Siyaset sahnesinde bir temaşa (seyirlik oyun) seyrediyoruz ki, tadına doyum olmaz. Merkez ile yerel arasında mekik dokuyanlar ile üye ve delege arasında şirinlik yapanlar adeta birbirini eziyor.

Oyunun kuralı buymuş, sorunları sadece siyaset eliyle çözebiliriz diyen köhnemiş öğretinin ötesinde hiç bir yönetsel açılım yok. Siyaset iktidar odaklı olduğunda değil sorun çözmek, sorun olmaktan öteye gidemiyor.

Siyaset sahnesindeki TEMAŞA’da mevcut vekiller ile yeni vekil adayları arasında vücut bulan temsiliyetler son hızla gülünçlüklerini bizlere gösteriyor. Daha bir yıl bile geçmeyen yerel seçimlerde, başkan ve meclis üyelerini merkezden atayan kesimler, şimdi üye bazlı seçimleri isteyerek yerel demokrasi istiyorlar. Gerçekten çok komikler…

Diğer partilerde zaten temayül ve yoklama gibi söylemlerin kişiye bağlı tercihlerden öteye gitmediği bilindiğinde, onların TEMAŞA’sı Ankara’nın dudaklarına endekslenmiş durumda.

Şimdi sormak lazım, siyaset TEMAŞA’sı dışında kalan bizlerin bu yaşananları gördükçe demokrasi beklentimiz filizleniyor mu? yoksa köreliyor mu? Şimdi biz hala siyaset sahnesinden yönetim demokrasisini bekleyebilir miyiz?

Bence “her şeyin çözümü siyasettir” öğretisini bir defa daha irdelemeliyiz.

Son dönemde umut olan 2 şeyi de yitirdik. Birincisi; Yunanistan’daki yan yana gelerek başarılan köhnemiş siyaseti yenisiyle değiştirme ve gençleştirme yöntemi Türkiye’ye ne yazık ki çok uzak kaldı. Biz köhnemişlerle ve elimizdekilerle yetineceğiz. İkincisi ise, mevcut AKP iktidarına karşı ortaklıklar ve yan yana gelebilme denemesi süreci bitirilmiştir. Mevcutlar, yerine yenilerini istemiyor. Bunu değiştirecek mevcutların dışındaki aktörler cılız kaldı.

Hal böyle olunca siyaset arenasındaki tüm aktörlerin birbirinden farkı kalmıyor. Siyasi parti farkına rağmen hal, tavır ve anlayışta “aynileşme” ve “tıpa tıp benzerlikler” ortaya çıkıyor. “Aslolan iktidarı elde etmek ise, her yol mubahtır” anlayışı tümüne sirayet etmiştir artık. Al birisini vur ötekine, gülüşleri bile aynı … TEMAŞA dışındaki bizler neden seçimlere katılalım ki?

Dolayısıyla buradan bir şeyler çıkmaz artık. Biz TEMAŞA’YI zevki sefa içinde izlemeye devam edelim…