Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
ÇOMÜ Eğitim Fakültesi Ek Binası ve Kütüphanesinin Temel Atma Töreni Gerçekleştirildi

ÇOMÜ Eğitim Fakültesi Ek Binası ve Kütüphanesinin Temel Atma Töreni Gerçekleştirildi

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Eğitim Fakültesi Ek Binası ve Kütüphanesi’nin temel atma töreni Eğitim Fakültesi Anafartalar Kampüsünde gerçekleştirildi.

Temel atma törenine Vali Ahmet Çınar, Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş, İsmail Kaşdemir, 23. Dönem Çanakkale Milletvekili Müjdat Kuşku, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, Boğaz ve Garnizon Komutanı Aydın Şirin, Belediye Başkan Vekili Celal Karakaş, İl Jandarma Komutanı J. Kd. Albay Enver Aydın, İl Emniyet Müdürü Osman Zoroğlu, üniversite yöneticileri, kurum, kuruluş temsilcileri ile akademik ve idari personel katıldı.

Törende saygı duruşu ve İstiklal Marşının ardından protokol konuşmalarına geçildi. Protokol konuşmaları sırasıyla Rektör Prof. Dr. Sedat Laçiner ile Milletvekilleri İsmail Kaşdemir ve Mehmet Daniş tarafından yapıldı.

ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, bugünün heyecan verici bir gün olduğunu söyleyerek ÇOMÜ’nün her ay bir temel atma, bir açılış yapma noktasında olduğunu belirtti ve yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

“ÇOMÜ bugün iki misline çıkmış durumda”
Rektör Laçiner konuşmasında şunları söyledi:

“Şu anda Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Terzioğlu Yerleşkesinin hemen girişinde bulunan ve 5. katına çıkmış olan Tıp Fakültesi dekanlık binamız var. Herhangi bir tören gerçekleştirmeden temeli atıldı. Sessiz sedasız Çanakkale’ye hizmet vereceği günü sayıyor. Aynı şekilde Gelibolu’da 7000 metrekarelik, bugün temelini atacağız binadan çok daha büyük bir binanın ihalesi yapıldı, temeli atıldı ve inşaatı devam ediyor. Bu yaz temelini atmış olduğumuz bu üç binanın toplam büyüklüğü yaklaşık 30.000 metrekare, inşaat işinden anlayanlar bilirler 30.000 metrekare kapalı alan ne demektir. Şu sıralarda ihalesini tamamladığımız ve yakında temel atmasını gerçekleştireceğimiz Tıp Fakültesi Hastanemizin yaklaşık 50.000 metrekarelik kapalı alana sahip Tıp Fakültesi Hastanesi Binasının da temel atma hazırlıkları devam ediyor. Yine Terzioğlu Kampüsünün girişinde yaklaşık 550 yatak kapasiteli Türkiye’nin en modern, en çağdaş, en donanımlı hastanelerinden birinin temeli atılmak üzere. Şu anda hafriyat işlerine başlanmış durumda. Bizler, yarın tatil yaparken öbür gün bayram törenleri var, sonra yine Cumhuriyet Bayramı tatili var, ÇOMÜ’de 20’nin üzerinde inşaatta insanlar çalışmaya devam edecekler. 19 yıl içerisinde gerçekleştirilmiş olan 200.000 metrekare civarındaki büyüklükten çok daha büyük bir yapılaşmanın son 2.5 yıl içerisinde gerçekleştiğini görüyoruz. ÇOMÜ 2.5 yıl önceye göre bugün iki misline çıkmış durumda ve bu trend ile devam ederse çok daha büyük bir üniversiteye, çok daha donanımlı ve gelişmiş bir üniversiteye sahip olmuş olacağız. Neden bu kadar çok yapılaşma ihtiyacı var? Bunun birinci cevabı çünkü geçmişte yapılamamış pek çok yatırım olmuş, bu açığın kapatılabilmesi için. İkincisi ise geçmişte yapılan binaların bazıları depreme yeterince dayanıklı binalar değil, devlet parasını ayırmış, örneğin 10 TL. ayrılmış 1TL’lik iş yapılmış veya depreme dayanıklı binalar yapılamamış, bunları da gördük. Şu an temelini atacağımız binanın çalışmalarına yaklaşık 2 ay önce başladık. Neden çünkü zeminden su çıkıyor. Çok ciddi bir iyileştirme çalışmasının yapılması gerekiyor. Bina yapmak demek sadece tuğlaları örüp, içine insanları yerleştirmek anlamına gelmiyor”.

“Temeli atılacak bu bina Eğitim Fakültesi Kampüsünün yenilenmesinde ilk adımı oluşturacak”
“Bu anlamda Anafartalar Kampüsü şu an içinde bulunduğumuz 5000’den fazla öğrencimizi içinde barındırmakta ve Çanakkale şehrine sürekli olarak konferans salonuyla olsun, spor salonuyla olsun hizmet vermekte. Bu kampüsün binalarının da bizim istediğimiz ölçülerde güvenli binalar olduğunu düşünmedik. Hem işlevsel değiller, hem de yapı güvenliği anlamında yeterli değiller. Bu nedenle temelini atacağımız bu bina bu kampüsün yenilenmesinde ilk adımı oluşturacak. Yaklaşık 6500 metrekare kapalı alana sahip olan bu bina 7 kat şeklinde planlandı. Giriş katında Eğitim Fakültemiz için bir uzmanlık kütüphanesi yer alacak. Tüm bir kat ona ayrılmış olacak. Ondan sonraki katlar ise toplantı salonu ve ofislerden oluşacak. Diğer binalardaki ofislerimizi buraya çekeceğiz, böylece öbür binalarımız rahatlamış olacak. Bundan sonraki aşama ise hemen sağ tarafımda yer alan spor salonu. Gerçekten oldukça yıpranmış bir vaziyette. Yapılırken istenilen donanımda yapılmamış, o salonun yıkılması ve yerine 1500 kişilik Çanakkale’nin en büyük spor salonunun yapılması gerekiyor”.

“Çanakkale’nin en büyük ikinci büyük Kongre Merkezi’ni inşa edeceğiz”
“Çanakkale’de olup da Süleyman Demirel Konferans Salonu’na gelmemiş kimse yoktur. Çünkü bizden çok bu salonu Çanakkale’nin diğer kurumları, kuruluşları kullanıyor. Bir kongre merkezi ve konferans salonu ihtiyacı olduğu için bu salonu da yıkarak yerine yine bu kampüs içerisinde 1500 kişilik Çanakkale’nin en büyük ikinci büyük kongre merkezini inşa edeceğiz. İkinci diyorum çünkü birincisi Şekerpınar Mevkii’nde, yine ÇOMÜ tarafından inşaatı sürdürülen ve Ocak ayında açmayı umduğumuz İlahiyat Fakültemiz için yapılmış olan 30.000 metrekarelik yerleşke içerisindeki 1500 kişiyi aşan kongre merkezi. Böylece Çanakkale’nin iki noktasında, bir Şekerpınar Mevkii’nde, bir de kordona oldukça yakın şehrin diğer yakasında 1500’er kişilik iki kongre merkezi, sergi salonları ve küçüklü büyüklü toplantı salonlarıyla açılmış olacak. Böylece Çanakkale’nin kongre merkezi ihtiyacı da büyük oranda tamamlanmış olacak. Şunu da hatırlatmak lazım Şekerpınar Mevkii’ndeki yerleşke -ki yaklaşık 30 milyon liraya mal olacak- burayı İÇDAŞ ve KOLİN Otel ilaveden hiçbir ücret bizden talep etmeksizin, tamamıyla bir hayır işi olarak gerçekleştirmiş oluyorlar. Bu da Çanakkale’miz için sevindirici ve örnek olacak bir girişim olmuş oluyor”.

“İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi tamamladı”
“Bunlarla sınırlı değil yapılan işler, tamamlanmış binalarımız var. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi tamamladı. Geçen yıl temeli atılmıştı. Bir yıl olmadan verilen iş yerine getirildi. Şu an öğrenciler hizmet almaya başladı. Resmi bir törenle de sizlere daha detaylı bir şekilde bunları gösterme imkânı bulmuş olacağız. Gerçekten sadece Çanakkale’nin değil, Türkiye’nin en güzel binalarından bir tanesi, gerek estetik açıdan, gerek mimari itibari ile bir yüz akı, üniversite estetiğine uygun bina ortaya çıkmış oldu”.

“Altı katlı bir merkezi derslik binası yapıldı”
“Hemen onun yanı başında yine altı katlı bir merkezi derslik binası yapıldı. Bununda temelini Gençlik ve Spor Bakanımız yapmıştı geçtiğimiz yıl. Bir yıl üzerinden geçmeden bina tamamlandı, hizmete girdi. Dediğim gibi İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi binası ile birlikte onunda açılışını ümit ediyorum sizlerle birlikte yaparken detaylarına girebileceğiz”.

“Kütüphane ek bina inşaatı devam ediyor”
“Hemen aynı yerde kütüphanemizin yanına kütüphane ek binamız şu anda inşaatı devam ediyor. Bir veya iki ay sonra sizleri yine bir açılış töreni için yormuş olacağız. O zaman bir kütüphane binası nasıl olur görmüş olacaksınız. Bütün Türkiye bunu görmüş olacak. Bütün Türkiye üniversitelerine, Türkiye’ye örnek bir kitap sarayı adeta gerçekleştirmiş olacağız”.

“Kapalı Spor Salonu binası tamamlandı”
“Geçtiğimiz yıl temelini attığımız bir başka bina olan Kapalı Spor Salonumuz Terzioğlu Yerleşkemizdeki ikinci Kapalı Spor Salonudur. Bu binamız da tamamlandı. Şu anda içinde başta BESYO okulumuzun öğrencileri ve hocaları olmak üzere üniversite gençliği sportif faaliyetlere başladılar. Hemen onun yanında da Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulumuzun eğitim verdiği sınıflar, ofislerinden oluşan devasa bir yapıda yükseldi. Şu anda orada öğrencilerimiz eğitim öğretim faaliyetlerine devam ediyorlar”.

“İletişim Fakültesi Uygulama Binasının açılışını da gerçekleştireceğiz”
“Geçtiğimiz yıl Kasım ya da Aralık ayıydı yine Gençlik ve Spor Bakanımız tarafından temeli atılan İletişim Fakültesi uygulama binasının açılışını da iki ay içerisinde gerçekleştireceğiz ki bunun içerisinde televizyon stüdyoları da yer alıyor”.

“Türkiye’nin en büyük Kreşi ve Anaokulu da ÇOMÜ’de açılacak”
“Türkiye’nin en büyük Kreşi ve Anaokulu olan 350 kapasiteli kreşimizin ise 6 aylık bir gecikmesi oldu. Şubat ayı gibi açmayı ümit ediyoruz. Stadyum şeklinde bir mimariye sahip. Sadece Türkiye’den değil yurt dışından da gelen eğitmenler olsun, yöneticiler olsun bu binanın mimarisine hayran oluyorlar, fotoğraf çekip benzeri uygulamaları kendi yörelerinde de gerçekleştireceklerini ifade ediyorlar”.

“Tıp Fakültesi Dekanlık Binası ve Hastanesi 70 bin metrekareye yakın bir kapalı alana sahip olacak”
“Tıp Fakültesi Dekanlık Binası ve Hastanemizde bittiği zaman 70 bin metrekareye yakın bir kapalı alana sahip olacak ve 5 bloktan oluşacak. Bunun içerisinde başta onkoloji, kalp, tüp bebek, kadın doğum olmak üzere Çanakkale’nin ihtiyacı olan birçok bölüm yer alacak. Böylece Kepez’deki hastanemizi merkeze taşıma operasyonumuzun ilk ayağını birinci blokla gerçekleştirmiş olacağız”.

“Türkiye’nin en büyük fakülte kütüphanesi binasını bu yıl açtık”
“İhalesi devam eden işler var. Mesela Mühendislik Fakültesi Binası işi gibi birçok inşaat faaliyeti devam ediyor, bitti veya bitmek üzere. Biga’da biliyorsunuz Türkiye’nin en büyük fakülte kütüphanesi binasını bu yıl açtık. 17 Mart 2013 tarihinde Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı toplu açılışlarından bir tanesi de bu kütüphane binasıydı. Öğrencilerimiz şu anda ilk defa olarak Biga’da bir kütüphaneye kavuşmuş oldular. Yine bilgisayar salonu da yapıldı”.

“Açılışa hazır bir başka binamız Biga’da hazırlık okuludur”
“Şu anda açılışa hazır bir başka binamız Biga’da hazırlık okuludur. Orada da büyük bir bina hayırseverlerin katkısıyla, Belediye’nin katkısıyla yapıldı. Açılacağı günü bekliyor”.

“21. Yılında bir üniversite olgunluk dönemine gelmiş olmalı”
“Şu anda 20’nin üzerinde inşaatımız devam ediyor, son işlemleri yapılıyor. Türkiye’nin en büyük üniversitelerinin bile elinde bir veya iki iş varken ÇOMÜ 21 yıllık bir üniversite olmasına rağmen elinde 20’nin üzerinde inşaat var. Bu şu anlama geliyor aslına bakarsanız Hakkari’deki, Tunceli’deki veya Şırnak’taki bir üniversite gibi üniversiteyi yeni baştan yapmak durumunda kaldık ve hızlı büyümeye karşılık vermek durumunda kaldık. Bunların tabii ki çok daha evvel yapılması iyi olurdu. Depreme dayanıklı, üniversite estetiğine uygun işlevsel binalara ihtiyacımız var. Artık üniversite işi emekleme çağında olmamalı. 21. Yılında bir üniversite olgunluk dönemine gelmiş olmalı.”

“2 yıl önce 27 bin olan öğrenci sayısı bugün 40 bini aşmış durumda”
“Bir diğer ihtiyaç da şuydu bu binaları yaparken. Bu kadar çok müteahhitlik işi ile uğraşmak zorunda kalırken bizi buna zorlayan öğrenci sayımızda çok büyük patlama gerçekleşti. 2 yıl önce 27 bin olan öğrenci sayısı bugün 40 bini aşmış durumda. Bu rakamla ÇOMÜ, Hacettepe Üniversitesi gibi, ODTÜ gibi pek çok üniversiteden nicelik olarak daha büyük bir üniversite haline geldi. Bu da tabi ki doğal olarak daha çok bilgisayara, daha çok internet kapasitesine, daha çok binaya ve diğer araç gerece ihtiyacı doğuruyor. Bunu da anlayışla karşılayan kurumlarımıza ben çok teşekkür ediyorum. Başta Kalkınma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı olmak üzere bütün Ankara’daki kurumlar anlayışla karşıladılar. Tabii ki yoğun bir lobi çalışması oldu. Bu anlamda bu çalışmalarımızda bizlere destek veren herkese, başta Sayın Vekillerimiz olmak üzere çok teşekkür ediyorum. Her seferinde bizlerle birlikte ihtiyaçlarımızı Ankara’da anlattılar. Bunların kabul edilmesinde çok büyük destek sağladılar. Bu sayededir ki üniversitemizin 3 yıl önce bütçesi 97 milyon lira iken bugün döner sermaye işletmesi ile birlikte bir yılda kullanmış olduğu bütçe miktarı 230 milyon liraya yaklaştı. Şuan ki trend içerisinde bu rakamların çok daha yüksek bir noktaya taşınacağı aşikar. Bunlar bize üniversitenin büyüdüğünü gösteriyor. Kısaca şunu da söyleyeyim. Sadece bina yapılmıyor. Tabii ki bunlarla uğraşmayı bizde istemezdik. Elektrik kablolarını yenilemek, kanalizasyon borusu döşemek veya çatı aktarmak bizlerin işleri değil. Bunların çok öncelerden yapılmış olması, bizim sadece gözetim işini yapmamız gerekirdi. Ama diğer taraftan çok nitelikli bir kadro ile ÇOMÜ Türkiye’nin en iyi eğitim öğretim faaliyetlerinden birini de veriyor. Sadece eğitim öğretim değil bizim işimiz. Aynı zamanda şifa dağıtıyoruz. Aynı zamanda kamuoyunu aydınlatıyoruz. Aynı zamanda bilimsel faaliyetler gerçekleştiriyoruz”.

“TÜBİTAK’tan geçtiğimiz yıl en çok destek alan yedinci üniversite olduk”
“TÜBİTAK’tan geçtiğimiz yıl en çok destek alan, en çok proje alan yedinci üniversite olduk. 180 üniversite içerisinde yedinci üniversite olduk. Sadece Ankara, İstanbul, İzmir’deki üniversiteleri saysanız biliyorsunuz 50’nin üzerinde üniversite yapıyor. Sadece İstanbul da 45’den fazla üniversite var. En çok proje alan yedinci üniversite olmak bilimsel faaliyetler de meslektaşlarımın ne kadar yeterli olduğunu, ne kadar güçlü olduğunu tüm dünyaya aslına bakarsanız haykırıyor. 2013 rakamlarının da benzeri şekilde gelişeceğine dair elimizde çok ciddi emareler var. Yani sadece Maliye Bakanlığından, Kalkınma Bakanlığından, Başbakanlıktan değil, aynı zamanda Sanayi Bakanlığından, TÜBİTAK’tan YÖK’den, Avrupa Birliği’nden ve diğer yerlerden de çok ciddi katkılar ÇOMÜ projelerine akıyor”.

“Çanakkale’de Teknopark da bu yıl açılacak”
“İlk defa olarak Çanakkale’de Teknopark da bu yıl açılacak. Binası tamamlandı. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odasının katkılarıyla ilk binası gerçekleştirildi. Teknoparkın gelmesiyle birlikte Çanakkale’de katma değeri yüksek, çevreye duyarlı, çevreyi kirletmeyen, insan merkezli sanayinin, yani temiz sanayinin Çanakkale’ye gelmesi için de yollar açılmış oldu. Bu da çok büyük bir katkı olacaktır diye düşünüyorum. ÇOMÜ’de her yıl 300’den fazla uluslararası, dünyanın en saygın dergilerinde yayınlanan makale üretildiğini görüyoruz. ÇOMÜ’nün çok kıymetli bilim insanları her yıl 1000’den fazla atıf alıyor. Yani her yıl 1000’den fazla kez dünya bilim insanları Japonya’da, Amerika’da, Fransa’da diyorlar ki ÇOMÜ’deki bilim insanının söylediği gibi bu iş böyledir, bende buna şunu ekledim. Bu da üniversitemizin bilimsel niteliğini gözler önüne seriyor. Tıp Fakültemizin gelişmesi ile birlikte makale sayımızın çok daha fazla artacağını düşünüyorum. Tabii bu arada normal, sıradan bildiğimiz dergilerde çıkan makalelerimizden hiç bahsetmiyorum. Ulusal ciddi dergilerde yayınlanan yayınlardan da hiç bahsetmiyorum. Yani sadece öğrenci yetiştirmiyor arkadaşlarım. Aynı zamanda geceleri makale yazıyorlar, gündüzleri poliklinik yapıyor, ameliyat yapıyor. Bilimsel faaliyetleri dışında halka hizmet etmeyi de bir görev biliyorlar. O anlamda hepsine Çanakkale’de sıradan bir insan olarak da minnettarım. Şükranlarımı sunuyorum”.

“Çanakkale’den bir Harvard da çıkar bir Cambridge de bir Oxford da çıkar”
“Bu şekilde devam edilmesi halinde Çanakkale’den bir Harvard da çıkar bir Cambridge de bir Oxford da çıkar. Sadece Çanakkale’den değil, İzmir’den de çıkar, Samsun’dan da çıkar. Bizlerin onlardan hiçbir eksikliği yok, tek eksikliğimiz elbette çalışmak, daha çok çalışmak ve daha çok çalışmak. Üniversitemizin bilimsel kalitesi yurt dışındaki bazı listelerde değerlendiriyor ve üniversitemiz göreve geldiğimiz zaman 1700’üncü sıralarda gösteriliyordu. Şu an itibariyle genellikle 1300-1250’inci sıralarda gösteriliyor. Sadece bir tane liste yok. Bir tane kriter yok. Mesela bir listeye göre 700’üncü sıradayız. Dünyadaki 22 binden fazla üniversite arasında ilk 1000’de bir üniversiteyiz. En kötü değerlendirmeye göre 1300’lü üniversiteler arasındayız. Elbette bu bir başarı sayılmamalıdır. Hedef ilk 500, akabinde ilk 100 olmalıdır. Şu anda ilk 100’de Türkiye’den herhangi bir üniversite yoktur ama Kore’den, Çin’den vardır. Bu da şunu göstermektedir ki üniversitelerimizin gelişmişliği ülkemizin gelişmişliğinin bir göstergesidir. Aynı zamanda bir sebebidir. O nedenle ne zaman ki Türkiye’den ilk 100’e üniversiteler girer. Ne zaman ki Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi gibi üniversitelerin sayısı artar. İlk bine giren çevre üniversitelerden de üniversitelerin sayısı artar. İşte o gün Türkiye Japonya gibi, Çin gibi, Kore gibi, dünya listelerini daha fazla zorlamaya başlar. Bugün Çanakkale’de yaşananların çok sevindirici olduğu kanaatindeyim. Bunu değerlendirecek olan elbette ben olmayacağım, ekip arkadaşlarım olmayacak. Bunun ne anlama geldiğini, ne demek olduğunu yarın bizden sonra gelecek olan ekipler ve bizim dışımızdaki insanlar görecekler, gösterecekler ve tabii ki öğrencilerimizin başarıları bunu gösterecek”.

“ÇOMÜ’ye her geçen gün çok daha başarılı öğrenciler geliyor”
“ÇOMÜ’ye her geçen gün çok daha başarılı öğrenciler geliyor. 2011 yılında ilk binden aldığımız öğrenci sayısı 11’di. İlk binden 11 değil bir öğrenci almak bile çok büyük bir başarıdır. Vakıf üniversiteleri ilk binden öğrenci alabilmek için çok ciddi ödüller koyarlar. Laptop verirler, odayı bedava verirler, 4 yıl boyunca ücretsiz yatarsınız kalkarsınız. Maaş gibi burslar verirler. Buna rağmen ilk binden öğrenci alamayan Vakıf Üniversitesi çoktur. Biz 2011 yılında tanıtım faaliyetlerinin, kalitemizi de doğru anlatmanın etkisiyle 11 öğrenci çektik. 11 öğrencinin tamamı şu gördüğünüz köhnemiş kampüse geldi. 2012 yılında ise ilk binden 12-13-14 öğrenci çekebilir miyiz derken, 21 öğrenci geldi. 2013 yılında ilk binden aldığımız öğrenci sayısı 39’dur. İlk 10 binden aldığımız öğrenci sayısı ise 500’dür. Türkiye’nin en iyi öğrencilerini Çanakkale’ye çekmeyi başarıyoruz. Türkiye’nin en iyi hocalarını da buraya çekmeyi başarıyoruz. Sadece iki yılda yapmış olduğumuz akademik atamalara baktığımızda 500’ün üzerinde olduğunu görüyoruz. Türkiye’de bazı üniversitelerin öğretim üyesi sayıları 50’dir, 100’dür, 150’dir. Sadece iki yılda gerçekleştirdiğimiz akademik atamalarla Profesör sayımız 150’ye yaklaştı. Önümüzdeki yıl 150’nin de üzerine çıkacağını tahmin ediyoruz. Yine Doçent sayımız çok ciddi bir biçimde yükseliyor. Öğretim üyesi sayısı 700’ün üzerine çıktı, 1000’e doğru gidiyor. Toplam akademisyen sayımızda 1600’ün üzerine çıktı. Ama olması gereken, hedeflenmesi gereken nedir, 3000’dir, hatta bundan çok daha fazlasıdır”.

“ÇOMÜ artık bir taşra üniversitesi değil”
“Rakamlar çok sevindirici. Türkiye açısından baktığınız zaman çok ümit verici, büyük bir lüksü işaret ediyor. ÇOMÜ’nün artık bir taşra üniversitesi olmadığını gösteriyor. ÇOMÜ’nün artık bir çevre üniversitesi olmadığını gösteriyor. Ankara’da, İstanbul’da ne varsa aynısını hatta çok daha fazlasını pek çok bölümdeki arkadaşlarımız gerçekleştirmiş oldu. Bu da gerçekten bizler için sevindiricidir. Son bir cümle ile sözlerimi tamamlayacağım. Bu yıl üniversiteye öğrenci seçme sınavı yapıldı. Onun sonucunda 1 milyona yakın öğrenci tercihlerini yaptı. Bir haber sitesinin haberinde ve pek çok yerde de gördüm. Türkiye’de sekiz tane il, Türkiye’nin gözde şehirleri olarak gösterildi. Öğrencilerin en çok tercih ettiği üniversiteler arasında Çanakkale’de vardı. Ankara, İstanbul, İzmir, Gaziantep, Kayseri, Eskişehir, Konya var, bunları anlamak zor değil. Ayrıca buralarda birden fazla üniversite var. İstanbul’u öğrenci neden tercih eder, çünkü milyonlarca öğrenci orada. Çünkü 45’den fazla üniversite orada. İnsan Çanakkale’yi neden tercih eder, çünkü burada ÇOMÜ var”.

“Bugün ÇOMÜ’nün adeta bayramını yaşıyoruz”
Çanakkale AK Parti Milletvekili İsmail Kaşdemir de yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Bugün ÇOMÜ’nün adeta bayramını yaşıyoruz. Bir şölen, bayram havası içerisinde, böyle güzel bir havada, tekrar ÇOMÜ’de bir hizmete katkı vermek adına beraberce buradayız. Sayın Rektörümüz az önce birçok şeyi izah ettiler. ÇOMÜ adına birçok açıklamayı burada bizlerle paylaştılar. Biz ÇOMÜ’de temel atmaktan, açılış yapmaktan büyük onur duyuyoruz. Kendilerinin nazik ifadeleriyle sizleri yoracağız dediler. Yalnız biz buraya gelmekten hiçbir zaman yorulmadık. Hiçbir zamanda kendimizi buraya gelmemek adına şartlandırmadık. Tabii şunu ifade etmek isterim eğer bize düşen görev buraya gelmekse, böyle katılımlar yağmaksa, temel atma törenlerinde bulunmaksa bu çok kolay bir iştir. Biz bundan asla yorulmayız. Çok samimi söylüyorum eğer bir eğitim, bilim yuvasına, böyle bir ortamda bize düşen elimize kazma kürek alıp çalışmaksa onu da yapmaya varız ve hazırız. Tabii değerli hocamız ÇOMÜ’nün kurulduğu günden bu yana, özellikle son iki, üç yıldan beri yapmış olduğu sıçramayı çok ayrıntılı bir biçimde anlattılar”.

“ÇOMÜ Çanakkale’nin göz bebeğidir”
“Tabii ÇOMÜ Çanakkale’nin göz bebeğidir, değerdir ve buna hepimiz elbirliğiyle sahip çıkmamız gerekiyor. Eğer Çanakkale gelişecek, biraz daha ileriye gidecekse bunda ÇOMÜ’nün katkısı her zaman çok büyük olacaktır. Buraya her zaman çok değerli insanlarımız gelmiştir. Şu anda değerli Rektörümüzle beraber çok kaliteli bir akademik kadro, çok kaliteli öğrenci yapısıyla beraber ÇOMÜ Türkiye’de bir marka üniversite olmayı başarmıştır. Artık çok mutluyuz ki Çanakkale bir öğrenci kenti haline gelmiştir. Türkiye’de böyle bir ün yapmıştır, şan yapmıştır. Bundan da büyük mutluluk duyuyoruz. Tabii hocamızla beraber gerek Çanakkale’de, gerekse Ankara’da ÇOMÜ’ye biraz daha nasıl katma değer üretebiliriz, ÇOMÜ’yü geldiği noktadan ileriye nasıl taşıyabiliriz kaygısını her zaman taşıdık. Beraberce çalışmalarımıza devam ettik. Hem diğer Milletvekilimiz Mehmet Daniş bey, hem de bizler, hem daha önce de Müjdat Kuşku bey her zaman ÇOMÜ’ye katkı verdik, katkı vermeye de devam edecektir. Söylemek istediğim konu şudur ÇOMÜ’de Rektör kim olursa olsun ÇOMÜ Çanakkale’nin olduğu için, Çanakkale’nin değeri olduğu için, Çanakkale’nin bir markası olduğu için sahip çıkacağız. O yüzden ifa etmek istediğim husus şudur. Lütfen ÇOMÜ’ye hep beraber destek olalım. ÇOMÜ’yü hep beraber elbirliği ile daha iyi noktaya taşıyalım çünkü ÇOMÜ Çanakkale’deki bizim bir lokomotifimizdir. Çanakkale sosyolojik, kültürel, ekonomik manada kalkınacaksa bunun en baş aktörlerinden bir tanesi her zaman ÇOMÜ olacaktır. Ben bugün burada olmaktan dolayı çok mutluyum. İnşallah öğrenci sayımız daha da artar, inşallah kadro sayımız çok daha artar, inşallah bu nicelikli artışlar sayesinde ÇOMÜ’deki niteliğimizde artmaya devam edecektir. ÇOMÜ’ye yapılan yatırım ÇOMÜ’ye yapılan katkı Çanakkale’nin geleceğine yapılan katkıdır, ülkenin geleceğine yapılan katkıdır. Ben bu duygu ve düşüncelerimle temel atma töreninin Çanakkale’ye, ÇOMÜ’ye, ülkemize ve bilim dünyamıza hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

Mehmet Daniş: Muasır medeniyetler seviyesine çıkmak kavgayla, dövüşle olmuyor”
Çanakkale AK Parti Milletvekili Mehmet Daniş ise konuşmasında şunları söyledi:

“Cumhuriyet Bayramı’nı idrak ettiğimiz bu günlerde, belki Sedat Hoca Çanakkale’ye geldikten bu yana bir açılış programındaki en uzun konuşmasını yaptı. Tabi bir bilim insanı olarak da bazı eleştirilere en şık şekilde de cevap verdi. Cumhuriyetimizi kuran Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşları Cumhuriyetin kuruluş felsefesinde Cumhuriyetin muasır medeniyetler seviyesine çıkmasını koymuştu. Muasır medeniyetler seviyesine çıkmak kavgayla, dövüşle yumrukları sıkmakla olmuyor. Bir masanın etrafında uzlaşabilirseniz, birlik beraberlik içinde olup üretebilirseniz, özellikle de ilim, bilim merkezlerini çoğaltabilirseniz, eğitime ciddi kaynaklar aktarabilirseniz muasır medeniyetler seviyesine çıkabilirsiniz”.

“Bütçede en fazla pay savunmaya değil eğitime ayrılıyor”
“Türkiye son dönemde milli gemi projesiyle ilk savaş gemisini yaptı. Türkiye atak helikopteriyle ilk helikopterini yaptı. Yine Altay tankı şu anda deneme üretiminde. İlk piyade tüfeğini yapıyor. Türkiye bunları yaparken bütçesinden en fazla payı savunmaya ayırarak yapmadı. Bütçesinden en fazla payı eğitime ayırarak yaptı. Artık Türkiye bütçesinin en büyük payı eğitime gidiyor, Ar-Ge’ye gidiyor, araştırmaya gidiyor ve bu ülkenin geleceğine gidiyor. Bununda en güzel örneğini Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde görebiliyoruz. Gerçekten de son 2,5 yılda hem nitelik anlamında hem nicelik anlamında üniversitemizde çok ciddi gelişmeler olmakta. Tabii ki bir yerde değişme varsa bir yerde gelişme varsa bunun hazmı zaman zaman kolay olmayabilir. Bunu da anlayışla karşılayabiliriz. Çanakkale gibi çok büyük olmayan bir kentte bu kadar büyük yatırımlar oluyorsa ve biz üniversite kenti olduğumuzu iddia ediyor, ekonomimizin sosyal hayatımızın kültürel hayatımızın merkezine üniversiteyi yerleştiriyorsak, biraz bu çorbada tuzumuzun olması gerektiğini düşünüyorum. Destek olmamız lazım. Birlikten beraberlikten ve uzlaşıdan kimseye zarar gelmez. Öğrencileri sokağa dökmekle, öğrencileri karşı karşıya getirmekle, siyasi parti mensubu olduğunuz halde siyasi partilere yürüyüşler yapıp yumurta ve taş atmakla, slogan atmakla hiçbir yere gidemeyiz. Biz oturup konuşabilmeliyiz”.

“Binanın mimari yapısı çok güzel, Türkiye’nin renkleri gibi”
“Binanın mimari yapısı çok hoşuma gitti, rengarenk. Türkiye’nin renkleri gibi. Hatırlıyorum bundan 7-8 yıl önce de ben açılışa katıldım. Hem de Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi binasıydı. Orada da bunu ifade ettim. Ben o binaya baktığımda daha estetik bir bina görmek isterdim. Mimarlık ve Mühendislik adına. Özgürlükler geliştikçe, demokrasi içselleştikçe, insanlar daha güzel görmeye, daha farklı görmeye, farklılık içinde bütünü yakalama konusunda başarılı olabilir diye düşünüyorum. 1915’in 100. yılına doğru yürüyoruz. Kent olarak kongre şehri olmaktan bahsettik yıllarca. Biz artık kongre şehri olduk aslında. Üniversitenin, Ticaret Odası’nın hayata geçirdiği kongre merkezleriyle. Ama bunun farkında olamıyoruz. Bunun keyfini hep beraber yaşayamıyoruz. Biz yapamıyoruz, bunları belki başkaları yapıyor diye bunları sahiplenmekten kaçıyoruz. Bugün Eğitim Fakültesi kampüsünde ek bina ve kütüphane binasının temelini atıyoruz. Yine Rektörümüz ifade etti, bir kongre merkezi inşallah 2015’e yetişecek. Yine bir kapalı spor salonu bu bölgeye, Çanakkale’ye hizmet vermeye devam edecek. Genç nüfusun sportif alanlara ihtiyacı var. Şehrin göbeğinde, her yere yürüme mesafesinde böyle bir yatırım kararı aldığı için ben Sayın Rektörümüze ve üniversite yönetimimize teşekkür ediyorum. ÇOMÜ artık bilimsel ve akademik anlamdaki başarısıyla konuşulur hale geldi. Bu bizim için övünç kaynağıdır. Bizim geleceğe güvenle bakmamızın en büyük teminatıdır”.

“Çanakkale’de güzel şeyler oluyor”
“Türkiye’de ciddi bir değişim yaşanıyor. Çanakkale’de de ciddi değişimler yaşanıyor. Zamanı anlamamız lazım. Zamanın gereklerini yerine getirmemiz lazım. Geleceğe hep beraber koşabilmemiz lazım. Geleceğe koşarken bizim kılavuzumuz, mürşidimiz bilimse, ilim ve bilim yuvaları olan üniversitelerse geleceğimizden emin olabiliriz. Birileri sadece bu değişimi anlayamadığı için belki bugün muhalefet eder gibi görünse de ümit ediyorum ki bu güzel yolculukta çok kısa sürede onlarda bu kervana katılacaklar. Çanakkale barışın kenti diyorsak barışın dilini kullanmalıyız”.

Protokol konuşmalarının ardından Eğitim Fakültesi Ek Binası ve Kütüphanesi’nin temel atma törenine geçildi. Temel atma töreni sonunda konuklara pilav ikramı yapıldı.

Kaynak: comu.edu.tr

Filtreler:

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir