Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Seçimi Ben Kazandım Seçimi Ben Kazandım

Seçimi Ben Kazandım

Bir seçim daha bitti.
Yerelde, yıkılan yıkıldı. Yıkılan üzüldü. Ayakta kalanlar sevindi.
İlk defa seçilenler; daha da sevindi, göbek atanlar bile olmuştur.

Seçimde bir köye görevli olarak gittim.
Kendi köyüme, yakın bir köye.
Bir gün önceden, sandık yerini gidip gördüm.
Sandıkta görevli bir arkadaşa, sandık yerine soba kurarlarsa iyi olacağını söyledim.
Seçim günü vardığımda, bulunduğumuz yerde bir elektrik sobası. Sobayı köy imamı camiden getirmiş. Kapılar açık. Nereyi ısıtacaksın. Akşama kadar üşüdük.
Üşümemiz, soğuktan olsa iyi.
Muhtarın ilgisizliği bizi daha da üşüttü.
Muhtar Efendi, bizimle ilgilenmedi.
Neden, ilgilenmemiş efendim?
Anlatayım.
Muhtar, köylülere bu seçimde ben yokum. Kendinize, yeni bir muhtar bulun demiş.
Köylüler, kendilerine yeni bir aday bulmuşlar. Tek adayla seçime gideriz. Karnımızı kaşıya kaşıya, bir muhtar seçeriz, diye hayal etmişler.
Kavga olmaz. Huzursuzluk olmaz.
Seçim gününe bir gün kala, muhtar ben de “adayım” demesin mi!
Yeni çıkan aday kızmış;
Ulen sen ne didin? Ben yokum. Bende aday oldum. Senin yaptin ni şimdi? Hiç böle döneklik olur mu?
Köy, ikiye bölünüvermiş.
Eski muhtar yandaşları / Yeni muhtar taraftarları.



Şuayip Odabaşı’nın Objektifinden “Yenice’de Bir Köylü” – 05 Nisan 2009

Bizim Yenice’nin köylerinde, her gün üç öğün yemek çıkar camiye. Bu yüzyılların getirdiği bir gelenektir.
Cami odasında, misafirler yemek yer. Köy bekçisi, kahvelerdeki misafirleri bulup, bu sofrada doyurur. Misafir yoksa, ihtiyarlar oturur sofraya, bakarlar keyiflerine.

Bu sofra, misafir olsun, olmasın mutlaka çıkar. (Çıkardı da. Çıkmıyor artık. Şimdi bu gelenek yok oldu. Köye gelen misafir, aç mı tok mu sorulmuyor şimdi. Herkes başının çaresine bakmak zorunda.)
Biz de misafiriz.
Bizle ilgilenen olmadı.
Arabamda getirdiğim elmaları, yedim tek tek.
Diğer arkadaş;
Bu köyün muhtarı azası yok mu? Bize bakacak kimse yok mu? diye sorduğunda bilerek sert yaptım.
Tedbirini alsaydın, dedim. Ekmek getirseydin, dedim. Elma verdim. Bunlarla idare et, dedim.
Eski muhtar, bu sözleri duydu. Yerinden hiç kıpırdamadı bile. Kayboldu gitti. Bir daha da görmedim.
Ne bileyim ben. Yaptığı hesaba göre adam muhtarlığı kaybediyormuş.
Böylece biz de çorbayı kaybettik.
Daha, seçimin bitmesine üç saat var. Bir de sayım, döküm.
Yandık babam.

Yarım saat sonra, bir köylü elinde bir sofra ile çıktı geldi.
Sofra da sofra ha!
Bir sahan yumurta. Kuru fasulye. Salata. Siyah zeytin. Koyun peyniri. Ekmek, köylü ekmeği.
Nöbetleşe herkes yemeğini yedi.
Herkesin keyfi yerine geldi.
Oy kullanmaya felçli bir adam geldi. Konuşamıyor. Bir kolu tutmuyor.
Bakımsız. Üstü başı perişan. Oyunu kullandı.
Bu adamın bakımsızlığını, köylülere yakıştıramadığını söyledim.
Evi yanmış. Bulduğu boş bir evde yaşıyor. Ev virane. Kapı pencere hiç yok. Yanında bir köpek var adamın. Belki de, o köpekle arkadaşlık ediyor geceleri.
Keşke, insanlarda hayvanlar kadar sadık olabilseler…
Yalnız bir adam.
Elbiseleri, öyle bir kir yüklenmiş ki, pislikten parlıyor.
Köylülere bu adama sahip çıkın, dedim.
Söz verdiler. Adama bir oda yapacaklar. Ben elbise, çamaşır göndereceğim.
Benim, elbise göndereceğimi duyduğunda ağlamaya başladı garibim.

Eski muhtar, sayım sonucunda seçimi kaybetti.
Farklı bir oyla yıkıldı, hem de.
Yeni muhtar, sayımdan sonra geldiğinde tebrik ettik. Ben, bu adamı anlattım yeni muhtara.
Bana söz verdi.
Bu Gariban İbrahim’e, önce güzel bir oda yapacaklar.
Lakabı, “Değirmencinin İbram” olan, bu köyün garibini sevindireceğiz.

Öğrendik ki; bize gelen sofrayı, yeni seçilen muhtar adayı göndermiş. Yağcılık yapıyor demesinler diye, başkasından göndermiş.
Öğrendik. Teşekkür ettik.
Bu seçimde birileri çok şey kazandı belki de.
Ben de kazandım. Seçim sırasında birisine yardım edilmesine yardımcı oldum.
Adam bana sevincini belli etti.
Adam güldü.
Pisliğin içinde, kahkaha attı.
Ben, belki bir daha o adamı görmeyeceğim.
Adama, elbise göndereceğim. Söz verdim.
Adam bana, kendince teşekkür etti.
Ben bir yere, muhtar seçilmedim. Belediye başkanı hiç.
Yenice’de seçimi ben kazandım.
Sandık kapattım.
İktidarda ben varım.
Hem de bir oyla.
Bir gülücükle.
Makamım belli değil.

Filtreler:
Görüntülenme: Veri Alınamadı
Google Analytics verileri olup, manipüle edilemez bir kaynak kullanılmıştır. Günde bir kere güncellenmektedir.

Yorumlar

Ş.ODABASİ (21/06/2009 21:42)

"Minikserçe" ilginize ve güzel yorumunuza teşekkürler.

minikserçe (21/06/2009 18:18)

hmm... harika bir anı... bir yandan hüzünlü diğer yandan sevinç veren bir diğer yandan da kişiye ders veren yazı... hepsi bir yerde toplanmış

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir