Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
ÇOMÜ’den ÇTSO Meclisinde Üniversiteyi Eleştiren Hüseyin Şakir Oktay’a Sert Cevap

ÇOMÜ’den ÇTSO Meclisinde Üniversiteyi Eleştiren Hüseyin Şakir Oktay’a Sert Cevap

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektör yardımcısı Prof. Dr. Hamit Palabıyık, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ÇTSO) Ekim ayı meclis toplantısında üniversiteyi eleştiren Hüseyin Şakir Oktay’a sert bir cevap verdi.

Rektör yardımcısı Prof. Dr. Hamit Palabıyık’ın Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin web sitesinde yayınlanan açıklaması şöyle:

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ÇTSO) Ekim ayı meclis toplantısında hiçbir nezaket kuralına uymayacak şekilde Üniversitemiz haksız ve yakışıksız ifadelerle sözlü saldırıya uğramıştır.

Hüseyin Şakir Oktay isimli üyenin sebepsiz ve yakışıksız sözleri ne yazık ki Meclis üyelerinin hiçbiri tarafından düzeltilmemiş; içinde pek çok dostumuzun da bulunduğu ÇTSO Meclisi, Üniversitemiz temsilcilerinin olmadığı bir ortamda kentin en önemli kurumlarından birinin haksız saldırılara uğramasına bilmeden de olsa göz yummuştur.

Hüseyin Şakir Oktay adlı kişinin sözleri nezaketsiz olduğu kadar, düzeltilmeye muhtaç pek çok yanlış bilgiden oluşmaktadır. İşin tuhaf tarafı, Hüseyin Şakir Oktay kendisinin katılmadığı bir toplantıda yapılan konuşma ile ilgili çoğu yanlış algı ve bilgilendirmeden oluşan bir konuşma yapmıştır.

Oktay, “Geçen ay rektör bizi ziyaret etti. Çanakkale bize bir şey vermedi gibi sözler söyledi. Biz Çanakkale olarak üniversiteye Çanakkale’nin en güzel yerlerini verdik. Ama oralara rezil binalar yapıldı. Orada yapılan 10-15 katlı binalar dünyanın hiçbir üniversitesinde yok” demiştir. Belli ki bu sözleri söyleyen kişinin Üniversiteler ve bizim Üniversitemiz ile ilgisi pek sınırlıdır. Dünyada 10-15 katlı üniversite binaları vardır. Örneğin Moskova Devlet Üniversitesi 36 katlıdır. Bizim üniversitemizde ise bırakınız 10 katlı binayı 6 kattan fazla bina bulunmamaktadır.

Oktay’ın üniversitemizi eleştirirken kullandığı “rezil” ifadesi kendisine ve oda üyeliğine yakışmamaktadır. Kendisi mimar veya inşaat mühendisi olmayan bir kişinin, hele hele eğitim ve bilim yapılan bir devlet kurumuna ‘rezil’ diye hitap etmesi en hafif tabiriyle saygısızlıktır. ÇOMÜ bugüne kadar 50.000’den fazla vatan evladını ve uluslararası pek çok genci üniversite mezunu yapmıştır. Bu üniversiteden pek çok kaymakam, idari hâkim, müfettiş, idareci, mühendis, hemşire, ebe, öğretmen, bankacı ve nice kıymetli uzman çıkmıştır. Halen 33.000 gencimiz bu üniversiteye emanettir. Kütüphanesinde, laboratuvarlarında bilim insanları sabahlamakta, ülke ve insanlığın geleceği için çalışmaktadır. Oktay’ın rezil dediği binalarda bizler 2.000’den fazla kişiye master ve doktora eğitimi veriyoruz. Böylesine kutsal bir kurum hakkında konuşurken insanların kullandıkları kelimelere dikkat etmesi gerekir.

İlgili kişi mevcut binaların görsel/estetik yönlerinden bahsediyorsa daha iyisini kendisi yapabilir. Üniversitemiz işadamlarımızın bağışlarına açık olduğunu defalarca ifade etmiştir. Kayseri’de, Muğla’da, Bolu’da ve daha nice kentimizde üniversite binaları o kentin işadamlarının katkılarıyla inşa edilmektedir. Bizim üniversitemizde ise bu şekilde inşa edilmiş bir tek bina dahi yoktur. ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner’in ÇTSO’nun bir önceki meclis toplantısında altını çizdiği husus da budur. ÇOMÜ iş dünyasından beklediği desteği alabilmiş değildir. ÇOMÜ binalarına ‘rezil’ diyen sözlerin sahibi olan Hüseyin Şakir Oktay’ın veya bir yakınının da inşa ettirdiği herhangi bir ÇOMÜ binası bulunmamaktadır.

“En iyi yerleri ÇOMÜ’ye verdik” sözleri ise Oktay’ın söyleyebileceği bir söz değildir. Üniversitemize tahsis edilen alanların hiçbiri kendisi tarafından bağışlanmış değildir. Ayrıca Üniversitemizin sadece merhum Hüseyin Akif Terzioğlu tarafından bağışlanan araziler üzerinde olduğu iddiası da kamuoyunda yanlış bilinen bir durumdur.

Üniversitemiz Terzioğlu Yerleşkesi’nin % 10’dan daha az bir kısmı merhum Terzioğlu tarafından bağışlanmış araziler üzerindedir. Arazinin % 90’ı Maliye ve Orman’dan tahsislidir.

Üniversitemiz binalarından sadece bir tanesi, Tıp Fakültesi binası, o da tamamen değil, kısmen Terzioğlu Vakfı’ndan bağışlanmış araziler üzerindedir. Geri kalan tüm binalarımız Maliye’den ÇOMÜ’ye tahsis edilmiş devlet arazileri üzerindedir.

Ne yazık ki merhum Hüseyin Akif Terzioğlu’nun Üniversite kurulması için bağışladığı araziler üzerinde marketler, lokantalar, meskenler ve diğer ticari kuruluşlar kurulmuştur. Üniversite olması gereken yerlerin % 90’dan fazlası amacı dışında kullanılmıştır. Vakıf arazileri zamanında adeta Üniversite’den kaçırılmıştır. Ayrıca Hüseyin Akif Terzioğlu rahmetlinin Üniversite’nin kullanmasını arzu ettiği gelirlerden yıllık % 20’lik pay da bugüne kadar ÇOMÜ’ye verilmemiştir. Bu konuda söylenecek pekçok söz olmakla birlikte Üniversitemizin amacı Vakıf üzerinden polemik oluşturmak değil, bir gerçeği kamuoyu ile paylaşmaktır. Üniversitemiz Vakıf’tan alması gereken arsa ve diğer maddi destekleri alamamıştır. Gerçek budur. Ayrıca bu katkı bundan sonra gelse bile Vakfın Üniversitemize katkıları herhalde Hüseyin Şakir Oktay’ın katkıları sayılmayacaktır.

Çanakkale’nin en büyük hayırseveri Hüseyin Akif Terzioğlu’dur. Üniversitemiz açısından bakıldığında rahmetli Terzioğlu’na yaklaşabilecek bir tek iş adamı dahi çıkmamıştır. Sadece Hüseyin Akif Terzioğlu’nun Üniversite’ye mirasını ÇOMÜ alabilmiş olsaydı bugün ÇOMÜ’nün hiçbir altyapı sorunu olmazdı.
Üniversite’nin Dardanos Yerleşkesi de Sayın Oktay’dan veya ailesinden bağışla alınmamıştır. Bu yerleşkeyi ÇTSO’nun hiçbir üyesi de bağışlamış değildir. Söz konusu yer de devletimizden ÇOMÜ’ye tahsis edilmiştir.

Sayın Oktay’ın “Rektör buraya geldiğinde bizi, Çanakkale’yi yereceğine, yaptıkları bilimsel çalışmaları anlatması gerekirdi. Burası belli kültürü, geçmişi olan bir yer özellikle seçilmişler burada çalışmalarını anlatsın” sözleri de nezaket kurallarını aşar mahiyettedir. Bir Rektör’e hiç kimse neyi ne zaman konuşacağını söyleyemez. Ayrıca Sayın Laçiner davet üzerine ve çok sıkışık bir zamanda vakit ayırarak katılabildiği o toplantıda sadece Üniversite’den bahsetmiştir. İş dünyasına hitap ettiği için meselenin daha çok iktisadi boyutundan bahsetmiş olması da garip değildir. Rektör Prof. Dr. Sedat Laçiner işadamlarına herhalde bilim yayın nasıl yapılır anlatacak değildi.

Rektörümüz Prof. Dr. Sedat Laçiner ÇTSO’nun Eylül ayı toplantısında Çanakkale’yi hedef alan bir konuşma yapmamıştır. Prof. Dr. Laçiner Çanakkaleli işadamlarına Üniversite’ye yeterli desteği vermedikleri hatırlatmasında bulunmuştur. Bu iddiaya karşı çıkacak bir kişinin kendisinin hangi destekleri verdiğini hatırlatması gerekir. ÇTSO üyesi Oktay, Rektörümüz Prof. Dr. Sedat Laçiner’in Çanakkale’yi hedef aldığı gibi bir izlenim oluşturmaya çalışmıştır. Eğer bu dikkatsizlik ürünü, ayak üstü bir açıklama değilse Üniversite’yi hedef alan ve ÇTSO’nun hiçbir üyesine yakışmayacak bir davranış olacaktır.

Hüseyin Şakir Bey’in Üniversitemiz binalarını ‘rezil’ olarak ifade etmesi de en hafif tabiriyle ayıptır. Üniversitemiz yerleşkesi her gelenin beğeniyle gezdiği bir yerdir. Binalarının eksiklikleri elbette vardır. Bunlar mevcut Rektör tarafından da çeşitli vesilelerle ifade edilmiştir. Nihayetinde sadece devletin tahsis ettiği bütçe ile yapılabileceklerin bir sınırı vardır. Fakat Çanakkale standartlarında bakıldığında Üniversitemiz yerleşkeleri rezil binalara sahip değildir. Hatta estetik değer olarak ortalamanın bir hayli üzerindedirler. Sadece Eğitim fakültemizin bulunduğu binalar bakımsız ve bizlerin de beklentilerinin altındadır. Ne var ki bu binalar da Üniversitemiz tarafından yapılmamıştır. 1950’lerden kalan bu binalar Öğretmen Okulu zamanından beri kullanılmak zorunda kalmıştır. Maddi olanaksızlıklar nedeniyle kullanılan bu binaların yenilenmesi görevini Sayın Hüseyin Şakir Bey üstlenebilirlerse bu da bizleri mutlu eder.

Filtreler:

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir