Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
“İktidar Partisinin Çanakkale Temsilcilerine Soruyoruz?”

“İktidar Partisinin Çanakkale Temsilcilerine Soruyoruz?”

Çanakkale Çevre Platformu tarafından yapılan basın açıklamasında Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Çanakkale temsilcilerine sorular yöneltildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

İktidar Partisinin Çanakkale Temsilcilerine Soruyoruz…

Sayın Mehmet Daniş, Sayın İsmail Kaşdemir, Sayın AKP İl Başkanı 11 (onbir) yıldır yasamanın ve özellikle “yürütmenin” başındaki bir partinin Çanakkale ilindeki temsilcilerisiniz. Sizlere daha önceden de defalarca sorduğumuz soruları, yeniden soruyoruz ve hiç bıkmadan bu soruların takipçisi olacağımızı ifade ederek sözlerimize başlıyoruz.

Çan, Biga, Karabiga, Lapseki İlçelerine kurulum çalışmaları devam eden, halen işletmede olanlar ile birlikte toplam kurulum gücü 14.000 megawatı aşan, kömürlü termik santrallerin birikici zararlı etkileri biliniyor ve yöre halkı bu zehirli sanayi yatırımlarını burada istemiyor iken niye hala susup oturuyorsunuz? Bu santrallerin Enerji Piyasası Denetleme Kurulu’nda lisans başvuruları yapılıp kabul edildiğinde sizler ne işle meşguldunuz?

Mevcut Çan Termik Santralinin, Bekirli, Değirmencik Termik Santrallerinin, her türlü hurdadan demir çelik üretimi yapan İÇDAŞ tesislerinin zehirleyici ve kirletici etkileri yörede şimdiden yaşanıyor iken niçin kılınızı kıpırdatmıyorsunuz? İÇDAŞ ek tesislerini ve bunlara bağlı yeni limanlarını kuruyor, bölge kökten feda ediliyor. Tekrar ediyoruz bir şey yapmazsanız, Çanakkale kalorifer kazanına dönecektir…

Biga Ticaret ve Sanayi Odasındaki toplantıda, Biga Ziraat Odası Başkanı özellikle Biga ovasındaki sulu tarım başta olmak üzere, Biga ovasının tarımsal zenginliklerinden söz ederken, Biga ovası ve Karabiga’daki her türlü zenginliği bitirecek, insan sağlığında önlenemez zararlara yol açacak olan, sanayi tesislerine karşı niçin hiçbir şey yapmıyorsunuz?

Sayın Daniş hadi diğer yerleri bırakın, kendi köyünüz Lapseki Adatepe köyüne termik santrali faydalı bir yatırım diye mi savunuyorsunuz?

Sayın Kaşdemir sulandırılmış, hiçbir ciddiyeti olmayan bir ÇED raporu örneği olan, Babadere Termik Santrali ÇED raporunda Kazdağları yerine “Kaçkar Dağları” yazılmıştı, biliyorsunuz. Babadere Termik Santrali projesini durduğunuzu söylüyorsunuz. Çan, Biga ve Karabigadakiler için de bir çaba sarfediyor musunuz?

İl Çevre Koruma Planı hazırlanıyor. Nasıl bir “çevre koruma” planı ise, Biga İlçesinin tamamı ile Çan ve Yenice İlçelerinin büyük bölümü “kırmızı çizgi” ile ayrılarak, başta termik santraller, çimento fabrikaları ve demir çelik sanayileri olmak üzere, dünyanın en kirletici sanayilerine kurban ediliyor. Neden AKP Milletvekilleri ve İl Başkanı susuyor, konuşmuyor. Yineliyoruz; Biga, Karabiga ve Çan yöresi Kocaeli Dilovasına dönecek. Annelerin sütünde, bebeklerin ilk kakasında ağır metaller tespit edilecek, şimdiden uyarıyoruz.

Çanakkale’nin ve özellikle kırmızı çizgi ile sınırı çizilen bölgenin içinde kalan topraklar, hava ve sular, insanlar için “idam fermanı” sayılacak bu karar üzerine niçin konuşmuyorsunuz? Diyelim ki; kırmızı çizginin içinde kalan bölgeyi, oradaki zengin tarımsal faaliyetleri ve orada yaşayan insanları gözden çıkardınız, çizdiğiniz kırmızı çizginin hava, toprak ve su kirliliğini engelleyecek bir bariyer mi olduğunu düşünüyorsunuz?

Daha açık ifade ile hava, toprak ve su kirliliğinin kırmızı çizgi dışına, sözde “yeşil bölge”ye taşınmayacağını mı hayal ediyorsunuz? Çevreci bilginiz ya da ekolojik bilinciniz bu kadarla mı sınırlı?

Özellikle Karabiga, Biga, Lapseki hattında kurulacak olan kömürlü termik santrallerin üreteceği” kirli elektrik enerji”sini Avrupa’ya aktarmak üzere kurulacak yüksek gerilim hattının Yeniceköy ve Lapseki’nin en değerli meyveliklerinin ve halkın yaşam alanlarının üzerinden geçirilmek istendiği herkes tarafından biliniyor. Köylülerin gösterdiği, alternatif yüksek gerilim hattı yolu üzerinde yöredeki altın madeni şirketlerinin ruhsatlı alanları olduğu ve Devletin bu hattı oradan geçiremediği malumunuz iken, Sayın Çanakkale Valisinin girişimlerine rağmen bu konuda da hiçbir girişimde bulunmamanız ya da girişimleriniz var ise de bunu halk ile paylaşmamanız nasıl açıklanabilir? Sayın vekiller ya da AKP il başkanlığı Sayın Vali’nin arkasına saklanarak, susarak bu konuyu çözemezsiniz. En azından Yeniceköy ve Lapseki’ye giderek yöre halkına bilgi ya da hesap vermelisiniz. Sayın Kaşdemir; köylülerin huzuruna gidemeyip, halkı Lapseki Parti İlçe Başkanlığına çağırıp konu ile ilgili telkinlerde bulunmanızı çok manidar buluyoruz.

Sayın Daniş’in 2011 yılı Aralık ayında TBMM’de yaptığı konuşmada Kazdağlarındaki sondaj çalışmaları ile ilgili verilen bir önergede, altın madeni tekellerini savunur ifadeleri meclis tutanaklarında saklıdır. Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı, Atikhisar Barajının su toplama havzası içinde, Serçiler ve Kirazlı köylerinde halen, iki altın-gümüş şirketi sondaj çalışmalarını sürdürüyorlar. Çanakkale’nin içme ve kullanma suyunu kirletiyorlar. Altın tekelleri ile yapılan işbirliği sebebi ile mi, AKP temsilcileri Çanakkale’de susuyorlar?

Ayakabı kutuları içlerinde gizlenmiş paraların, yatak odalarındaki para sayma makinalarının görüntü kirliliği ve ahlaki kirliliği daha çok uzun süreler hafızalardan silinmeyecekken, “camdan köşk”de oturan AKP İl Başkanı sağa sola taş atıyor. Size tavsiyem kimsenin camına taş atmayınız. Önce kendi bilgi kirliliğinizi, kafa kirliliğinizi, görüntü kirliliğinizi düzeltin. Aksi taktirde gürültü kirliliği yapmaya devam etmiş olursunuz. Zaten Çanakkale’nin ormanlarını, tarımsal alanlarını, havasını, suyunu, insanlarını zehirliyorsunuz, bir de ucuz siyaset yaparak ayrıca kirlilik yapmayınız. Uyarıyoruz, böyle davranmaya devam ederseniz Çanakkale halkı gereğini yapacaktır.

Sanki siyaset yapmak sizin tekelinizdeymiş gibi, sizlerin çıkardığı yasalar, verdiğiniz ruhsatlar ve izinler ile doğa talanı yapanlara karşı çevreyi, ormanlarımızı, havamızı, suyumuzu, tarım alanlarımızı, toplum sağlığını korumak üzere mücadele edenleri “siyaset yapmak” ile suçluyorsunuz. Size soruyoruz; altın madeni tekellerinin uçağına binerek Çanakkale’ye gelen ve kapalı kapılar ardında toplantılar yapan “Ekonomi Bakanları” hangi üstün siyaseti yapıyorlar?

Evet biz siyaset yapıyoruz. Çanakkale Çevre Platformu olarak, ranta karşı, doğa talanına karşı, yalancılara, soygunculara karşı yaptığımız siyaset “ekolojik siyaset”dir. Ekosistem içerisinde sizler gibi doğaya, toplum sağlığına zararlı kişilere karşı durmak, sizleri deşifre etmek bu siyasetin içindedir ve Çanakkale halkı adına da görevimizdir…

Çanakkale Çevre Platformu

Filtreler:

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir