Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Ötekileştiriyorum Öyleyse Varım

Ötekileştiriyorum Öyleyse Varım

Son dönemlerde sosyal bilimlerde üzerinde çokca tartışılan ve konuşulan kavramlar arasında “öteki” ve “ötekileştirme” kavramları geliyor. Bu kavramlar üzerine birçok akademik yayın bulmak mümkün. Bu kavramlara bu yazımda derinlemesine girmeyerek genel olarak tanımlayacağım. “Öteki” en somut ve basit şekilde ‘biz’ olmayanın kişileştirilmesidir. Sosyal Psikoloji konusunda uzman Prof. Dr. NuriBilgin’in tanımıyla “Ötekileştirme”, bir dış grup hakkında olumsuz bir sosyal temsil geliştirmek; yani bu grubun aleyhinde, aidiyet grubumuzdan farklılaştırıcı bir takım tutum, kanaat, inanç, imaj ve anlamlar, önyargı ve stereotipler oluşturmaktır. Ötekileştirme’de en tehlikeli durum bunu kanaat önderlerinin ve özellikle devlet yöneticilerinin yapmasıdır.

Dünya’da ve Türkiye’de ötekileştirmenin çeşitli örneklerini gördüğümüz gibi Bozcaada’da da ötekileştirme örneklerine sahibiz. Bunun farkına varmasak bile günlük yaşam içerisinde sürekli ötekileştiriyoruz. Bozcaada’da benim gözlemlediğim insanlardan sıkça duyduğum en önemli 3 ötekileştirmeden bahsetmek istiyorum.

İlk olarak İstanbullu ötekileştirmesi. Peki ya kim bu İstanbullular?
İstanbullunun açılımı şu şekilde : Sadece İstanbul’dan değil Ankara, Bursa, İzmir gibi büyük şehirlerden adaya gelerek yerleşen, çoğunluğu sadece yaz sezonunda ikamet eden belli eğitim ve ekonomik seviyeye sahip kesim. Bozcaada’ya geliş nedenleri çeşitli olsada çoğunlukla Büyük Şehir karmaşasından kaçış olarak genellenebilir.

İkinci olarak Bayramiçli ötekileştirmesi. Peki kim bu Bayramiçliler?
Bayramiçlilerin açılımı şu şekilde: Sadece Bayramiç’den değil Ezine, Ayvacık ilçeleri ve onlara bağlı köylerden adaya gelerek yerleşen, çoğunluğu 12 ay ikamet eden (son dönemlerde azımsanmayacak bir kısmı 6-7 aya yakın Çanakkale’de ikamet eden) bir kesim. Bozcaada’ya geliş nedenlerinin temelinde ekonomik nedenler yatmaktadır.

Üçüncü olarak Has Adalı ötekileştirmesi. Peki kim bu Has Adalılar?
Has Adalıların açılımı şu şekilde : Çok uzun dönemden beri ve kuşaklarca Bozcaada’da ikamet eden, aile üyeleri çeşitli şehirlerde ikamet etsede babadan dededen Bozcaada’da gayri menkul sahibi olan kesim. Bu ailelerin isimlerini vermiyorum arada unuttuklarım olabileceğinden dolayı ama genellikle herkesin aklına belli başlı aileler gelmiştir. Bu grupta Türk ve Rum aileler yer almaktadır. Birçoğunun hangi dönemde ne amaçla geldikleri bilinmemektedir. Bu kişilerden birçoğunun çeşitli nedenlerden ötürü ada dışında ikamet ettiklerini söyleyebiliriz.

Mitolojide geçen ilk kralının bile Bozcaada dışından geldiği bu küçük kara parçasında bu ötekileştirmelerin olması gerçekten üzücü bir durum. Unutmayalım Bozcaada’da hepimiz ayrı yerlerden gelsekte bir yaşamı bir kültürü bir doğayı paylaşıyoruz. Bunun içinde geldiğimiz yerin önemi yok hepimizin aklında yüreğinde Bozcaada varsa o zaman hepimiz Bozcaadalıyız. Bizi birleştiren şeyler bizi ayıranlardan daha büyüktür.

‘ÇANAKKALE İÇİNDE’ Notu: Bu yazı 05 Şubat 2014 tarihinde bozcaadahaber.net adresli internet haber sitesinde yayınlanmıştır.

Filtreler:

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir