Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Heyelan Araştırmalarında İnsansız Hava Araçları Kullanımı

Heyelan Araştırmalarında İnsansız Hava Araçları Kullanımı

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Mühendislik Fakültesi Geomatik Mühendisliği Bölümü, gerçekleştirdiği önemli projelerle bölgemizdeki yerleşim yerlerine yakın heyelan aktivitelerini mercek altına alıyor. ÇOMÜ Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü’nden Serhat Çoban Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Geomatik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Cüneyt Erenoğlu ile projeler, üzerine bir röportaj gerçekleştirdi:

“İnsansız Hava Araçları (İHA) İle Heyelan Araştırmaları Yapabilen İlk Bölüm ve İlk Üniversite Olma Gururunu Yaşıyoruz”

Büyük oranda insanların kontrolü dışında gelişen, can ve mal kaybına yol açan doğal afetlere yönelik ülkemizde önlem almaya dönük hazırlıklar devam etmekte.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Mühendislik Fakültesi Geomatik Mühendisliği Bölümü de gerçekleştirdiği önemli projelerle bölgemizdeki yerleşim yerlerine yakın heyelan aktivitelerini mercek altına almakta.

Bu anlamda da ÇOMÜ Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü olarak Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Geomatik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Cüneyt Erenoğlu ile projeleri hakkında konuştuk. Erenoğlu gerçekleştirdikleri bölgesel heyelan izleme çalışmalarından, bu projenin Çanakkale için öneminden ve heyelana karşı alınabilecek tedbirlerden bahsederek bilgilendirici açıklamalarda bulundu.

Erenoğlu ayrıca, Türkiye’de Geomatik Mühendisliği ve Harita Mühendisliği Bölümleri arasında İnsansız Hava Araçları (İHA) ile heyelan araştırmaları yapabilen ilk bölüm ve ilk üniversite olma gururunu yaşadıklarını da kaydetti.

Hocam öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
1999 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Geomatik Mühendisliği Bölümünü bitirdim. Daha sonra yüksek lisans ve doktora çalışmamı Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Geomatik Mühendisliği Anabilim Dalı’nda tamamlayarak aynı üniversitede Yardımcı Doçent Doktor olarak göreve başladım. 2011 yılından beri Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Geomatik Mühendisliği Bölümünde öğretim üyesi olarak çalışmalarıma devam etmekteyim. Ayrıca Mühendislik Fakültesinde Dekan Yardımcısıyım ve Uzaktan Algılama Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü’nü de yürütüyorum.

Yaptığınız projelerden bahseder misiniz?
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’ne ilk geldiğimizden bu yana hem bölgesel gereksinimlere cevap vermek hem de bilimsel anlamda gelişmeler sağlayabilmek amacıyla pek çok bilimsel araştırma projesi için başvurduk. Başta TÜBİTAK olmak üzere farklı kaynaklar tarafımızdan projelerimiz fonlandı. Bunlardan bir tanesi TÜBİTAK 3501 kodlu Kariyer Geliştirme Programı, diğeri ise Bölüm Başkanımız Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ali Yücel ile birlikte gerçekleştirdiğimiz TÜBİTAK 1002 kodlu Hızlı Destek projesi. Onun dışında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na sunmuş olduğumuz farklı bir proje ile “Teknogirişim Sermayesi Desteği” programından 100.000 TL’lik karşılıksız hibe desteğine hak kazandık. Bu destek sonucunda üniversitenin teknoloji geliştirme bölgesinde bir AR-GE şirket kurarak, İnsansız Hava Aracı (İHA) teknolojisine dayalı üç boyutlu harita üretimi gerçekleştirecek bir prototip üretimini sağladık ve patent işlemleri halen devam ediyor. Ayrıca Uzaktan Algılama Araştırma ve Uygulama Merkezi olarak önerdiğimiz “Çanakkale İline Ait Turistik Merkez ve Ören Yerlerinin Dezavantajlı Gruplar İçin Uygunluğunun Tespit Fizibilitesi, Harita Modelinin Çıkartılması ve Web Otomasyonu” adlı faaliyet teklifi Güney Marmara Kalkınma Ajansı 2013 Doğrudan Faaliyet Desteği programı kapsamında desteklenmeye değer bulundu. Bu projenin de final raporu Kalkınma Ajansı tarafından geçtiğimiz günlerde kabul edildi ve projeyi başarıyla sonlandırmış bulunuyoruz. Son olarak Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından iki farklı projemiz desteklendi ve halen proje çalışmalarımız sürdürülmektedir. Sözü edilen bu projeler yaklaşık olarak toplam 600.000 TL fonlanmıştır ve bu miktarın neredeyse tamamı bölümümüzün araştırma altyapısını oluşturmaya ayrılmıştır. Yine şu an başvuru aşamasında ve sonuç aşamasında olan farklı projelerimiz mevcuttur.

Bölgesel heyelan izleme çalışmalarınızın içeriği hakkında bilgi verir misiniz?
TÜBİTAK 3501 kodlu Kariyer Geliştirme Projesi olarak Geomatik yöntemlerle heyelanların izlenmesi ve tematik haritaların oluşturulması kapsamında Çanakkale örneği üzerine yoğunlaştık. Çanakkale’de heyelanların yerel anlamda depremden daha öncelikli risk arz ettiği de söylenebilir. Neler yapabiliriz diye araştırdığımızda öne çıkan 5 farklı aktif heyelan alanını incelememiz gerektiğini fark ettik. Bunlar sırasıyla İzmir ? Bursa güzergahında İntepe heyelanı, Güzelyalı heyelanı, Adatepe ve Şevketiye heyelanları ki Adatepe heyelan alanında 15 Kasım 2013 tarihinde büyük bir çökme oldu. Bir diğer inceleme alanımız da Bursa yönünde Biga’yı geçtikten sonra yolun sağ tarafında olan Ambaroba Köyü heyelanıdır. Önceki dönemlerde bu alanlarda bazı çalışmalar yapılmasına karşın burada alana en büyük katkımız hem Geomatik Mühendisliği hem de jeofiziksel yöntemler ve bölgelerin jeolojisiyle bütünleşik olarak çalışılması ve farklı karakteristik özelliklere sahip heyelanların aynı proje içinde incelenmesidir.

Bu projenin temel amacı nedir?
Temel amacı proje süresince ve devamında 5 farklı heyelandaki heyelan hareketlerinin karakterini ve büyüklüğünü somut olarak ortaya çıkarmaktır. Diğer bir ifadeyle Biga Yarımadası içinde 5 farklı karakteristik özellikte olan heyelanın modellenmesini yapmak ve toprak kitlesindeki değişimin zaman içinde izlenmesi amaçlanmıştır.

Projenin Çanakkale için öneminden bahsedebilirsek ne söyleyebiliriz?
Çanakkale ve yakın çevresi, yerel heyelanlar ve heyelanların neden olacağı potansiyel sonuçlar bakımından yüksek bir risk taşımaktadır. Bölgesel heyelanlar yeterince modellenmeden inşa edilen yol, bina ve enerji iletim hatları gibi mühendislik yapıları, olası bir heyelan sonrasındaki onarım ve yenileme maliyetleri ile birlikte düşünülecek olursa kendi yapı maliyetlerinin kat kat üzerine çıkacaktır. Heyelanlar eğer yeterince karakterize edilmezse, heyelanın zamana bağlı yapısı ve hareketi modellenmezse bir yere kadar müdahale edilebilir. Bir yerden sonra kontrolsüz bir boşalma ve toprak kayması ortaya çıkabilir.

Projeniz ne kadar süre devam edecek?
Proje 2013 yılının Mart ayı itibariyle başladı. Üç periyod arazi ölçümü tamamlandı. Bu kapsamda veri analizi ve modelleme çalışmaları devam ediyor. Proje 2013-2016 yılları arasındaki üç senelik dönemi kapsamaktadır.

Şu an hangi aşamadasınız?
Eş zamanlı olarak her üç ayda bir ardışık günlerde Güzelyalı – İntepe hattından başlayarak tüm bölgeleri çalışıyoruz. Kampanya tipi gerçekleştirilen heyelan izleme ölçümleri ile eş zamanlı olarak tüm alanlarda sonuçlara ulaşmaktayız.

Peki projeden ne tür sonuçlar elde etmeyi düşünüyorsunuz?
Çanakkale İntepe’de İzmir ? Güzelyalı hattına bağlayan viyadüğe komşu ormanlık alanda 2000’li yılların hemen başında büyük bir yangın felaketi yaşandı. Felaketten sonra bölgedeki bitki örtüsünde geniş alanlarda kayıplar meydana geldi. Bitki örtüsü olmaksızın viyadük ve çevresindeki özellikle yüksek eğimli bölgelerde yakın zamanda bir heyelan tetiklenmiş ve etkileri halen sürmektedir. Şu ana kadar viyadüğün korunması, kurtarılması ve seyahatte sürekliliğin sağlanması için viyadüğün yapım maliyeti kadar harcama yapılmış ve harcanmaya da devam edilmektedir. Örneğin, bu tür durumlarla diğer bölgelerde de karşılaşmamak adına proje sonucunda üretilecek güncel heyelan modelleri, alt yapı vb. diğer çalışmaların planlanmasında temel bir dayanak olarak kullanılabilecektir.

Heyelanı önleyici ne gibi yöntemler denenebilirdi?
Bizim önerimiz modelleme çalışması tamamlanan heyelan alanlarında, toprak kitlelerinin üzerindeki baskıyı ortadan kaldıracak şekilde alternatif çözümler geliştirilmesidir. Örneğin; küçük güzergah değişimlerine gidilebilirdi. Eğimler orada göz ardı edilmemesi gereken faktördür. Yine şunu söyleyebilirim ki heyelan bilindiği gibi taç ve topuk bölgelerinden oluşur. Özellikle topuk bölgelerine inşa edilecek istinat duvarları yeterince derin ve daha geniş yapılabilirdi. Şu andan sonra yapılacak çalışmalar heyelan hareketlerini kontrol altına almaya yönelik olmalıdır.

Çanakkale toprağının heyelana dayanıklılığı açısından ne söylemek istersiniz?
Biga Yarımadası yapılan literatür araştırmalarımıza göre bir çok farklı kaya topluluklarından oluşmakta. Proje kapsamında çalışılan bu 5 heyelan da farklı jeolojik özelliklere sahip güncel sedimanter kayaları içermektedir. Bu çökeller çoğunlukla killi ve kumlu topraktan oluşur ki, killi toprakların içinde suyu tutma özelliklerinden dolayı, doğal olarak bu alanlar heyelan riski taşıyor. Yine Güzelyalı’dan bahsetmek gerekirse, Güzelyalı’da bizim eski lojmanlarımızın olduğu bölgede özellikle geçtiğimiz yılın kış ve bahar dönemlerindeki ağır yağışlar sonrasında tetiklenen aktif bir heyelan alanı bulunmakta. Eski Karayolları kampı ve çevresinde 2000’li yılların başından itibaren yoğun bir heyelan, çökme var. Karayollarının Çanakkale ? İzmir yolunu iyileştirme adı altındaki çalışmalarında bölgeyle ilgili bir takım sorunlar olmuş. Bölgedeki menfez hattı yeterli miktarda yağmur suyunu drenaj (suyun bir yerden başka bir yere uygun şekilde sevk edilmesi, aktarılması) edecek şekilde planlanmamış. Onun yerine drenaj başka yere alınmadan o bölgedeki toprağa sevk edilmiş. İlgili kurumlarla yapılan kişisel görüşmelerde heyelanın ana kaynağı bu şekilde yorumlanmıştır. Çanakkale Belediyesi’nin Mühendislik Fakültesinden bazı hocalarımızın danışmanlığında o bölgede yaptığı bazı çalışmalar da vardır.

Basına yansıyan haberlere göre Lapseki Bursa yolunda Adatepe köyü bitiminde bir çökme meydana gelmiş.
Güzelyalı’dan sonra Adatepe ve Şevketiye heyelanlarını inceledik. Bunlar Güzelyalı ? Bursa güzergahında Lapseki’den hemen sonra yolun sağ tarafında olan iki köy. Evet çökme Adatepe köyünün hemen bitiminde Çanakkale?Biga istikametinde yeni yapılan yolun 250 metrelik bölümünde meydana gelmiş. Orada 2000’li yıllardan beri Adatepe ve çevresinde çok aktif bir heyelan hareketi vardır.

Bu konuya ilişkin bir inceleme yaptınız mı?
Geçen sene Haziran ayında jeofizik yöntemlerle yerin belirli bir derinliğine kadar bir çeşit tomografisini çektik ve bu sene de Eylül ayında gerçekleştirilen çalışmalar sonunda o bölgedeki toprak içindeki yoğun su kütlesinin varlığını tespit etmiş olduk. Ne yapmak gerekiyor? Toprağın stabilitesini sağlayabilmek için o suyu yine drenajla uygun bir biçimde denize taşımak, boşaltmak gerekiyor. Aynı şekilde Şevketiye’de de benzer durumlar var.

Onun dışında Çanakkale ? Bursa yönünde Biga’yı geçtikten sonra yolun sağ tarafında olan Ambaroba köyü de büyük bir heyelan geçirmiş. Köyün su deposunun bulunduğu üst kısımdaki yamaçta ilk toprak kayması 1992 yılında başlamış ve toprakta oluşan çatlaklar yıllar geçtikçe çoğalarak evleri tehdit eder boyuta ulaşmıştır. Devam eden bu süreçte yoğun yağışların etkisiyle köyün merkezinin tamamı heyelan nedeniyle kaymıştır. Heyelan alanına gittiğimizde çok şaşırdık. Evlerin yıkık tuğlaları halen duruyor. Halk büyük bir afet geçirmiş, psikolojik etkileri hala sürmekte. Ambaroba heyelanı etkileri nedeniyle gerçekten büyük bir heyelan ve buradaki kaymalar devam ediyor.

Bu heyelan alanlarını hangi ölçütlere göre belirlediniz?
Biz çalışmamızda daha çok insanların yaşamını tehdit edebilecek heyelan bölgelerini inceliyoruz. Şevketiye ve Adatepe direk yol güzergahında, İntepe zaten malumunuz, Güzelyalı ve Ambaroba’da köy yani yerleşim yeri.

Biz üç sene bu bölgeleri inceleyeceğiz. Çıkan sonuçları hem noktasal olarak milimetre düzeyinde hem de alansal olarak sunacağız. Daha da önemlisi her heyelanın zamana bağlı olarak karakteristik yapısını ortaya koyacak ve elde edilen sonuçlarla heyelanın karakteristik özelliklerinin tematik haritalarda görselleştirilmesini yapacağız.

Çıkan sonuçlar doğrultusunda heyelan tehlikesine karşı nasıl önlemler alınabilir?
5 farklı heyelanın karakteristik özelliklerini özetlediğimiz zaman, örneğin diyeceğiz ki “İntepe heyelanı yılda 3 cm kuzeybatı-güneydoğu yönünde hareket ediyor”. Bu bilgiyi verdiğim zaman karar verici diyecek ki “O yöndeki heyelanı tutmam, dengelemem ve hareketi durdurmam için nasıl tasarım yapabilirim, yolu nasıl planlarım?” Yine Adatepe ve Şevketiye de sürekli bir kütle hareketi var, bu nasıl önlenebilir, ağaçlandırma mı yapılacak, yolun güzergahını mı değiştirecek ya da yolun altyapısı mı güçlendirilecek? Biz bilim insanları olarak onlar için gerekli olan donatıları ortaya koymakla hükümlüyüz. Çalışmalarımız devam ettikçe yapılması gerekli somut önlemler ve önerilerimiz daha net olarak şekillenecektir.

Projenizde kullandığınız cihazlar önemli maliyetlere sahip. Bunları nasıl elde ettiniz?
Tabi yine bu projede İnsansız Hava Araçları (İHA) kullandık, onun yanı sıra SAR uydu teknolojisi de kullandık. İHA’lar askeri amaçlı olarak İsrail, Amerika gibi ülkeler öncülüğünde kullanıldı. Daha sonra sivil amaçlar için kullanılmaya başlandı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde TÜBİTAK projesiyle elde edilen bu cihazların aşağı yukarı uçuş süresi 40 dakikadır. Bizim iyon şarj edilebilir çok sayıda bataryamız var ve toplam üç buçuk dört saat civarında havada kalabiliyorum, o da zaten benim için muazzam bir süre. Zira bir heyelan alanında İHA’yla 10 dakikada işimi bitirebiliyorum. Yüksek kapasiteli bir İHA setinin toplam maliyeti ise 55.000 TL civarında, yani yüksek bütçeler. Bir de şunu gururla söyleyebilirim ki Türkiye’de Geomatik Mühendisliği ve Harita Mühendisliği Bölümleri arasında bu uygulamaya sahip ilk bölümüz, ilk üniversiteyiz. Onun da gururunu yaşıyoruz.

Yine GPS’te Geomatik Mühendisliği olarak son teknolojiye sahibiz. Çalışmalarımızın proje yürütücülüğü görevini ben yapıyorum. Maden Mühendisliği Bölümünden hocamız Doç. Dr. Zeki Karaca görüş ve önerileriyle heyelan projemize destek veriyor. Yrd. Doç. Dr. Özgün Akçay ve Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ali Yücel de Geomatik Mühendisliği Bölümünden çalışmalarımıza katkı sağlıyorlar. Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Tolga Komut ve Öğr. Gör. Dr. Ebru Şengül Uluocak ile Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden Arş. Gör. Oya Erenoğlu projemizde çalışmaktadır. Herkes özveriyle çalışmalarımıza sağ olsun destek veriyor, onlara da ayrı ayrı teşekkür ederim.

Hocam zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. Çok faydalı bilgiler edindik. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
İlginizden dolayı tekrar çok teşekkür ediyorum ve çalışmalarınızın devamını diliyorum.

[comu.edu.tr]

Filtreler:

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir