geçer. Polikistik over hastalığı böyle bir hastalık değil. Yani kronik bir hastalık, sendrom. Nasıl diyabet veya hipertansiyon gibi kronik bir hastalığınız varsa sürekli olarak ilaç kullanmanız gerekiyor; polikistik over sendromunuz varsa da benzer şekilde sürekli bir takip ve tedavi gerekebilmektedir.

Dr. Sibel Cevizci: Hocam peki, bir kadında hastalık çok şiddetli ise, o zaman cerrahi bir girişim düşünülebilir mi?

Doç. Dr. Emine Coşar: Olabilir tabi. Genellikle infertil hastalarda bu yöntemler tercih ediliyor. Özellikle oral ilaçlarla, tabletlerle yaptığımız tedaviler bir sonuç vermezse iğnelere geçiyoruz.

Dr. Sibel Cevizci: Hocam obezite, insilün direnci hastalığı nasıl etkiliyor? Neden bu risk faktörleri çok önemli? Hastalık tedavi edilmezse uzun dönemde bizi bekleyen sağlık riskleri neler?

Doç. Dr. Emine Coşar: Hastalığın oluşmasında genetik yapının önemli bir rolü olduğu düşünülüyor. Şimdi, insülün ve insülün benzeri büyüme hormonu, hem insülün gibi etki edebiliyor hem de yumurtalıklarda reseptörleri var. Bir insan genetik olarak polikistik over sendromu olmaya yatkınsa, biraz kilo aldığında insülün direnci artacaktır. Yani obezite, insülünün etkisini azaltmaktadır. Tabi ki her obezitede bunlar yok.

Dr. Sibel Cevizci: Hocam, yanlış ilaç kullanımının, bu ve benzeri kadın hastalıklarında da yaygın olduğunu düşünüyorum. Kadınlar bir araya geldiklerinde adet düzensizliğiyle ilgili birbirlerine ilaç tavsiye ediyorlar. Ne kadar tehlikeli olabileceğinin farkında değiller. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz.

Doç. Dr. Emine Coşar: Tabiki adet düzensizliğine sebep olan tek hastalık, polikistik over sendromu değil. Tedavide kullanılan ilaçlar hormon ilaçları olduğu için hipertansiyonu olan sigara içen bayanlarda daha dikkatli kullanılması gerekiyor. Mutlaka bir hekim gözetiminde bu ilaçlara başlanması gereklidir.

Dr. Sibel Cevizci: Üniversite hastanemizde ve polikliniklerimizde PKOS’lu hastalar için özel poliklinik günleri ya da özel bir takip uyguluyor muyuz?

Doç. Dr. Emine Coşar: Hastalarımızla ilgili özel spesifik takip dosyalarımız mevcuttur. Ancak belli bir günü PKOS günü şeklinde ayırmıyoruz. Çünkü hem hastanemizin büyüklüğü bunu yapamaya yeterli değil, hem doktor sayımız buna yeterli değil. Dolayısıyla hastalarımızı her zaman polikliniklerimizde muayene edebiliyoruz.

[Kaynak: http://kampusfm.comu.edu.tr/?p=2663]

Filtreler:
Görüntülenme: 151
Google Analytics verileri olup, manipüle edilemez bir kaynak kullanılmıştır. Günde bir kere güncellenmektedir.

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir