Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Kadına Yönelik Şiddet Farkındalık Toplantıları Devam Ediyor

Kadına Yönelik Şiddet Farkındalık Toplantıları Devam Ediyor

Çanakkale Kent Müzesi ve Arşivi’nde Kadına Yönelik Şiddet farkındalık toplantıları devam ediyor.

25 Mart 2015 Çarşamba günü Kent Müzesi’nin konuğu Yrd. Doç. Dr. Özlem Duva Kaya oldu. “Kadına Şiddet” isimli sohbet konusu ile İzmir’den gelen konuk, şiddetin tarihsel süreç içerisindeki yansımalarına değineceğini belirtirken “Suçun mağdurlarını değil bizzat suçun faillerinin konuşmamız gerekiyor, yani erkeklik mevzusu üzerinde de yoğunlaşmak gerekiyor” diyerek sözlerine başladı. Mitolojik anlatılardaki Medea algısı ile dini metinlerdeki Lilith yansımalarında kadının şeytan olarak tasvir edildiğinin altını çizdi. Kadına yüklenen bazı anlamların ve taşıması gerektiğine inanılan niteliklerin yansıması olan bu durumun günümüze kadına yönelik şiddet olarak yansıdığını dile getirdi. Kadının sürekli olarak narin, duygusal, kırılgan bir yandan da anne olma vasfı nedeniyle güçlü olduğunun altının çizilmesinin öğretilmiş ve dayatılmış bir anlayış olduğunu ifade etti. Felsefi metinlerde kadınlar ile kölelerin aynı statüde değerlendirildiği kadının sadece cinsel nesne olarak ya da ev işlerini yapacak kişi olarak çizilmesinin bu problemlerin ana kaynağı olduğunu söyledi. Yrd. Doç. Dr. Özlem Duva Kaya, günümüzde kadına yönelik şiddete dair takiplerin sadece emniyete bildirimlerden ibaret olduğunu oysaki bildirimler dışında evlerde ya da sokakta kadınların şiddet ile sürekli iç içe olduğunu söyledi. Yerleşmiş bütün dillerin kadına yönelik şiddet için alt yapı oluşturduğunu söylerken bilimin eril kimliğinin doğanın dişil kimliğine egemen olması inancının bile şiddet kavramının oluşmasında etken olduğunu ifade etti. Günümüzde kadınların sürekli “bayan” sözünün üzerinde durmalarının bazen tepki ile karşılandığını ancak ağız dolusu “erkek” demeyi tercih eden toplumun neden ısrarla kadına “kadın” demekten çekindiğinin sorgulanmasının gerektiğinin üzerinde durdu. Kadınların “kadın” olmayı kabullenme ve bu konuda ısrarcı olmaları gerektiğini söyledi. Erk gücünün kendi gibi olmayan dışındakilere dayattığı bu baskıcı tutumun çözümüne yönelik fikrini ise “Erkeklikten kurtulma ile özgürleşme gelir” diye dile getirdi. Sohbet konukların sorularına verilen cevaplar ve Nisan ayı içerisinde gerçekleştirilecek olan diğer kadına yönelik şiddet toplantısında buluşulmak üzere sona erdi.

Çanakkale Kent Müzesi ve Arşivi’nde 1 Nisan 2015 Çarşamba saat 18.00’da Mehmet Celaleddin Sarıdal ile “Süngercilik Üzerine” bir sohbet gerçekleştirilecek.

Filtreler:

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir