Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Kaz Dağları Daha Yeşil Olacak

Kaz Dağları Daha Yeşil Olacak

Son günlerde bazı basın yayın organlarında yer alan bazı haberlerde şirketimiz ile ilgili olarak Bekirli Köyü’nde kurulacak olan elektrik santralı ile ilgili olarak santralın çevreye zarar vereceği yönünde yanlış, eksik ve bilimsel verilere dayanmayan ithamlarda bulunulmaktadır.

İÇDAŞ 1950?li yıllardan bu yana faaliyet gösteren, İSO?nun 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde 8. sırada bulunan, ülkemizin önemli sanayi kuruluşlarından birisidir. Kurulduğu günden bu yana işletmemizdeki çevresel tüm faaliyetlerimiz devletin koyduğu sınır değerler içinde ve gerekli izinleri alınarak yürütülmektedir. İşletmemiz 2000?li yıllarda ülkemizde uygulanan çevresel standartların da üzerine çıkmak için çalışmalara başlamış ve 2004 yılında ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Belgesini almaya hak kazanan ülkemizdeki ilk çelik ve enerji tesisi olmuştur. Belirlenen çevresel hedeflerle işletmemizin çevre performansı AB ülkelerinde uygulanan standartlara ulaşmıştır. Bunun sonucu olarak da 2008 yılında işletmemiz AB Çevre Ödülleri Yönetim Sistemleri Kategorisinde Türkiye Birincisi olarak ülkemizi Avrupa Birliği?nde temsil etme onurunu yaşamıştır. Bu süreçte ulusal alanda birçok çevre ödülü ve başarıya imza atılmıştır. Doğal kaynakların ve çevrenin korunarak yaratılacak kalkınmanın gereklerine inanan ve bunun için hiçbir yatırımdan kaçınmayan işletmemiz, hiçbir bilimsel bilgi ve veriye dayanmadan hazırlanan bu yazılar nedeni ile derin bir üzüntü duymuştur.

Üniversitelerimizin uluslararası akreditasyonlu laboratuvarları, bu laboratuvarların uluslararası üne sahip direktör profesörleri, araştırmacıların ölçüm değerleri ve ilgili literatüre bakılmadan, başvurulmadan konuya sadece yanlış ve taraflı bir bakış açısıyla yaklaşan Orman Mühendisleri Odasının eski başkanının fikirlerinin  bu haberlere konu edilmesi üzüntü verici ve kaygı uyandırıcıdır.

Projelendirilme safhasında Çevre ve Orman Bakanlığı?na sunulan ön çalışmalar ve bunu takiben hazırlanan ÇED raporundaki bilgi ve ölçüm değerleri sonunda inşa edilecek santralın çevreye zarar vermeyeceği uluslararası normlara ve sınır değerlerine uygun emisyon değerlerine sahip olacağının açıkça ve hiçbir bilimsel tartışmadan kaçınmadan belirtilmiş iken hiçbir ölçüm ve hesaplamaya referans vermeyen beyanlar ile ülkemize getirilecek yeni bir temiz kömür teknolojisini kötülemek için gösterilen uğraşı üzüntü ile karşılamaktayız.

Tesislerimiz kurulduğu günden bu yana kapılarını bölgemizdeki tüm paydaşlara açarak tesislerini bölge insanının denetimine açmıştır. Bölgemizdeki ilköğretim okullarından üniversitelere, esnaf odalarından, huzur evlerine kadar bir çok kurum ve kuruluş işletmelerimizi defalarca ziyaret etmiş ve tesislerimizi yakından inceleme fırsatı edinmiştir.

Tesislerimiz yatırım aşamasındayken AB IPPC[1] Direktifi kapsamında yayınlanan Uygulanabilir En İyi Teknikler Referans Dokümanları[2] dikkate alınarak projelendirilmekte ve inşa edilmektedir. Tesislerin faaliyet öncesi, ÇED, İmar, yapı vb. çevresel ve diğer yasal tüm izinler alınmaktadır.

[1] IPPC Direktifi: 96/61/EC nolu ?Entegre Kirlilik Önleme ve Kontrol Direktifi?
[2] BREF: BAT Referans Dokümanı, (BAT: Best Available Techniques)

Enerji üretim tesislerimiz faaliyete geçtiği andan itibaren Emisyon İzin çalışmalarına başlamış ve gene ülkemizde Emisyon İzni olan sayılı Enerji Üretim Tesislerinden biri olmuştur. Bu izinlerin alınması Çevre Orman Bakanlığı tarafından yapılan çok sıkı denetim ve kontrol neticesinde olabilmektedir. Emisyon izinlerinin yanı sıra paydaşlarımızın tesislerimizi her an izleyebilmesi ve denetleyebilmesi amacıyla baca gazı emisyon değerleri, bacanın anlık kamera görüntüsü ile birilikte 365 gün 24 saat boyunca www.icdas.com.tr web adresimizden yayınlanmaktadır. Web sayfamızdan bacanın anlık değerini görülebileceği gibi, anlık ölçüm değerini ülkemiz ve AB sınır değerleri ile kıyaslamanız da mümkündür. Tesislerimizde uygulanan çevre yönetim sisteminin bölgedeki sonuçlarını görmek amacı ile etki alanımızdaki hava kalitesi de izlenmektedir. Ülkemizin saygın bilimsel kuruluşları[3] ile 1 yıl süren bir çalışma yürütülmüş ve çalışma sonucunda tesis etki alanımızda hava kalitesi için verilen sınır değerlerin aşılmadığı ve de sınırların çok altında kaldığı görülmüştür. Oysa sadece evsel kaynaklı baca kirliliği ve küçük ölçekli sanayinin bulunduğu Biga ilçe merkezinde bile hava kalitesinin özellikle kış aylarında insan sağlığını zarar verecek düzeyde bozulduğu tespit edilmiştir. İnsanların sürekli yaşam faaliyetlerini yürüttüğü alanlarda, kentsel kaynaklı kirleticiler etkisi ile hava kalitesi sınır değerlerini zaman zaman aştığı görülürken tesisimiz etki alanında hava kalitesinin sınır değerlerinin çok altında kaldığı bilimsel ve inkar edilemez bir gerçektir. (Ek-1 Hava Kalitesi Sonuçları) Bölgedeki hava kalitesi sürekli emisyon izleme istasyonu ile de izlenmektedir. Meteorolojik koşullar dikkate alınarak tesis etki alanına kurulan istasyonla hava kalitesi sürekli ölçülmekte ve değerler www.icdas.com.tr web adresimizden anlık olarak yayınlanmaktadır. (EK-2 Hava Kalitesi Ölçüm İstasyonun Yeri Gösterir Uydu Fotoğrafı)

[3] Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü ve Tübitak MAM

İddialarda dile getirilen bir başka husus ise tesisten salınan kirli suyun ekosistemi bozduğu iddiasıdır. İşletmelerimize ait evsel kaynaklı atıksuların arıtılması amacı ile  13 adet Biyolojik Arıtma Tesisi bulunmaktadır ve bu tesislerin tamamının Çevre İl Müdürlüğünden alınmış Deşarj İzinleri bulunmaktadır. Bölgemizdeki başka hiçbir yerleşim yerinde yada sanayi kuruluşunda bu kapasitede bir biyolojik arıtma tesisi bulunmamaktadır. 5000 civarındaki İçdaş çalışanından kaynaklanan evsel atıksular Biyolojik Arıtma İşleminden geçirildikten sonra deşarj edilirken -ki bu sular çim sulamada kullanabilecek kalitedir- yarımadadaki kalan nüfusun neredeyse tamamının atıksuları hiçbir arıtma işlemine tabi tutulmadan akarsu ve denizlerimize deşarj edilmekte yada fosseptiklerle yer altı sularının kirlenmesine neden olmakta ve de ekosisteme zarara vermektedir.

Proses sularını soğutmak amacı ile kullandığımız deniz suyumuzun deşarjında Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğinde konulmuş sınır değerlere uyulmaktadır. Bu sınır değerler sağlandığı içindir ki İl Çevre Müdürlüğü tarafından Soğutma Suyu Deşarj izin belgesi verilmiştir. Gerek evsel atıksular gerekse soğutma suları sürekli olarak alınan numunelerle Çevre İl Müdürlüğü tarafından izlenmektedir. Tüm bu yasal izinler ve ölçümlere rağmen kuşkusu olanların soğutma suyumuz deşarj kanalımızda kurulu 25 ton/yıl kapasiteli ve de ülkemizde bir ilk olan Çipura ve Levrek üretim tesisimizi ziyaret etmelerini isteriz. Su ürünleri konusunda uzman resmi ve özel kuruluşların övgüyle söz ettiği balık çiftliğimiz tüm paydaşlarımıza açıktır. (Ek-2 Balık Tesisleri Fotoğrafları)

Amaçlı haberlerde yer alan Bekirli bölgesindeki ağaçlarda zehirli gaz miktarının yüksek olduğu ifadesi doğru olmayan yanlış bir beyandır. Bekirli bölgesindeki santral henüz inşaat aşamasındadır. Tesis henüz kurulu olmadığı için bacasında bir emisyon yayılması, dolayısıyla da ?ağaçlarda zehirli gaz? a neden olması söz konusu değildir. Kastedilen şirketimizin diğer tesislerinden kaynaklı bir kirlilik ise, tesislerin Bekirli köyüne uzaklığı tesis etki alanı olan 7,5 km?den daha fazladır. Tesis etki alanında dahi hava kalitesi sınır değerlerinin çok altında bir hava kalitesi mevcutken ve tesis etki alanında iddia edilen ?zehirli gazlar? görülmezken, etki alanı dışındaki ağaçlarda tesislerimizden kaynaklı ?zehirli gaz? tespit edilmesi mümkün değildir. Bu etkinin 80 km uzaklıktaki Kaz Dağları?na uzanacağı iddiası ise hiçbir bilimsel veriye dayanmamaktadır. Kaz Dağları?na çok daha yakın bir noktada yıllardır devletimize ait bir enerji santrali faaliyet göstermektedir ve bölge ekosisteminde santral kaynaklı hiçbir olumsuzluk tespit edilmiş değildir.

Yine bu tür yazılarda ?doğal ve tarihi sit alanına santral inşa edileceği? ifade edilmektedir. Bu şekilde bir ifade ne yazık ki bilmemenin ötesinde kasıtlı bir beyandır. Yasal mevzuatlar konusunda bilgi birikimi olmasa da kişilerin bu tip özel alanların yasalarla korunduğunu bilmesi gerekirdi. Bölgedeki sit alanında çalışmalar uzun yıllardır şirketimiz desteği ile yürütülmektedir ve sit alanı santral sahasının yaklaşık 2,5 km Kuzeydoğusunda yer almaktadır.

Bazı artniyetli haberlerde iddia edildiği gibi ÇED toplantısı erken bitirilmemiştir. Toplantıya bölgeden yaklaşık kalabalık bir halk kitlesi yatırımlara destek vermek amacı ile katılmış ve sürecin doğal gereklerinin ötesinde olağanüstü bir gerginlik yaşanmamıştır. Toplantı sırasında çevrenin korunmasına özen gösterilmesini isteyen bölge sakinlerinin talepleri elbette dikkate alınmakta ve yapıcı tüm eleştirilerin gerekleri yerine getirilmektedir. Bölge insanının görüşlerini dile getirmeleri çok normaldir ve saygı duymamız gerekir. Biz, samimi davranılmasını istiyoruz. Onları bilgilendirmek bizim için hem yasal hem de etik bir zorunluluktur. Herkesi bilgilendirmek için her türlü bilgi aktarımına ve çalışmaya hazırız. Bölge halkına zarar veren değil, yarar sağlayan bir yatırım yapmak istiyoruz. Bilinmeli ki biz bu yatırımı halka rağmen değil; halkla birlikte yapmak istiyoruz. Gerçek muhalefet bilinçli ve araştırmacı kimlik gerektirir. Bu yapılmaksızın ileri sürülen görüşler maksatlı ve gerçekte ?hiçbir çevresel kaygı içermemektedir?.

İşletmemiz halen iki kamu üniversitesi ile bölgenin tarımsal yapısı ile ilgili bilimsel bir çalışma yürütmektedir. Bölgemizdeki STK?lar ile birilikte çevresel durumun tespitine yada çevrenin korunmasına yönelik yapılacak her türlü bağımsız bilimsel çalışmayı şirketimiz yardımcı olmaya hazırdır.

Bölgedeki tarım ürün verimlerinde azalmalar olduğu hiçbir bilimsel veri yada kayda dayanmayan asılsız iddialardır. Bölgede ürün deseninin; sulu tarım, ürün fiyatlarındaki değişim, hayvancılığın artması gibi nedenlerle değişmektedir. Bölgede bağımsız kaynaklarca yapılmış ve işletmemiz kaynaklı nedenlerle tarım ya da hayvancılığın etkilendiğine dair hiçbir bilimsel araştırma ya da yayın yoktur.

Bölgede insanın tesislerimizden kaynaklanan etkilerle sağlıklarının bozulduğu yada hastalık vakalarında artışlar olduğuna dair de hiçbir bilimsel veri bulunmamaktadır.

Kömür uzun zamandır tüm dünyada en temel enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır ve kullanılmaya da devam edilecektir. Tüm sektörlerde olduğu gibi enerji sektöründe de eski teknolojiye sahip, baca gazı arıtma  üniteleri yetersiz ve verimlilikleri düşük santrallerin dönemi sona ermiştir. Yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıkan çevre dostu en son teknolojiye sahip Süper Kritik Termik Santral teknolojileri kömürün birinci sırada kullanılan bir yakıt olduğu gerçeğini tekrar ortaya çıkarmıştır. Örneğin; ABD, İngiltere ve Almanya gibi gelişmiş ülkeler enerji üretim kaynağı olarak birinci sırada kömürü kullanmaktadırlar. Somutlaştırmak gerekir ise kömürün elektrik üretimindeki payı; Polonya’da %95, Yunanistan’da %53, Almanya’da %52, ABD’de %51 ve İngiltere’de %41?dir. Türkiye’de ise bu oran %27’dir.

Bekirli Köy?ünde inşaat aşamasında olan 1200 MW kurulu güçlü süperkritik elektrik santralı bir ileri teknoloji ürünüdür. Bu santral, 6000 kcal/kg ve üzeri kalori değeri ve maksimum % 0.9 kükürt içerikli kömürü  en yüksek verimle elektriğe çeviren ve AB emisyon sınırlarına uyumlu olarak en temiz yakabilen bir teknolojiye sahip olacaktır.

Amacımız, halkımızın hak ettiği ileri teknolojiye sahip, dünya standartlarında çevre dostu santraller kurup, bu konuda mevcut santrallere örnek oluşturmaktır.Biliyoruz ki çevresel değerlere verdiğimiz önem ve hassasiyet herkes tarafından örnek alındığında kaz dağları daha yeşil olacaktır.

Saygılarımızla.

İÇDAŞ Çelik Enerji Tersane Ve Ulaşım San A.Ş
Bülend Engin
Genel Müdür

EK-1 BÖLGE HAVA KALİTESİ ÖLÇÜM SONUÇLARI

Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü ve Tübitak MAM tarafından bölgede 1 yıl süre ile yapılan hava kalitesi ölçüm sonucu Çöken Toz miktarının 1 yıllık ortalama değerleri görülmektedir. Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliği Kontrol Yönetmeliği Tablo2.2?de Çöken Toz için UVS Sınır değeri 294 mg/m2.gün olarak verilmektedir.  (2010 yılı için verilen sınır değerdir)

Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü ve Tübitak MAM tarafından bölgede 1 yıl süre ile yapılan hava kalitesi ölçüm sonucu SO2 ( Kükürt Dioksit ) miktarının 1 yıllık ortalama değerleri görülmektedir. Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliği Kontrol Yönetmeliği Tablo2.2?de SO2 için UVS Sınır değeri 150 ?g/m3 olarak verilmektedir.

EK-2 Hava Kalitesi Ölçüm İstasyonun Yeri Gösterir Uydu Fotoğrafı

EK-3 BALIKÇILIK TESİSİ

Filtreler:

Yorumlar

hüsemettin (21/11/2010 00:38)

sizlerin bekirli termik santralini en yüksek teknolojiyle yaptığınızdan eminim...!! ancak işin kurnazlığına kaçıp son teknoloji filtrelerinizi geceleri, cumartesi, pazar ve resmi tatil günleride çalıştırsanız

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir