Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Vali Çınar, Kentte Görev Yapan Daire Müdürleriyle Bir Araya Geldi

Vali Çınar, Kentte Görev Yapan Daire Müdürleriyle Bir Araya Geldi

Çanakkale Valisi Ahmet Çınar, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) Kongre Merkezinde düzenlediği kahvaltılı toplantıda Daire Müdürleri ile bir araya geldi.

Kahvaltılı toplantıya Vali Ahmet Çınar’ın yanı sıra, Vali Yardımcıları Cemal Yıldızer, Hüseyin Kulözü ve İzzet Ercan, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülend Engin ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile Daire Müdürleri katıldı. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülend Engin ve yönetim kurulunun ev sahipliği yaptığı toplantının ardından, Bülend Engin, Vali Ahmet Çınar’ı Kongre ve Fuar Merkezi’nde gezdirerek, salonlar hakkında bilgi verdi.

Vali Ahmet Çınar, daire başkanlarından, müdürlerden ve ÇTSO’dan vizyoner ve fark yaratacak projeler isterken, ÇTSO Başkanı Bülend Engin de, tüm dünyada saygı ve ilgi duyulan bir marka kent ihtiyacı olan Çanakkale’nin yat limanını ve kruvaziyer iskelesini beklediğini ifade etti. Bülend Engin, “Çanakkale Cumhuriyetimizin kuruluşunun yüzüncü yılında; 2023 yılında Barselona’yı aşan bir cazibe merkezi olacaktır” dedi.

ÇTSO Kongre ve Fuar Merkezi’ndeki kahvaltılı toplantıya, Başkan Yardımcıları Sadık Aydoğan, Mert Mildon, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Özkurnaz, Hasan Yürükçü, Güven Barış, Mustafa Kansu ve Genel Sekreter Sema Sandal katıldılar.
Vali Ahmet Çınar, kentteki daire ve kamu kurumlarının müdürleri ile bir araya geldikleri bu toplantıları geleneksel hale getirmeyi planladıklarını belirterek, “Şehrin yöneticisi konumundaki kişiler olarak 15-20 gün ya da 1 ay arayla toplanarak, şehrin sorunları hakkında bilgilenmek, şehirle ilgili hedeflerimizi ortaya koymak istiyoruz” dedi.
Vali Çınar’ın kısa giriş konuşmasından sonra, il müdürleri tek tek kendilerini tanıttılar ve kendi alanlarıyla ilgili gelişmelerden söz ettiler. Daha sonra Vali Ahmet Çınar, müdürlere yönelik olarak yaptığı konuşmada, insanların her zaman daha iyi işlere layık olduğunu vurgulayarak, “Yaptığınız işin düzgün, geleceğe bakan, kaliteli işler olmasına dikkat edin. Her zaman işin kalitesinin yüksek olması lazım. Güvenmek güzel ama kontrol etmek ondan daha güzel. Bu nedenle her zaman işlerinizi, birlikte çalıştığınız arkadaşlarınızı kontrol edin” diye konuştu.

Vali Çınar: Fark yaratacak projeler bekliyoruz
Yöneticilerden mevcut kanunun emrettiği işler dışında vizyoner işler isteyen Vali Çınar, “Sıradışı, fark yaratacak ne projeleriniz var. Buradaki arkadaşlardan bugüne kadar olanın dışında sıra dışı işler bekliyoruz. Bunun illa bir yatırım olması gerekmez, bir proje bir hizmet de olabilir” dedi.

Çanakkale Savaşları’nın 100. Yılı olan 2015 yılı hazırlıkları ile ilgili bilgi de veren Vali Çınar, bir ajans kurulacağını ancak ajansın kurulmasını beklemenin zaman kaybettireceğini bu nedenle zaman kazanmak için planlama işlerinin yapılması gerektiğini ifade etti.

Çanakkale’ye sefer yapması planlanan deniz uçağı konusuna da değinen Çanakkale Valisi Ahmet Çınar, seferler tam başlayacakken, risk teşkil edeceği düşüncesiyle “Boğazlara iniş-kalkış yapılamaz” yönünde yönetmelik çıktığını söyledi. Vali Çınar, “Ancak bizim güzergahımız riskli olan bir bölge değil. Bu yönetmeliğin yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Bu konuda bir araya gelip, kamuoyu oluşturacak çalışmalar yapmamız gerekiyor” diye konuştu.

Bülend Engin: “Çanakkale’ye Hizmete Gönüllü Olanların Odasıyız”
Vali Ahmet Çınar’dan sonra söz alan ÇTSO Başkanı Bülend Engin, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nın bir kulüp, bir dernek olmadığını belirterek şöyle konuştu:

“Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası; bütün sektörlerde Çanakkale ekonomisine hayat veren 5 bin 553 üyemizi aynı çatı altında buluşturan, üyelerine 5174 sayılı Kanun ve yönetmelikler ile bağlı olduğu Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği mevzuatı çerçevesinde yasal hizmet veren, ilgili karar mercileri ile istişare ederek üyelerinin sorunlarına çözüm getiren bir yarı kamu kuruluşudur.
Odamıza kayıtlı olan 5 bin 553 üyenin 959’u üretime yöneliktir. Bunların 556’sı; yani yüzde 58 gibi bir çoğunluğu gıda sektöründe üretim yapmaktadır. Yüzde 23.5 u ise; 225 şirket olarak madencilik ve taş toprağa dayalı sanayide, geriye kalan yüzde 18.5 ise 178 şirket olarak değişik sektörlerde üretim yapmaktadırlar.
Kayıtlı firmaların sektörel dağılımında tarıma dayalı sanayi, inşaat, dayanıklı tüketim malı satışı, yolcu ve yük taşımacılığı, turizm ve konaklama ön plana çıkmaktadır.
2011 yılı itibarıyla il genelinde 50 ve üzerinde işçi çalıştıran üretim tesisi sayısı 89’a çıkmıştır. Bu rakama küçük tesisler ve madencilik, enerji alanındaki yatırımlar dahil değildir.
Rakamlardan da anlaşılacağı gibi, tarım ve tarıma dayalı sanayi ile büyüyen Çanakkale, iklim ve toprak özellikleriyle ülkenin en büyük tarım ve tarıma dayalı çiftliği halini almıştır. İşlenmiş deniz ürünleri, beyaz peynir, yoğurt, zeytin ve zeytinyağı ile şarap üretiminde ulusal ölçekte önemli bir pay sahibidir. Bu ürünlerde önemli markalarla üretim yapılmaktadır. Ezine beyaz peynirde, Ayvacık zeytin ve zeytinyağında, Bozcaada şarapta markalı ürünler üretmektedir.
Çanakkale’de iki adet organize sanayi bölgesi bulunmaktadır. Bunlardan biri Çanakkale Merkez’de diğeri ise Biga’dadır. Çanakkale Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan 67 parselden 48 adedi yatırımcılara tahsis edilmiş olup, 22 yatırımcı inşaatını tamamlayarak üretime geçmiştir. 16 yatırım inşaat ve proje aşamasındadır. Kuruluşu 15 yılı aşmasına karşın altyapısı henüz tamamlanmamış olan Çanakkale OSB’de faaliyet alanlarına göre ağırlık; orman ürünleri ve inşaat malzemeleri sektöründedir.
Çanakkale gerek sahip olduğu benzersiz konumu, gerekse her karışında üretilen değerlerine karşın; olması gereken yerde değildir. Bu durum gönül yaramızdır. Bu durumu değiştirmek de Çanakkale’ye gönül borcumuzdur.
İşte bu nedenle Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası; karşılık beklemeden, Çanakkale’ye hizmete gönüllü olanların Odasıdır.
Ülkümüz, hiçbir karşılık beklemeksizin Çanakkale’ye hizmet etmektir. Bu yolda enerjimizi; bu toprakları vatan yapan Çanakkale Ruhu’ndan alıyoruz. Bu yolda elimizi değil, boynumuzu giyotinin altına koyduk.
Üyelerimizin gönüllü katkılarıyla, gelirinin tamamı Çanakkale Gençlerinin eğitimine burs olmak üzere kent merkezinde atıl duran arsamızda İş Merkezini inşa ettik. Çanakkale gençlerinin; eğitim hayatlarının sonrasında birbirlerine sahip çıkacağı bir model ortaya koyduk. Bu sadece aziz şehitlerimize layık olma arzumuzun ifadesidir…
Bugün sizleri ağırladığımız yerde, Çanakkale’ye yıllardır eksikliğini duyduğu Kongre ve Fuar Merkezini kazandırdık. Bu merkez birçok Sivil Toplum Kuruluşunun etkinliğine ev sahipliği yaptığı gibi, Marka kent olma yolunda Expotroya Fuarına’da ev sahipliği yaptı. Dileğimiz bu merkezin dolup taşarak yetersiz kalması ve Çanakkale’ye bunun 5 katı yeni kongre ve fuar merkezleri inşa etmektir.

“İki Fakültesiyle ÇTSO-TOBB Teknoloji Üniversitesi Yükselecek”
Bu gönüllülük ruhuyla İlahiyat Fakültemiz kampüsü içinde bunun üç katı büyüklükte ve birçok büyük şehirde olmayan kapasitede bir kongre merkezi daha yükseliyor. İlahiyat Fakültesi idaresinde bu kongre merkeziyle birlikte Çanakkale’ye kongre turizmini kazandırmak yolunda yeni bir pencere açılıyor.
TOBB ile imzaladığımız protokol ile bu merkezin etrafında 2 fakültesiyle Çanakkale TSO-TOBB Teknoloji Üniversitesi yükselecektir. Bu ise üyelerimizin, sanayimizin üniversite ile işbirliğine ve Çanakkale ekonomisinin gelişimine yeni bir ivme kazandıracaktır.
Çanakkale Turizm kenti olmalıdır. Çanakkale Kültür kenti olmalıdır.Çanakkale Üniversite kenti olmalıdır.Çanakkale aynı zamanda yüksek teknoloji üreten ve birbirini bütünleyen bir sanayi kenti olmalıdır.
Sanayinin olmadığı bir ülkede sürdürülebilir gelişim mümkün değildir. Türkiye Cumhuriyeti yasa, yönetmelik ve genelgelerine uygun olarak yapılan her türlü yatırımın destekçisi olacağız.
Çanakkale’ye bakan herkes, Çanakkale’nin deniz kıyısında olduğundan şüphe duymakta. Çünkü bütün gemiler gelip geçmekte. İçinde turistleriyle birlikte bu kente kalacak döviz ve zenginlikte gelip geçmekte.
Ya Çanakkale deniz kenarında değil, ya da bu kentin yerel yöneticileri bunun farkında değil. Deniz kıyısında olan bir balıkçı köyünün bile ilk yaptığı iş; iskele ve barınaktır. Bizler Çanakkale’ye Yat Limanı kazandırmak için varımızı yoğumuzu ortaya koyduk. Yüce Rabbim katında bunu vazifemiz bildik.
Bunu kimsenin çıkarı için değil tamamen Çanakkale’nin kazanması için yaptık. Belediyenin strateji planında Barbaros Mahallesinde yer almasına karşın bugüne dek hiçbir şey yapılmayan bu konuda biz Çanakkale halkının, Barbaros Mahalle sakinlerinin büyük desteğini gördük. Ancak yöneticilerimize ve konseylerine Çanakkale’nin deniz kıyısında olduğunu anlatamadık. Kıyı haritaları yokmuş bizzat yaptırdık, iki buçuk ay imzalanmasını bekledik.

“Çanakkale kimsenin rant bahçesi değildir”
Bu arada belirtmeliyim ki, kimlik; kişiliğin omurgasıdır. Omurga, kişilik ve kimlik ayrıcalıklı bir vasıf değil, her insanoğlunun olmazsa olmazıdır.
Çanakkale kimsenin rant bahçesi değildir. Asla olmamalıdır. Çanakkale ve Çanakkale’de nefes alanlar her şeyin en iyisine layıktır. Her şeyi devletten beklemek yerine imece usulü ile, aklın gücü ile her işin altından kalkacak potansiyele de fazlası ile sahiptir.
Yeter ki gelişimi isteyelim ve elimizi taşın altına koyalım. “Yapacağız, edeceğiz” diyerek günleri geçirmek yerine en kötü çözümün çözümsüzlükten çok daha iyi olduğunu kabul etmeliyiz. Yöneticilerin şikayet lüksü yoktur.
Kaynağı yaratmak, bulmak ve kullanmak, ona takla attırmak yöneticinin görevidir, yönetsel başarı da budur. “Kaynağım yok, imkanlarım kısıtlı” diyen yönetim adayları ile artık Çanakkale’nin de Çanakkalelilerin de işi yoktur. Çünkü Çanakkale’de yapılacak yüzlerce, binlerce, onbinlerce iş var. Çünkü Çanakkale Türkiye ekonomisinin lokomotifi olabilecek bir potansiyele sahiptir.
Çanakkale’nin bütün dünyada saygı ve ilgi duyulan marka bir kent olmaya ve gelişen ekonomisi ile sermayenin tabana yayılmasına ihtiyacı vardır.
Çanakkale deniz kıyısında olduğunun fark edilmesini bekliyor. Yat Limanını, Kruvaziyer İskelesini bekliyor. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası olarak bizler beklemek değil, Çanakkale’nin layık olduğu seviyeye yükselmesini istiyoruz.
Çünkü Ülkemizde konumuyla İstanbul’a eşdeğer tek coğrafya Çanakkale’dir. İstanbul’un 3 katı boğaz suyoluna sahip Çanakkale’de Gelibolu – Lapseki Boğaz Köprüsü geçişi ile demir, deniz ve karayolunun buluşması Güney Marmara’nın gelişim devrimine kapı açacaktır.
Çanakkale olarak, yarımadası, adaları, boğazı, sahilleri, konumuyla ülkemiz geleceğine ekonomik gelişimde adını yeniden yazdıracak bir potansiyele ve ruha sahibiz.

“Tanınan, Bilinen, Tercih Edilen Marka Kent Olmalıdır”
Türkiye’de yabancıların ortalama kalış süresi 4 gündür, buna karşılık Çanakkale’de sadece 1.3 gündür. Amacımız bu süreyi artırmak, Çanakkale’yi geçip gidilen değil, kalınan bir kent haline getirmektir. Bunun yegane yolu kentimizin bütün değerlerini marka haline getirmekten geçer.
Çanakkale, Dünya Turizminde tanınan, bilinen, tercih edilen Marka Kent olmalıdır. Bunun yolu konuşmaktan değil, Çanakkale değerlerini dünyaya tanıtarak ekonomiye kazandırmaktan geçer. Bu nedenle 2015 yılının; Çanakkale değerlerinin uluslar arası alanda kalıcı tanıtımı için benzersiz fırsatlar sunduğunu düşünmekteyiz.
Bu düşünceyle Çanakkale TSO olarak; eski hizmet binamızı Çanakkale Evi olarak şimdiden Çanakkale Turizminin hizmetine sunduk. Çanakkale Evi Çanakkale’nin kültür sanat ve ekonomik değerlerinin bütün ziyaretçileriyle buluşacağı bir adres olmaktadır.
İlki bu ay olmak üzere Çanakkale hakkında yazılan kitapların tanıtımını Çanakkale Evinde yaparak, Çanakkale hakkında dünyada ses getirecek kitaplar yazılmasına vesile olmak istiyoruz.
Benzer şekilde Çanakkale hakkında çekilen bütün filmler ve görsel eserler de Çanakkale Evinde yer alacak. Şimdiye kadar bütün önemli Çanakkale filmlerini yabancılar yaptı biz izledik. Bundan böyle bizler yapalım, bütün dünya izlesin istiyoruz.
Çanakkale’de kalıcı olarak düzenlenecek uluslararası bir yarışma ile kentimizin adını eşsiz değerleriyle birlikte dünyaya tanıtacağız. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu konuda çalışmalarımız bütün hızıyla sürüyor.
2015 yılı için Çanakkale’ye kazandıracağımız bir başka kalıcı tanıtım projesi ise Çanakkale boğazının sularından yükselecek dev su perdesi olacaktır. Bu perde üzerinde Çanakkale değerleri bütün güzellikleriyle renk bulacaktır.
Ayrıca Lapseki İlçemizde atıl durumda olan barınağı hem balıkçı barınağı olarak su ürünleri sektörümüze, hem yat limanı olarak Çanakkale turizmine kazandırmak istiyoruz.

“Kruvaziyer İskelesi Devletimizden En Büyük Beklentimizdir”
Çanakkale TSO olarak kentimizin turizm altyapısının gelişimi için kent merkezine bir Kruvaziyer İskelesi yapılması devletimizden en büyük beklentimizdir. Bu konuda üstümüze düşen her şeyi yapmaya hazırız. GESTAŞ tarafından ön fizibilite çalışması yapılan bu projeyi ÇTSO olarak çok önemsiyoruz. Maliyeti 10 km duble yol maliyeti olan ve 2015 yılında Çanakkale’ye mutlaka gereken bir proje. Kruvaziyer İskelesi kente getirisiyle kendini üç ayda geri ödeyecek, kentin ekonomik yaşamına büyük katkı sunacak benzersiz bir projedir.
Odamız kayıtlarına göre, 2011 yılında Çanakkale’den 1 milyar 543 milyon dolarlık ihracat, 2 milyar 66 milyon dolarlık ithalat yapılmıştır. İhracat 2012’nin ilk yarısında ise 1 milyar 12 milyon doları bulmuştur. Çanakkale’den ihracat ağırlıklı olarak demir çelik, çimento, seramik ürünleri, işlenmiş gıda ürünleri alanlarında yapılmaktadır.
Çanakkale’ye hem sanayi hem de turizm alanında yeni yatırımlar geleceğine, Çanakkale’nin bir yatırımcı merkezi olacağına inancımız tamdır. Görevimiz üyelerimizin rekabet gücünü artırarak bölge ve ülke kalkınmasına katkı sağlamaktır. Görevimiz Çanakkale’nin üretimde ve ihracatta yüreğimizde sahip olduğu yerde olmasıdır.
Ve asla unutmamalıyız ki; en önemli görevimiz; çocuklarımıza yaşanabilir bir çevreyi miras olarak bırakmaktır. Bu ruh ve gönül birliği içinde çalıştıkça; Çanakkale Cumhuriyetimizin kuruluşunun yüzüncü yılında; 2023 yılında Barselona’yı aşan bir cazibe merkezi olacaktır.”

Toplantının ardından ÇTSO Başkanı Bülend Engin ve yönetim kurulu üyeleri ve Genel Sekreter Sema Sandal ile birlikte, Vali Ahmet Çınar’a Kongre ve Fuar Merkezi’ni gezdirdi. Vali Çınar’a tek tek konferans, sergi, eğitim ve toplantı salonları gezdiren Bülend Engin, ayrıntılı bilgi verdi ve salonların devletin tüm kurumlarına açık olduğunu, her türlü etkinliğin bu merkezde yapılabileceğini ifade etti.

Filtreler:

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir