Deniz Ulaştırması Genel Müdürü Dr. Özkan Poyraz Çanakkale’de

22 Haziran 2009

Deniz Ulaştırması Genel Müdürü Dr. Özkan Poyraz, Türk boğazlarının deniz emniyeti açısından bakıldığında riskli yerler olduğunu söyleyerek, “Karadeniz Bölgesi özellikle sap standart adını verdiğimiz düşük standartlı gemilerin iş bulduğu bir deniz alanına sahip. Boğazlarımızdan geçen bu gemilerin performanslarının düşüklüğü ile zaman zaman çok şiddetli olmasa da oturma, yaslama gibi deniz kazaları gerçekleşebiliyor” dedi.

Çanakkale’de Bölge Müdürlüğü’nde bir basın toplantısı düzenleyen Deniz Ulaştırması Genel Müdürü Dr. Özkan Poyraz, Çanakkale ve İstanbul Boğazlarının risk açısından önemli yerler olduğunu belirterek, “İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı için riskin çok yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü boğazlarımız LPG ve LNG gibi çok tehlikeli yükler taşıyan gemilerin de geçiş güzergahı içinde yer alıyor. Boğazlardan yılda yaklaşık 10 bine yakın bu şekilde geçiş yapan gemiler var. Boğazlarda yaşanan kazaların önüne geçmek ve tehlikeyi en aza indirmek için neler yapılabilir bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Her şeyden önce önümüzde bir akit devlet olarak bizim de sıkı sıkıya bağlı olduğumuz bir Montrö Sözleşmesi var. Bu sözleşme her şeyden önce doğrudan geçiş yapan gemilere özellikle kılavuzluk yönünden doğrudan bir müdahaleyi imkanlı kılmıyor. Bizim de bu kapsamda kılavuz kaptan almayı özendirici tedbirlerimiz var. Bu özendirici tedbirler de günden güne büyük ilgi görüyor. Kılavuz kaptan alan gemilerin oranı geçmiş yıllarda yüzde 30’ların altındayken, şimdi yüzde 35’lerin üzerine çıktı. Bu önemli bir durum. Uluslararası denizcilik camiası da bunun farkına vardı” dedi.

“TÜRK GEMİLERİ 7 YIL ARADAN SONRA KARA LİSTEDEN ÇIKARILIP BEYAZ LİSTEYE ALINDI”

Genel Müdür Poyraz, hem İstanbul boğazı hem Marmara Denizi hem de Çanakkale Boğazı’nı Bozcaada’ya kadar bütün olarak radar marifeti ile izlediklerini de belirterek, “Gemilere kıyıdan yönlendirme ve tavsiye veriyoruz. Bu da kabiliyetlerimizi önemli derecede arttırdı. Bu önlemleri sıkı sıkıya sürdürmek ve kılavuz kaptan önlemini arttırmak lazım.Fakat ne yazık ki Karadeniz Bölgesi özellikle sap standart adını verdiğimiz düşük standartlı gemilerin iş bulduğu bir deniz alınana sahip. Boğazlarımızdan geçen gemilerin performanslarının düşüklüğü ile zaman zaman çok şiddetli olmasa da oturma, yaslama gibi deniz kazaları gerçekleşebiliyor. Fakat Boğazlar Tüzüğü’nün gerçekleştiği 1994 öncesi ve gemi trafik hizmetlerinin uygulanmaya başladığı 2003 öncesine bakacak olursak deniz kazalarının genelde yaslama, oturma marjlarının dışına çok taşmadığını görüyoruz. Bu önlemlerle bunların olduğunu söyleyebiliriz” diye konuştu.

Uluslararası gemiler açısından Türkiye’nin Haziran ayında gerçekleştirilen Paris memorandumunun ardından kara listeye alındığı 2002 yılından sonra yeniden beyaz listeye geçtiğini de ifade eden Poyraz, “Artık Türk gemileri Türk bayrağı ile birlikte yabancı ülkelerde özgür bir biçimde seyredebilecekler. Bu sayede daha güvenli kiralama akitleri yapabilecek duruma geldiler. İşte bunu yerel trafiğe de yansıtmak için 1,5 yıl önce bir proje başlatmıştık. 2008 yılında en önemli çalıştığımız alan İstanbul ve Çanakkale yerel trafiği oldu. Bu sayede yerel trafiğe önemli bir standart getirdiğimizi düşünüyorum. Bu durumda hiç taviz verilmeden yürütülecek. Bu konudaki birinci önceliğimiz insan canı. Bunun dışında ayrıca Çanakkale’de yerel trafik rehberi yayınlayacağız. Aynı karadaki trafikte nasıl kurallar varsa, yerel trafikte seyir yapan teknelerde hem yerel trafikteki özgün işleri hem de uluslararası Türk boğazlarını doğrudan uğraksız trafikle ilişkilerini de gemi trafik hizmetleri ile koordineli olarak yapacaklar” dedi.

Çanakkale’nin denizciliği, turizmi ve sanayisi ile birlikte bir bütün olarak ele alınması gereken yerleşim birimi olduğunu da kaydeden Poyraz, “Turizm aktiviteleri açısından Çanakkale’de özellikle Karadeniz ile Akdeniz rallileri kapsamında seyahat eden veya ralli dışında turizm amacıyla seyahat eden özel tekneler ve yelkenliler için bir barınma marina ihtiyacı var. Bizim Çanakkale’deki önemli araştırmalarımızdan bir tanesi de bu geçiş yolu üzerinde Bozcaada’dan önce Çanakkale’de bir marina projesini gerçekleştirmek istiyoruz. Bu konuda valimizle de Denizcilik Müsteşarlığı olarak bir görüşme yaptık” şeklinde konuştu.

Çanakkale Boğazı’nda gemilerin geçiş güzergahında balık tutan ve gemi kaptanlarının korkulu rüyası haline gelen yerel balıkçılar konusunda da açıklamalarda bulunan Özkan Poyraz, bu konuda yapılacak denetimlerle bu sorunun da ortadan kalkmasını sağlayacaklarını söyledi.

İHA

Yorumlar...

    Henüz yorum yok...

Sizin Yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir