İki Babanın Bitmeyen Umut Yolculuğu…

İki Babanın Bitmeyen Umut Yolculuğu…
09 Aralık 2015

“Umut, gözle görülemeyeni görür, elle tutulamayanı hisseder ve imkansızı başarır.”

Afganistan vatandaşı 30 yaşındaki Ghulam Mujtaba Haidar ve 27 yaşındaki arkadaşı Mohammad Suliman Berakzai; ailesi ile birlikte daha iyi şartlarda yaşayabilmek için, Afganistan’dan Yunanistan’a uzanan uzun ve zorlu bir umut yolculuğuna çıktılar. İlk başlarda her şey yolundaydı. Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde, kendilerini yurtdışındaki akrabalarının yanına götürebileceğini söyleyen kişiler ile karşılaşan Haidar ve Berakzai ailesi, tüm varlıklarını bu kişilerin gösterdiği iyi görünümlü bir tekneye yatırdılar. Fakat 17 Ekim 2015 gecesi saat 01.00 sıralarında, aileler 20 kişi olarak binecekleri teknenin dışarıdan göründüğü kadar iyi olmadığını fark ettiler. Afgan, Suriyeli ve Iraklı birçok göçmenin bulunduğu tekne su almaya başladı ve battı. Herkes sevdiklerini birer birer kaybetti. Daha sonra ise iki arkadaşın bitmeyen başka bir umut yolcuğu başlamış oldu.

Türkiye ile Avrupa Birliği arasında yapılan görüşmelerde, göçmenler için başlatılan çalışmaların giderek önem kazandığı dile getirilmekte. Son olarak Türkiye üzerinden AB ülkelerine geçişine izin verilmemesi konusunda AB ile Türkiye anlaşma sağlamış ve Türkiye’ye AB’den ‘vizesiz geçiş’ sözü ile 3 milyar Euro’luk ekonomik destek verileceği bildirilmişti. Ama umut yolculukları ardından yaşanan kazalar, umut tacirlerine verilen cezalar, göçmenlerin ve mültecilerin yaşayabileceği özel alanların kalitesi, göçmenlerin Türkiye’deki hayat standartları giderek daha kötü bir hal almış durumda. Suriyeli vatandaşların özgürce hareket edebildiği ülkemizde, Afganistan vatandaşları hala kaçak durumda gösteriliyor ve kayıt olmaları gerekiyor. Tam da bu önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönemde, Afganistan vatandaşı 30 yaşındaki Ghulam Mujtaba Haidar ve 27 yaşındaki arkadaşı Mohammad Suliman Berakzai ile yolumuz kesişti. Afganistan’dan neden Türkiye’ye geldiklerini, ya da neden umut yolculuğuna çıktıklarını söylemek istemiyorlardı. Şu an sadece ailelerini bulmak isteyen iki arkadaş, umut içerisinde gelecek herhangi bir haber bekliyorlar.

Ölü Ya Da Diri Sevdiklerini Bulmak İstiyorlar

17 Ekim 2015 tarihinde Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi sahilinden, Yunanistan’ın Midilli adasına gitmeye çalışan Haidar ve arkadaşı Barakzai, gece 01.00 sıralarında gerçekleşen olayda batan tekneden sağ bir şekilde kurtarılıyor. Ardından Mujtaba Haidar, oğlu Shahzad ve arkadaşı Mohammad Suliman Berakzai ile İstanbul’da bulunan yakınlarının yanına gidiyorlar. Ve kendilerinin kaçak bir göçmen olmadığını göstermek için ilgili birimlere kayıt oluyorlar. İstanbul, Aydın, İzmir, Çanakkale, Bursa’da bulunan göç idarelerini, morgları, sahil güvenlik komutanlığı, jandarma, polis vs.. yakınlarının olabileceği her yeri inceleyen Haidar ve Barakzai hiçbir sonuç alamadıkları için bir röportaj vererek seslerini daha fazla duyurmak istiyor. Daha önce akrabaları ile iletişime geçtiğim Haidar, Türkiye’de ellerinin ve kollarının bağlı olduğunu, artık ne yapması gerektiğini bilmediğini ama hala umudu olduğunu söylüyor. Mohammad Suliman Berakzai ise, 5 aylık hamile olan karısı 1992 doğumlu Tamanna Berakzai’yi kaybettiğini ve onu aradığını belirtiyor. Yorgunlar, ama umutları hala var. Bu konuda konuşurken zorlanıyorlar. Aslında bir araya gelmeyi ve tekrar görüşeceklerini umut ediyorlar. Fakat maddi kaynakları zamanla azalıyor. İsmini vermek istemeyen, Haidar ve Berakzai’nin yanından hiç ayrılmayan Türkiye’de yaşayan Brezilyalı yardımsever bir kadın ise yaşananları şöyle aktarıyor:

“Onların hala umutları var, şu an beklemek zorundayız. Çok kötü görüntülerle karşılaşmak zorunda kaldık. Tüm morgları gezdik. Haidar’ın oğlu hiç sesini bile çıkarmadı. Böyle bir çocuk görmedim. O kadar kötü yerlerde kalmak zorunda kaldık ki. Ama onları bulamadık. Onlar ölü ya da diri sevdiklerini bulmak istiyorlar” diyor ve ekliyor, “Bu olay herkesin başına gelebilir.”

“Lütfen Bize Yardım Edin”

Artık sözü zaten zor zamanlar geçiren Haidar ve arkadaşı Berakzai’ye bırakıyorum. Röportajın devamını Haidar, videolu olarak vermek istiyor. Arkadaşı Berakzai’nin ailesi hakkında da konuşan Haidar, videonun farsça yayınlanmasını istemiyor. Çünkü annesinin bu durumdan haberdar olmadığını ve onu üzmek istemediğini söylüyor. Ayrıca bu olayın sadece kendilerinin başına gelmediğini belirten Haidar, Türk yetkililerinden bir an önce yardım beklediğini iletiyor.

Kayıp Kişiler, İsimler, Yaşları ve Fotoğrafları

SHILA HAİDAR
Shilia Haidar 32 yaşında Mujtaba’nın eşi-Afgan. Olay günü üstünde mavi can yeleği, uzun botlar vardı.

ZAHRA HAİDAR
Zahra Haidar 8 yaşında kız çocuk-Afgan. Olay günü üstünde kendi mavi ceketi ve mavi can yeleği vardı.

BAHZATHAİDAR
Behzad Haidar 4 Yaşında erkek çocuk-Afgan. Oğlunda olay günü deri ceket,kahverengi ayakkabı, turuncu can yeleği vardı.

Tamanna Berakzai (2)
Tamanna Berakzai( 5 aylık hamile) 23 yaşında-Afgan. Kahverengi ceketi, renkli başörtüsü, mor renkli elbisesi, renkli ayakkabısı vardı.

Ghulam Mujtaba Haidar ve arkadaşı Mohammad Suliman Berakzai’ye +905366531714 ve +905398352735 nolu telefonlardan ulaşabilirsiniz. Türkçe değil, fakat İngilizce ve Farsça iletişim kurabilirsiniz.

Yorumlar...

    Henüz yorum yok...

Sizin Yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir