Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
ÇOMÜ’de İlk Rektör Adayı: Prof. Dr. Hamit Er

ÇOMÜ’de İlk Rektör Adayı: Prof. Dr. Hamit Er

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde (ÇOMÜ) 2015 yılı Şubat ayında yapılacak rektörlük seçimleri için adaylığını açıklayan ilk isim, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamit Er oldu.

1999-2013 yılları arasında ÇOMÜ’de görev yapan ve 2 yıldır İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde akademisyenlik görevini sürdüren Prof. Dr. Hamit Er, yaptığı yazılı açıklamayla rektör adaylığını açıkladı. İstanbul’da bulunduğu dönemde Çanakkale ile olan irtibatımı hiç kesmediğini ve uzun yıllar hizmet verdiği üniversitedeki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Prof. Dr. Er, “Özellikle son iki yılda üniversitede daha da gün yüzüne çıkan olayların, maalesef öğretim elemanlarının ötekileştirilmesine ve motivasyonlarının yitirilmesine neden olduğunu müşahede ettim. Tüm bu olumsuz gelişmeler; bilimsel olarak adından söz ettirmesi gereken üniversitemizin maalesef hep kısır çekişmelerin yaşandığı ve belli grubun dışındakilerin ötekileştirildiği, hatta itibarsızlaştırıldığı bir üniversite olarak anılmaya başlanması ile sonuçlanmıştır. Bu, kabul edilmesi de mümkün olmayan bir durumdur. 2011 yılındaki seçimlerde ortaya atılan ‘ÇOMÜ’yü Cambridge yapma’ iddiasının böyle sonuçlanması üniversitemiz için oldukça üzüntü verici olmuştur. Bunun yanında her dönemde kendisine bir yöneticilik bulma yeteneğine sahip olan öğretim elemanları ile de bir yere varılmasının mümkün olamayacağı ve bir zihniyet değişikliği yapmanın zamanının çoktan geldiği ortadadır” dedi.

YENİ TÜRKİYE, YENİ ÇOMÜ ANLAYIŞI
Artık ÇOMÜ’de gelişmiş ülkelerde olduğu gibi sağlam bir sistemin kurulmasının kaçınılmaz olduğunu kaydeden Rektör Adayı Hamit Er açıklamalarına şöyle devam etti;

“Yeni Türkiye’nin temellerinin atılmaya başlandığı bir dönemde, eski Türkiye’nin ayrıştırıcı argümanları ve liyakatten uzak yönetim anlayışı ile üniversitelerimizin ve dolayısıyla da ülkemizin bir yere varması mümkün değildir. Bilim ve irfan yuvaları olan üniversitelerimizin dünyadaki gelişmiş ülke üniversitelerinin standartlarına ulaşabilmeleri, gerek akademik, gerekse de idari atamaların tek ve en önemli kriteri olan ehliyet ve liyakat esasına göre yapılması ve hiçbir şekilde bu kriterden ödün verilmemesi ile mümkündür. Bunun için bizi Yeni Türkiye’nin kısa ve orta vadede 2023, uzun vadede ise 2071 ve daha ileri hedeflerini gerçekleştirilebilecek bir sistemin kurulması ve bu sistemin, kişilere bağlı olarak değişmemesi gerekir. Günümüzde üniversitelerimize ve dolayısıyla da biz bilim insanlarına düşen görev; ?Bilim ve teknoloji üretmeyen ve bilgiyi işleyemeyen ülkelerin hep geride kalmaya mahkum oldukları’ gerçeğini olabildiğince iyi özümseyerek, bir yandan bilim ve teknoloji üretme gayretinde olmak, bir yandan da ülke insanlarımızı aydınlatma ve geleceğe hazırlama konusunda lokomotif olmaktır. Bunun için üniversite yöneticilerine oldukça büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir. Bu bağlamda öğretim elemanlarının teşvik edilmesi ve motivasyonlarının arttırılması önemlidir. Akademisyenlerin özlük hakları konusunda son derece titiz olmak ve hiçbir ayrım yapmadan, atanma günü gelen her akademisyenin kadrolarını tahsis etmek birinci görevimiz olacaktır. Zira atama kuşkusu taşıyan akademisyenlerden yüksek performans beklenmesi hayalcilikten başka bir şey değildir. Diğer önemli bir görev ise herkesi kucaklayan, şeffaf, adil, hesap verebilir, eleştiriye açık, her düşünce ve renkten oluşan bir yönetim modelini oluşturmaktır. Özellikle son bir kaç yılda ülkemizde yaşanan ve tasvip edilmeyen bazı olay ve gelişmeler, birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine, üniversitemizin ve dolayısıyla da ülkemizin hak ettiği seviyeye ulaşamamasına, enerjimizin boşa harcanmasına, zaman ve prestij kaybedilmesine neden olmuştur. Doğru ve güzel işlerin ancak ve ancak doğru ve yetkin ekiplerle birlikte başarılabileceğine inanan bir akademisyen olarak; artık kaybedecek bir dakikamızın bile bulunmadığı gerçeğini belirtmek istiyorum. ÇOMÜ’ye uzun yıllar hizmet etmiş bir akademisyen olarak üniversitemizin mevcut problemlerini en ince detayına kadar teşhis etmiş ve kısa, orta, uzun vadede bu problemlere ilişkin gerçekçi çözüm yollarını içeren vizyon belgemi hazırlamış bulunmaktayım. Başta saygın meslektaşlarım olmak üzere, Çanakkale halkıyla, siyasetiyle, belediyesiyle, basınıyla, kurum ve kuruluşlarıyla kavgalı olan ÇOMÜ’ye katacağım çok şey olduğunu biliyorum. ‘Yeni Türkiye-Yeni ÇOMÜ’ anlayışıyla hizmet etmek için üniversitemize rektör adayı oluyorum. Bu noktada üniversitemizdeki aşınmaları tamir etmek, kırgınlıkları gidermek, kısır çekişmelerden ve gruplaşmalardan uzak, sadece akademik faaliyetlerimizi yapabileceğimiz ortamları oluşturmak için ellerimizi birlikte taşın altına koymamız gerekmektedir. Çünkü ancak birlikte başarabiliriz.”

[canakkaleninrehberi.com]

Filtreler:

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir