Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
reklam
reklam
!f Kare 2017: İstanbul’dan Canlı @Çanakkale

!f Kare 2017: İstanbul’dan Canlı @Çanakkale

!f İstanbul programından “!f2” için seçilen beş özel film, festivalin son üç günü olan 24-25-26 Şubat 2017 tarihlerinde, İstanbul ile aynı zamanda Ece Ayhan Sivil Girişimi’nin organizasyonuyla Çanakkale’de Şair Ece Ayhan Evi’nde izleyiciyle buluşuyor.

Dünyada ilk kez 8 yıl önce !f İstanbul tarafından başlatılan ‘alternatif film dağıtım ve paylaşım’ projesi !f2, bu yıl !f filmlerini 32 şehir ve 42 farklı noktaya taşıyor. Ayrıca, Anadolu’nun farklı şehirlerinin toplum merkezlerinde Suriyeli mültecilere özel Arapça altyazılı gösterimler de yapılacak. Gösterimlerin ardından İstanbul’da yönetmenlerle yapılacak söyleşiler internet üzerinden canlı yayınlanacak ve bu şehirlerdeki katılımcılar da sohbeti izleyip, yönetmenlere soru sorabilecek.

Koca Dünya’dan Tanna’ya
Bir festival tarafından dünyada ilk kez gerçekleştirilen ‘alternatif dağıtım ve paylaşım’ projesi !f² kapsamında bu yıl; Reha Erdem’in Venedik Film Festivali’nden Jüri Özel Ödülü’yle dönen, Eylül’de gerçekleşen Adana Film Festivali’nden de “En İyi Film”, “En İyi Görüntü Yönetmeni”, “Türkan Şoray Umut Genç Veren Kadın Oyuncu” ve “Film-Yön En İyi Yönetmen Ödülü” dallarında ödülleri toplayan son filmi “Koca Dünya”; Hindistan’da Google’ın çağrısıyla bir gün boyunca milyonlarca insanın telefonları ya da kameralarıyla kendi hayatlarını kaydetmesi sonucu kurgulanmış Richie Mehta filmi “India in A Day/Bir Günde Hindistan”; David Lynch’in “Fil Adam” klasiğiyle karşılaştırılan, otistik ve oldukça deforme bir bedene sahip Rikard’ın sıcacık hikâyesini konu alan “The Giant/Dev”; genç Kanadalı şair Rosie Ming’in şairler diyarı İran’da kendi geçmişine yaptığı yolculuğu etkileyici çizimlerle izleyeceğimiz animasyonu “Window Horses/Camdan Atlar” ve Londra, Venedik film festivallerinden ödüller toplayan, Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar adaylığına göz kırpan ve bir yeryüzü cennetinde yaşanan büyük bir aşkın gerçek hikâyesini anlatan büyüleyici ve dokunaklı “Tanna”, gösterilecek.

PROGRAM


24 Şubat 2017 Cuma
19.00 Tanna

25 Şubat 2017 Cumartesi
13.00 Dev / The Giant
16.00 Camdan Atlar / Window Horses

26 Şubat 2017 Pazartesi
13.00 Bir Günde Hindistan / India In A Day
16.00 Koca Dünya / Big Big World

FİLMLER

Tanna

Geçtiğimiz yılın büyük çıkış yapan sürpriz filmlerinden biri olan ve En İyi Yabancı Film dalında Oscar adaylığına göz kırpan Tanna, Pasifik’teki Vanuatu adasında çekilmiş olan ilk film olma özelliğini taşıyor. Senaryosu yerli halkla yapılan doğaçlama çalışmalardan çıkmış. Hikâye, 80’lerde yaşanmış önemli bir olaya dayanıyor. Filmdeki kabile reisi, şaman, savaşçılar gibi roller ise, adalıların kendileri tarafından canlandırılıyor. Aynı kabileden olan Wawa ve Dain, birbirlerini seven iki genç. Ancak kabileler arası bir savaşı engellemek için, Wawa’nın karşı bir kabileden biriyle evlendirilmesine karar veriliyor. İki genç, aşklarıyla kabilenin geleceği arasında zorlu bir tercih yapmak zorunda kalıyorlar. Film her açıdan büyüleyici: Muhteşem bir doğa, köy yaşantısının detayları, başroldeki ışık saçan gençler, kabile üyelerinin birbirleri ve doğayla kurdukları ilişkinin derinliği ve sıcaklığı, sizi günlerce etkisinde bırakacak.

Dev / The Giant

Rikard, henüz doğumunda annesinden ayrılmış otistik ve oldukça deforme bir bedene sahip bir adamdır. Doğumundan otuz yıl sonra, pétanque (güllelerle kumda oynanan bir oyun) yarışmasında İskandinav şampiyonasına katılırsa annesini geri kazanabileceğini düşünmektedir. İmkânsızı başarmak için yola çıkar. Kırılgan fiziği ve onu yadırgayan/yargılayan zorlu dünya ona engel olamayacaktır! Her zaman onun yardımına koşabilecek kocaman, 100 metre uzunluğunda bir dev de onun yanındadır zaten. Johannes Nyholm bu ilk uzun metrajında bizzat engelli çocuklarla olan çalışma deneyiminin yanı sıra 4 yaşında gördüğü bir rüyadan hareket ediyor ve kurduğu kendine has, sıcacık atmosferiyle parıldıyor! Tabii ki, David Lynch’in kült klasiği Fil Adam’a yapılan göndermeleri de unutmamak lazım: Rikard’la pétanque oynamak için hemen hazırlanın ve yılın en unutulmaz hikâyelerinden biri için kolları sıvayın!

Camdan Atlar / Window Horses

Genç Kanadalı şair Rosie Ming İran’da bir şiir festivaline davet edilir. Oysa Fransız kültürüne aşırı meraklı olan Rosie’nin hayalinde Paris yatıyordur. Ona fazlasıyla düşkün Çinli büyükanne ve dedesiyle yaşayan Rosie daha önce tek başına hiçbir yere gitmemiştir. İran’a vardığında kendisini birden şairlerin arasında bulur. Ona dil ve şiir sevgisi aşılarlar. Ayrıca kendisini terk ettiğini düşündüğü İranlı babasıyla ilgili hikâyeler anlatırlar ve bu sayede ona beklenmedik bir kapı açılır. Rosie kendi kültürel kimliğini daha yakından tanıyacağı bir yolculuğa çıkmıştır; babasının geçmişini araştırırken kendi benliğiyle barışma süreci de başlar. Filmin şiirsel animasyon tarzı daha önce görmüş olduğunuz hiçbir şeye benzemiyor; onlarca çizerin üzerinde çalıştığı hikâye izlerken gülümsetecek incelik ve özgünlükte. Ancak Camdan Atlar yalnızca görsel bir zevkle uğurlamıyor izleyicisini; kadın odaklı hikâye anlatımının yepyeni ve doyurucu bir örneğini de sunuyor.

Bir Günde Hindistan / India In A Day

Google, Hindistan’da yaşayan milyonlarca insanı 10 Ekim 2015 günü telefonlarıyla ya da kameralarıyla kendi hayatlarını kaydetmeye ve sonuçları bir internet sitesine yüklemeye davet etti. Rastgele seçilmiş bu gün boyunca, gündoğumundan batımına kadar siteye 16.000 video kaydı yüklendi. Daha sonra, !f 2014’te gösterilen Siddharth filmindeki sade ve yumuşak bakışıyla kalplerimizi çalan Richie Mehta bu görüntülerle baş başa aylar geçirdi. Sonuçta ortaya çıkan, genç, yaşlı, kadın, erkek, trans, kentli, köylü, milyonlarca Hintlinin kendi hikâyelerini anlattığı bir film oldu. Bir Günde Hindistan’da yoğun kent trafiği de var, sessiz köyler de. Kriket oynayan adamlar da var, yıllık hasatları hakkında konuşan çiftçiler de. Çocuğuna bakarken bir an başını kaldırıp hayatta onun için en önemli olan şeyin ne olduğunu anlatmaya başlayan bir kadın da. İnsanlar özgürlükten, umuttan, ailelerinden, seçimlerinden, gelecekten ve hayallerinden söz ediyorlar. Görüntüler bir yandan da dansla, kahkahayla ve neşeyle dolu. Hayatı her şeyiyle kabul edip kutlayan bir film.

Koca Dünya / Big Big World

Ali ve Zuhal, kardeş olduklarına inanarak birlikte büyüdükleri yetimhaneden kısa zaman önce çıkarılmış, koca dünyaya karışmışlardır. Ali şimdi motosiklet tamircisi olarak çalışmakta, bir yandan da arada sırada Zuhal’i görmek için onu evlatlık edinen ailenin kapısına gitmektedir. Her seferinde kapıdan çevrilen Ali, evin babasının Zuhal’i ikinci eşi olarak almayı düşündüğünü duyduğu gün kapıya dayanır, tüm aileyi bıçaklar ve Zuhal’i alıp kaçar. Ali’nin motosikletine atlarlar ve bir ormana sığınıp orada saklanmaya başlarlar. Medeniyetin dünyasından dışarı atılmışlardır artık, geri dönemezler, sıfırdan başlamak durumundadırlar. Reha Erdem bizleri bir kez daha, içinde yaşadığımız acımasız dünyaya ayak uyduramayan güzel canlılarla tanıştırıyor. Ormanın sesleri, sezileri ve ruhlarıyla dolu bir başka dünya hayal etmemizi sağlıyor ve bu koca dünyada geçirdiğimiz her gün başka bir şeye duyduğumuz o ilkel özlemin büyüsünü hatırlatıyor.

Filtreler:
Görüntülenme: Veri Alınamadı
Google Analytics verileri olup, manipüle edilemez bir kaynak kullanılmıştır. Günde bir kere güncellenmektedir.

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir