Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
reklam
reklam
“DEMOKRATLIK ZOR ZANAAT!”

“DEMOKRATLIK ZOR ZANAAT!”

Çanakkale Kent Konseyi Başkanı Saim Yavuz, Kuyumcular ve Sarraflar Derneği Başkanı ve aynı zamanda AKP İl Başkanı Halkla İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı olan Timur Ay ile Kent Konseyi Başkanlığı için adaylığını açıklayan Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Engin Kandemir’e cevap verdi.

Basında çıkan bazı haber ve yazılarla ilgili olarak açıklama yapan Saim Yavuz, özellikle Kandemir ve Ay’ın gazetelerde aynı demeçlere yer verdiğini söyleyerek; ”Kuyumcular ve Sarraflar Derneği’nden ve aynı zamanda AKP İl Başkanı Halkla İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı olan Timur Ay ile Kent Konseyi Başkanlığı için adaylığını açıklayan Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Engin Kandemir’in gazetelerdeki demeçlerine bakılırsa Kent Konseyi için tek bir ortak dertleri var: Demokrasi ve Katılım. Bu hatta öyle bir ortak dert ki, Ay ve Kandemir ayrı ayrı gazetelere verdikleri demeçlerinde kelimesi kelimesine aynı cümleleri kurmuşlar! Gazetelerin alt başlıklarında da Ay ve Kandemir’in aynı cümleleri kullanılmış ne hikmetse! “Bu seçim kent konseyinin antidemokratik uygulamaları ile şaibeli bir seçim olarak anılacaktır.” Ay ve Kandemir devam ediyorlar: “Öyle ki seçim sürecinin başından itibaren kent konseyinde oluşan ve ideolojik saiklerle yanlı hareket eden ve hatta STK’ları aşağılayan onlara argo sözcüklerle hitap eden Kent Konseyi, Çanakkale’nin konseyi olamaz.” diyerek devam ediyor ikilinin açıklamaları! “338 derneğin dışarıda bırakılmasının hiçbir izah edilir tarafı bulunmamaktadır. Kent Konseyi’nin hukuk tanımaz bu uygulamaları nedeniyle, Çanakkale demokrasisi yara almıştır. Kent Konseyi kente katkı sunmayı bırakın tam aksi istikamette kente ve kentliye zarar vermektedir… Daha müracaatlar tamamlanmadan ve müracaatların en son tarihi olan 2 Aralık 2016 tarihinden önce bazı basın yayın organlarında kent konseyinin seçime şu kadar dernek katılacak, şunlar katılacak, şu dernekler katılmayacak sözleri aslında bu seçimlerin ne kadarda demokratik olacağının ipuçlarını vermekte. Bu seçim kent konseyinin antidemokratik uygulamaları ile şaibeli bir seçim olarak anılacaktır.” diyerek cümlelerini tamamlıyorlar. Okuyan da sanır ki(!) bu iki açıklama aynı tornadan aynı tezgâhtan çıkmış… Tabii ki, öyle bişey yoktur! Sayın Ay belli ki “halkla ilişkiler” çalışıyor… Müracaatlar tamamlanmadan “şu kadar dernek katılacak, şu kadar dernek katılmayacak” belli olmuş diyor Ay ve Kandemir. Genel Kurula bütün dernekler katılabilir. Buna hiçbir engel yok. Katılmayacak diye de bir cümle hiçbir zaman kullanmadık. Bilinen şey, yönetmelikle belirlenmiş oy kullanma hakkına sahip olan derneklerdir. O da gayet kolay bellidir: Yapılan genel kurullarda katılımcı imza çizelgeleri vardır. İmzalardan hangi derneğin kaç kere katıldığı bellidir. “Bakkal usulü” çalışmıyoruz. Kayıtlar var. Onun içindir ki oy kullanacak dernekler zaten baştan bellidir doğal olarak. Kent Konseyi bir süreçtir; sadece seçim anıyla anılan bir yapı değildir” dedi.

“İbişçikleri, İriçgiller İçin Kullandım”
Kent konseyi seçimleri öncesinde, seçimlere katılacak dernek sayıları ile ilgili yapılan polemiklere karşılık “İbiş” ve “İbişçikler” sözlerini kullanan Yavuz; bu söylemler sonrasında yaşanan gelişmelere de şu şekilde açıklık getirdi; ”Biraz akıl, biraz izan,biraz da vicdan lütfen. Yeri gelmişken “STK’ları aşağılayan onlara argo sözcüklerle hitap eden Kent Konseyi” diyen ikizlere şunu da açıklayayım: “İbiş” ve “ibişçikler” kelimeleri sizler ve de STK’lar için kullanılmamıştır. Kendisini “gazeteci” ve “bilen” sanan, gazetelerde ve sosyal medyada sürekli “efendileri” için uydurma, yalan ve yanlış yazan iriç ve iriçgiller için kullandım. Sizin üstünüze alınmanıza ve STK’ları kışkırtmanıza gerek yok yani!”

Timur Ay’a Dipnot!
Açıklamasının sonunda Timur Ay’a bazı bilgiler sunan Saim Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü; “Kent Konseyi’ne bu kadar önem veren biri olduğu anlaşılan demokrat sayın Ay’a yine yeri gelmişken bir bilgi verip, bir rica da bulunmak istiyorum: Belediye yasasının 76 maddesiyle belediyelere Kent Konseylerini kurma ve destekleme görevi verildi. 2006’da da bu yasayla bağlantılı olarak İçişleri Bakanlığı Kent Konseyleri yönetmeliğini hazırladı ve Resmi Gazetede yayınlandı. Sayın Ay, Lütfen 10 yıldan buyana Kent Konseyini kurmayan (Biga, Küçükkuyu, Bozcaada, Gelibolu ve Kepez’de Kent Konseyleri var)ilimiz sınırları ve sizin de kapsama alanınızda olan Çan, Yenice, Ezine, Lapseki, Eceabat, Ayvacık belediyelerinize söyleseniz de Kent Konseylerini kursalar ve destekleseler. Oralarda da Kent Konseylerinin açılması için birşeyler yapsanız. Mesela Valilere şikayet etseniz, mahkemelere başvursanız, oralardaki dernekleri, odaları, sendikaları toplayıp gürültü çıkarsanız, İçişleri bakanlığına ihbarda bulunsanız, AKP’nin Yerel Yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısına bilgi verseniz, üstüne; gazetelere şimdi yaptınız gibi demeçler verseniz… İyi olmaz mı? Yalnız bir bilgi vereyim demokrat Ay’a: Belediye başkanları kent konseyine katılacak derneklerin kim olacağına karar vermesin. Çünkü AKP’li belediyelerde kurulmuş olan Kent Konseylerinin katılımcıları böyle belirleniyor da… Hatta bazı kent konseylerinin başkanı belediye başkanı ve hatta hatta Uşak, Gebze, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Samsun/Atakum, Yozgat, Amasya gibi yerlerde de Kent Konseyleri kapalı… Antalya, Ankara, Bursa gibi kentlerin kent konseyleri belediyenin müdürlüğü olarak çalışıyorlar… Siz bunlardan hangisini tercih ediyorsunuz ya da sizin Kent Konseyi’niz nasıl bir kent konseyi olacak?
Velhasılı, demokrat ve katılımcı olmak zor galiba biraz sayın Ay. Emek istiyor, sabır istiyor, bilgi istiyor, çalışmak istiyor, katkı istiyor, samimiyet istiyor, kural istiyor, ilke istiyor, gerektiğinde kendine bile karşı olmayı istiyor.”

“Kent Konseyi Bu Metne Sıkı Sıkıya Bağlıdır”

“Çanakkale Kent Konseyi bugün, bu kadar ilgiyi hak ediyorsa da bunun nedeni şu metne sıkı sıkıya bağlı olduğundandır diyerek bitirelim: “Kentine sahip çıkma, aktif katılım ve çözümde ortaklık ilkelerinin bütünlüğünde, kentlerin yaşanabilir bir geleceğe taşınmasına katkıda bulunmak; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin imzaladığı ve onayladığı Birleşmiş Milletler Zirveleri ile diğer uluslararası sözleşmelerde kent ve kent yaşamına yönelik temel ilkeleri hayata geçirmek; Kent vizyonunun ve hemşehrilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, saydamlık, hesap sorma ve hesap verme, katılım ve yerinden yönetim ilkelerini ön plânda tutmak; Uluslararası gelişmeleri ve ülke koşullarını gözeterek, tarafsız bir yaklaşımla görüş ve önerilerini oluşturmak; Katılımcılığı ve ortak akla dayanan uzlaşmayı esas almak; Değişimi ve yenilikleri önceden fark ederek sonuç odaklı çalışma kültürünü benimsemek.” Bu 6 cümleden oluşmuş metin, İçişleri Bakanlığı’nın hazırladığı ve 2006 yılında yürürlüğe giren Kent Konseyleri Yönetmeliği’nin “Çalışma İlkeleri”dir.”

Filtreler:
Görüntülenme: Veri Alınamadı
Google Analytics verileri olup, manipüle edilemez bir kaynak kullanılmıştır. Günde bir kere güncellenmektedir.

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir