Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Kent Müzesi’nde “Halk Bahçesinde Bitki Çeşitliliği” Konuşuldu

Kent Müzesi’nde “Halk Bahçesinde Bitki Çeşitliliği” Konuşuldu

Çanakkale Kent Müzesi ve Arşivi’nde “Halk Bahçesinde Bitki Çeşitliliği” konuşuldu.

19 Aralık 2012 Çarşamba günü Kent Müzesi’nin 2009 yılındaki ilk senesinde gerçekleştirdiği Çocuk Gözüyle Kent projesi sürecinde çocukların büyüklerine yönelttiği “Halk Bahçesindeki ağaçlar konuşuyor mu” sorusunun cevabı bulundu. Müzenin konuğu olan Çanakkale Belediyesi Park Bahçeler Müdürü Göksel Koyuncu hazırladığı slayt sunusu ile konuklara Halk Bahçesi’ndeki bitki türleri ile ilgili bilgiler verirken çalışma hayatı boyunca biriktirdiği bitki türlerinin hikayelerinden örnekler de paylaştı.

Halk Bahçesi’nde 78 tür bitki türü ve 901 ağaç olduğunu söyleyen Koyuncu, 200 yıllık karaağacın ve tescilli ağaçların bulunduğu bahçede Calvert ailesinden kaldığı düşünülen iki su sarnıcı olduğunu ve bahçenin sulama ihtiyaçlarının bu sarnıçlar ile karşılandığını ifade etti. Şehrin pek çok bölgesinden yol çalışmaları sırasında korunma amacı ve çeşitlilik amacı ile getirtilen ağaçların yanı sıra Halk Bahçesi’nin kentin güzelleşmesine bitkileri ile katkı sağladığını söyledi. Geçiş yolu olarak kullanılan Halk Bahçesi’nin hazinelerinden biri olan dişbudak ağacının hikayesini de konuklar ile paylaştı: “Bahçenin düzenlemesi yapılırken şimdiki Çocuk Parkının yanındaki kapının oraya başbahçıvan tarafından bir Akasya ağacı dikilmiş, bahçıvan ağabeylerimizden biri de yanına dişbudak ağacından kestiği eğri bir dalla destek yapmış. Kazığı gören başbahçıvan ağabeyimiz bahçıvana kızmış, böyle kazık mı olur diye ama gün geçtikçe o akasya ağacı kurumuş, diş budak ağacı Halk Bahçesi’nin en yüksek ağaçlarından biri olarak yerini korumuştur. Biz şimdilerde o ağaca ‘hayvan ağacı’ diyoruz.”

Göksel Koyuncu, bitki çeşitliliğinin yanı sıra Halk Bahçesi’nin hayvanlar için de bir yuva görevi gördüğünü söylerken geçmişte Halk Bahçesi’nde yer alan mini hayvanat bahçesinin hikayesini de anlattı: “Balıkçılar bir gün yaralı bir pelikan getirdiler. Bizimkilerde onunla ilgilenmişler. Veterinerlerde yerleri olmadığını söyleyince bahçede onun için bir yer yaptık. Daha sonra avcılarda yaralı kuşlar getirdi, bir tane tilki bulduk, derken bizim Halk Bahçesi’nde minik bir hayvanat bahçesi oluşmaya başladı.” dedi. Şimdilerde Hayvanat Bahçesi’nin olmamasının nedeninin hayvansever olduğunu iddia eden birinin hayvanlarını beslemek amacıyla parkı talan etmesiyle parkın kapanması olduğunu söyledi. Göksel Koyuncu, her birinin ayrı ayrı isminin olduğu bitki çeşitliliğini tanıtırken pek çoğumuzun dünyada yalnız olduğu yanılsamasına düştüğünü, sahip olduğumuz bu hazineleri korumak için yeterli duyarlılığı göstermediğimizden yakındı.

Konukların soruları ve önerileri ile devam eden sohbette, Halk Bahçesi’nin içerisinde yer alan cafeler ve işlevleri de konuşuldu. Cafelerin gece ışıklandırmalarının Halk Bahçesi içerisinde yer alan canlı çeşitliliği için bir zarar teşkil etme olasılığı tartışılırken, insanların ağaç ve hayvanlar ile buluşturulmasının gerekliliğinin de üzerinde duruldu.

Sohbet, Göksel Koyuncu’nun biriktirdiği Halk Bahçesi anılarının dinlenmesi için sohbetin ikincisinin gerçekleştirilmesi ve ağaçların sesine kulak verilmesinin gerekliliğine yapılan vurgular ile sona erdi.

Çanakkale Kent Müzesi ve Arşivi’nde 26 Aralık 2012 Çarşamba günü Saat 18.00’da “Çanakkale Fotoğrafları Slayt Gösterimi” sohbet konusu ile Sayın Levent Çelikel konuk olacak.

Filtreler:

Yorumlar

Henüz yorum yok...

Sizin yorumunuz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir