Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Erguvan Kenti Troya’nın Acı Öyküsü

Kimi yaklaşımlara göre edebiyatın girizgâhı sayılan Homeros’un ölümsüz ve evrensel destanı İlyada, günümüz okuyucusunun Troya savaşlarına dair sahip olduğu önbilgilerin bir kısmını kapsamayan ve de en önemlisi bir destandan beklenen destansılıkları yalın bir biçimle aktarır oluşuyla meraklısına yeterli gelmeme ihtimali taşıyan bir yapıttır. Karakter inşasına ve psikolojisine pek de yer vermeyen İlyada’nın devamı olarak Odysseia destanı ise Homeros’un bir başkahraman etrafında, Odysseus’un Troya dönüşünde yaşadıklarını anlattığı, karakter tahlilleriyle edebiyatı selefine göre daha çok çağrıştırır. Yine de bir sinemacı, tiyatrocu, operacı ya da yazarın Troya’dan esinlenerek bir yapıt ortaya koyma sürecinde Homeros’un her iki yapıtına ek olarak mitolojinin kent ve karakterleri etrafında oluşmuş diğer mitolojik anlatılardan faydalandığı görülmektedir.

Azizm’de Troya dosyası kapsamında ele alınan 2004 yapımı Troy filmi ve 2018 Netflix yapımı dizi Troya: Bir Kentin Düşüşü’nde de görülen bu durumun edebiyatımızdaki en kapsamlı örnekleri arasında İskender Azatoğlu’nun kaleme aldığı Erguvan Kenti Troya’nın Acı Öyküsü adlı roman yer almaktadır. Troya savaşını, öncesini, tanrılar dünyasını, savaşın perde arkasını, İda/Kazdağı ekseni etrafındaki söylenceleri kronolojik bir sıra ile roman kurgusu içinde anlatan Azatoğlu, mitolojik öyküleri, arkeolojik ve tarihsel verilerle harmanlayarak, “mitokurgu” olarak adlandırılan bir biçim ortaya koymuştur. Azatoğlu’nun bütünlüklü anlatısının Netflix uyarlamasında büyük oranda ekrana taşındığını not düşerken elbette yazarın estetik bağlamda söz konusu uyarlamanın çok üstünde seyrettiğinin altını çizmek gerekir. Felsefi açıdan, çok tanrılı dinlerden tek tanrılı dinlere evrilen inanç eksenine idealist fakat özgün ve yaratıcı bir yaklaşım getiren Azatoğlu’nun, Erguvan Kenti Troya’nın Acı Öyküsü’nün yanı sıra Homer Anadolu Diliyle Konuşuyor adlı etimolojik bir sözlük çalışması ve hem İngilizce hem Türkçe hazırladığı Troya’nın Acı Sonu adlı iki perdelik fantastik opera librettosu olduğunu da eklemeliyiz.

Yorumunuz