Aralık 2019 Çanakkale Belediye Meclisi olağan toplantısında konuşan Belediye Başkanı Ülgür Gökhan demiş ki; “…Kültür Müdürü benden yıkılan kütüphane binasının yerine otopark yapalım diye bir talepte bulundu. Söz konusu alan İmar planında otopark alanı değildir. Boş arsayı gelir getirici otopark yapamazsınız. Kültür müdürü işyeri açılış ruhsatlı ücretli otopark talebiyle geldi. Biz burasının otopark imarlı olmadığını ve imar tadilatıyla otoparka çevirmeyeceğimizi belirterek olmaz dedik…”

Öncelikle belirtilmelidir ki; Çanakkale Belediye Başkanının tavrı çok doğrudur, kent politikaları ve bilimsel-evrensel yaklaşımlara göre alkışlanmalıdır. Yani bir kent parçasının işlevi ne ise o şekilde kullanılmalıdır, kentin belli yerlerinde otoparka işlevli arsalar vardır, var olmalıdır, kentin bütüncül politikaları çerçevesinde yapılmış palanları ve programları çerçevesinde bu alanlar otopark olarak kullanıma hazırlanmalıdır.

Lakin…
Belediye bu konuda son 10 yıldır yaptıklarıyla büyük çelişki yaşamaktadır. Yani otopark alanı olmayan bir çok yere bizzat kendi eliyle otopark işletme ruhsatı vermektedir.

Örneklerle meseleyi biraz açarsak; Bu tür işlevi otopark olmayan alanların 2 yönü bulunuyor, birincisi; belediye mülkleri veya kamusal alanlar üzerinde açılan, işletme ruhsatlı otoparklar, diğeri yani ikincisi ise; özel mülk olan alanlara açılan, işletme ruhsatlı otoparklardır.

İlk gruba verilecek örnekler; eski düğün salonunun (sahildeki Yalova Rest. ile Vakıf İşhanı arası) olduğu bölge belediye mülküdür ve imar planı işlevi otopark değildir, lakin işletme ruhsatı verilen bir parseldir. Sarıçay kenarındaki alanlar imar planında otopark işlevli değildir ama otopark işletme ruhsatlı veya kaçak otopark olarak kullanılmaktadır, Danıştay kararına rağmen (karar), Çimenlik kalesi kuzeyindeki hanım sokak, Cumhuriyet meydanı ile Halk bahçesi arasındaki meydan ve yollar yine belediye tarafından otopark işlevli olmasa da işletme ruhsatlı olarak kullanılmaktadır.

İkinci gruba giren özel mülk olup imar planında otopark olmaksızın Çanakkale Belediyesi tarafından otopark işletme ruhsatı verilen alanların çok sayıda olduğu, örneklerinin çarşı caddesi ve civarında yoğunlaştığı görülmektedir…

Yani Çanakkale belediyesinin ciddi bir kent içi otopark politikası ve buna bağlı planının olmadığı ortadadır. Bu politikasız ve plansız yerel yönetim anlayışı kentin içinden çıkılmaz bir otopark sorununu doğurmaktadır…

Altı çizilmesi gereken en önemli mesele ise, yeni araç yolu açmak, yeni otopark yapmak maalesef trafik sorununu çözmüyor, tam aksine daha da arttırıyor. En bariz örneği, çarşı içindeki ve civarındaki otoparkların sorunu çözmek yerine özel araçlar için çekim alanı, cazibe alanı oluşturduğu ve trafik ile otopark sorununu arttırdığı görülmüştür. Öbür yandan, 1995-1998 yıllarında yapılarak onaylanan koruma imar planında trafiğin artışına yol açacak İnönü köprüsünün yer almamasına rağmen, daha sonraki yanlış anlayışlarla bu köprünün imar planına işlenerek yapılması ve açılması; maalesef bu bölgedeki trafik sıkışmasına ve otopark sorununun artmasına sebep olmuştur.

Yayalaştırmak, yolları kısmi araç trafiğine açmak, daraltmak bile bir politika iken, belediyemiz maalesef bulvarlı yollar, köprüler ve otoparklar açan politikaları tercih etmektedir.