Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Emrah Arslan: “Hastanemiz Tüm Estetik Ameliyatları Yapabilecek Donanıma Sahip”

Emrah Arslan: “Hastanemiz Tüm Estetik Ameliyatları Yapabilecek Donanıma Sahip”

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden Ebru Yurtseven’in Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emrah Arslan ile bir röportaj gerçekleştirdi:

Emrah Hocam öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1967 yılında doğdum. Fakülteyi Ankara Üniversitesi’nde bitirdim, plastik cerrahi eğitimimi Çukurova Üniversitesi’nde aldım. 2009 yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’ne geldim. 2010 yılında da Profesör oldum.

Prof. Dr. Emrah Arslan deyince Plastik Cerrahi dalında yapmış olduğunuz burun estetikleri akla geliyor. Çalışmalarınız ve uzmanlığınız bu yönde.  Emrah Hoca bir tek burun estetiği mi yapar?

Hayır, sadece burun estetiği ile kalmıyor yaptığımız operasyonlar. Bizim bölümümüz oldukça geniş. Türk toplumunda burun problemi sık görülen bir problem olduğu için biz de bu ameliyatı daha çok yapıyoruz. Burun estetiği yaptırmak isteyenler sayıca daha yüksek olduğundan doğal olarak burun estetiği konusunda kendimizi daha çok geliştiriyoruz. Diğer estetik ameliyatları da hastaların talepleri doğrultusunda gerçekleştiriyoruz.

ÇOMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nde hangi estetik ameliyatlar yapılıyor?

Hastanemizde plastik anlamında aşağı yukarı her ameliyat yapılıyor. Şu dönemde üniversitede çalışma koşulları ile ilgili bir düzenleme yapılacak. O düzenlemeleri de beklemek gerekiyor.

Çanakkale’de plastik cerrahi dalında ayda kaç ameliyat yapılıyor?

AYDA 10 TANE AMELİYAT GERÇEKLEŞİYOR
2011 yılında yapılan ameliyat sayısını söyleyeyim, tabii bunların hepsi estetik amaçlı olmamakla beraber 1401 tane ameliyat gerçekleşti. 2012 sayısı da buna yakın. Ama ağırlıklı olarak Rekonstrüksiyon dediğimiz bozulan pringerin düzeltilmesi gibi ameliyatları daha çok yapıyoruz. Bu ameliyatların içinde estetik olmak için gelenler % 15 civarında bunları da hesap edersek ayda 10 tane ameliyat gerçekleşiyor.

Toplumun estetiğe bakış açısı ne durumda?

Toplumun estetiğe bakış açısı olumlu. Tabii sorunu olan herkes estetik olmak istiyor. Vücudunda herhangi bir yer kişiyi mutlu etmiyorsa en azından soruyorlar. “Bu düzelir mi” diye danışıyorlar. Bizim estetik cerrahi olarak, ameliyatlı yöntemlerimiz olduğu gibi, bazen de ameliyatsız uygulamalarımız da oluyor. Bazı ürünler kullanıyoruz bu anlamda, örneğin botox gibi. Vücudumuzun kırışık olan yerlerini düzeltmek ve dolgu yapmak anlamında kullanılıyor. Bunlar ameliyat dışı estetik girişimler.

BOTOX GİBİ AMELİYATSIZ YÖNTEMLER KONUSU DAHA ÇOK MERAK EDİLİYOR
Ameliyatsız yöntemler daha çok merak ediliyor. Bazı şeyleri de ameliyat dışında çözmek mümkün olmuyor. İlk ihtisasa başladığım yıllardaki potansiyel ile şimdiki kozmetik ve estetik amaçlı ameliyat isteyen hasta sayısı arasında epey fark var. Bence yıllar geçtikçe de daha çok artacak. Yaş grupları değişti. Mesela 17-18 yaşındaki kişiler burun estetiği olmayı çok fazla düşünmezlerdi ama şimdi istiyorlar. Bu ameliyatların üst sınırı yok tabii. Hangi yaşta yapılmaz gibi bir genelleme olmuyor.

Eğer hastanın genel durumu ameliyat olmaya müsait ise her yaşta yapılabiliyor. Yaş grubuna göre hastaların istekleri çoğu kez değişiklik gösteriyor. Biz hastaları genellikle genç-orta ve ileri yaş olarak gruplayabiliriz. İleri yaşlardan başlarsak eğer vücudun zamanla uğradığı deformelerin düzeltilmesi gibi işlemler yapılıyor. Örneğin, yüzümüz ve vücudumuzla ilgili değişiklikler oluyor. Bayanların doğum sonrası yaşadığı deformasyonlar ve vücutlarında oluşan birtakım problemlerin düzeltilmesi konusunda istekler oluşabiliyor. Daha genç yaş grubu, ergenlik bitiminden sonraki dönemde doğumsal olan kusurlar sebebiyle bizlere başvuruyor. En sık olarak burun estetiği, kepçe kulak ameliyatı ve lekeler için başvuruyorlar.

Burnumuzdaki bir problem için önce size mi yoksa bir kulak burun boğaz uzmanına mı görünmemiz gerekiyor?

Bu çok sık sorulan bir soru. Hastalar hem nefes almam düzelsin hem de burnumun şekli düzelsin gibi istekler ile geliyorlar. Bunlar aynı seansta oluyor mu? Ameliyat esnasında KBB uzmanıyla plastik cerrahi uzmanı aynı anda mı ameliyata giriyorlar gibi daha birçok soru ile karşı karşıya kalıyoruz. Türkiye’de bu işleri yapabilen herkes yapıyor açıkçası.

FONKSİYONEL BOZUKLUKLARA BİZ DE MÜDAHALE EDEBİLİYORUZ
Mesela burunla ilgili herhangi bir sorun olduğunda (fonksiyonel bozukluklar) nefes alma sorununu düzeltebilecek kadar tecrübeliyiz. Bizi bu konuda çok fazla aşan bir durum olmuyor. Bu durumda operasyonu bir cerrahın yapmasını uygun buluyorum. KBB uzmanlarımız da hem burunun içi hem de dışı ile ilgili ameliyatları yapabiliyorlar. Bu tip ameliyatların çoklu olmasından ziyade,  teşhisi koyan kişilerin bitirmesi taraftarıyız. İki farklı bakış, iki farklı el bu duruma çok uygun değil. O yüzden tek cerrahın yapması bence daha uygun.

Burun estetiği olmaya karar verdim ve size danıştım. Bana izleyeceğim yöntemler konusunda bilgi verir misiniz?

Önce bu konunun uzmanını iyi araştırıp ona göre bir yol izlememiz gerekiyor. Hayatın her alanında olduğu gibi sağlık anlamında da doğru kişiyi bulmak gerekiyor. Bana gelen hastalar 2 gruba ayrılıyor. Araştırıp direkt isme gelen hastalarım var. Rastgele kapıyı çalıp içeri giren hastalarım da oluyor. Bize burada düşen en büyük görev hastaları iyi bilgilendirmemiz, çünkü bu tip ameliyatların bazıları keyfe keder gerçekleştiği için herhangi bir sağlık sorunu yaşamıyorsa bu tip hastalara daha özenle yaklaşmak gerekiyor. Zaten hastanın genel bir sağlık sorunu varsa, hastayı riske atmıyoruz. Bu ameliyatlar olmasa da olur diye baktığımız ameliyatlardır. Hasta gençtir,  sağlık sorunu yoktur, vücudunun bu ameliyatla ilgili bir sorun yaşamayacağını hissediyorsak o zaman bu ameliyatı olabilirsiniz diyoruz.

Televizyonlarda izlediğimiz programlarda estetik çok konuşulan bir konu.  Medyanın rolü konusunda düşünceleriniz neler?   Bu tür programlar insanları daha fazla estetiğe mi itiyor?

BİZ MAKYAJ YAPMIYORUZ SONUÇTA AMELİYAT YAPIYORUZ
Medya, hayatımızın her döneminde önemli bir rol aldı. Bu ameliyatlar medyada anlatıldığı kadar kolay olmayan ameliyatlardır. Ameliyatların iyileşmeleri ciddi süreçlerdir. Biz makyaj yapmıyoruz sonuçta ameliyat yapıyoruz. Hastaların, bunun bir cerrahi ameliyat olduğunu bilmesini istiyoruz.  Medyada eleştireceğim tek husus var, çok kolay yapılan işlemlermiş gibi lanse edilmesi.

Mesela biz oturup hastalarımıza anlatıyoruz burun estetiği olduğunuz zaman göz kapaklarının şişip gözaltların moraracağından bahsediyoruz. Bunun yerine oturması 3-4 ay sürecek diye bilgi veriyoruz.

Kimi hastalarımız bu ameliyatları oyuncular nasıl oluyor diye soruyor. Sonuçta oyuncular da aynı süreçten geçiyorlar. Oyuncular bir ara kendilerini gizleyip daha sonra ortaya çıkıyorlar doğal olarak. İnsanların da bilgilendirilmesi lazım, benim ameliyatım neden zor geçti, bir şey mi oldu gibi kuşku duyuyorlar haklı olarak.

İyileşme süreci ne kadar sürüyor?

Ameliyatların iyileşme süreci normalde 2 hafta.  Hastalarımızda bir hafta on gün sonra bir şey kalmıyor. İki haftada çok uzun bir süre değil, ama hani ben oldum çıktım dolaşacağım öyle de değil.

AMELİYAT OLDUKTAN SONRA, HEMEN HER ŞEYİN NORMAL OLMASINI BEKLEMEYİN ZAMANA İHTİYACINIZ VAR
Çünkü bu canlı bir doku. Kanaması olan, travmaya uğrattığınız, ameliyat yaptığınız bir doku. Ameliyattan çıkar çıkmaz her şeyi normal beklemek mümkün değil. Mesela kolunuzu bir yere vuruyorsunuz ve morarıyor onun da iyileşmesi bir haftayı buluyor çünkü travma oluşuyor.

Hocam vücut şekillendirme ve karın estetiği konusunda da çalışmalar yapıyorsunuz. Vücut şekillendirmede ve karın estetiğinde kilomuz ve yaşımız önemli mi?

Tabiki önemli. Yine burada da hastanın sağlıklı olması gerekiyor.  Bu konuda bize başvuranlar genellikle iki gruba ayrılıyor. Birinci grup doğum yapan bayanlar, çatlaklarının ve sarkmalarının olduğunu söyleyerek geliyor. Diğer hasta grubu zaman içerisinde aldığı kilolardan şikâyet ederek geliyor.

20’li yaşlardaki kilomuzda değilsek sorun var. Yaşımızla birlikte metabolizmamız yavaşlıyor. Daha çok hareket etmemize rağmen bazen kiloları veremediğimiz oluyor. Başka bir hasta geliyor vücudumdan mutlu değilim diyor,  o zaman bizim hastayı öyle değerlendirmemiz lazım. Hasta sadece karnından şikâyetçiyse mesela sadece karnını görüyor ama karnı vücuduyla orantılı. Karnı ince olup da başka tarafları şişman olamaz. Zaten biz kilo alıyorsak her yerimizden alıyoruz.

HASTAYI BİR BÜTÜN HALİNDE ELE ALMAMIZ GEREKİYOR
Bizim hastaya “Evet sen bundan mutsuzsun ama senin tek sorunun o değil” dememiz gerek. Daha şekilli düzgün bir vücudunun olmasını istiyorsan senin bu ameliyatları olman gerekiyor diye söylemek lazım. Bize ilk yıllarda gelen hastalarımız karnımı düzelttirmek istiyorum diyordu biz de o ameliyatı yapıyorduk.  Mesela göğüslerinin büyüklüğünden şikâyet eden hastamızı ameliyat ediyoruz, ama hastanın karnı da büyük.   Yani bu uyumu sağlamak durumundasınız.

Böyle bir hastada sadece bir yer olmuyor çoğu kez. Hastanın kollarından tutun bacaklarına kadar,  karnından tutun sırtına kadar birçok yerinde sorun olabiliyor ve bizim hastamızla hepsini konuşmamız gerekiyor. Karnında çok az çatlağı olan çok nadir hasta vardır mesela. Çoğu da başka sorunlarla beraber oluyor. Hastamızın vücudunun tümünü ele almamız gerekiyor. İşin prensibi ve felsefesi bu zaten.  Eğer hastanın mutlu olmasını istiyorsanız onun görmediği kusurları da bizim söylememiz gerekiyor. Hastalarımızı olduğu gibi bütün hali ile değerlendirmemiz gerekiyor. Tahlillerimizi ona göre yaptırmamız lazım.

Hocam Çanakkale’de Estetik Cerrahi ameliyatı olmaya gelen hastalarla daha önce görev yaptığınız Mersin’deki hastalar arasında bir fark var mı?  

Hiçbir fark yok, Türkiye’nin her yerinde aynı. Sadece bazen nüfusun karakteristik özelliklerine göre değişiklik gösterebiliyor. Mesela burada açık tenli Kafkas dediğimiz, göçmen dediğimiz Avrupalı insanların cilt yapılarıyla oradaki insanların genel olarak görüntü tarzları biraz daha farklı oluyor.

Mesela, Türk toplumu olarak hiçbirimiz birbirimize benzemiyoruz ten olarak. Bir sürü farklı yapıda insanları barındıran bir toplumuz. Tabi ki buradaki işlemlerde oradaki işlemler arasında belki çok fark yok ama oranları biraz daha farklı.

AÇIK TENİN DEZ AVANTAJI DAHA ÇABUK YAŞLANMALARI
Mesela Güney Ege’nin mutfağı zengindir. Bu yüzden Ege’de kilo problemi daha çok oluyor. Çanakkale’de ise, daha beyaz tenli insanlar var ve daha erken yaşlanan cilt yapılarına sahipler. Açık tenin böyle bir dez avantajı var.

Mesela yüz kemikleri de farklıdır. Burun ameliyatlarını da çok kolay yapabilirsiniz. Burun kemikleri ince olunca kemikleri kırmadan burnu daha güzel şekillendirebiliyorsun.  Çanakkale’deki insanlarda bu daha kolay gerçekleşiyor. Ama güneyde durum biraz daha farklı örneğin, daha iri kemikli ve daha büyük burunlarla karşılaşıyoruz. Bu durum daha çok uğraştırmayı gerektiriyor. Vücut şekillendirme ameliyatlarında da daha uzun işlem gerektiriyor. Çanakkale’deki insanlar daha ince ve problemleri de daha tanımlanabilir problemler.  Çanakkale bu konuda daha şanslı.

ÇANAKKALE’DE BEYAZ TENLİ İNSANLARIN OLMASI DEZ AVANTAJ GİBİ GÖRÜNEBİLİR AMA CERRAHİ AÇIDAN DAHA AZ PROBLEMLERLE KARŞILAŞIYORLAR
Peki, hocam siz ameliyat olmasını uygun bulmadığınız hastalarınıza nasıl yaklaşıyorsunuz?

Bazı hastalarımız, ufak bir sorunu bile çok büyük problem gibi algılıyorlar. Bu tip hastalardaki sorun sırf ameliyat olmakla geçmiyor. Çünkü o soruna çözüm buluyorsunuz ama bitmiyor başka bir yere geliyor bu sefer sıra. Bu böyle devam edip gidiyor. Bu tip hastaların beklentileri de ilginç oluyor.

HASTANIN HAYATTAN NE BEKLEDİĞİNİ SORGULAMAMIZ LAZIM
Hastanın hayattan ne beklediğini sorgulamamız lazım. Ameliyat olduktan sonra daha iyi bir işe gireceğim,  ameliyatı olduktan sonra eşiyle arası bozuk olan hastanın arasının düzelmesini beklediği gibi bizi şüpheye düşüren beklentiler olabiliyor hastalarda.

Sorun o değil çünkü sorun yaptığınız ameliyata bağlı da değil. Sonra hasta ameliyat oldum ama sorun bitmedi diyor.

Hocam son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Hastanemizle ilgili birkaç şey söylemek istiyorum. Biz gerçekten üst düzey ameliyatların yapıldığı bir hastaneye sahibiz.  Yoğun bakım şartlarıyla,  ameliyathane şartlarıyla hakikaten üst düzey ameliyatlar burada yapılabiliyor.  Bazı hastalar büyük şehirlerde ameliyat olmak istiyorlar ama burada da hepsi yapılıyor.

ÇOMÜ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ HER TÜRLÜ AMELİYATI YAPABİLECEK DONANIMA SAHİP
Mesajım benim mesleğimle ilgili; Çanakkale’nin Tıp Fakültesi Hastanesine sahip çıkması, desteklemesi gerekiyor. Bu hastanede çok kıymetli insanlar özveriyle ve başarıyla çalışıyorlar. Cerrah olarak söylemem gerekirse hastanemizde neredeyse yapılmayan ameliyat yok.

[comu.edu.tr]

Filtreler:

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir