Prof. Dr. Arzu Mirici: ‘Astım Düzenli Tedavi ile Kontrol Altına Alınabilecek Bir Hastalık’

10 Şubat 2009

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. N. Arzu Mirici, astımın dünyanın her yerinde ve her yaşta görülebileceğini belirterek, düzenli bir tedavi ile hastalığın kontrol altına alınabileceğini söyledi.

Astım hastalığının bölgelere ve yaşa göre görülme sıklığının değiştiğini belirten Prof. Dr. N. Arzu Mirici, “Özellikle sanayileşmiş ya da bitki örtüsü zengin bölgelerde ve 20-35 yaş kuşağında astımlı hastalara daha sık rastlanabiliyor. Astım, akciğerlerin içindeki solunum yolları yani bronşların kronik bir hastalığıdır. Genellikle nefes darlığı, hırıltılı/hışıltılı solunum, öksürük ve göğüste sıkışma hissi gibi belirtiler gösterir. Bu belirtiler devamlı değildir, aralıklı olarak artar ve daha sonra tekrar düzelirler. Belirtiler her hastada aynı şekilde ve aynı ağırlıkta olmaz. Genellikle erişkinlerde nefes darlığı, öksürük ve hırıltılı solunum yakınmalarının üçü bir arada bulunurken, çocuklarda tek başına uzun süreli öksürük astımın habercisi olabilir. Bazı hastalar sadece tozdan dumandan “rahatsız” olur, bazı hastalar ise, acilen doktora başvuracak kadar daralırlar ve tedaviye ihtiyaç duyarlar. Her yaş kuşağında “sık sık grip olma”,” gribin bir türlü geçmemesi”, “gribin uzun sürmesi” gibi tanımlamalar da astım habercisi olabilir. Şüphe edilen hallerde astım tanısı koymak için, hastanın yakınmalarını ayrıntılı olarak dinlemek, kaydetmek ve nefesin ölçülmesi gerekir” dedi.

Solunum testi yapılarak nefes ölçümü yapmadan astım tanısı koymanın mümkün olmadığını da belirten Prof. Dr. N. Arzu Mirici, “Bu test hastalığın cinsini, ağırlığını ve verdiği zararları gösterir. Tanı konulduktan sonra da her aşamada testler tekrar edilerek yapılan tedavinin ne kadar fayda verdiği izlenmelidir. Tedaviye başlamadan önce, astımın nedenlerinin ortaya konulması önemlidir. Bunların başında allerji, hava kirliliği ve üst solunum yollarının sinuzit ve benzeri enfeksiyonları gelmektedir. Allerji, astımın nedenlerinden biridir. Her astımda allerji olması şart değildir. Ancak allerjik astım olduğu anlaşılırsa, mutlaka buna göre tedavi edilmelidir. Ev tozu, evcil hayvanlar, ağaç, çayır/mera bitkileri, mantarlar ve bazı besinler allerjiye neden olabilirler. Bu durum saptanarak tedavi edilmelidir. Astımlı hastaların yaşadıkları ortamın da hastalık açısından düzenlenmesi gerekir. Bu amaçla bazı özel temizlik yöntemleri ve maddeleri kullanılmaktadır. Özellikle yatak odasında bulunan eşyaların da bu açıdan gözden geçirilmesi gereklidir. Tedavi mümkün olduğu kadar az ilaç kullanarak ve solunum yolu ile yapılmalıdır. Devamlı ilaç kullanma halinde hastanın zarar görmemesi ancak bu şekilde sağlanabilir. İlaçların doz ve aralıkları mutlaka doktor tarafından düzenlenmeli, hasta kendi görüşüne göre ilacının dozunu, cinsini ve kullanma sıklığını değiştirmemelidir. Hekim olmayan kişiler tarafından dile getirilen “ilaçlar alışkanlık yapar”, “şişmanlatır”, “akciğerleri çürütür” gibi görüşler dikkate alınmamalıdır. Astımlı kişiler mutlaka doktor kontrolünde tedavi görmelidir. Astım ancak düzenli tedavi ile kontrol edilebilir bir hastalıktır” dedi.

İHA

Yorumlar...

    Henüz yorum yok...

Sizin Yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir