Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Ülgür Gökhan O Eleştirilere Cevap Verdi!

Ülgür Gökhan O Eleştirilere Cevap Verdi!

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından İskele Meydanı’nda düzenlenen demokrasi mitinglerine katılmadığı yönündeki eleştirilere cevap verdi. Selda Bağcan konseri sonrası artan polemik hakkında konuşan Gökhan; “Benim siyasi bir kimliğim var; siyasi bir etkinlikte bulunabilmem yada yapabilmem için İl Başkanlığımdan onay almam gerekir. Ben böyle bir onay almadım. Almadığım için de katılmadım. Beni çağıran başka bir siyasi partinin il başkanıdır. Ben başka bir siyasi partinin il başkanının çağrısıyla bir etkinliğe katılmam. Vali bey çağırsa o zaman değişirdi, sayın valimizde çağırmadılar” dedi.

Bugün Çanakkale CHP İl Binası’nda düzenlenen toplantıda konuşan Ülgür Gökhan, öncelikli olarak Ak Parti İl Başkanı Yeşim Karadağ’ın eleştirilerine cevap verdi. İşte o açıklamalar:

MEYDANLARI DOLDURANLARI SİYASİ MALZEME YAPTILAR

“15 Temmuz darbe girişimi esnasında İstanbul’da olduğunu ve yaşananları görünce sosyal medya üzerinde tepki ve duygularını paylaştığını ifade eden Belediye Başkanı Ülgür Gökhan; “O gece saat 23.00’da tepki mi koydum. Tesadüfen İstanbul’da Haydarpaşa’yı gören bir noktadaydım. Yaptığım paylaşımda; ‘Ülkemizde yaşanan kalkışma girişimine karşı Barışın kenti Çanakkale’den demokrasiye olan inancımızla birlik içerisinde dimdik durmalıyız’. Ardından belediye meclisimizi topladık, mecliste bulunan üç parti ile ortak bir deklarasyon yayınladık. Her grup başkanı ayrı ayrı söz alarak bende dahil olmak üzere darbe girişimini kınadık. Dolayısıyla Çanakkale halkının temsilcileri gereğini yapmışlardır. Daha sonra partimizin düzenlediği İstanbul ve İzmir mitinglerine katıldık. 15 Temmuz olup da, acılarımız ve şehitlerimiz varken de festival yapmamız düşünülemezdi. Festival kavramı içerisinde bir eğlence kavramı olduğu içinde festivali iptal ettik. Hayat devam ediyor; insanlarında morali bozulmasın diye de bir konser düzenledik. Konsere davet ettiğimiz sanatçımızda Selda Bağcan idi.” Selda Bağcan’ın 1980 Darbesinde 8 yıl boyunca yasaklı olan bir sanatçı olarak 15 Temmuz darbe girişimi karşıtlığını en iyi temsil edecek isimlerden birisi olduğu için Çanakkale’ye davet ettiklerini belirten Ülgür Gökhan; “Selda Bağcan hanımefendi 80 darbesi ve öncesinde 8 yıl hapis yatan bir sanatçımızdır. Şarkıları yasaklanmıştır, darbenin ne demek olduğunu en iyi bilen isim olduğu için Çanakkale halkı ile buluşturduk. Binlerce hemşerimizle birlikte memleket türkülerini seslendirdik. Birlik beraberlik şarkıları söylendi, halaylar çekildi çok coşkulu bir konser oldu. Orada demokrasi şehitlerimizi de andık. Demokrasi şehitleri deyince sadece 15 Temmuz darbe girişimi esnasında hayatını kaybeden vatandaşlarımızı kastetmiyoruz! Geçmişe gittiğimizde; Uğur Mumcuları, Çetin Emeçleri, Bayriye Üçokları, Ahmet Taner Kışlalıları hatırlarız. Başka derseniz; Gezi olaylarında ölenler var; onları da andık. 15 Temmuz akşamı ülkenin bağımsızlığı, özgürlüğü ve demokrasi için kendini tankların önüne atan, kurşunlara hedef olan insanlarımızı andık. Selda Bağcan konserini bir anlamda bir anma töreni olarak algılıyoruz.”

VALİ ÇAĞIRSA DEĞİŞİRDİ

“Şunu soruyorum; hani meydana gelmedin, il başkanın katılmadı filan. Benim siyasi bir kimliğim var; siyasi bir etkinlikte bulunabilmem yada yapabilmem için İl Başkanlığımdan onay almam gerekir. Ben böyle bir onay almadım. Almadığım için de katılmadım. Beni çağıran başka bir siyasi partinin il başkanıdır. Ben başka bir siyasi partinin il başkanının çağrısıyla bir etkinliğe katılmam. Vali bey çağırsa o zaman değişirdi, sayın valimizde çağırmadılar. Sayın Karadağ evet aradı ve davet etti. Kendisine de bu durumu açıkladım. Niye gelmedin diye insanları kışkırtmaya çalışıyorlar. Öncelikle şunu söyleyeyim; burada demokrasi nöbetine katıldığımı aşağıladığımı ifade ediyor. Hakaret ettin diyor; oraya katılanlara hakaret etmedim. Bu demokrasi toplantılarını düzenleyenleri eleştirdim. Çünkü burada demokrasi duyarlılığını siyasi malzeme yaptılar. Meydanları partisini ifade eden şarkılarla inleten bir yere benim gelmem söz konusu değildir. Geldiğimiz noktadan siyasi ve hukuki sorumluluk duymayanlar bizleri suçlamaya çalışıyorlar. Bir tarikatın bizleri getirdiği noktada başka tarikatlar demokrasi meydanlarında görülmeye başladılar. Dün meydanlarda olmayan tarikatlar, bugün yeni yeni meydanlarda görünüyorken; biz zaten hep meydanlardaydık.”

O ZAMAN HOŞUNUZA GİDİYOR MUTLU OLUYORDUNUZ

“Onlara seslenmek istiyorum. Şu anda hapiste olan o zamanın rektörün kanser hastası olan bir hocayı işten atmasına tavır gösteriyorduk. Sizler neredeydiniz? Biz sizleri göremedik orada. Cemaatçi hocalar, firuzeler, şerefsizler. Hakkımda her türlü tefrika yazılar yazarken neredeydiniz? O zaman hoşunuza gidiyor mutlu oluyordunuz. Belki de tebrik ediyordunuz! Emek ve barış için düzenlenen miting için Ankara’ya bomba atılan kitlelere, orada ölenler için Çanakkale’de yine meydanlarda protesto ediyorduk. Sayın Karadağ siz neredeydiniz? Biz sizi hiç göremedik. Daha birçok konuda bu meydanlarda STK’lar ile birlikteydik. Bu Ülkede TC’ler tabelalardan kaldırılırken, andımız yasaklanırken; Atatürk unutturulmaya çalışılırken biz hep meydanlardaydık. Şimdi Atamızın kocaman resimlerini asıyorlar. İyi bir şey aslında, fena değil. Ama o posterin altına sığınmak yetmez. Daha inandırıcı olabilmeniz için o insanın düşüncelerini de içinize sindirmeniz gerekir.”

ENSAR’cıların YANINA BENİ ÇAĞIRIYORSUNUZ

“Ensar Vakfı yurtlarında kalan çocuklara tecavüz edilmesinin haberleri tüm dünyada yankılanırken; sizler sessizken biz yine meydanlardaydık. Ama şimdi Ensar’ın Çanakkale’de ki temsilcileri ile demokrasi nöbeti tutuyorsunuz. Ve beni oraya çağırıyorsunuz. Benim mensubu bulunduğum parti darbelerden çok çekti. Kapatıldı. Bizler partiler kapatılmasın diye mücadele ettik daha sonra. Ama başka bir şeyi hatırlatalım. Cumhuriyet Halk Partisi olarak şu anki Sayın Cumhurbaşkanımızın siyasi yasağı kalkması içinde mücadele ettik ve bunun gereğini yaptık. Bunu da unutmayın. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasağının kaldırılarak, siyasi partinin başına geçmesi için ona oy veren bir partinin mensuplarıyız. Biraz tarih okusanız daha iyi siyaset yaparsınız. Mustafa Kemal Atatürk bize kandırılmamayı öğretti. Çünkü bize akılı ve bilimi referans almayı öğretti ve tembih etti. Tarikata girin, cemaatleşin demedi. Ancak siz hem kandınız hem de kandırdınız. Ama bizi kandıramazsınız. Demokrasi Nöbeti için alanları dolduran değerli Türk halkını saygıyla anıyoruz. İlk akşam milletimizin toplumumuzun çok önemli bir an olmuştur. Ancak bunu iki gün sonra AKP’leştirmek zorla insanları oraya taşımak, yoklamalar yapmak.. Bizi o noktaya, o atmosfere, başka tarikatların olduğu yere Cumhuriyet Halk Partili bizleri davet etmek pek şık olmadı.”

AYNI MUTABAKAT OLSAYDI KATILIRDIK

“Genel Başkanımızın belediyeyi ziyaret etmemesi konusunda basın açıklamasında bulunmuşlar üstlerine vazife olmadan. Zaman anlamında gerçekten büyük sıkıntı vardı ama siyaseten önce şunu öğrenecekler; istese de ziyaret edemezdi. Çünkü CHP’nin siyasi anlayışında bir partili; ister Genel Başkan olsun ister başka bir yönetici il binasına gelmiyorsa partili başka bir siyasi aktörün olduğu yere gelemez. İl Başkanlığını sayın Genel Başkanımız ziyaret edebilmiş olsaydı; belediyemizi de ziyaret ederdi. Teklif ettik ama kendisi programının yoğunluğu nedeniyle gelemedi. Dolayısıyla öküz altında buzağı aramayın, çünkü sizin inek doğurmadı. Sayın Cumhurbaşkanımızın daveti üzerine üç siyasi parti ortak bir mitinge katıldılar. Yenikapı mitingine. O miting öncesi siyasi parti liderleri Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’da çekincelerini belirtmiş, ortak bir mutabakat üzerine mitinge katılma kararı almıştır. Buradaki şartlar neydi; alanda en büyük poster Mustafa Kemal Atatürk’e ait olacak, hiçbir partiye ait slogan ve şarkı çalınmayacak, belli kişiler konuşacaktı. Bu şartlar kabul edilince Genel Başkanımız da mitinge katılmıştı. Miting sonunda mutabakatta olmayan şeyler ortaya çıkınca MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli gibi kendisi alandan ayrılmıştır. Aynı mutabakat Çanakkale’de de olsaydı, öncesinde bir araya tüm il başkanları gelse ve anlaşsalardı bizlerde o nöbetlere katılırdık. Fakat onlar dediğim gibi alanda bulunanlar üzerinden siyasi rant elde etmeye çalıştılar”

Filtreler:

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir