Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Seramik Atölyelerinin Genel Sorunları Konuşuldu

Seramik Atölyelerinin Genel Sorunları Konuşuldu

Çanakkale Kent Konseyi Kültür ve Sanat Meclisi Geleneksel Çanakkale Seramikleri Çalışma Grubu ve Çanakkale Seramik Müzesi ortaklığında düzenlenen söyleşide “Seramik Atölyelerinin Genel Sorunları” konuşuldu. Çanakkale Seramik Müzesinde düzenlenen Seramik Buluşmalarının konuğu seramik sanatçısı Onur Öztürk oldu. Müzenin Oktay Ekinci toplantı salonunda gerçekleştirilen sunuma, çok sayıda sanatsever katılım gösterdi.

Seramik sanatçısı Onur Öztürk konuşmasında; “Kentimizde üretim yapan atölyelerin ve üretim süreçlerinin bilgileri ve görselleri belirlenmeli, toplanmalı. Gerekli bilgi ve tecrübeye sahip olan ancak atölyesi olmayan kişilerle etkileşime geçilmeli, bu bilgiler sosyal medya aracılığıyla, örneğin hem katılımcıların hem de üretimlerle ilgilenen diğer kişilerin katılıp paylaşımda bulunabildiği bir sosyal medya grubu gibi, paylaşılmalı. Belirlenen atölyelere ve kişilere ziyaretler düzenlenip ihtiyaçları ve sıkıntıları dinlenilmeli, birbirleriyle iletişime geçmeleri sağlanmalı” dedi.

Seramik üretim süreci hakkında değerlendirmelerde bulunan Öztürk; “Kentimizin isminde “çanak” kelimesi bulunuyor ancak kentimizde çanak kili bulunmuyor. Üretimlerimizde Menemen, Kınık, Karacasu, Avanos killeri kullanıyoruz. Kilin kendisine ödediğimiz ücretten ziyade nakliyesine ücret ödüyoruz. Çanakkale kilinin kent yerleşimi altında kaldığını bildiğimize göre en azından Eceabat veya Akköy kili kullanmak bu noktada daha anlamlı olabilir. Ayrıca geleneksel Çanakkale seramiklerinde kullanılan renkleri ve sırları tecrübeli ustalardan öğrenip yaşatmalıyız. Çanakkale yeşili dediğimiz sırı, sülyensiz (kurşunsuz) hazırlayıp standart hale getirmeliyiz” sözlerine yer verdi.

Öztürk konuşmasında şunları söyledi;

“Aynı masrafla üretilen iki üründen tasarımı daha iyi olanın diğerine göre daha yüksek bir ücrete değer görüleceği var olan bir gerçek. Bu konuda üniversitemize iş düşüyor, hocalarımız öğrencilerine proje ödevi olarak yerel atölyelerde uygulanıp üretime geçirilebilecek ödevler vermeli. Öğrenciler bu atölyelerde projelerini üretime sokup kendi tasarladıkları ürünlerini bu atölyelere bırakmalı. Geleneksel Çanakkale Seramikleri haricinde Assos, Troia, Bozcaada ve Şehitlikler tasarımlara konu olmak için potansiyeli oldukça fazla olan seçenekler. Bu tasarımlarda müşteri isteklerinin gözetilmesi daha uygun olur. Bir anı seramiği, yani fiyatı düşük tutulup müşterinin rahatça birkaç tane alabileceği şekilde tasarlanan ürünler; bir de bilinçli müşterilerin alacağı kültürel hediyelik eşyalar olmalı. Seramik üreticilerinin buluşup etkileşimde bulunabileceği ve atölyesi olmayanların kullanabileceği bir mekan olarak tasarlanabilir. Bu mekan fırın, çömlekçi çarkları, çalışma ortamı, cafe ve kütüphane gibi çeşitli şeyleri içinde barındıran bir mekan olmalı. Atölyesi olmayanlar burada çalışıp çalışmalarını belirli bir ücret karşılığında pişirebilmeli. Bu atölyede, seramik üzerine yeterli bilgisi ve becerisi olan sanatçı ve ustaların vakit geçirmeleri mümkün olsun ki öğrenciler veya üretime, seramiğe, sanata meraklı olanlar bilgisi olan kişilerle etkileşimde bulunup deneyimler kazanabilsinler. Bu atölyede farklı zamanlarda farklı branşlardan sanatçı ve ustalar davet edilerek çalıştaylar ve eğitimler düzenlenmeli. Ek olarak bu atölyenin bahçesinde bir de odunlu fırın bulunmalı, her zaman yakılmasa bile. Atölyelerin genelde mekan kiraları nedeniyle kentimizin dış mahallelerinde olduğunu görüyoruz. Bu nedenle ortak bir satış noktası oluşturmamız gerekir. Örneğin ayda 10-15 adet özgün seramik form yaratan bir kişi kent merkezinde bir satış mağazası tutamaz. Biz şunu yapabiliriz: kültür bakanlığının yaptığı “DÖSİM” satış ve çalışma sistemini örnek alabiliriz. ‘ORTAK SATIŞ NOKTASI’nı kurmak kişilere göre olmasa gerek. Kentimizdeki özel şirketler, devlet kurumları veya belediyemizden destek alabiliriz. Bir seçici kurul oluşturulup kurulca belirlenen miktarda az bir komisyonla satışa sunabiliriz. Ve bir katalog oluşturarak büyük bir kitleye ulaşabiliriz. Bu ürünlere, üreticinin adı, tekniği, ürünün hikayesini ve tanıtımını belirten küçük etiketler koyarsak daha da anlamlı olur.”

Filtreler:

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir