Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Kent Müzesi’nde “Kent, Dezavantajlı Gruplar ve Mimarlık” Konuşuldu

Kent Müzesi’nde “Kent, Dezavantajlı Gruplar ve Mimarlık” Konuşuldu

Çanakkale Kent Müzesi ve Arşivi’nde Kentte Mimarlar sergisi kapsamında Devrim Uysal’ın konuşmacı olarak katılımıyla “Kent, Dezavantajlı Gruplar ve Mimarlık” sohbeti gerçekleştirildi.

Devrim Uysal, sohbetine dezavantajlı grupların tanımı ile başladı. Uysal, İnsanların doğumlarından itibaren dezavantajlı grupların birinin içinde yer aldığını çocukluktan, gençliğe, yoksulluktan, kadınlığa, hamileliğe, engelliliğe, farklı etnik ve dini gruplardan, cinsel tercihlere ve son olarak yaşlılığa kadar pek çok dezavantajlı grubun olduğuna değindi. Bu kadar karmaşık ve iç içe geçmiş bir olgununun kentin fiziki tasarımında önemli etken olması gerektiğini söyledi. Uysal, ekonomik durumun bozuk olduğu dönemlerde sorunların yoğun hissedildiği, kaynakların arttığı dönemlerde ise tercihler nedeniyle sorunların devam ettiğini ifade etti.

Dezavantajlı Gruplar Ayrıştırıcı Ortamlar İçerisinde Değil, Kaynaştırıcı Bir Ortamda Bulunmalı

Dezavantajlı gruplar için yapılan çalışmaları örneklendiren Devrim Uysal, fiziki engelliler için özel olarak tasarlanan bir parkın bir çözüm olarak düşünülmemesi gerektiğini, engellilerin ya da dezavantajlı grupların ayrıştırıcı ortamlar içerisinde değil, kaynaştırıcı bir ortamda bulunmasının gerekliliğini savundu. Engelliler için yapılan küçük detay tasarımların sadece engelliler için değil kentin genelindeki bireylere de hitap ettiğini söyledi Örneğin engelliler için tasarlanan rampaların alışverişten dönen birisi için, yaşlı bireyler için ve hamileler için de yararlı olabileceğini belirtti. Dezavantajlı gruplardan bir diğeri olan yoksullar için yapılan fiziksel dokunuşların da yine sadece yoksulluk sınırlarının getirdiği yeteneklere bağlı kalarak değil genel olarak algılanmasının daha yararlı olacağını ifade etti. Örneğin Roman mahallesine müzik okulu açmak yerine oradan bir öğrencinin hukuk fakültesine gidecek donanıma sahip eğitimi alabileceği bir okulun açılmasının talep edilmesi gibi yolların izlenebileceğini söyledi.

Konuşmasına yerel yönetimlerin dezavantajlı gruplara olan yaklaşımlarının önemli olduğuna değinerek devam eden Devrim Uysal, Çanakkale Kent Konseyi’nin bu konuda yaptıkları çalışmaları da desteklediğini, kentli haklarının adil olarak dağıtılması konusunda bireysel olarak görevlerimizin olduğunu söyledi. Uysal, mimari olarak da mekanların kullanım ve değişim değerlerinin olduğunu, bir yerin kullanım değerini görmezden geldiğimiz zaman, mekanların değişim değerlerini ön plana çıkardığımızı bu gibi durumların da kamusal kaynakların tükenmesinde etkin olduğunu ve bu konudan da en çok dezavantajlı grupların etkilendiğini söyledi.

Dezavantajlı gruplara olan “hoşgörü”lü yaklaşımımızın “hoş görülen” ve “hoş göreni” yarattığını, bireyler arasında böylece bir hiyerarşinin oluştuğunu bunun da eşitlik ilkesine zarar verdiğini, davranışlarımızda hoşgörü ile açığa çıkan hiyerarşinin değil gerekliliğinin hak temelli “kentli haklarına bağlı” olarak açığa çıkmasının üzerinde duruldu. Konukların katılımı ile de devam eden sohbette farklı alanlarda konunun tekrar tekrar konuşularak müzakere süreçlerinin açılması ve bu süreçlerde açığa çıkan verilerin ve deneyimlerin kentin gündeminde tutulmasının gerekliliğinin üzerine vurgu yapıldı.

Çanakkale Kent Müzesi ve Arşivi’nde 28 Ağustos 2013 Çarşamba günü saat 18.00’da Fatma Sağlam Olcaytu tarafından “Kent ve Mimarlık” isimli sohbet gerçekleştirilecek.

Filtreler:
Görüntülenme: 113
Google Analytics verileri olup, manipüle edilemez bir kaynak kullanılmıştır. Günde bir kere güncellenmektedir.

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir