Çanakkale Tabip Odası Yönetim Kurulu, FETÖ/PYD soruşturması kapsamında sağlıkçılara yapılan gözaltı işlemlerini değerlendirdi. Tabip Odası Yönetim Kurulu’nun gözaltına alınan isimlerden Dr. Senay Balam Yıldırım hakkında yaptığı açıklamalar ise oldukça düşündürücüydü…

Dün Çanakkale’de aralarında eski Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Hakan Ç’nin de bulunduğu 30 sağlık çalışanı gözaltına alındı. Bu gelişmeler üzerine Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, Çanakkale Tabip Odası Başkanlığı
Yönetim Kurulu üyeleri il binalarında bugün bir basın açıklaması gerçekleştirdi. İlk olarak gözaltılar ile ilgili açıklamalar yapan üyeler Çanakkale’de FETÖ soruşturmaları kapsamında TTB’den üç üyenin gözaltına alındığını ve gözaltı süreçlerine yakından dahil olduklarını belirterek; ” Çanakkale’de şimdiye kadar yürütülmekte olan soruşturmalar kapsamında gözaltı süreleri ve kötü muameleye dair sıkıntılı bir süreç yaşanmadı ve bundan sonra da yaşanmamasını, üyelerimizin adil bir yargılama sürecinden geçirilmelerini umut ediyoruz” dediler. Daha sonra gözaltına alınan Dr. Senay Balam Yıldırım için konuşan meslektaşları, yaşanan süreç hakkında ise çarpıcı iddialarda bulundular. İşte o çarpıcı açıklamalar:

Bir Bit Yeniği Aramak Durumunda Kaldık

“Üyelerimizden Senay Balam Yıldırım’ın gözaltına alınması ise bahsettiğimiz bu hususların dışında ayrı bir önem arz ediyor. Balam ÇOMÜ Tıp Fakültesinden yeni mezun, Ezine Devlet Hastanesi acilinde çalışan bir pratisyen hekim. Öğrenciliğinden beri tanıdığımız, Tabip Odası etkinliklerine katılan, temsil ettiğimiz Tabip Odası kadar her türlü cemaat yapılanmasından uzak, FETÖ soruşturmaları içinde bu torbaya katılmış olmasında ister istemez Bir Bit Yeniği aramak durumunda kaldığımız bir öğrencimiz.
Senay Balam, mayıs ayında Ezine Devlet Hastanesi acilinde nöbet tuttuğu sırada, Çanakkale AKP milletvekillerinden Bülent Turan kalabalık bir ekiple hastane acilini ziyarete geliyor ve Balam, hocalarından, bizlerden öğrendiği şekilde, hasta mahremiyetini korumak adına diğer doktor arkadaşının ve hastasının bulunduğu poliklinik odasına milletvekili ve ekibinin girmesine izin vermiyor.”

“Göreceksin Sen!” Tehdit İddiası

“Çanakkale Tabip Odası olarak, bu haklı ve anlamlı davranışının arkasındayız. Demek ki hekimlik etiğinin “parti ve particilik” iç hukukundan daha önemli olduğunu bu öğrencimize öğretebilmişiz diye düşünüyoruz. Bu sırada Balam’ın bu davranışı karşısında, Bülent Turan’a eşlik edenlerden biri parmak sallayarak “göreceksin sen” diyor. Hemen ertesi gün Balam Ezine Devlet Hastanesi Başhekimi ve Çanakkale Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri yardımcısı tarafından idareye çağrılıyor ve yaptığının çok büyük bir hata olduğu kendisine iletiliyor. Hakkında idari soruşturma başlatılıyor. İdari soruşturma sırasında bu konuda basın açıklaması yapmaması, herhangi bir kurumla (kastettikleri Tabip Odası olsa gerek) birlikte hareket etmemesi gerektiği uyarısında bulunuluyor. Bu arada 15 Temmuz vehameti yaşanıyor ve biz öğreniyoruz ki Balam çok sevdiği ve hastaları tarafından da çok sevildiği görevinden uzaklaştırılmış.”

Ezine Kaymakamı: Aynı Suçlara Maruz Kalabilirim!

“Öğrenciliğinden beri tanıdığımız Balam ile ilgili olarak yanlış bir şeyler olduğunun farkındalığıyla, Tabip Odası yönetimi olarak Ezine Kaymakamı ile görüşme talep ediyoruz. Görüşme sırasında Balam’ın darbe gecesi ve ertesi gün paylaşmış olduğu facebook paylaşımları nedeniyle bir ihbar olduğunu öğreniyoruz. Balam paylaşımlarında; darbenin gerçekliğiyle ilgili şüphelerinden dem vuruyor ve erlerin yaşamış olduğu linç girişimlerinden rahatsızlığını dile getiriyor. Kaymakam ile yaptığımız görüşme sırasında Kaymakam Bey diyor ki; “paylaşımlarının bütününe baktığımızda bu hekim arkadaşınızın fetöcülükle bağlantılandırılamayacak bir düşünce yapısı olduğunu ben de kişisel olarak görebiliyorum, ancak böyle bir ihbar sonrasında gereğini yapmazsam ben de aynı suçlamalara maruz kalabilirim.” Biz de adil bir yargılama sürecine güvenimizi ve Balam’ın Fetullahçılıkla ve darbecilikle ilgisinin olmadığının nasıl olsa anlaşılacağını söylüyoruz. Gelinen nokta şudur ki sevgili basın mensupları, dün itibariyle Senay Balam Yıldırım FETÖ soruşturmaları kapsamında gözaltına alındı ve avukatından öğreniyoruz ki facebook paylaşımları dışında bunu gerektirecek elde bir delil de yok.”

Sahip Çıkmaya Çalıştığımız Demokrasi Değerleri, Bir Hekimin Hayatını Cehenneme Çevirmek midir?

“Sayın milletvekilimiz Bülent Turan’ın bütün bu olup bitenlerden haberi var mıdır bilmiyoruz, Muhtemelen kraldan çok kralcı takılan ve hayattaki duruşlarını particilik hukukuna göre düzenleyen ve başka bir etik değer tanımayan, yeni mezun olmuş, işine tutkuyla bağlı bir hekime karşı güç gösterisinde bulunarak ona ders vermeyi kendine görev edinmiş birtakım şahıslar, darbe girişimi sonrasının karışık ortamından yararlanmak istemekte, odak şaşırtmaktadır. Günlerdir demokrasi nöbetleri tutuluyor. Söyler misiniz sahip çıkmaya çalıştığımız demokrasi değerleri, bir milletvekiline hekimlik etiğini hatırlatmak karşısında, o hekimin yaşamını cehenneme çevirmek demek midir? Neler olup bittiğini sıradan bir vatandaş olarak anlayamadığımız darbe girişimi gecesinde yapılan facebook paylaşımları üzerinden bir insanı, o zamanki tüm duruşunu hiçe sayacak şekilde FETÖ ile bağlantılandırmak mıdır? Tüm Türkiye’nin tek bir partiyi övmesi ve hükümetin eleştirilerden muaf tutulması mıdır demokrasi değerleri? Etrafımızda olup biten yanlışlıklara susarak ya da şakşakçılık ederek mi demokrasi değerlerini savunacağız? Bu kadar zor bir dönemden geçtiğimiz bir süreçte adli makamları asılsız suçlamalarla oyalamamak, esas Fetullahçı cemaat yapılarına odaklanmak ve bu sürecin tekrar yaşanmaması için bu zamana dek yapılmış yanlışların tekrarlanmaması ve gereken önlemlerin alınması için hükümeti uyarmak vatandaşlık görevimizdir. Her türlü cemaat yapılanmasının Türkiye’deki ve Çanakkale deki örgütlenmelerine, kadrolaşmalarına karşı, laikliği zedeleyen uygulamalara karşı muhalefetini tarihsel olarak kanıtlamış bir kurumun yönetim kurulu olarak söylemek isteriz ki “Şenay Balam Yıldırım’ı FETÖ torbasına katamazsınız. Bunun adı fırsatçılık ve vicdansızlıktır, buna izin vermeyeceğiz, adil bir yargılama sürecinden geçmesi için elimizden geleni yapacağız.”