Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Kordonda, Erkek Şiddetine Karşı Kadın Zinciri

Kordonda, Erkek Şiddetine Karşı Kadın Zinciri

2014 yılı Temmuz ayında artış gösteren kadın ve trans cinayetlerine karşı “Meclis olağanüstü toplansın” diyen kadınlar, Çanakkale’de eylem yaptı.

18-21 Temmuz tarihleri arasında kadın cinayetlerine ve kadına yönelik şiddete karşı tüm illerde yapılan eş zamanlı eylem planına, Çanakkale Kadın Platformu üyeleri ve Çanakkale’den birçok farklı kadın örgütü destek verdi. Dün akşam saatlerinde Golf Çay Bahçesi önünde toplanan kadınlar, “Kadın katliamı var”, “Meclis olağanüstü toplansın”, “Erkek egemenliğine itaat etmiyoruz”, “Aile değil kadınız”, “Sessiz kalma suça ortak olma”, “Şimdi sıra hangi kadında”, “Nikahta cinayet var”, “Kadın Şiddetine Karşı Yasta Değil İsyandayız” sloganlarının yazılı olduğu döviz ve pankartlar taşıdı. “Bir Elim Belimde Bir Elim Kız Kardeşimde” adlı eylem için kordonda el ele tutuşarak tek sıra halinde bir zincir oluşturan kadınlar, yürüyüş eylemini sloganlar eşliğinde İskele Meydanı’na kadar sürdürdü. Çevredeki vatandaşlar tarafından alkışlarla desteklenen eylemde, yürümekte zorluk çeken bir kadın ise kadın zincirini bozmamak için eylemi tekerlekli yürüteç yardımıyla devam ettirdi. Kadınların dikkat çeken eyleminde, geçtiğimiz hafta boşanmak üzere olduğu eşi Yusuf Söylemez tarafından öldürülen Şefika Hersek’in (21) fotoğrafının yer aldığı dövizler de yer aldı.

“MECLİS OLAĞANÜSTÜ TOPLANANA KADAR SOKAKLARDAYIZ”
Eylemin sonunda İskele Meydanı’nda kadınlar adına ortak bir açıklama yapan Özlem Ergun Açanal, meclisin kadın ve trans cinayetleri gündemiyle acil olarak toplantı düzenlemesi gerektiğini vurguladı. Kadınların bu süreç içerisinde sokakları boş bırakmayacağını söyleyen Açanal; “Her hafta kocası, babası, erkek kardeşi, oğlu, boşanmak istediği kocası veya sevgilisi, müşterisi tarafından öldürülen kadınların, trans kadınların haberlerini duyuyoruz. Kadınlar her gün kendi hayatları hakkında karar vermek isterken, erkekler tarafından öldürülüyor. Bu cinayetlerin sürekliliği cinayetleri durduramayan, gereken önlemleri almayan devletin eril yapısını gözler önüne seriyor. Hukuk sistemiyle cinayetler meşrulaştırılıyor, teşvik ediliyor. Temmuz ayında iki gün içerisinde 6 erkek kadınlar tarafından öldürülseydi, devlet refleksi harekete geçerdi. Hükümetten olağanüstü toplanılması beklenirdi. Türkiye’de her gün kadınlar öldürülüyor” dedi.

“Devlet Kadın Cinayetlerinden Sorumludur”
Konuşmasının devamında Aile Bakanı Ayşenur İslam’a seslenen Açanal; “Kadınlara ilişkin nadiren konuşurken gördüğümüz Aile Bakanı Ayşenur İslam, erkek şiddeti konusunda konuşmuyor. Konuştuğunda ise cinayetleri normalleştiren bir dil kullanıyor. “Kadınlar Koruma Altındayken Öldürülmüyor” diyen Aile Bakanı, 6284 sayılı yasadan habersiz olduğu gibi aynı zamanda kadın cinayetleri açısından bakanlığını temize çekmeye çalışan bir söylem gerçekleştiriyor. Bir sözümüz var Aile Bakanı’na “Devlet, kadın cinayetlerini gündeme almayan ve etkili mücadele yöntemleri kurmayan yasama ve yürümesi ile haksız tahrik indirimleri ile erkeklere “teşvikler” sunan yargısı ile kadın cinayetlerinden sorumludur. Hükümetin büyük “reklam” çalışmaları ile yürürlüğe koyduğu 6284 sayılı yasa kağıt üzerinde kaldı” diye konuştu.

“Devleti Göreve Çağırıyoruz”
Ailenin kadından önce geldiği bir erkek egemen devlet düzenin, günümüzde ön plana çıkarılmaya çalışıldığını ifade eden Açanal sözlerini şu ifadelerle sonlandırdı:

“Kadın yerine ailenin ikame edildiği bir anlayış, aile merkezlerinden, aile avukatlarına,aile hekimlerine kadar herkes tarafından bize dayatılmak isteniyor. Kadınların içinde öldürüldüğü, şiddet gördüğü,emeğinin sömürüldüğü, dışına çıkmak istendiğinde öldürüldüğü aile, devletin erkek egemenliğinin yansıması olarak bir devlet kurumu olarak işliyor. Devlet sığınakları hala mekanizmaya evrilememiş ve Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM), kadınların ya şiddet ortamına geri dönmesine neden olmuş ya da erkek şiddeti karşısında kadınları daha da savunmasız bırakmıştır. Hayatlarının her alanında ayrımcılık ile karşı karşıya kalan trans kadınlar, seks işçileri her an öldürülme tehlikesi ile karşı karşıya. Şiddete uğradıklarında sessiz kalan polis devleti, seks işçilerini gittikçe daha güvensiz koşullarda çalışmaya iterek ve keyfi para cezalarına çarptırarak cinayetleri ve şiddeti meşrulaştırıyor. Bugüne kadar kadın cinayetlerini istatiksel bilgiye sığdırmaya çalışan devleti göreve çağırıyoruz. Meclisin, kadın ve trans cinayetleri gündemi ile olağanüstü toplanmasını ve bu toplantıda kadın örgütlerinin belirlediği cinayetleri önleyebilecek temel şartları doğrultusunda acil eylem planı oluşturmasını talep ediyoruz.
Biliyoruz ki biz kadınlar bir araya gelebilirsek cinayetleri önleyebiliriz. Bu yüzden meclis, kadın ve trans cinayetleri gündemiyle olağanüstü toplanana kadar sokakları boş bırakmıyoruz!”

Filtreler:

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir