Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
reklam
reklam
Doç. Dr. Ferah Özkök: “Çanakkale Eko Turizm ile Kalkınacak”

Doç. Dr. Ferah Özkök: “Çanakkale Eko Turizm ile Kalkınacak”

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ)’nden Öznur B. Doğangün, ÇOMÜ Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ferah Özkök ile bir röportaj gerçekleştirdi. “Ekoturizm nedir? Çanakkale ne kadar ekoturizmin içinde?”:

Kanada’nın Quebec kentinde 133 ülkeden 1100 delege 2002 yılında “Dünya Ekoturizm Zirvesi”nde bir araya gelir ve yeryüzünün doğal kaynaklarının sürdürülebilirliğini güvence altına alan, ayrıca yerel halkların ekonomik kalkınmasına destek olurken, sosyal ve kültürel bütünlüklerini koruyup gözeten bir yaklaşım ya da tavır olarak ekoturizmi benimsediğini söyler.

Ekoturizm nedir? Çanakkale ne kadar ekoturizmin içinde?

ÇOMÜ Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ferah Özkök ile Ekoturizmi konuştuk.

Öznur Doğangün: Neden bu alanda çalışma gereği duydunuz?
Ferah Özkök: Turizm, dünyada en hızlı gelişen sektörlerden biri, bu hem iyi hem de kötü. Hızlı gelişmesi ülke ekonomilerine yaratacağı ekonomik katkı açısından çok olumlu, fakat tüketimin çok artması kaynakların daha çok yok edilmesi anlamına geliyor. Bu durumda karşımıza alternatif bir yaklaşım olarak Ekoturizm çıkıyor. Doğal, toplumsal, kültürel ve tarihsel kaynaklara olumsuz etkiyi minimize edecek bir yaklaşım olması dolayısıyla ilgimi çekti. Turizm alanına farklı açıdan bakabilme, alternatif politikalar üretebilme, sürekli tüketen toplum olma yerine doğaya, insan yaşamına duyarlı tüketici davranışları geliştirebilmek açısından önemli olduğunu düşündüm ve Ekoturizm çalışmaya başladım.

Öznur Doğangün: Nasıl çalışmalar yaptınız?
Ferah Özkök: Bildiri ve makale şeklinde yayınlarım var. TÜBİTAK doğa eğitim projelerinde ekoturizm çalışmaları yaptım. Çanakkale’de Doç. Dr. Şükran Yalçın Özdilek ve Ege Üniversitesi’nden Dr. Benan Gül’ün yürütücülüklerini yaptıkları doğa eğitimi projelerinde ekoturizm dersleri vardı. Bu projelerde ekoturizm bölgelerinde doğrudan katılımcılarla ekoturizm desleri gerçekleştirdik ve bu dersler klasik ders anlayışının dışında yeni fikirlerin üretildiği, stratejilerin geliştirildiği ve hayali ekoturizm destinasyonlarının yaratılıp planlamaların yapıldığı etkinlikler şeklindeydi ve çok başarılı çalışmalardı.

Öznur Doğangün: Dünya’da ekoturizm yaygın mı?
Ferah Özkök: Dünya’da ve Türkiye’de turizm alanında tüketim kalıplarında değişmeler gözleniyor. Ekoturistler, farklı tüketim kalıplarına sahipler. Herkesin ziyaret ettiği çok popüler destinasyonlar yerine, doğallığını yitirmemiş yeni yerler ve kültürler görmeyi tercih ediyorlar. Paket turlar yerine bireysel seyahat etmeyi, gittiği bölgedeki yerel halkın refahına katkı yapmayı istemekteler. Ekolojik sisteme ve bölgenin yaşamına saygılı bir anlayışa sahipler.

Öznur Doğangün: Örnek verebileceğimiz ülke veya şehir var mı?
Ferah Özkök: Gallapagos Adaları, yağmur ormanları, Costa Rica önemli ekoturizm bölgeleridir. Aslında Türkiye’de de ekoturizm gelişiminden söz etmek mümkün. Mavi Bayrak, beyaz yıldız projeleri, kırsal turizm, yayla turizmi, rafting vb. turizm çeşitlerinin gelişmeye başlaması turizmde farklı bakış açılarının da geliştiğinin göstergesi.

Öznur Doğangün: Dünya örnekleri nasıl çalışmalar yapmışlar?
Ferah Özkök: Öncelikle korunan alanlarının oranı Türkiye’ye göre çok yüksek. Türkiye’de korunan alan miktarının ülkenin toplam yüzölçümüne oranı yüzde 3,9 iken, dünyadaki korunan alanların toplamı dünya yüzölçümünün yüzde 12,8’ine denk geliyor. Söylediğim ülkelerden birçoğu ekoturizm sertifikasyon programı uyguluyorlar. Yani planlı ve kuralları olan bir turizm ile ekosisteme ve kültürel yaşamlarına zararı minimize etmeye çalışıyorlar. Ayrıca ekoturizm destinasyonlarına gelen turist sayıları sınırlandırılıyor. Başka bir çalışma örneği ise ASTA’dan; Amerika Seyahat Acentaları Birliği (ASTA) turistlere seyahatleri öncesinde uymaları gereken ekoturizmin on kuralını vermekteki bu başarılı bir uygulama .

Öznur Doğangün: Nedir bu kurallar?
Ferah Özkök: Mesela; ekosistemin hassasiyetine saygı gösterin, gittiğiniz yerde sadece ayak izinizi bırakın, gittiğiniz yerin kültürü hakkında seyahat öncesi kendinizi eğitin, insanların fotoğraflarını çekmeden önce izin isteyin, tehlike altındaki bitki ve hayvanlardan yapılmış ürünleri almayın, doğal habitatları rahatsız etmeyin, çevreyi koruyan kuruluşları öğrenin, araç yerine yürümeyi tercih edin, çevreyi koruyan konaklama ve seyahat işletmelerini tercih edin gibi tavsiyeleri var.

Öznur Doğangün: Türkiye bu konuda duyarlı mı?
Ferah Özkök: Türkiye’de de ekoturizm yaklaşımı konusunda gelişmeler var. Ancak genelde uzak olduğumuzu düşünüyorum. Hem “ekoturizmi benimsiyoruz, sürdürülebilir turizm anlayışındayız” deyip hem de ekoturizm bölgelerinde madencilik faaliyetlerine, HES’lere izin vermek ciddi bir çelişkidir. Bu tür faaliyetlerin derhal durdurulması gerekir. Aslında uzun vadede baktığınızda planlı korumacı bir ekoturizm faaliyeti tarımsal üretimi de desteklemekte. Dolayısıyla eğer karar vericilerin amacı ekonomik kazancı arttırmak, refahı yükseltmek ise, tarımı destekleyen ekoturizm ile bunu sağlamak pekâlâ mümkün. Ayrıca şunu da belirtmek isterim, gelir elde etmek için her yol mubah demek çağdışılıktır, sürdürülebilir kalkınma yaklaşımından uzaktır.

Öznur Doğangün: Peki, Çanakkale Ekoturizm’de hangi noktada? Umut vaat ediyor muyuz, bu alanda inat edip çalışmalı mıyız?
Ferah Özkök: Öncelikle şunu söylemeliyim Çanakkale bir ekoturizm cenneti. Sahip olduğu kaynaklara bir bakın; Kaz Dağları, Troia, organik tarım, Türkmen Köyleri, kırsal turizm, kuş gözlemciliği, dalış ve su sporları olanakları, bunları daha da arttırabiliriz. Bu kaynakları ekoturizm yaklaşımıyla sürdürülebilir bir biçimde kullanmak mümkün. Çanakkale’de ekoturizm geliştirilirse, bölgede yeni iş olanakları yaratılarak, gelir düzeyi ve yaşam standardı yükseltilebilir ve çok daha önemlisi tüm bunları doğal, çevresel, tarihsel ve kültürel değerler korunarak gerçekleştirilebilir. Çok güzel bir ifade kullandınız; evet, inat edip çalışmalıyız.

Öznur Doğangün: Neler yapalım?
Ferah Özkök: Aslında Çanakkale Türkiye’de ekoturizm yaklaşımıyla turist çeken yerlerden ilki. Çanakkale’de TATUTA denilen çiftliklerin yoğun olduğunu görebiliriz. Bu çiftliklerde turistler, hem çalışıp hem de tatil yapabilmekteler. Yeşilyurt, Adatepe gibi yerlerde kırsal turizm yapılmakta. Yenice’ye sadece fotoğraf çekmek ve yürüyüş yapmak için gelen turistler var. Bu gelişmeler sevindirici elbette ancak Kaz Dağları’ndaki altın madenciliği faaliyetlerine son verilmezse sonuçları çok kötü olacak. Hiçbir turistin sondaj yapılan yerleri ziyaret etmek isteyeceğini düşünmüyorum.

Öznur Doğangün: Ekoturizmin dezavantajları da var mıdır?
Ferah Özkök: İnsanın ekonomik kazanç amacıyla yaptığı tüm faaliyetlerde olduğu gibi ekoturizmde de dezavantajlar ortaya çıkabilir. Arş. Gör. Ömer Çoban’la yaptığımız “Ekoturizm mi? Ekoterörizm mi?” isimli bir çalışmada ortaya çıkabilecek olumsuz etkilere dikkat çekmek istedik. Eğer ekoturizm faaliyetleri planlı olmazsa ve denetleme mekanizması geliştirilmezse, yaptırımları olmazsa doğal, kültürel ve ekonomik olumsuz etkiler oluşabilir. Yine de şunu söyleyebilirim, eğer yerel halkın ve turistlerin farkındalığı artarsa çok önemli olumlu etkiler yaratılabilir.

Öznur Doğangün: ÇOMÜ’nün bu alana katkısı nedir? Nasıl çalışmalar ile şehre destek veriyor?
Ferah Özkök: ÇOMÜ Turizm Fakültesi’nde öğretim elemanlarının yaptığı bilimsel çalışmaların yanı sıra, Çanakkale Turizm Çalıştayı gibi etkinlikler şehirdeki turizm paydaşlarını bir araya getirmede katkı sağlamakta. Bu tür etkinlikler düşüncelerin paylaşıldığı, tartışmaların yapıldığı, sorunların tespit edilip önerilerin geliştirildiği platformlar. Önemli olan bilimsel çalışmaların ve toplantı sonuçlarının uygulamada hayata geçirilmesidir. Umarım bir gün bu söylediğim de gerçekleşecek.

Öznur Doğangün: Hocam Çanakkaleli turizmcilere tavsiyeleriniz nelerdir?
Ferah Özkök: Dünya hızla değişiyor, turizm eğilimleri de öyle. Eminim sektördeki arkadaşlar bizden daha iyi takip ediyorlar bu gelişmeleri. Ekoturizm kapsamında değerlendirilebilecek turizm çeşitlerine olan talep çok hızlı artmakta. Çanakkale’nin ekoturizm kaynaklarının değerlendirilmesi ve ekoturizm destinasyonu olarak yerini alabilmesi için kentin tüm turizm paydaşlarının işbirliği içinde çalışması gerekiyor. Çanakkale’de ekoturizmin geliştirilmesi için yapılacak bütün çalışmalarda severek yer alacağımızı belirtmek isterim.

[comu.edu.tr]

Filtreler:
Görüntülenme: Veri Alınamadı
Google Analytics verileri olup, manipüle edilemez bir kaynak kullanılmıştır. Günde bir kere güncellenmektedir.

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir