Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Kent Konseyi’nde Yat Limanı Projesi’nin Yer Seçimi ile İlgili Oylama Yapıldı

Kent Konseyi’nde Yat Limanı Projesi’nin Yer Seçimi ile İlgili Oylama Yapıldı

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nın “Yat Limanı” Projesi, Kent Konseyi Genel Kurulu’nda oylamaya sunuldu. Yat limanının yapılması düşünülen yer için oylar 53’e, 3 şeklinde dağılım gösterdi.

Kent gündemini uzun süredir işgal eden “Yat Limanı Projesi”, Kent Konseyi’nin Ocak, Şubat ve Mart aylarında yapılan Genel Kurul’larında tartışmaya açılmış, ilgili aktörler görüşlerini belirtmişti. Kent Konseyi Yat Limanı Projesi Çalışma Grubu’nun hazırlamış olduğu rapor, konuyla ilgili uzmanların ortak çalışmasında oluşturulmuş ve Yat Limanı’nın yerinin yaratacağı sorunlar ve öneriler bu raporda çok yönlü ele alınmıştı. Dün ise Kent Konseyi Genel Kurulu’nda yat limanının yapılması düşünülen yer ile ilgili oylama vardı.

Kent Konseyi Başkanı Saim Yavuz konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Yat Limanı Projesi, Kent Konseyi genel kurul toplantılarında çok yönlü olarak tartışılmıştır. Proje sahipleri projelerini sunmuş konuyla ilgili kentlilerin sorduğu sorular yanıtlanmıştır. Projeyle ilgili Kent Konseyi’nde farklı uzmanlıkların bir araya gelerek oluşturduğu çalışma grubu bir rapor hazırladı. Üniversiteden ilgili hocalar, meslek odalarından, barodan ve diğer sivil toplum kuruluşlarından katılımlarla oluşturulan Çalışma Grubu uzun bir çalışmadan sonra ortak olarak hazırladıkları Kent Konseyi’ne sunmuşlar ve bu rapor yapılan 2 toplantıda görüşülmüş ve nihayet dün yapılan genel kurulda da karara bağlanmıştır. Yapılan oylamada 3 evet oyuna karşın 53 hayır oyu çıkarak Yat Limanı’nın yeri kent tarafından onay görmemiştir. Buradan çıkan kararı yasa gereği, biz Belediye Meclisi’ne göndererek, onların değerlendirmelerine sunacağız. Çanakkale bir kere daha kentle ilgili önerileri farklı görüşlerle bir arada konuşarak kentliler demokratik bir ortamda demokratik bir karar alma başarısını göstermişlerdir. Kentte üretilen ve kenti ve yaşayanlarını etkileyecek olan öneriler ve kararlar, Ticaret ve Sanayi Odası’nın yaptığı gibi İzmirli ve İstanbullu gazetecileri Çanakkale’ye getirerek, basın yoluyla lobi faaliyetleriyle alınamaz. Bu kentlileri hiçe saymak ve kendilerini her şeyi yapmak muktedirliğinde görmek manasına da gelir ki, böyle tutumlar Çanakkale’nin demokrasi kültürüyle bağdaşmaz. Kent Konseyi kentin hak ve hukukunu herkes için koruyan ve bunun bir anlayış haline gelebilmesi için var olan bir mekanizmadır. Bu mekanizma kararlarını olabildiğince açık, herkesin gözü önünde, katılımın yüksek olduğu görüşmeye dayalı demokratik bir usulde yapar ve kent aktörlerinin, başta yerel yönetim ve kamu yönetimi olmak üzere özel sektör kuruluşlarının da tutumlarında böyle bir anlayışın kültürlenmesi için uğraşır. Çünkü kent hiç kimsenin özel mülkiyeti olmayıp, hepimizin mutlu ve memnun yaşamak için gayret ettiği, ortak kullandığımız mekanımızdır.”

Kent Konseyi Genel Kurulunun yat limanı projesinin yeri için almış olduğu “hayır” kararı için gerekçeler “Çanakkale yat Limanı’nın doğal ve çevre değerleriyle yeri açısından değerlendirilmesi” başlıklı rapor ile kentlilere sunuldu. Raporda şu ifadeler yer verildi;

“1- Düşünülen projenin plânlanma, inşa ve işletme aşamalarında belirlenen ortam özelliklerini nasıl etkileyeceği üzerinde durulmamıştır. Bundan hareketle olası sorunlar ve çözüm yöntemlerinden hiç bahsedilmemiştir. Bu kapsamda gerektiğinde hem olası sorunların çözümü hem de projenin uygulanması konusunda alternatifler önerilmelidir.

2- Çanakkale Boğazı kıyıları Çanakkale Kenti için “Kentsel Değer” olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle Çanakkale Boğazı kıyılarının kentin ilke ve değerlerine göre planlanması önemlidir. İncelenen raporda kentsel ilke ve değerlerin (Sürdürülebilir Çevre Anlayışı, Katılımcılık, Ortaklık-İşbirliği, Ortak Sorumluluk, Dayanışma, Çok Kültürlülük/Çoğulculuk, Fırsat Eşitliği, Hakçalık, Yaşanabilirlik, Özgürlük ve Bilimsellik) dikkate alınmadığı ve ilişki kurulmadığı belirlenmiştir.

3- İncelenen proje Ç-KEP kapsamında tanımlanan “Kentsel büyümede gelişme alanları ile etkileşim bölgelerindeki doğal kaynakların korunmasıdır” misyonu bakımından tam anlamıyla bir belirsizlik içermektedir. Çünkü projede planlama, inşa ve işletme süreçlerinin hiç birinin doğal ortam ile etkileşimi ele alınmamıştır. Böyle olunca projenin bu şekli en hafif ifadeyle yetersiz olarak tanımlanabilir.

4- İncelenen projenin Ç-KEP Turizm Eylem Planı ile onun amaç ve ilkeleriyle ilişkisi kurulamamıştır Bu ilişkinin kurulamama nedeni ise proje raporunun bir ÇED raporunda bulunması gereken bilgileri içermemesidir. Böyle olunca proje ile Ç-KEP’in diğer Çalışma Alanı ve konularıyla da ilgisi değerlendirmesi yapılamamıştır. 5-Çanakkale Yat Limanı Projesi Tanıtım Raporu’nda bulunan şekillerin değerlendirilmesiyle aşağıda sıralanan sakıncaları ortaya çıkacağı öngörülmektedir.

5a- Anayasa gereği kamu mülkiyetinde olan ve kamu kullanımına kapatılmaması gereken kıyıların kamu kullanımına kapatılacak olması hem yasal hem de sosyal barış açısından bir sorundur.
5b- Kıyı ve deniz alanında tesisler ile mendirekler için yapılacak dolgunun kıyıdaki su sirkülâsyonunu kesecek olması çevre sorunlarının oluşmasına neden olacak bir başka etmendir.

6-Ekosistemin üretiminde herhangi bir düşme veya bozulma anlamında bu tür yerler insan eliyle bozulacak veya işgal edilecek olursa belki insan evladı için herhangi bir etki görünürde olmaz ancak ekosistem üretiminden doğrudan veya dolaylı olarak yararlanan dalgıçlar, midye avcıları, olta balıkçıları ve kıyı balıkçıları gibi iş kolları bu tür sorunlardan etkilenirler.

7- Proje, iş olanağı oluşturma, çevre kalitesine değer veren yat sahiplerinin kenti ziyaretini kolaylaştırma veya kıyısal alanda rekreasyona uygun bir altyapı oluşturmaya yönelik olsa dahi; acaba bu bölgede balıklar yumurtlamakta mıdır, acaba bu bölge çeşitli su canlılarının veya diğer canlıların geçiş veya konaklama bölgesi midir, acaba buranın insan tarafından işgali ekolojik bütünlük bakımından neler götürecektir soruları ne düzeyde ele alındığı bilinmemektedir.

8- Yat limanının inşaatı sırasında dolgu malzemesi nereden gelecek, ne tür araçlarla ulaştırılacak, zaten Atatürk Caddesi üzerinde yoğun olan trafik yükünü ne şekilde etkileyecek, karbon, azot ve kükürt gibi motorlu taşıtların yaydığı hava kirleticileri üzerine etkileri ne olacaktır? Gürültü konusunda kent halkına ve diğer canlılara ne gibi etkileri olacaktır? İnşaat sırasında atık/artıklar konusunda ne düşünülmektedir? gibi konular anlaşıldığı kadarı ile yeterince ele alınmamıştır.

9- Proje Tanıtım Raporu’nun Sonuç ve Öneriler Bölümü’nde ise, ötekilerin yanı sıra, Türkiye Cumhuriyeti’nin Dokuzuncu Kalkınma Plânı 2010 Yılı Programı’nda öncelikli politika olarak belirlenmiş olan “Kentlerin Yaşam Standartlarının Yükseltilmesi ve Sürdürülebilir Gelişmenin Sağlanması” ile AB Müktesebatına Uyum Programı çerçevesinde “Sürdürülebilir Kentsel Gelişme için Bütünleştirilmiş Kentsel Gelişme Stratejisi ve Eylem Plânının onaylanmasına ilişkin Yüksek Planlama Kurulu’nca kabul edilen “Bütünleşik Kentsel Gelişme Stratejisi ve Eylem Plânı (KENTGES), 2010-2023” gibi sürdürülebilir yaşam ve sürdürülebilir kentler vb. yeni kavram ve kalkınma stratejileri hiç dikkate alınmamıştır.

10-Kuruçeşme mevkiindeki alanlarda kıyı kenarından ilk 20 metreye kamuya terk işlemi uygulanmakta, bu ilk 20 metreye hiçbir inşaat-fiziki mekân yapılamamaktadır. Ayrıca 20 metre sonrası bölümlere de kısıtlı imar hakları (düşük kat sayısı-yüksekliği ve düşük yoğunluk-emsal hakkı) verilmektedir. Önerilen proje bu durumun engelidir. Sahil boyunca devam eden yolun kesintiye uğramasını ve yok edilmesini önermektedir. Proje, ayrıca 20 metrelik sınır da dahil olmak üzere, alanda çeşitli yeni insan yapıları ve inşaat etkinlikleri yapılmasını içermektedir.

11-Kentlinin kumsal, kıyı ve denizle çok kolay ve ucuz bir biçimde doğrudan temasının olduğu, spor, dinlence ve eğlence işlevinin geliştiği, engelli ailelerinin çocuklarıyla birlikte denize girdiği, spor yaptığı en güvenli alan olan alanda, bu tür eylemlerin hiçbir şekilde yapılması mümkün olmayacaktır.

12-Yat Limanı’yla oluşacak koşullara bağlı rüzgâr yönü ve su (dalga, akıntı, vb.) ilişkisi nedeniyle, mendirek ve diğer insan yapıları o çevrede yelken sporu yapılmasını engelleyecektir.

13- Yat Limanı ya da Marina projesi, kamusal işlevlerin yok olmasına ek olarak, ayrıcalıklı ve sınırlı bir toplum kesiminin yararına olmak üzere, bölgenin özel alana dönüşmesinin önünü açacaktır. Sarısığlar’da yapılması kararlaştırılmış olan Yat Limanı projesinin, kentimizin doğal çevresi ve kültürü ile tarihsel kimliğini tahrip edecek bir yerde yapılmasının yanlış bir karar olduğunu hatırlatarak, “sürdürülebilir bir kentsel gelişme, kültürlü ve kimlikli kent” anlayışıyla ve Çanakkale’nin bir deniz-boğaz-kıyı kenti olarak varlığını sürdürmesi açısından geri dönülmez yanlışlıklara ve onarılması olanaksız hasarlara yol açacağı gerçeğinin bilimsel olarak çok açık olduğunu özellikle vurgulamak isteriz.”

[Kaynak: canakkaleninrehberi.com & canakkaleolay.com] Güncelleme: 15 Haziran 2012 Cuma

Filtreler:

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir