Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Kanadoğlu Çanakkale’de ‘Hukuk Devleti ve Yargı Bağımsızlığı’ Konferansında Konuştu

Kanadoğlu Çanakkale’de ‘Hukuk Devleti ve Yargı Bağımsızlığı’ Konferansında Konuştu

Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, “Ergenekon” soruşturmasıyla ilgili çağrılması durumunda ifade vermeye hazır olduğunu söyledi.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Çanakkale Şubesi’nce Belediye Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen “Hukuk Devleti ve Yargı Bağımsızlığı” konferansa katılan Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Türkiye’de bugün hakim ve savcıların rahat bir şekilde dinlenildiğini belirterek, bunun yasal kılıfının da rahat bir şekilde dikildiğini iddia etti.

Kanadoğlu, Atatürkçü düşüncenin, eleştirel akıl, bilim ve laik düşünce olduğunu ifade ederek, “Hukukun üstünlüğünün egemen olmadığı bir ülkede demokrasi kurulamaz ve hukuk devleti de olamaz. Eğer orada yargı bağımsız değil ise orası bir hukuk devleti olmanın dışında kanun devleti de olamaz. Bugün çekilen sıkıntı Türkiye Cumhuriyeti Devleti unsurlarının yıkılmak istenmesinden doğuyor. Çünkü laik devlet dediğimizde, laiklik doğrudan doğruya bir şekilde tanımlanmıştır. Yani dinin siyasete alet edilmediği devlet. Dinin siyasete alet edilmesinin yasaklanmasına rağmen devamlı olarak bunu bir oy kazancı olarak kabul edenler, bunu kullanmak isteyenler, karlı bir iş olarak görenler, devamlı bir şekilde dini siyasete alet ettiler” dedi.

Kanadoğlu konuşmasında Anayasa Mahkemesi’nin, AK Parti hakkındaki kapatma davasıyla ilgili kararını da hatırlatarak, “Bunlar çağdaş demokrasinin nimetlerinden faydalanarak sadece iktidar ve yönetimde olma amacındadırlar. Bu sistemin adı çağdaş demokrasi değildir” görüşünü savundu.

Demokratik açılıma da değinen Kanadoğlu, “Demokratik açılım önce ‘Kürt açılımı’ olarak geldi. Ancak daha sonra bunun ulus devlet düşüncesine tamamen zıt olduğunun anlaşılması üzerine bundan vazgeçildi. Demokratik açılımın şimdi ‘milli birlik ve kardeşlik’ şekline dönüştü. Hiçbir siyasi iktidar ülkeyi belirli bölümlere bölerek belirli yerlere demokratik açılım yaparak, oraya demokrasi götüreceğim diyemez” şeklinde konuştu.

Kanadoğlu, konferans sonunda basın mensupların sorularını da cevaplandırdı. Ankara’daki evine, ‘Ergenekon’ soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcılığı’nca gönderilen tebligatta 22 Aralık Salı günü Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne çağrılmasına ilişkin soruya Kanadoğlu, “Ben her şeyden önce yargının en üst kademesine kadar hizmet etmiş bir insanım. Çağırırlarsa tabii ki gideceğiz, bunun dışında bir şey olamaz” cevabını verdi.

[Güncelleme: 19 Aralık 2009 Cumartesi]
KANADOĞLU GELİBOLU’DA AÇIKLAMALARDA BULUNDU

Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu Gelibolu Atatürk Kız Meslek Lisesi salonunda konferans verdi.

Gelibolu Atatürkçü Düşünce Derneği’nin davetlisi olarak geldiği Gelibolu’da büyük ilgi gören Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, siyasallaşmış bir yargının, bir ülke için felaket olduğunun hiç akıllardan çıkarılmaması gerektiğini belirterek, “Çünkü siyasallaşmış bir yargının ne yapacağı bilinmez. Orada yurttaşlar özgürlüğünden ve geleceğinden emin olarak yaşayamazlar. Zaten halk gücünü siyasi bağımsızlığı için harcamıyorsa, ona gerekli uyarıları yapmıyorsa yani yargısına sahip çıkmıyorsa, başına gelecekleri iyi hesaplamalıdır. Çağdaş demokrasi dediğimizde Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesinde 3. ilkesine geliyorum. O da, ulustur. Ulus Devletinin olmadığı her yerde orada da halkın demokrasiden bahsetme olanağı yoktur” dedi.

Konuşmasında açılım konusuna da değinen Yargıtay Onursal Başsavcı Sabih Kanadoğlu, Türk halkının dışında kaldığı hiçbir proje ve planın başarılı olamayacağını belirterek, “Bizim en büyük sıkıntımızın Anayasa’mızdaki Yargı Kanunu’nu değiştirmektir. Bu öteki hükümetlerde de olmadı, bu hükümette hiç olmaz. Yasamayı temsil ediyorsunuz. Yasama sözde yönetmeyi denetliyor. Oysa yönetme, yasamayı yönetiyor ve başkanını da azarlayabiliyor. İşte bu tek kişinin diktatörlüğüdür. Eğer bir ülkede açılımlar doğrudan doğruya Ankara’da değil de, başka bir yerde karar altına alınıyorsa ve Türkiye’de bu açılımlarsın peşinde koşma durumunda kalıyorsa ve gerçekte tek millet 2 bayrak dediğimiz Azerbeycan’ı bir dakikada silebilecek derecede de bir açılıma da kendimizi hazır görüyorsak, bunun cevabını da siz bulun” ifadelerini kullandı.

İHA

Filtreler:
Görüntülenme: 55
Google Analytics verileri olup, manipüle edilemez bir kaynak kullanılmıştır. Günde bir kere güncellenmektedir.

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir