Türkiye’nin de bulunduğu 139 ülkede hükümetleri iklim değişikliği konusunda harekete geçmeye zorlamak için Küresel İklim Grevi başlatıldı. Çanakkale’de Truva Atı önünde bir araya gelen çevreciler hükümetten ve Çanakkale Belediyesi’nden iklim için eylem planını ‘acilen’ talep ettiler.

16 yaşındaki İsveçli öğrenci Greta Thunberg’in başlattığı protestolar tüm dünyaya yayıldı. BM İklim Zirvesi’nin hemen öncesinde 20 Eylül’de başlayan ve 27 Eylül’de sonlanacak Küresel İklim Grevi haftası boyunca 139 ülkede 4 bin 500’ün üzerinde eylem ve etkinlik düzenleniyor. 15 Mart ve 24 Mayıs’ta düzenlenen ilk iki eyleme dünya genelinde iki milyondan fazla genç katılmıştı. Dün 139 ülkede düzenlenen protestolarda bu sayının çok daha fazla olduğu belirtiliyor. Eylemler, Türkiye’nin birçok ilinde olduğu gibi Çanakkale’de de düzenlendi. Dün saat 13:00’da Truva Atı önünde bir araya gelen çevreciler şarkılarla, pankartlarla iklim için acil eylem planı talebinde bulundular. Alanda gerçekleştirilen basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı; “Gezegen olarak ekolojik bir krizin ortasındayız. İçinde bulunduğumuz krize karşı uygun politikalar oluşturmamızın zamanı geldi de geçiyor. Kaybedecek bir saniyemiz dahi yok. Şu anda Yeryüzünün atmosferi, endüstri devrimi öncesi seviyelerden 1°C daha sıcak. Bilim insanları ardı ardına yayınladıkları raporlarla insan faaliyetlerinin sebep olduğu altıncı kitlesel yok oluşun içerisinde olduğumuzu söylüyor. Endüstri devriminden bu yana insan faaliyetleri bizi bugün içinde bulunduğumuz duruma, bir yol ayrımına getirdi. Önümüzde yalnızca iki seçenek duruyor. Ya küresel ısınmayı 1,5 derece ile sınırlamak için üstümüze düşeni yapacağız ve sıfır karbon emisyonuna geçeceğiz ya da yaşamın sona erdiği bir gelecek ile yüz yüze geleceğiz. Gezegenin sıcaklığının arttığını otuz yıldır biliyoruz. Bu geçen otuz yıl içinde iklim değişikliğini durdurmak için hükümetler sayısız adım atabilir, iklim adaleti temelli uluslararası bir sözleşme hayata geçirebilirdi, kârları uğruna yaşamı yok oluşa sürükleyen fosil yakıt şirketlerine dur denebilirdi. Oysa bunların hiçbiri yapılmadı. İklim krizi ile baş etme imkanlarımız ve zamanımız gittikçe azaldı. Şimdi tüm dünyada iklim hareketine önderlik eden öğrencilerin, Fridays for Future’ın ‘Buradayız, çünkü geleceğimizi çaldınız!’ çağrısına biz de ortak oluyoruz. İnsanlığın ve tüm canlı yaşamının yok oluşuna izin vermeyeceğiz. İklim için acil eylem planı hemen, şimdi talep ediyoruz. O yüzden biz de ya sıfır karbon gelecek ya da sıfır gelecek diyoruz! Yapılması gerekenler çok vakit kısa. Tüm dünyada 19 ülkedeki 1008 yerel yönetim bu çağrıya kulak verdi ve iklim acil durumu ilan etti bile. Bu kararlar 224 milyon insanı kapsıyor. Bizler de hükümetten ve Çanakkale Belediyesinden aynı sorumluluğu almasını istiyoruz. Çanakkale için iklim acil durumu ilanı beraberinde şehirde fosil yakıt kullanımını sona erdirecek dönüşümler yapılmasını, temiz, adil ve yenilenebilir enerjiye geçiş yapılmasını, tarımda ve hayvancılıkta tüm canlılar için zararlı olan konvansiyonel üretiminden doğa dostu üretime geçilmesini, tarım zehri kullanımına son verilmesini, kentleşmede ve kırsal kalkınmada doğaya, su havzalarına, yaban hayatına yani tüm ekosisteme zarar veren hiçbir uygulamaya izin verilmemesini gerektirir.”

“Bu bir varoluş meselesidir”

“İlimizdeki en büyük çevre sorunu olan Çan Termik Santrali ve işletmede olan diğer 4 termik santralin derhal kapatılması ve yapılması planlanan ve inşaat halinde olan diğer 10 termik santral projesinin derhal durdurulması gerekmektedir. Ayrıca, 600 hektarca ormanın kesilmesine sebep olan ve büyük bir ekosistemin havasını suyunu toprağını siyanür ve başka pek çok ağır metalle kirletme tehlikesi içeren Alamos şirketine ait Kirazlı, Ağı Dağı ve Çamyurt Altın madeni projelerinin ve sayısı 40’ın üzerindeki diğer tüm metalik madencilik projelerinin derhal durdurulması, verilen ruhsatların iptal edilmesi, tıraşlanarak ormansızlaştırılan alanların yeniden ağaçlandırılması gerekmektedir. İklim kriziyle mücadele var olan her bir ağaca gözümüz gibi bakmamızı gerektirir. Bu bir varoluş meselesidir. Biz, insanlar yok olmak istemiyoruz ve diğer milyonlarca türün yok olmasına sebep olmak istemiyoruz.. Çocuklarımız ve diğer türler için 50 yıl sonra da hala yaşanabilir bir dünya istiyoruz. Bunun için ya Sıfır karbon gelecek ya da sıfır gelecek diyoruz.”