Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Evdeki Mutfaktan Mağaza Zincirlerine Evdeki Mutfaktan Mağaza Zincirlerine

Evdeki Mutfaktan Mağaza Zincirlerine

500 yıllık bir kültür olan Mevlevi kültürünün ve Gelibolu Mevlevihanesi’nin son zamanlarda popülerliğinin artmasıyla birlikte Mevlevi tatlısını dünya literatürüne taşıyan Atiye Laçin, marka olma yolundaki ilerleyişini Kampüs FM’deki Kent Söyleşileri programında anlattı.

“MEVLEVİHANELERDE İKİ MUTFAK VARDIR. BİRİNDE YEMEK PİŞER, BİRİNDE İNSAN PİŞER”
Atiye Laçin şöyle konuştu:
“Dünyanın en büyük Mevlevihanesi Gelibolu Mevlevihanesidir. 16.yy’da yapılan Avrupa’nın ilki, Dünya’nın en büyüğüdür. O zamanda minyatür, tezhip sanatı, astroloji uzmanları, matematikçilerin, fizikçilerin yetiştiği bir yerdir. Gelibolu Mevlevihanesi restorasyona girdi. Doğal beslenme şekli yaşam kültürümüz olduğu için, tamamen kendi iç dünyamda oluşturduğum fikirle bu yola girdim. Mevlevilik felsefesi bugün dünyanın kabul ettiği bir değer. Sadece Mevlevilik değil, bir diğer basamağı da beslenmedir. Mevlevilikteki, o dönemdeki ocak kültürü, yeme içme adabı bugünün doğal beslenmesi olarak geçiyor. Örnek verirsek Mevlevilikte az yemek ve sık yemek vardır, karın doymadan sofradan kalkmak vardır, özellikle meyvelerin yeri farklıdır. Hamdım, piştim, yandım felsefesinde nasıl meyve hamken tat vermezse insanın terbiyesine benzetilince insan hamken tat vermez, nasıl ki meyve tatlanıp sulandığı zaman ağza tat verir, insanlarda o şekilde olgunlaşır ve tat verir. Mevlevi kültüründe iki mutfak vardır. Birinde yemek pişer, birinde insan pişer. Mevlevihaneler böyle bir edep yerdir.

Gelibolu’ya görev dolayısıyla geldiğimizde aklımda birçok proje varken hiç aklımda olmadığı halde beni Gelibolu Mevlevihanesi çok etkiledi. O zamanlarda Gelibolu Mevlevihanesi bu kadar bilinen bir yer değildi. Restorasyonu bittikten bir sene sonra açıldı. Ben 2004 yılında bu işe başladım. 2005 yılında Mevlevihane açıldı. İnsanlara bir yıl boyunca Mevlevi tatlısını anlatırken Mevlevi kültürünü anlatmak zorundaydım. Mevlana’nın gücüyle buralara kadar geldim. 9 yıl önce kadınlar bu kadar ön planda değildi. Gelip geçici bir heves gibi görüldü. Hiç tanımadığım yüreği bütün insanların benim çabamda emeği vardır. Beni desteklemeyenler beni kamçıladılar, beni daha çok isteklendirdiler.”

“BİZİM AMACIMIZ MEVLANA FELSEFESİNİ İNSANLARIN İÇİNE İŞLETEBİLMEK”
“Bu kültürün sinerjisiyle bir deli cesaretiyle 9 sene önce bu yola çıktım.15 yıl halk eğitim merkezlerinde çeşitli branşlarda eğitmenlik yaptıktan sonra hayata dair daha katma değerli işler yapmam gerektiğine inandım. Mevlevi tatlısını yapmaya evdeki denemelerimle başladım. Zaman zaman evde yaptığım bir tatlıydı. Mevlevihane açılacağı zaman o zaman ki Belediye Başkanı ile paylaştık. O zaman ki organizasyonda tatlımı çok beğendiler. Hep derler o zamanki borcam’dan mağaza zincirlerine diye.. Aslında bana can suyu verdiler. O zaman ki Belediye Başkanımız Cihat Bingöl’e ve Çevre Derneği’ndeki Nebahat Orakçı’ya çok teşekkür ederim. Benim yapabileceğime inandılar. Mevlevihane’nin açılışıyla birlikte buna renk ve tat vereceğine inandık ve Mevlevi Tatlısı böylelikle ortaya çıkmış oldu. Üretim iznini aldıktan sonra en zoru nereye pazarlayacaksın? Satmak ve pazarlamak daha zor. Çevredeki marketlere, kuruyemişçilere vermeye çalıştım. Tek başıma çalışıyorum ve insanların hiç bilmediği bir markayı satmaya çalışıyorsunuz. Bizim amacımız Mevlana ruhunu o felsefeyi insanların içine işletebilmek. Artık Ege Üniversitesi’ndeki marka uzmanlarımızla birlikte çalışıyoruz.”

Atiye Laçin cümlelerini Mevlevi Tatlısının faydalarını da şöyle anlatıyor:
“Bu tatlının tadında gerçekten sağlık var. Çünkü şeker yerine üzüm, yağ yerine ceviz ? badem, un yerine hurma ? kuruyemişler, katkı maddesi yerine baharatlar ve bitkiler kullanıyoruz. Kansızlığa iyi gelir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kan şekerini dengeler. Şeker hastaları için uygundur. Kolesterol değerini düşürür. Özellikle hanımlar için önemli kilo aldırmaz. İçindeki kalsiyum, fosfor, protein değerleri yüksek olduğu için de çocuklarınıza rahatlıkla yedirebilirsiniz.”

[kampusfm.comu.edu.tr]

Görüntülenme: 72
Google Analytics verileri olup, manipüle edilemez bir kaynak kullanılmıştır. Günde bir kere güncellenmektedir.

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir