Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Gökhan, Kent Konseyi Hakkındaki Eleştirilere Sert Çıktı!

Gökhan, Kent Konseyi Hakkındaki Eleştirilere Sert Çıktı!

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve Kent Konseyi Başkanı Saim Yavuz, Kent Konseyi hakkında basında yer alan alan bazı iddialara ilişkin açıklama yaptı.

Başkan Gökhan bazı kişilerin sosyal medya hesapları üzerinden yazdıkları yazılarla ilgili de açıklamalarda bulunurken; “Hiç kimsenin Belediye’nin hiçbir kadın çalışanını kötülemeye ve ahlaki değerlerin ötesinde nitelemeye hakkı yoktur, müsaade etmem. Toplumun ahlaki değerlerinin çok çok üzerine geçen, özellikle kadınlar üzerinden bir takım siyasetler ve lekelemeler yapıp bir yerlere varmaya çalışanlar, kendilerine çok dikkat edecekler. Çok ağır konuşurum. Her seferinde de deşifre ederim. Bu kent, kadınlarını koruyan ve kadınlarının özgürlüğü ile övünen bir kenttir” dedi.

Herkes gayet iyi biliyor ki Kent Konseyi her konuda her zaman hesap verebilir konumdadır diye sözlerine devam eden Başkan Gökhan, bir yıl önceki Kent Konseyi seçimlerine değinerek; “Hala o yenilgiyi hazmedemeyenler, Kent Konseyi üzerinden bana, personelime ve Kent Konseyi’ne saldırmaya başladılar. Kent Konseyi kent halkına ait bir yerdir. Siyasetin işin içine girmesi mümkün değildir. Şeffaftır. Herkes konuşur herkes katılır.“ dedi.

Kent Konseyi bir danışma yeridir bütün kentliye aittir diyen Kent Konseyi Başkanı Saim Yavuz ise açıklamasında; “Bizler seçilmiş hizmetkârlarız. Sesi az çıkanların sesiyiz. Kent Konseyi farklı kesimlerden insanların gönüllü olarak bir araya geldiği ve çalışmalar yürüttüğü bir yerdir. Şahsımla ilgili olan şeylere kulak asmıyorum. Bizler gönüllü olarak işlerimizi yapmaya devam edeceğiz” dedi.

Keyfi tutumlara Kent Konseylerinde yer yoktur
Kent Konseyi başkanı Saim Yavuz Kent Konseyi’nin askıya alınmasıyla ilgili basında çıkan haberler ve açıklamalara yönelik bir açıklama yaptı:

“Bizim elimizde bir yönetmelik var. İçişleri bakanlığının hazırlamış olduğu 1350 belediye ve 650 kent Konseyinin kullandığı bir yönetmeliktir bu. Kimse bunun dışında hareket etmez. Yönetim kurulu ve çalışma guruplarının tek rehberi, bu kitaptır. Ana yönetmeliği aşmayacak içerikte Kent Konseyi çalışma yönergesi ile meclislerin kendilerinin hazırlamış oldukları yönergeleri vardır ve meclislerle çalışma grupları yönergelerine göre çalışırlar.
Kent Konseyi bir kurum, şirket, dernek değil. Birçok farklı kesimden gelenlerin gönüllülük esasına göre çalışmalarını yapabildikleri, kent sorunlarına öneriler ürettikleri, demokratik ve katılıma açık bir mekanizmadır.
Kemalpaşa Mahalle Meclisinin de diğer mahalle meclisler ve tematik meclisler gibi yönergelere uygun çalışma zorunluğu vardır.
Gönüllü insanlarız mahalle meclisleri ve tematik meclislerde çalışanlar kentini sevenlerdir, kentine bir şeyler verebilmek için zamanlarını ayıranlardır. Ceplerinden paralar harcamaktadırlar ama ceplerine de bir kuruş girmemektedir. Bunu yapmak hepimizin bildiği gibi “enayiliktir”. Böylesi bir 300’e yakın enayiler topluluğudur Kent Konseyi…
Hep beraber hâlâ, bir öğrenme sürecindeyiz. Kent Konseyi çalışmalarını beğenmeyenlerin önerilerine sonuna kadar açığız. Önerileri, eleştirileri hüküm vererek buyruk verme tarzında yaparsanız o başka bir şeydir ve yararsızdır. Böyle eleştirilere de kimse kulak asmaz. Önerisi olanlar, eleştirisi olanlar varsa gelip kent konseyine de söyleyebilir, gazete köşelerinde de yazabilir. Ya da herhangi bir çalışma içinde de yer alarak yapabilirler.
Kemalpaşa Mahalle Meclisi eski başkan Orhan Gürel’in Kemalpaşa Mahalle Meclisi’nin askıya alınmasıyla ilgili basına yaptığı açıklamalar, aslında Kent Konseyinin kendi içerisinde konuşması gereken konulardır. Biz Kemalpaşa Mahalle Meclisini askıya alma kararını, meclisin yedi yürütme kurulu üyesine, bir yazı ve eklerinde belge bilgileri ile teslim ettik. Orada kararın gerekçeleri bütün detaylarıyla yer almıştır. Üç ay öncesinden bütün meclislerin çalışmalarının incelenmesi kararı , Orhan Gürel’inde olduğu yürütüme kurulu toplantısında alındı ve bir inceleme komisyonu oluşturuldu. O komisyonların verdiği raporlar sonucunda Kemalpaşa mahalle meclisinin askıya alınması kararı ortaya çıktı.
Bir örnek vermek gerekirse; Mahalle Meclislerinin yönergesinde ‘Yürütme kurulu toplantılarına üç kere katılmayan üyenin üyeliği düşürülür’ diye yazıyor. ‘6 ayda bir mahalle meclisleri genel kurullarını yapar’ diyor. Yürütme kurulunun dokuz toplantısından hiçbirine gelmeyen, bir kere gelen, üç kere gelmiş olan üyeleri çıkartmıyorsanız, olmuyor. Bu, Yönetmelik ve yönergeye aykırı iş ve eylemler yapıyorsun demektir. Giderek süreç mahallelinin değil, yürütmede olan 1-2 kişinin ve yürütmeyle alâkası olmayan birilerinin arzularına göre çalışma yapılan bir meclise dönüştürüyor Kemalpaşa Mahalle Meclisini. Daha doğrusu birkaç kişinin kendi kendine , kendi keyfinin istediği biçimde yaptığı “işlere” dönüşmüş oluyor. Ve bu kural haline geliyor. Kararı kişiselleştirmek, Kent Konseyi seçimleriyle açıklamak ona dayandırmak, gerçekçi olmuyor. Çünkü kararın temel gerekçesi Kent Konseyi seçimlerinden önceki 11 aylık dönemde yapılmayanlara dayanmaktadır. Ben de dahil hiç kimsenin keyfi tutumlarına Kent Konseylerinde yer yoktur. Başta da belirtildiği gibi Kent Konseyi bütün organlarıyla yönetmelik ve yönergeler çerçevesinde çalışmak zorundadır.”

Filtreler:

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir