Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
reklam
reklam
Eski Türk Evi Ya Da Kültür Evi Eski Türk Evi Ya Da Kültür Evi

Eski Türk Evi Ya Da Kültür Evi

Yenice’miz, Kazdağları?nın eteğinde kurulmuş küçük bir ilçedir.
Yenice İlçemiz, Balıkesir-Gönen İlçesi?nin bir köyü durumunayken, 1936 yılında Çanakkale İlimize bağlanarak ilçe olmuştur.

Yenice İlçemiz, Çanakkale?den başlayıp Balıkesir?de son bulan, Cumhuriyetimizin ?ilk asfalt yolu? üzerinde yer alır. İki tarafı da çınarlarla kaplı yolun, insan eli ile yapılmış olması, yol üstünde yer alan her köprünün ayrı bir mimari özellikte olması ilgi çekicidir. En güzel olanı da; Cumhuriyetimizin Kurucusu Büyük Önder M. Kemal ATATÜRK?ün, İran Şahı Rıza Pehlevi ile bu yolu kullanarak, Balıkesir?den Çanakkale?ye yaptıkları yolculuktur. 1934 yılında gerçekleştirilen seyahatin izleri, hala ilçemizde yer almakta ve o günü yaşayanlar tarafından anlatılmaktadır. Tarihi bir mekân olarak düzenlenen, Atatürk?ün mola verdiği, su içtiği, yöre köylüleriyle, başında görüştüğü çeşme, ?Gazi Çeşmesi? olarak ün yapmıştır.

Çanakkale?den Balıkesir?e kadar uzanan, 200 km.lik yolun iki yakasına dikilen çınarlar birer anıt ağaç olarak tanıklık etmektedirler o günlere.

Yıllarca Balıkesir-Çanakkale arasında önemli bir ulaşım hattı olan bu yol, açılan yeni yollarla 1980?li yıllardan sonra önemini yitirmiştir.

Yenice, Kazdağları?nın kara içine doğru uzanan, son bölümünde yer almaktadır. Bozulmamış doğası, endemik bitki örtüsü, doğal kaynakları ve iklimiyle, ?dağ turizmi? yönünden keşfedilmeyi bekleyen bir bölgedir.

Çanakkale ile Balıkesir yolunun tam ortasında yer alır Yenice. İki ilimize de uzaklığı 100 km.dir. Edremit?e 70 km. Gönen?e 40 km. uzaklıktadır.

Dağların arasında, gözden ırak kalan ilçemiz gönülden de ırak kalmıştır.

Çanakkale?nin, toprak olarak en geniş alana sahip ilçesidir Yenice.

Yöremizden birçok medeniyetin gelip geçtiği, yöredeki kalıntılardan ve buluntulardan anlaşılmaktadır. Yöremizde çıkarılan, antik çağlara ait birçok eser, Çanakkale?de ?Arkeoloji Müzesi?nde? sergilenmektedir. 14.yüzyıl başından itibaren, Yenice yöremize Türkler gelmiştir.

Yöre insanının atalarını, ?Oğuzların, Kınık Boyu ve Kolları? oluşturmaktadır. 1800?lü yıllardan sonra yörede yerleşik düzene geçilmiş ve Yörük köyleri ve obaları oluşturulmuştur. Yenice?deki köy isimleri, ?Orta Asya Kültürünü ve Oğuz Türklerinin? geleneklerine uygun isimlerdir. (Naibli, Koyuneli, Sofular, Torhasan, Boynanlar vb.) Köylerin çoğu, Osmanlı Döneminde, Bursa Valisi Ahmet Vefik Paşa döneminde kurulmuştur.

İlçede, çoğunlukla ?Yörükler? yaşamaktadır.

Bazı köyler 93 harbinden sonra (1901) kurulmuş, ?Pomak? köyleridir.(Çal, Karadoru)

1893 yılından sonra, Kafkaslardan gelen Türklerin kurdukları köylerde vardır. (Sazak, Sameteli, Gündoğdu Köyleri)

Yenice?de, ?Yörük?, ?Pomak? kültürleri ve yaşanılan coğrafyaya göre farklılıklar gösteren ?kültürlerin? oluşturduğu bir zenginlik vardır.

Bu ?kültür zenginliği? bir dağınıklıktan kurtulup, günümüz yaşantısı içinde yerini alamamıştır.

Yenice?deki Yörüklerin geçim kaynakları, yerleşik düzene geçişten sonra tarım ağırlıklı olmuştur. Bunun yanın da yaşam biçimi olarak ?hayvancılıkta? devam etmiştir.

Yenice?de Yörükler, zamanın getirdiği yeniliklere ayak uydururken, ?bilinçsizce harcanan ve yok olan? kültür varlıklarının, farkına varmakta geç kalmışlardır. Yinede vakit geç değildir.

Tarım ve hayvancılıkta bizim yaşantımızı, hayatımızı kolaylaştıran, geçmişimiz ile geleceğimiz arasında ilişki kurmamızı sağlayan her çeşit araç ve gereçler elimizden kaybolup gitmektedir. Yenice?nin dışına gitmektedir, kültür varlıklarımız.

Geleceğimiz olan çocuklarımıza gösterebileceğimiz, ?işte bunlar? ?bizim atalarımızın geçmişidir? diyebileceğimiz her şey, hoyratça ve sessizce elimizden kayıp gitmektedir.

Yöremizin, ?Etnoğrafik Kalıntıları? gittikçe azalmaktadır.

Artık, ?halı ve kilim? dokuyanlar kalmamıştır. El dokumaları, fabrika halılarına yenik düşmüştür.

Bir halıyı elde edene kadar, kullanılan araç gereçler artık zor bulunmaktadır.

Köylerde, insan ve hayvan gücünden yararlanılırken kullanılan hiçbir değerli malzeme elimizde yoktur..

Öküz arabaları, dövenler, yabalar? vb. Bütün orijinal araç gereçler otellerin süsü olmuştur.

Kerpiç evlerin yok olduğu, el sanatlarının ve ahşap işçiliğin bittiği bir gerçektir.

Demircilerin aletleri?

Nalbantların takımları?

Değirmencilerin değirmenleri, aksamları?

Dülgerler?

Arabacılar? Gitti. Geçmiş yaşantımıza ait ne varsa, bitmek ve tükenmek üzere.

Eski giysiler; bindallılar, cepkenler, kıvraklar?

Köylerde sandıkların içinde, bazı işini bilen ninelerin, anaların elinde kaldı atalarımızın mirasları.

?Geçmişi olmayanın, geleceği de olmazmış.?

Aslında bizi birbirimize yaklaştıran ve bir arada tutan, ?kültürdür.?

Bu kültürün adı da, ?Türk Kültürü?

Nasıl ki arıların bir kovanda birlik olması, bir sisteme bağlanmışsa, ?kederde ve sevinçte? bizi de birbirimize bağlayan ?ortak tarihi yapımız ve kültürümüzdür.?

Yenice?nin, tarihi dokusunu ve kültürel mirasını korumak ve geliştirmek hepimizin ortak görevidir.

Yenice?ye bir arkadaşınız ya da bir yabancı gelse, sizden bir şeyler istese ne yaparsınız?

Yemek ikram edersiniz.

Mahmutoğlu?nda piknik yaparsınız.

Gölete gidersiniz.

Başka?

?Yenice güzelmiş? der arkadaşınız, ya da yabancı kişi.

Yenice?nin kültürü ile ilgili nerede oturabilirim? Neleri gösterebilirsiniz bana? Dese.

Ninemin sandığını açıp göstermem mümkün değil.

Yenice kültürünü yansıtan eserlerin sergilendiği ya da oturulup bir şeylerin içildiği, sohbet edildiği bir mekâna gideriz.

Var mı böyle bir mekan?

Yok.

Yenice?de yok.

Arkadaşıma verebileceğim bir şey yok. Yenice?nin kültürü ile ilgili verebileceğim hiçbir şey yok. Eli boş gidecek Yenice?de gördüğü, ?doğa güzellikleri? ona yeter. İdare etsin.

Yetmez. Ne gelen misafirlere, ne de çocuklarımıza ve gençlerimize yetmez. ?Kültür Varlıklarımızı? göz önünden uzakta tutmak bize yakışmaz.

?Kültürel Mirasımızı? elimizden aldırmak, yok olmalarına seyirci kalmak bize yakışmaz.

Yenice?de her şey var.

Yenicemizi, bu ?kültürel dağınıklıktan? kurtarmak lazım.

Cumhuriyetin ilk asfalt yolu üstünde, bir eski ?Türkevi? açmak.

Bir kültür evi açmak.

Yenice?ye gelenlerin/gidenlerin konakladığı, imrenerek izlediği, bir ?kültür evi? gerekli bize.

İnsanların oturup, Kazdağları?na bakarak çay içtiği bir, ?Türkevi?

İçinde, Yenice?nin kültürünü yansıtan, etnoğrafik eserlerin sergilendiği bir ?Türkevi?

İlköğretim ve lise öğrencilerin ziyaret etmek için, etkinliklerini sergilemek için gittikleri bir mekan.

Yenice?ye, bir gelenin bir daha gelmek için, başkalarına da anlattığı, tavsiye ettiği tarihi bir mekan.

Cumhuriyetin, ilk asfalt yolu üstünde eski bir, ?Türkevi.?

M.Kemal ATATÜRK?ümüzü yaşatacak bir ?Türkevi.?

Yenice?den, ?Çanakkale Savaşları?na? katılmış ?şehitlerimizi ve gazilerimizi? yaşatan bir ?Türkevi?

Kurtuluş Savaşı?na katılan ve Yenice Yöresi?ndeki ?Kuvayi Milliye? kahramanlarını yaşatacak, bir ?Türkevi?

Yenicemizde kurulu Meslek Yüksek Okulu, ?El Sanatları? öğrencilerinin bilgi ve becerilerini geliştirecek bir ?Türkevi.?

?Geçmişimizle geleceğimiz? arasında ders alacağımız bir köprü olan/olacak ?Türkevi.?

Türk kültürü adına; ?müzik, tiyatro ve diğer sanat etkinliklerinin? yapılabileceği ve sergilenebileceği bir ?Türkevi?

Yukarıda saydığım; kültürel varlıklarımızın bir araya toplanacağı, etkinliklerin yapılabileceği, gelen konukların ziyaretçilerin ağırlanabileceği bir ?Türkevi? yapma projesi.

Yenice Belediye?sinin böyle bir projesi var.

Sayın Belediye Başkanı Veysel ACAR, bu konuyla ilgili bütün çalışmalarını tamamlamış. İş yapım aşamasına gelmiş.

Bizler nasıl devlet hastanesi yapılırken destek olduysak, bu ?Türkevi? yapımında da gerekli desteğimizi vermeliyiz. Yenicemizin kültürünü, gelecek kuşaklara aktarmak hepimizin görevi olmalıdır. Ben Yenice?nin, Yenicelilerin böyle bir projeye ?maddi ve manevi? destek olacaklarına inananlardan birisiyim.

Yenicemiz; Çanakkale?nin en büyük ilçelerinden birisi olarak, eski tarihi dokusuyla, ?Yörüklerin, Pomakların, Muhacirlerin? gelenek ve görenekleriyle önemli bir kültür varlığının merkezidir.

Bu, ?kültür varlıklarının? korunması ve geliştirilmesi bir zorunluluktur.

Kültür varlıklarımıza sahip çıkmanın zamanı gelmiştir ve de geçmektedir.

Yenice, 14 yıldır sürdürdüğü ?Kazdağı Doğa Şenlikleri? yanında, ?geçmişten geleceğe bir köprü? oluşturacak eserlerini de derleyip toplamak ve sergilemek zorundadır.

Yenice?nin, gelen misafirlerini ?ağırlayacağı? bir mekanı olmalıdır.

Yenicemizin ?doğası? yanında, ?kültürü? ile de anılması çok önemlidir.

Yenice, Kazdağları içinde bir ?Kültür Merkezi? olmalıdır.

Biz Türklere ait bir gelenek vardır.

Her evin bir, ?misafir odası? vardır. Bu oda her zaman hazırdır. Hem de bilinmeyen tanınmayan bir misafir için olsa bile.

Yenice güzellikleriyle, umut vaat eden bir ilçedir.

Yenice?nin de bir misafir odası olmalıdır.

O da yapılacak eski bir ?Türkevi?dir.?

Bir kişi tek başına beş katlı ev yapar da?

Biz bir bütün halinde, koskoca Yenice, bir ?Türkevi mi? yapamayacağız?

Yaparız.

Haydi! Hep beraber, bir ev yapalım.

Bir ?Türkevi? yapalım.

Filtreler:
Görüntülenme: Veri Alınamadı
Google Analytics verileri olup, manipüle edilemez bir kaynak kullanılmıştır. Günde bir kere güncellenmektedir.

Yorumlar

selman (30/09/2009 16:39)

Böyle bir oluşumun, böyle kültürel etkinliklerin olmasından dolayı yeniceli bir birey olarak çok gururlandığımı ifade etmek isterim.Hemde Yenice nin kuş uçmaz kervan geçmez biryer olduğu görüşüne katılmıyorum.

Ş.ODABAŞI (09/09/2009 16:07)

Yenice'de bir fabrika vardı. kapandı. %25 kapasite ile çalışmıyor. Onunla ilgili yazıda yazdım. "Babamın fabrikası var(dı)" diye. Yollara bakarsak. Yenice-Çan arası yapıldı. Gönen-Yenice arasında bağlantı çok yoldan iyi. Çan-Çanakkale arası yapım aşama aşama devam ediyor. Yenice Balıkesir arası hiç dokunulmadı. Sadece Yenice'den çıkış 10 km. kadar yapıldı. Yenice'de hiç bir zaman bir fabrika(Gıda Sanayi hariç) olmadı. Çanakkale Seramik sahibi İbrahim BODUR bile bir çivi çakmadı. Yenice'ye yapılan ve kapasitesi 900 öğrenciye çıkarılan M.Y. Okulu ekonomik yön veriyor. Okullar açılınca Yenice içinde bir hareket oluyor. Yenice yöresi küçük tarlalarda ve küçük işletmelerde gerçekleştirdiği tarımsal ürünler ve hayvancılıkla idare ediyor. Hala başka yerlere mevsimlik göçlerle ırgatlık yapmaya gidenler çok. ben bunları biliyorum. Bu büyük olayları çözmek benim elimde değil. Siyasi erk kendi derdinde. Ben bu yazıyı da, Belediye Başkanı rica ettiği için yazdım. İnanmadığım konuda yazıda yazmam. Siz gelir yoksa, yol yoksa "kültürde" yok diyorsunuz. Geçim derdinde olanlar kültürle ilgilenmez diyorsunuz. Bir yere kadar evet. Şu anda ulaşım açısından bir sorun yok. Ancak, "iki bindallı, bir at arabası" yaklaşımı doğru mu? Yenice'de yapılacak iş çok. Benim turizm ve dağ turizmi konusundaki önerilerime kulak veren yok. Bir de parası pulu yokmuş gibi görünen Yenice'de, Çanakkale'nin diğer ilçelerinde olmayacak kadar son model araçlar var. Yenice'de para var. Yenicelilerin Edremit körfezinde, bir Yenice olacak kadarda yazlıkları var. Yenice'de açlık sınırının altında olan köylerde var. Yenice'de böyle bir çelişkide var. Ben masumca kültür boyutunda böyle bir yapıyı gerekli gördüm. Neden gereli gördüm. "Kaybolanlar Unutulanlar" ve "Eskici" başlıklı yazılarımda bu durumları belirttim. Size iyi günler dilerim. Selamlar sevgiler.

zaman (09/09/2009 13:06)

bence konuyu dıramatik hale getiriyorssunuz siz ne demek istediğimi anladınız bence ben gereksiz işlerle uğraştığınızı asla ifade edemem bence memleketi için önemli işler yapan bir isimsiniz benim eleştirim yenicenin yapılmayan yolları 1 ay önce geldim yeniceye çocukken geldiğimle arasına hiç bir fark yok diyebilirim bu yollarda yapılmadan hiç birşeyde olmaz isterseniz beş yıldızlı otel açın isterseniz tenis alanları hatta isterseniz kayak merkezi buz pisti kim gelecek civar köylermi yenicenin zaten ekonomisi bunları kaldırmaz yeniceye dış turist gerekli buda yollar yüzünden imkansız kalıyor bir türk evini yeniceye luzumsuz görüyorum evet ama bu sadece türk evi değil park bahçe cafe her ne olursa olsun insanların yenicede bir işi olmadığı sürece bu mekanlarda oturacak nasıl parası olsun ekonomiyi canlandırmak gerekli bence artık fabrikalar kurulmalı yeniceye tabi bunları sizden beklemiyorum sayın odabaşı yazınıza istinaden yazıyorum ama bunlar olmadan yapılanların gerçekten hepsi lüzumsuz

Ş.ODABAŞI (08/09/2009 19:32)

Yorumun için teşekkürler.Yenice'ye en son ne zaman geldiniz, bilemediğim için,yolar hakkında bir şey söylemeyeceğim. Yenice'de gereksiz işlerle uğraşan bir ben kaldım efendim. Selamlar sevgiler.

zaman (08/09/2009 16:41)

hep tartışılmıştır atatürk yıllar önce yenice yolunu kullanmakla iyimi yapmıştır kötümü çünki bu yolda o yıllardan beri bir kazma bile vurulmamıştır yenicenin ilerleyemeyişinin en büyük etkeni ulaşımıdır adeta kuş uçmaz kervan geçmez bir ilçe halinde insanlar devlet daireleride olmasa hayatta uğramaz siz şimdi türk evi projsinden bahsediyorsunuz bence okadar lüzumsuzki bu hiç ama hiç gerek yok birkere olmayan bir tarih var edilemez olsa şayet eski bir yapı burası müzeye dönüştürebilir ama siz betonarme bir bina yapıpta içinede iki bindallı koyup çevresine iki at arabası koyarak insanları çekmeyi düşünüyorsanız çok hata edersiniz bence bu yollar muhakkak yapılmalı yoksa ilçemiz aynen böyle kalır kullandıysanız bilirsiniz yenice hamdibey arası bir yol yapıldı herkes orayı kullanıyor bu diğer kayatepe gündoğdu gigi köyleri olumsuz etkiledi ama butür yollar yeniceyi hareketlendirecektir yoksa türk eviyle felan bu işler olmaz siz bence sahip çıkın elinizdeki devlet dairelerine üniversiteye vs. çan a göçmesin o zaman vay yenicenin hallerine

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir