Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

İÇDAŞ’a “MÜSİAD Fidan Sertifikası”

Çevreye duyarlı sürdürülebilir üretim prensibi ile Çanakkale’nin gurur kaynağı İÇDAŞ, çevre ödülleri ile onurlandırılmaya devam ediyor. MÜSİAD Çanakkale Şubesi düzenlenen törenle İÇDAŞ Genel Müdürü Bülend Engin’e “MÜSİAD Fidan Sertifikası” verdi. Çanakkale’ye ve ülke ekonomisine kattığı büyük değerlerlerden dolayı İÇDAŞ’a teşekkür eden MÜSİAD Çanakkale Şube Başkanı Ali Osman Yıldız “Çevreye, doğaya saygılı üretimleri ile öne çıkan İÇDAŞ’ı kutluyoruz. Çanakkale’ye iş ve aş sağlayan böylesine güzide kuruluşlarımızı öne çıkarmaktan, onların hizmetlerini duyurmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi.

MÜSİAD Çanakkale Şubesi’nin düzenlediği “Çanakkale On’larla Büyüyor” başlıklı iş dünyasının liderlerinin misafir edildiği ilk toplantı Kolin Otel’de yapıldı. MÜSİAD Çanakkale Şubesi Yönetim Kurulu’nun hazır bulunduğu basın toplantısında Başkan Ali Osman Yıldız “Genel merkezimizin Türkiye çapında düzenlediği bu toplantıları Çanakkale’de biz de ilk kez yapıyoruz. Her ilk kendi adını kullanarak iş dünyasının önemli kuruluşlarını misafir ederek halka tanıtıyor ve hizmetlerinin değerlerini anlatıyor. Biz de bu gün Çanakkale’ye büyük faydaları bulunan, hizmetlerini her yerde gördüğümüz İÇDAŞ’ı misafir ediyoruz. Türkiye’nin ekonomisine büyük katkıda bulunan İÇDAŞ, ödül üstünü ödül alıyor. Geçtiğimiz haftalarda Enerji Bakanımız’ın elinden Enerji Oscar’ını aldılar. Çanakkaleli olarak bundan gurur duyuyoruz. Çevreye saygılı üretim metodlarını da alkışlıyor ve teşekkür ediyoruz” dedi.

Ali Osman Yıldız, İÇDAŞ adına 100 fidanın İstanbul’daki MÜSİAD Ormanı’na dikildiğine dair teşekkür plaketini Bülend Engin’e verdi. Bülend Engin, İÇDAŞ’ın 16’ıncı çevre ödülünü Değirmencik termik Santrali ile aldığını hatırlatarak “Bu gurur ve mutluluk Çanakkalemizindir” dedi.

İÇDAŞ Genel Müdürü Bülend Engin törende şu konuşmayı yaptı:

Sayın Başkan, Çanakkalemizin değerli işadamları, değerli basın mensupları
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
İÇDAŞ’ı onurlandıran bu anlamlı günde Çanakkalemiz için çalışan, üreten, Çanakkale’yi dünya çapında marka bir kent haline getirmek için güç harcayan MÜSİAD’ın değerli işadamlarıyla, üyeleriyle bir arada olmaktan duyduğum mutluluğu paylaşmak istiyorum. MÜSİAD Genel Merkezi’nin anlamlı ödülü olan fidan sertifikasına İÇDAŞ adına sahip olmaktan da onur duyduğumu ifade ediyorum.
Değerli MÜSİAD üyeleri, saygıdeğer işadamı dostlarım,
Bu güzel buluşmada sizlerle Çanakkalemiz ile ilgili olarak bazı görüşlerimi paylaşmak istiyorum. ÇTSO Başkanıyım ama bugün burada İÇDAŞ Genel Müdürü olarak bulunuyorum ve bu ünvanla konuşmamı sürdüreceğim. Türkiye’nin 7’inci büyük sanayi kuruluşu olan, yöneticisi olmaktan şeref duyduğum ve onur duyduğum İÇDAŞ’ın genel müdürü olarak sizlerle görüşlerimi paylaşacağım.
İÇDAŞ’ın Çanakkale’de üretim yapmasından gurur duyuyorum. Türkiye sanayisine, ekonomisine en büyük katkıyı veren kuruluşlar arasına Çanakkale’den girmekten onur duyuyorum. İÇDAŞ, Türkiye’nin 7’inci büyük sanayi kuruluşu olarak Çanakkale’nin onurlu bayrağını dalgalandırıyor, dalgalandırmaya da devam edecektir.
5 bin 500 çalışanımız ve hizmet aldığımız kuruluş ve katkılarımızı da koyduğumuzda yaklaşık 10 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. 10 bin kişiyle ekmeğimizi bölüşüyoruz. Bu büyük sofranın oluşumunu sağlayan saygıdeğer, kıymetli Aslan ailesi? Bu güzel aile reklam peşinde koşmayan, sadece hizmet etmek için, bu ülke ve bu topraklar için Çanakkale için yatırım yapan, ortalıkta sağda solda gezmeyen soylu bir ailedir? Bu ailenin çatısı altında olmaktan ayrıca gurur duyuyorum.
Sürdürülebilir kalkınmayı, sürdürülebilir bir çevre modeli ile uyguluyoruz. İÇDAŞ disiplini budur. Çevreye, doğaya, insana, insan hayatına, insan sağlığına, kuşların, balıkların, kelebeğin böceğin hayat hakkına saygılı bir üretim modelini benimsedik. Geçtiğimiz hafta ÇanakkalemizinİÇDAŞ’ı olarak 16’ıncı çevre ödülümüzü Sayın Enerji Bakanımız Taner Yıldız’ın elinden aldık.
Türkiye’nin ENERJİ OSCAR’ları olarak bilinen büyük ödülü Çanakkalemizin Bigamızın Değirmencik Termik Santrali aldı. Bu gurur hepimizin, bu mutluluğu birlikte paylaşalım. Çelik üretim tesislerimizde, tersanemizde, termik santrallerimizde daima insana, doğaya, çevreye saygılı üretim modelini sürdürüyoruz. Son teknolojileri kullanarak üretim yapıyoruz. Yatırımlarımızı yaparken hep önce insan, önce doğa ve çevre diyoruz. Bunun için tesislerimiz çevre ödüllerini alıyor, almaya devam ediyor.
Biz bu ödülü Çanakkale’ye, Çanakkale’nin çocuklarına, evlatlarına, atalarımıza armağan ediyoruz.Dünya çapında ve ülke çapında tam 16 çevre ödülünü Çanakkalemiz adına İÇDAŞ gurur tablosu olarak tesislerinde bulunduruyoruz. İÇDAŞ evrensel çalışma ilkeleri, insana odaklı, çevreye ve doğaya duyarlı yaklaşımıyla üretimini, sırasıyla;Çanakkale, Türkiye ve tüm dünyadaki insanlığın daha ileri gitmesi için gerçekleştiriyor.
Değerli Çanakkale sevdalıları,
16’ıncı çevre ödülümüzü “Enerji Oscar”ımızı Değirmencik Termik Santrali’mizle aldık. “Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı (ICCI) 2014 Enerji Oscar Ödülleri”nde iki yıldır üst üste büyük ödülü Çanakkalemiz’e getirdik.
Bu ödül geçtiğimiz yıl aynı katagoride “kömür katagorisinde” Bekirli Termik Santrali’miz için verilmişti. Dünyanın en büyük gönüllü kurumsal vatandaşlık girişimi olan Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne katılım için 10 evrensel ilkeye uyma taahhüdünü verdik. İÇDAŞ, sadece ülkemizde değil, dünyada sözleşmeyi imzalayan ilk ve tek ağır sanayi şirketi oldu.
Dünyada Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni imzalayan bu denli geniş bir yelpazede üretim yapan başka bir şirket bulunmuyor. Termik Santrallerimizdeki emisyon değerleri anlık olarak elektronik ortamda sürekli ölçüm sistemi ile izlenerek kontrol ediliyor. Bugüne kadar tesislerimizde ölçülen değerler Avrupa baca gazı emisyon limit değerlerinin altında gerçekleşti.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan çevre izni alan ilk termik santral olan Değirmencik Termik Santrali, 2012’de “Sürdürülebilir Su Yönetimi Projesi” Kalkınma Bakanlığı tarafından Türkiye’deki en iyi sürdürülebilirlik uygulamalarından birisi seçildi. Türkiye’nin bir anlamda gözbebeği olan Değirmencik Termik Santrali’nden temsilciler, çevresel değerlere önem vermesi ile öne çıkan Rio’daki “Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı”na davet edilmişti.
Sürdürülebilir Su Yönetimi Projesi Uygulaması kapsamında Denizden Tatlı Su Elde Edilmesi, Soğutma Suyunun denizden elde edilmesi ve soğutma suyundan Elektrik Enerjisi Üretimi yapıyoruz. Uygulama 2007 ? 2010 yılları arasında aşamalı olarak hayata geçirildi.
“Denizden tatlı su elde etme tesisi” (Reverse Osmoz sistemi) ile tatlı su ihtiyacımızı denizden karşılıyoruz. Tesisin yatırım maliyeti yaklaşık 15 Milyon $. Günde 24 bin m3 tatlı su üretiliyor. İçme suyu da dahil olmak üzere tesislerin tüm tatlı su ihtiyacı deniz suyundan elde ediliyor.
Değerli üyeler, işadamları, medya mensupları;
İki hafta önce İÇDAŞ olarak İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından da çevre konusundaki çalışmalarımızdan dolayı da ödüllendirildik. Türkiye’nin özel sektör alanında ilk Biyoçeşitlilik uygulamasını yaptık.
Bu uygulamamız ile “14. ISO Çevre ödülleri yarışmasında; “Sosyal Sorumluluk Jüri Özel Ödülü” aldık.İÇDAŞ tesislerindeki üretimde doğal hayata gösterilen hassas yaklaşım sonucunda deniz-kıyı ekosistemi ve orman ekosisteminde 271 havyan türü, 136 bitki türü tespit edildi. Bunlar rapora işlendi.
İlki 2013 yılında yayınlanan rapor ile İÇDAŞ tesisleri çevresindeki deniz ve kara ekosistemine ait yüzlerce canlı tespit edilerek, kayıt altına alınması ve sınıflandırılması sağlandı. Düzenlenen rapor, sanayi faaliyetlerinde kullanılan çevreci üretim teknikleri ve çevrenin korunması yönünde alınan tedbirlerin en önemli göstergelerin ispatını ortaya koyuyor.
Biyoçeşitliliğin korunması, ekosistem dengesinin korunması anlamı taşıdığı için gelecekteki nesillerin ihtiyaçlarının korunması anlamını taşıyor. Biyoçeşitliliğin izlenmesi ve korunması bu yönüyle de toplumsal fayda içeriyor.İÇDAŞ’ın uyguladığı “Firma Sürdürülebilirlik Politikası” gereği, etki alanındaki biyoçeşitliliğin izlenmesi ve korunması amacıyla yürüttüğü çalışmaları düzenli olarak raporlanıyor.
Sürdürülebilir kalkınma ve biyoçeşitliliğin korunması birbirinden ayrılamaz iki konu olarak raporda yer alıyor. Çalışmanın çeşitli aşamalarında 18 Mart Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi, Hacettepe Üniversitesi, Akdeniz Üniversitesi, Piri Reis Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi ile TÜBİTAK’tan destekler alınıyor.
Değerli MÜSİAD üyeleri, işadamları ve medya mensupları;
İÇDAŞ üretirken çevreye saygılı, insana saygılı davranıyor. Çanakkale bölen, parçalayanların değil, bütünleştirenlerin şehridir. Bu topraklar 100 yıl önce Anadolu’nun dört bir yanından gelen atalarımız tarafından düşmana karşı savunuldu. Anadolu bu topraklarda tek vücut oldu. Çanakkale’yi sahiplenmek için bu kutsal topraklarda doğmak gerekmiyor.
Vatan sevdanızın olması bu toprakları sahiplenmeniz için en önemli ölçüdür. Biz Çanakkale topraklarını atamızdan dedemizden kutsal bildik. Bir vatan evladı olarak; hiçbir sıfata sırt dayamaksızın Çanakkale’ye hizmet etmenin bu topraklar için emek harcamanın, üretim ve yatırım yapmanın, alın teri dökmenin yüceliğini biliyorum.
Çanakkale’nin kutsal toprağına bu inanışla sahip çıkmayanları; yarın bu topraklar kabul etmeyecek !
Bir şehre hizmet, orada doğmuş olanların işidir yaklaşımı; Çanakkale’ye dışarıdan yönelecek tüm yatırımcılara sırt dönmektir. Bunu, Çanakkale’ye hizmet ile bağdaştırmak mümkün değildir.
Çanakkale’de doğan ama bu topraklar için çalışmayan, alın teri dökmeyen, yan gelip yatan, ortalıkta gezen sadece rant peşinde koşanlar var elbette. Elinde çantasıyla Ankara’da iş takipçiliği yapanlar var elbette. Ben Çanakkaleliyim deyip, bu kutsal topraklar için edindiği üretim hakkını yabancılara servis edenlervar elbette.
Sanayi üretimini, istihdamı düşünmeyip sadece kasasını doldurmaya çalışanlar her dönem her yerde olmuştur, olacaktır. Biz bu yaklaşıma karşı olacağız ! Çanakkale’de de üretim değil rant peşinde koşanlar her dönem olmuştur, olacaktır. Biz bu yaklaşıma karşı olacağız ! Doğduğu topraklara değer katacağına, o toprakları ve geleceğini parsellemek için içi boş onlarca şirket kurup sadece kendi ikbalinin peşinde koşanlar her dönem olmuştur, olacaktır. Biz bu yaklaşıma da karşı olacağız!
Dünya tarihine mal olmuş şu meşhur Truva atı Çanakkale’dedir. Kordonda gördüğümüz o Truva atı misali, Çanakkalelinin içinde gezen bu mübarek toprakları bu güzel halkı sömürmeye çalışanlar her dönem olmuştur, olacaktır. Biz Truva atlarına karşı olacağız!
Yaptıkları işlerle rekabete açık olmayan, adeta tröstleşmeye çabalayanlar her dönem olmuştur, olacaktır. Biz bunlara da karşı olacağız! Çanakkaleli akıllıdır, vicdan sahibidir. Tıpkı 100 yıl önce düşmana geçit vermediği gibi rantçıya ve kendisini sömürene DUR demeyi bilir. Onlara en iyi cevabı yine Çanakkaleliler verecektir !
Biz Çanakkaleyiz. Çanakkale hepimiziz. Bunlara, “gür bir sesle” DUR diyecek olanlar; kendisini bu topraklara ait hissedenler yani bizleriz.
Değerli MÜSİAD üyeleri, işadamı dostlarım;
Çanakkalelinin toprağını, ruhunu, emeğini, alın terini ortaya koyup devletin bizlere verdiği olanaklar, bırakın üç kuruşa trilyon dolarlara bile olsa yabancılara sunulduğunda bu topraklara şehit düşen atalarımızın ruhu sızlar.
Allah bu topraklarda bize üretme, yaşama ve paylaşma şansını, güzelliğini verdi. Ben kendi adıma buna ne kadar şükretsem azdır. Şehit kanlarıyla sulanmış bu vatan topraklarında yolumuza besmeleyle çıktık. Allah bana son nefesimi bu kutsal topraklarda vermeyi nasip etsin.
Yüce Allah insanlara farklı kabiliyetler meziyetler vermiş. Kimi sermayesini koymuş üretmiş, kimi ise aldığı eğitim ve tecrübesiyle üretimi yönlendirmiş yönetmiş?
Allah’ın verdiği meziyetleri tartışmak, ölçmek kimsenin haddine değil. Meyva veren ağaç taşlanır. Benim adımı kullanarak kendi siyasi çıkarlarına malzeme yapmak isteyenler var. Önce yerel seçimlerde belediye başkanı adayı olacağımı öne sürdüler. Dedikodu yaptılar. Ben “olmayacağım” dedim ve olmadım ! Şimdi de önümüzdeki dönem milletvekili olacağımı öne sürerek dedikodu yapıyorlar. Böyle bir hedefim ve beklentim de yok. Bunu da burada açıklamış olayım.
İÇDAŞ gibi Türkiye’nin 7’inci büyük sanayi kuruluşunda tepe yöneticisi olmaktan dolayı gururluyum. Daha büyük işler için projeler hazırlıyoruz. Siyasette gözüm hiçbir zaman olmadı. Çanakkale için üretmeye devam edeceğim. Bundan bazıları rahatsız olsalar da bu böyle olacak !
İÇDAŞ’ın genel müdürü olarak, Çanakkale’nin İÇDAŞ’ının Genel Müdürü Bülend Engin olarak bana bu görev takdir edildiği sürece ÇTSO’nun başkanı olmaya devam edeceğim. ÇTSO gerçekten sahipsiz değildir değerli işadamları. ÇTSO sizlerle var ve ilelebet yaşayacak. Bizler yöneticiler gelip geçiciyiz. Önemli olan görevde olduğumuz sürece ÇTSO çatısı altında Çanakkale’ye hizmet etmektir.
İsmimizin önündeki sıfatımız değil, o sıfatlara kattığımız değerler önemlidir. Bulunduğumuz makamı sıfatlarımızdan çok kabiliyetimiz ve tecrübelerimiz değerli kılacaktır.
Konuşmamı tamamlarken tekrar MÜSİAD’ın çok değerli üyelerine işadamlarına teşekkür ediyorum. İÇDAŞ’ın bir fidanının MÜSİAD ormanında yer alacak olmasından dolayı mutluluğumu ifade ederek, sizleri saygıyla selamlıyorum.

Filtreler:

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir