Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
“Viyadükte Bir Şey Olursa Başta Valilik, Karayolları Olmak Üzere Tüm Yetkililer Sorumludur” “Viyadükte Bir Şey Olursa Başta Valilik, Karayolları Olmak Üzere Tüm Yetkililer Sorumludur”

“Viyadükte Bir Şey Olursa Başta Valilik, Karayolları Olmak Üzere Tüm Yetkililer Sorumludur”

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Perinçek, 30 Mayıs Cuma günü Çanakkale TV’de yayınlanan ‘Haftanın Anatomisi’ isimli programda İşte Çanakkale Yazı İşleri Müdürü İlyas Çolak’ın konuğu oldu. Perinçek, Çanakkale Viyadüğü’nde meydana gelen heyelanlara karşı önlem alınmayışını eleştirdiği programda uyarıların dikkate alınmadığını, viyadükle ilgili birinci dereceden sorumluların Karayolları Bölge Müdürlüğü ve Çanakkale Valiliği olduğunu hatırlatarak; “Savcıları göreve davet ediyorum. Viyadükte bir şey olursa başta valilik, karayolları olmak üzere tüm yetkililer sorumludur” dedi.

Programda Gökçeada Depremi ve sonrasındaki gelişmeleri değerlendiren ÇOMÜ Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Perinçek, Çanakkale Viyadüğü’nde yapılan hataları ise eleştirdi. Viyadüğün ciddi badireler atlattığını ifade eden Perinçek, bir toplantı sırasında Valiliğe olan bitenler hakkında sunum yapmak istediğini fakat sunumun elinde kaldığını ifade ederek; “Bir yetkili o sunumu orada yapabilmem için çok çaba sarf etti ama olmadı. Basın yoluyla anlatmaya başladım. Bugüne kadar hiçbir Karayolları ve Valilik yetkilisi fikrimize başvurmadı. Siyasiler ve dönemin valisi gitti inceledi orayı ve tehlike yok diye açıklama yaptılar. Ben tehlike devam ediyor dedim ve ilk yağmurda bu ortaya çıktı. Orada alınması gereken önemli tedbirler var. Son depremde de viyadük etrafında çatlaklar oluştu. Viyadük şu an kanser hastası. Çanakkale’deki avukatları ve savcıları göreve davet ediyorum. Burada bir şey olursa sorumlusu Vali, Karayolları Yetkilileri ve varsa diğer yetkililerdir. Ancak birinci derecede sorumlu Karayolları ve Valiliktir. Uyarılarımızı dinlemediler. Bunların maaşından bunun otuz yıl boyunca kesilmesi lazım. Eğer bunu yaparsak insanlar bu ülkede biraz daha kendilerine çeki düzen verirler aksi halde benim yandaşım iyidir deyip oraya mühendisleri dizerler, o mühendisler hiçbir yapmaz. Bu gün yaşadıklarımızı yaşarız. Soma’da ne yaşadık, burada da aynı şeyi yaşıyoruz. Zihniyet aynı zihniyet. Sakın yanlış anlaşılmasın bu hayatı kim yaparsa yapsın eleştiririm. Sorumlusu kim olursa olsun eleştiririm” ifadelerini kullandı.

“Konuşmanın Geçtiği Bölümler…”
İlyas Çolak: “Siyasiler de yaptı..”
Doğan Perinçek: “Evet siyasiler de yaptı gittiler dolaştılar orayı, adlarını söylemeyeceğim, valiliğin de adını söylemeyeceğim. Fakat herkes biliyor. Viyadükte tehlike geçmiştir diye açıklamalar yaptılar. Onlar bunları söyledikten sonra daha ortada yağmur falan yok. Dedim ki tehlike devam ediyor. Ve bu konuşmalar geçti mart ayı içinde. Bu kez çatlaklar başladı. İlk heyelan oldu. Biz hemen koştuk. Gerekli tespitlerimizi yaptık. Bekliyoruz ki Balıkesir’den sanırım Balıkesir’den karayoluyla gelecek. Beyefendiler öğleden sonra geldiler. Saat beşte de tam o sırada ben oradan geçiyorum. Yani üniversiteden çıktım, hava karanlık. Geldim viyadüğün başına. Bir gürültü. Hemen gittim arabayı viyadüğün öbür ucuna koydum.
Her an viyadük yıkılabilir düşüncesi var kafamda. Gittim geriye izledim. Belki bazılarına çok garip gelebilir benim bu tavrım. Ama herhalde mesleğin verdiği bir zayıflık olarak algılamak lazım. Gittim onu izledim. Fakat viyadüğün üzerindeydim viyadük sallanmaya başladı. Kütle akıyor ve viyadüğün altına, ayaklarına çarpıyor. Baktım iş kötü, hemen geri döndüm. Dönme nedenim şu, viyadüğe bir şey olursa trafik çalışıyor burada. O şeritte trafik var. Benim durduğum şeritte trafik var. Geri döndüm. Polise dedim ki bir şerit kapatılmıştı. Diğer şeridi en kısa zamanda kapatın. Bunu kullanamazsınız. Ve bir on beş dakika sonra o arada karayollarını aradım. Karayolları viyadüğün bu ucundaydı. Onlar da bu tarafa geçtiler. AFAD İşleri müdür, vali yetkilileri, karayolları yetkileri hepsi orada toplantı yaptık.
Olayı tartıştık ama iş işten geçmişti. Ondan sonra ne oldu geldim istinad duvarı yapıyoruz. İstinad duvarı yapılırken ben dedim ki viyadüğün altına ve üstüne istinad duvarı yapılması lazım. Ve ikinci heyelan olduktan sonra ben bir tane sunum hazırladım. İşleri Erdoğan bey var. Erdoğan bey vasıtasıyla ulaşmaya çalıştım. Erdoğan bey büyük gayret gösterdi. Kendisi duyuyorsa teşekkür ederim kendisine. Valiliğe benim sunum yapmam için. Ama o sunumu ben yapamadım. O sunum elimde kaldı. Ne olup bittiğini özetlemiştim. Viyadüğün altında çatlaklar vardı. Toparakta. O büyük heyelandan sonra. Onlardan esinledim. Her gün bu brifingi verseydim. Onlarla konuşabildim hem viyadüğün altına hem üstüne kazık çaktırırdım. Ve bu gün yaşadıklarımızı yaşamazdık. Ne oldu az bir yağmur yağdı.
Hatırlıyorsunuz bu sene yağmur yağdı viyadüğün Çanakkale girişinde çatlaklar oluştu. Elimizi sokuyorduk oraya da karayolları geldi, viyadüğün ortasında da bir çökme oldu. Çökme olduğunu çok net bir şekilde biliyoruz. Eklenti yerinde asfalt kalktı biraz. Arabalar gelip geçerken asfaltı bozdular. Orayı da yamadılar, çatlağı da yamadılar. Ve yağmurun biriktiği yer viyadüğün ayağının oturduğu nokta. O zaman da basın vasıtasıyla uyarılarımızı yaptık.
Bugüne kadar hiç kimse karayollarından ya da ilgililerden demedi ki ya be adam sen bu kadar konuyorsun, gel şu fikrini söyle. Ben çaba gösteriyorum. Onlar bana herhangi bir şekilde ulaşmadığı için basın yoluyla sesimi duyurmaya çalışıyorum. O bakımdan ben yerli ve ulusal basına teşekkür ediyorum. Ve şu resmi bilmiyorum ne kadar görebiliyor, Bu resmi de 11 Nisanda viyadüğün üzerinde çatlak olmadan önce çektim. Dedim ki şu kırmızıyla gösterilen yer geçen seneki heyelan. Bu heyelan geriye doğru, viyadüğe doğru çalışırsa viyadüğe zarar verebilir. Sarı ile gösterilen yere dedim, kazıklar yapılması lazım. Sarı ile gösterilen yerde fore kazıklar yapılması lazım.”

İlyas Çolak: “Hemen altını bir gösterirsek viyadük belli oluyor orada.”
Doğan Perinçek: “Şimdi bakın şu sarı çizgide ben 11 nisanda buraya kazık yapılması gerektiğini söyledim. Şimdi bu sarının diğer tarafında viyadüğe daha yakın noktada çatlaklarımız var. Bu çatlaklar nasıl oluştu. 24 mayısta deprem olduğunda ben viyadüğün üst kısmını kontrol ettim. Hızlı bir şekilde Çanakkale’ye geldim ve ondan sonra da bildiğiniz gibi sürekli depremleri izliyorum. Sonra dedim bir de viyadüğün altına bakayım. Altına indim, toprakta çatlaklar gördüm. Yani ana depremde bir miktar açıldı. Artçılar onu biraz daha aştı. Ve en sonunda beraber gittiğimizde basın siz de dahil olmak üzere gerekli yayını yaptınız. 20 metreydi şimdi 23-24 metreye çıktı. Sadece bir çatlak yok. Viyadüğün üzerinde de çatlaklar var. Çok daha üzücü kılcal olmakla beraber Veya açılma fazla olmamakla beraber viyadüğe dik çatlaklar da var. Eğer viyadüğe paralel çatlaklarla bunla birleşirse o zaman ayağın zarar görmesi daha büyük ihtimal olacak. Dün tekrar oradaydım, karayolları gelmiş ölçü yapıyordu. Eğer biz oraya gitmeseydik basın, oradaki çatlağı duyurmasaydı acaba karayolları oraya eleman yollayacak mıydı? Veya karayolu elemanı gönderdi de o çatlakları gördü mü?”

İlyas Çolak: “Veya siz burayı gördünüz, sizin görmediğiniz yerlerde daha neler var..”
Doğan Perinçek: “Tabi ben orayı santim santim dolaştım. Nereye bakacağımı da bildiğim için gittim hemen elimle koymuş gibi çatlağı buldum. Diğer dik çatlakları da buldum. Çünkü jeolog olunca neyin nerde olacağını az çok kestirebiliyorsunuz. Bir de tabi zaman ayırıp yürümeniz lazım. Ben orada çatlakları görmüşüm, nerede ne olduğunu biliyorum. Ben beklerim ki. Bugüne tek bir cümle sorulmadı bana.
Ama ben şunu söylüyorum bu viyadüğe bir şey olursa şu ana kadar oldu zaten. Viyadük kanser hastası şu an. Bu viyadüğe bir şey olursa buradaki avukatları, savcıları herkesi davet ediyorum göreve. Bunun sorumlusu vali, karayolları yetkilileri ve varsa başka yetkililerdir ki birinci dereceden karayolları ve valiliktir. Uyarılarımızı dinlemediler. Bunların maaşından bunun kesilmesi lazım. Otuz yıl boyunca kesilmesi lazım. Eğer bunu yaparsak insanlar bu ülkede biraz daha kendilerine çeki düzen verirler aksi halde benim yandaşım iyidir deyip oraya mühendisleri dizerler, o mühendisler hiçbir yapmaz. Bu gün yaşadıklarımızı yaşarız. Soma’da ne yaşadık, Burada da aynı şeyi yaşıyoruz. Zihniyet aynı zihniyet. Ben sakın yanlış anlaşılmasın bu hatayı kim yaparsa yapsın eleştiririm. Sorumlusu kim olursa olsun eleştiririm.”

Filtreler:
Görüntülenme: 195
Google Analytics verileri olup, manipüle edilemez bir kaynak kullanılmıştır. Günde bir kere güncellenmektedir.

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir